Google+

Uşak

11.jpg
 

Ege ve Anadolu’nun birbirine bağlandığı noktada konumlanan Uşak, antik dönemlerden itibaren yerleşim için gözde olan şehirlerdendir ve M.Ö. 4000li yıllara kadar varan izlere rastlanmaktadır. Antik dönemde Temenothytia olarak anılan şehir tarih boyunca pek çok uygarlık tarafından yerleşke olarak tercih edilmiştir. Heraklilerden Aristomakhos’un oğlu Temenos’un adıyla anılan şehre özellikle bronz çağında çok fazla yerleşimin yapıldığı bilinmektedir. M.Ö. 2000’de Anadolu’daki siyasi birliği sağlamayı başaran Hititlerin, M.Ö. 1000 yılında ise Friglerin batıdaki sınırında bulunan il, çevresindeki bu çok kültürlülükte özellikle İon kültürünün etkisinde kalmıştır.

M.Ö 7. yüzyıla gelindiğinde ise parayı icat etmeleri ve ticarette yarattıkları etkiyle nam salmış olan Lidyalıların sınırlarına geçmiştir. Yine bu dönemde Ege bölgesini doğuya bağlayan ve tarihin en önemli ticaret yollarından biri olan “Kral Yolu” Uşak sınırlarından geçmekteydi. Lidyalıların egemenliğinin sonlanmasının ardından Perslerin hükmüne giren şehir daha sonra da tüm Anadolu gibi Büyük İskender’in hakimiyeti altına girmiştir.

Büyük İskender’in ölümünün ardından bu bölge İskender’in önemli generallerinden biri olan Antigonas’a hizmet payı olarak verilmiştir. Bir süre sonra da Bergama Krallığı’na bağlanan Uşak ve çevresi M.Ö 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu’na geçmiş ve uzunca bir süre bu imparatorluğun sınırları içinde kalmıştır. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması sebebiyle de Doğu Roma sınırları içinde kalan il 12. yüzyıla kadar Bizans hakimiyetinde yaşamıştır.

1071 yılından sonra Anadolu’da güçlenmeye başlayan Selçuklular ile Bizans arasında zaman zaman el değiştiren yerleşke nihayet 1176 yılında Miryokefalon Savaşıyla beylikler dönemine kadar Selçuklulara bağlanmıştır. Beylikler Döneminde ise Germiyanoğulları Beyliği Uşak ve çevresinde hakimiyet kurmuştur. Ta ki 1391 yılında Yıldırım Beyazıt’ın beyliğin egemenliğine son vermesine kadar. Bu tarihten sonra Osmanlı himayesine giren bölge fetret devriyle beraber yeniden canlanan beyliklerden yine Germiyanoğullarına geçmiştir. En nihayetinde Germiyanoğulları Beyliği’nin son hükümdarı olan II. Yakup Bey’in isteğiyle Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır. Şehrin kuzeybatısında yer alan ve günümüzde de varlığını sürdüren Aybey Mahallesi en eski yerleşim yeridir ve yerleşkelerin büyümesi de bu mahallenin güneyine doğru olarak şehri genişletmiştir.

Uşak, Osmanlı döneminde pek çok gezginin dikkatini çekmiştir. 17. yüzyıl bilim insanlarından biri olan Katip Çelebi Cihannüma adlı coğrafya bilgilerinin yer aldığı eserinde Uşak’tan bahseder. Eserde Uşak’tan dere içinde (günümüzde Dokuzsele Çayı) Kaleli bir kasaba olarak söz edilir. 17. yüzyılın bir diğer önemli isimlerinden olan ve hayatının elli yılından fazlasını Osmanlı topraklarını gezmekle geçiren seyyah Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde Uşakla ilgili gözlemlerine yer vermiştir. Evliya Çelebi, Celali İsyanlarına karışan eşkıyalara karşı şehir halkı tarafından kale surlarının yeniden inşa edildiğinden ve bu bölgede ticaretin oldukça geliştiğinden bahseder. Bunlarla birlikte ticarete ve tüccarlara verilen önemin bir göstergesi olarak şehirde iki hamam, üç yüzün üzerinde dükkân ve loncalar için yapılmış bir han olduğundan da bahseder.

Şehrin adının nereden geldiğiyle ilgili çeşitli söylenceler mevcut. Uşak kelimesi Çağatay Türkçesi’nde “oğul, torun” anlamına gelmektedir. Uşak halkından bazıları arasında bu anlamı destekleyen bir söylence anlatılır. Bu söylenceye göre şehrin güneyinde bulunan Mende Köyü’nde bir bey ve oğulları vardır. O zamanlar şu an Uşak’ın bulunduğu bölge boş arazidir ve bu beyin mandırası olarak kullanılmaktadır. Bey de bu mandıraya oğullarını yerleştirmiştir. Ne zaman oğullarını görmeye bu bölgeye gidecek olsa “ben Uşşak’a gidiyorum.” Dediği için bölgenin adı uşak olarak anılmaya başlamıştır.

Arapça ’da ise uşşak kelimesi “aşıklar” anlamına gelmektedir. Halkın bir kısmına göre ise şehrin asıl anlamı budur ve nedenini sorduğunuzda ise size şu efsaneyi anlatırlar. Bu efsaneye göre de Mende Beyinin mandırası olarak kullanılan Uşak arazisinde yedi kişiden oluşan yönetici bir topluluk bulunmaktadır. Beyin yönetim işleriyle ilgilenen bu yedi kişinin her birisi kendince bir aşıktır. Kimisi sanatına aşık, kimisi yaptığı işe aşık, kimisinin yüksek maneviyatı vardır ve ruh yüceliğine aşıktır. Bu yedi aşığa sekizinci olarak da bey eklenir çünkü o da bu yedi yöneticisinin aşıklığına aşıktır. Bu hissi sebebiyle de biricik kızının bu aşıklardan birisiyle evlenmesini istemektedir. Bu durumu kızına açtığı zaman anlar ki kızı da yedi aşıktan en küçük olanına aşıktır. Böylelikle sayıları dokuza ulaşan aşıklar bu bölgede yaşamaya karar verirler ve sonunda bu bölge Uşşak yani aşıklar olarak anılmaya başlar.

Elimizde kesin bir bilgi bulunmadığından şehrin neden bu adı aldığını bilemiyoruz. Anadolu’daki yerleşkeler için önemli bir kaynak sayılan Evliya Çelebi’nin Seyahatname'sinde de kesin bir bilgi mevcut değildir. Evliya Çelebi Uşak’tan huzur dolu atmosferinden ve insanın içine işleyen doğası sebebiyle bu şehrin aşığı çoktur diye bahseder. Buradan yola çıkarak Evliya Çelebi de Arapça anlamı kabul etmiş diyebiliriz ama bu konu hakkında kesin bir bilgi yoktur.

Uşak’ın aşıklık geleneği hakkında bir efsanesi de mevcuttur. Uşak’ta çok sayıda aşık ve söz ustası yaşamıştır. Bu ustalardan birisi ise Evren Dede’dir. Uşak’ın Banaz ilçesinde yaşayan Evren Dede koruluklarda saz çalıp türküler söylemektedir. Bu aşığın ezgileri o kadar güzeldir ki duyanlar büyülenmiş gibi sese doğru koşarak Evren Dede susana kadar oradan ayrılamazlarmış. Fakat bir gün Evren Dede’nin her gün saz çaldığı korudan ses gelmez olur ve onu bir daha gören olmaz. Bölge halkına göreyse Evren Dede’nin ezgileri hala o koruda yankılanmakta ve her rüzgâr onun ezgilerini taşımaktadır.

1894 yılında şehir için büyük bir felaket olan ve tarihte “Koca Yangın” adıyla anılan yangında Aybey Mahallesi dışında şehirdeki neredeyse bütün yerleşim yanmıştır. Bu felaketten 4 yıl sonra,1898’de, şehri İzmir’e bağlayan demiryolu inşa edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Yunan kuvvetleri tarafından işgale uğrayan Uşak 1922’de geri alınmıştır. 1953 tarihine kadar Kütahya’nın ili olan Uşak, bu tarihten sonra Kütahya’dan ayrılarak il olmuştur.

Uşak denilince akla gelen şeylerden biri de dokumacılık faaliyetleridir. Halılarıyla, seccade ve battaniyeleriyle adını duyurmuştur. Kök boya kullanılarak dokunan Eşme kilimleri ise el emeğinin en güzel örneğidir. Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı ve Ulubey olmak üzere 5 ilçeden oluşan bu küçük şehir sanayi faaliyetleriyle birlikte kalkınmakta, doğal ve tarihi güzellikleriyle kendisini ziyaret etmek isteyenlere samimi bir atmosfer sunmaktadır.


Tanıtım videosu: 
 

 

Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası

Yurtdışına çıkarken yaptırmanız gereken özel bir sigorta poliçesidir Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası. Bu sigortanın amacı seyahatiniz sırasında herhangi bir sağlık sorununa karşı güvence altında olmanızdır. Yurtdışı seyahat sağlık sigortasını vize başvurusuna gitmeden önce almanız gerekiyor. Nitekim ülkeler vize vermek için bu yurtdışı seyahat sağlık sigortasını talep ediyor. Birkaç yıl önceye kadar bu poliçeyi almak için mutlaka bir sigorta acentesine gitmeniz gerekiyordu. AXA Sigorta bu işi kolaylaştırdı. AXA Sigorta web sitesinden kolaylıkla alabileceğiniz bu poliçenin fiyatı ise 6 Euro’dan başlıyor.

Yurtdışı seyahat sağlık sigortasını hemen alıp poliçeyi kenara koymanızı öneririz, böylelikle vizeye gitmeden bir işi kolaylıkla çözmüş olursunuz. Zaten yurtdışındayken hastalanırsanız ya da beklenmedik bir şey başınıza gelirse, masraflarınızın hızlıca sigorta tarafından karşılanması ile yüksek ücretler ödemekten de kurtulursunuz. Detaylı bilgi için tıklayın.

Tarih boyunca yerleşim için uygun bulunan Uşak’ta pek çok kültürün izlerini bulmak mümkündür. Tarihi güzelliklerinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de ziyaretçi toplayan Uşak, size dolu dolu bir seyahat deneyimi sunuyor. Bölge halkı tarafından özenle korunan ve değer gören bu güzellikler belediye tarafından en iyi şekilde hizmete sunulmuş durumda.

Ulubey Kanyonu

026 Nis 2017Gezilecek Yerler

Ulubey Kanyonu
 

Uşak’ın Ulubey ilçesinde bulunan Ulubey Kanyonu ABD’nin Arizona Eyaletinde bulunan Büyük Kanyon (Grand Canyon)’dan sonra dünyanın en büyük 2. Kanyonu olma özelliğine sahiptir. Ulubey Çayı ve Banaz Çayı boyunca devam eden bir büyük kanyon ve bu kanyona bağlanan daha küçük onlarca kanyondan meydana gelmektedir. 50 ile 100 metre arasında değişen genişliği, yaklaşık 45 kilometre uzunluğu ve 170 metreye varan derinliğiyle dünyanın en büyük ikinci kanyonu olma özelliği taşıyan Ulubey kanyonu 2015 yılında belediyenin çevre düzenlemeleriyle birlikte turizme açılmıştır.

Kanyon sebze ve meyve tarımına elverişlidir ancak bölgedeki kirliliği temizleme çalışmaları henüz tamamlanmadığı için herhangi bir tarım faaliyetine açık değildir. Bu temizleme çalışmaları tamamlandıktan sonra kanyonun tarımın yanı sıra yamaç paraşütü gibi sporlara da açılacağını belirtelim.

Kanyonu gezmek için arazi araçları kiralayabilirsiniz ya da doğaya tamamen karışmak isterseniz kendinize belirlediğiniz bir rota doğrultusunda yürüyerek de keşfe çıkabilirsiniz. Bunların yanı sıra kanyon sal sporları, balonla gezinti, kayalara tırmanma gibi aktivitelere de elverişlidir.

Merkeze 30km uzaklıktaki ilçede bulunan kanyona ulaşmak için her saat başı sefer düzenleyen toplu taşıma araçlarını kullanabilirsiniz. İçinizdeki maceracı ruhun ortaya çıkmasına izin vermek isterseniz de kanyon manzaralı yakınlardaki tepelere çadır kurma imkânınız var.

Kanyonun yanında 2015 yılında hizmete açılan bir cam teras ve kafeterya mevcut. 135 metrekarelik cam teras kurşun geçirmez camlardan yapılmıştır. Muhteşem kanyon manzarasını görmek istiyorsanız seyir terasına çıkmanızı tavsiye ederiz. Yükseklik korkunuz varsa bile sizi karşılayan manzara bunu unutturacaktır. Cam seyir terasına giriş ücreti 3 Türk Lirasıdır.

-
Uşak şehrini ziyaret etmeyi planlıyorsanız bu indirimli otellere mutlaka göz atın: Ramada Uşak (170.49 - 144.88 TRY)

Uşak Arkeoloji Müzesi

026 Nis 2017Gezilecek Yerler

Uşak Arkeoloji Müzesi

 

Uşak ziyaretinizin bir tarih yolculuğuna dönmesini istiyorsanız ve müze gezmeden olmaz diyorsanız Uşak Arkeoloji Müzesi sizin için biçilmiş kaftan.1970 yılında hizmete açılan Uşak Arkeoloji müzesi, Uşak’ın tarih boyunca biriktirdiği hazinelerinin sergilendiği bir müzedir. Müzedeki vitrinler tarihi dönemlere göre bölünmüş durumda. Her bir vitrin bir tarihi dönemin ya da Uşak’ta hüküm sürmüş bir imparatorluğun eserlerini barındırıyor.

Teşhir salonundaki ilk vitrin Eski Tunç Çağından kalma parçalardan oluşuyor. İdoller, gaga ağızlı testiler, taş baltalar gibi bu çağda kullanılan aletleri bu vitrinde bulabilirsiniz. Bir diğer vitrinde ise Helenistik ve Roma Çağı eserlerine yer veriliyor. Bu vitrinde toprak kapları ve cam eserleri görebilirsiniz. Müzede sadece vitrinli bölmeler değil açıkta sergilenen eserler de bulunuyor. Bu eserler genellikle Roma Dönemi’nden kalma mezar stelleri, adak stelleri ve kefaret yazıtlarıdır. Blaundus ören yerinde bulunan heykeller de açık sergileme alanında ziyaretçileri bekliyor. Bir başka vitrinde ise çeşitli kazılar sonucu elde edilen ya da bölge halkı tarafından bulunan altın takılar, sikkeler, cam kaplar gibi çeşitli eseler sergilenmekte.

Bunların yanı sıra Türkçe ’de “Karun kadar zengin olmak” deyimiyle bahsedilen Lidya Kralı Karun zamanından kalan “Karun Hazineleri” de bu müzede sizleri bekliyor. Pazartesi günleri kapalı olan müze kasım-mart ayları arasında 08.00-17.00 arasında nisan-ekim ayları arasında ise 08.30-19.00 arasında hizmet vermekte. Müze giriş ücreti ise eğer müze kartınız yoksa 5 Türk lirası.

-

Atatürk ve Etnografya Müzesi

026 Nis 2017Gezilecek Yerler

Atatürk ve Etnografya Müzesi

 

Uşak şehir merkezinde bulunan bu müzenin binası 1890 yıllarda Kaftancızadeler olarak bilinen varlıklı bir Uşak ailesi tarafından yaptırılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında karargâh olarak kullanılan bu bina savaş sırasında Atatürk’ün konakladığı yerdir. Yunan ordusu başkomutanı Trikopis’i bu binada karşılayan Atatürk, pek çoklarının esir dediği Trikopis’i Türk misafirperverliğiyle ağırlamıştır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bir süre sahipleri tarafından konak olarak kullanılan bu bina 1970li yılların ortalarına doğru kamulaştırılmıştır. 1 Eylül 1978 tarihinde ise Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. İki katlı olan bu konağa kemerli bir kapıdan giriş yapılıyor. Geniş bir salona açılan bu kapının sağında ve solunda odalar mevcut. İki katlı binanın giriş katında yöresel, etnografik malzemeler, tarihi Eşme Kilimleri, eski dönem giysileri ve silahlar gibi pek çok eser sergileniyor.

Üst katta bulunan geniş oda ise 2-4 Eylül tarihleri arasında konakta kalan Atatürk’e yatak odası olarak hizmet etmiş. Atatürk’ün anısına saygı olarak bu odanın düzeni bozulmamıştır. Atatürk’ün odada kalırken kullandığı eşyalar, kıyafetleri ve birkaç portresi bulunuyor. Atatürk’ün eşyalarının yanı sıra o dönemlerden kalma pek çok eşya burada sergileniyor. Bu katta eski aynaları, koltukları, sehpaları, Atatürk’ün giysilerini bulabilirsiniz. Atatürk ve Etnografya Müzesi pazartesi günleri dışındaki bütün günlerde hizmete açık. Müzeyi 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Uşak seyahatinize bu müzeyi gezerek değer katabilir ve tarihte ufak bir yolculuk yapabilirsiniz.

-
Gezilecek yerler listesinin devamını görmek için tıklayın.

Uşak, Ege Bölgesi’nin İç Ege Bölümü’nde olup Batı ve Orta Anadolu’yla olan bağlantı noktasında yer almaktadır. Kütahya, Manisa, Denizli ve Afyonkarahisar illeriyle komşudur. Ayrıca bu konumu nedeniyle iklimsel özellikleri ve bitki örtüsü de çeşitlidir.

Geolocation

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

Usak-Gezilecek-Yerler.jpg
 

Ege ve Anadolu bölgeleri arasındaki geçiş noktasında yer alan Uşak daha çok karasal iklim özellikleri göstermektedir. Uzun ve sert geçen kış mevsimi aynı zamanda oldukça da yağışlıdır. Bahar ve yaz mevsiminde sıcak ve yağışsız günlere kavuşan şehir kendisini ziyaret edenlere de oldukça elverişli bir ortam sunmaktadır. Bu yüzden şehri gezmek için en ideal zamanlar yaz mevsimidir.

zerfilm15.jpg
 

Ankara-İzmir karayolu üzerinde bulunan Uşak’a Türkiye’nin her yerinden otobüsle ya da kendi aracınızla ulaşmanız mümkün. Şehre İstanbul’dan karayolu ulaşımı yaklaşık 6 saat, Ankara’dan ise yaklaşık dört buçuk saat sürmektedir. Bunun yanı sıra Afyon-Uşak-İzmir demiryolu da şehrin merkezinden geçmekte olup Ankara-İzmir hızlı treni de şehirden geçmektedir. Tren garı şehrin merkezinde olduğundan demiryoluyla şehre ulaşan turistler için oldukça avantajlıdır.

Şehirde ayrıca merkeze yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bir de havalimanı bulunmaktadır. 1998 yılında şehirlerarası ulaşım için açılan havalimanı ne yazık ki talep yetersizliği sebebiyle 2001 yılında kapatılmıştır. Önceki yıllarda İstanbul ve Ankara’daki havalimanlarıyla Uşak havalimanı arasında seferler düzenlenirken günümüzde tarifeli sefer hizmeti bulunmamaktadır. Havayoluyla şehre ulaşmak isteyen ziyaretçiler için Uşak’a komşu olan Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde bulunan uluslararası havalimanı bir alternatif olabilir. Havalimanından Uşak merkeze yolcu servisleriyle ulaşılabilir.

ramada-usak-21.jpg
 

Uşak’ı ziyaret etmek isteyenler için şehir merkezinde pek çok konaklama imkânı vardır. İsterseniz beş yıldızlı lüks bir otelde isterseniz daha küçük, sevimli bir pansiyonda kalarak Uşak ziyaretinizi konforlu bir şekilde geçirebilirsiniz. Şehre karayoluyla ulaşım sağlayan ziyaretçiler için otogar yakınında bulunan çok sayıda otel vardır. Bunlar arasında oldukça lüks hizmet sağlayan oteller olduğu gibi daha az bütçeyle kalabileceğiniz oteller de bulunmaktadır. Otellerin misafirlerine sağladığı hizmet yelpazesi de oldukça geniş ve memnun edicidir.

Bu küçük şehrin konaklama işlerinde çalışan personeli misafirlerine daha iyi hizmet sunabilmek için ellerinden geleni yapmakta onları güler yüzle ve samimi bir şekilde ağırlamaktadır. Seyahat ettiğiniz kişilere göre ister çift kişilik ister tek kişilik odalar bulabileceğiniz büyük ve lüks oteller olduğu gibi daha küçük apart ve pansiyon şeklinde işletmeler de mevcut şehirde. Temizlik hizmetleri, ücretsiz kablosuz internetin yanı sıra pek çok işletme açık büfe kahvaltı ve oldukça lezzetli yemeklerin olduğu restoranlarla hizmet vermekte.

Uşak’ta beş yıldızlı lüks bir otelde kalmak isteyen ziyaretçiler için bir gecelik oda fiyatları 150 Türk lirasından başlamaktadır. Bütçenize göre daha uygun fiyatlı oteller ve pansiyonlar da mevcut. Ayrıca kalınabilecek işletmelerin büyük çoğunluğu şehir merkezine yakın mesafede bulunduğundan ziyaretçiler için ulaşım açısından da oldukça avantajlı. Konaklama yerlerinde yer bulmanız çok zor olmasa da eğer seyahat tarihinizi belirlemişseniz önceden yer ayırtmanızı tavsiye ederiz. Böylece son dakika yer bulma sıkıntısı yaşamaktan kaçınmış olacağınız gibi erken rezervasyon imkanlarını da değerlendirmiş olacaksınız.

Uşak şehir merkezi pek çok şehre göre daha küçük olduğundan tercih edilen otelin konumu ziyaretçiler için çok büyük sorun çıkarmayacaktır. Kaldığınız otelden şehir merkezine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Ayrıca şehir içi ulaşım imkanları da kullanılabilir. Uşak’ta kullanılan toplu taşıma araçları otellerin önünden de geçmektedir. Yine de seyahatinizi planlarken konaklama kararınızı da önceden vermeniz hem yer bulma sıkıntısı yaşamamanız hem daha uygun fiyatlarla tatilinizi geçirmenizin yanı sıra ziyaret etmek istediğiniz yerlere en uygun mesafedeki oteli bulmanız açısından da oldukça avantajlı olacaktır. Ayrıca Uşak Belediyesi’nin ilçelere sefer yapan minibüsleri ve otobüsleri de otellerin önünden geçmektedir. Yani ziyaret etmeyi planladığınız yerler merkezden uzaksa ve kişisel aracınız yoksa bile ulaşım sorunu çekmeden seyahatinizi yapıp otelinize kolaylıkla dönebilirsiniz. Ayrıca bazı oteller ilçelere ve doğal güzelliklere turlar düzenliyorlar. Yerinizi ayırtmadan önce işletmelerin misafirlerine sundukları imkanları araştırarak karar vermeniz verimli bir seyahat geçirmenizi sağlayacaktır.

Uşak şehir merkezinde bulunan oldukça eski bir han vardır. Paşa Hanı olarak bilinen bu yapının üst katı otel olarak hizmet vermektedir. Uşak seyahatiniz sırasında bu görkemli tarihi handa konaklayabilirsiniz. Fakat 30 tane odası bulunan bu handa yer bulmanız için hızlı davranıp önceden yer ayırtmanız gerekmekte.

Uşak’ta isterseniz beş yıldızlı bir otelde konaklayarak lüks hizmetlerle isterseniz bütçenize uygun pansiyonlarda konaklayarak samimi ve konforlu hizmetlerle kalabilirsiniz. Her iki koşulda da misafirperver personel tarafından güler yüzlü ve konforlu bir hizmet alarak unutulmaz bir Uşak seyahati geçirebilirsiniz.


Uşak Otel Önerileri

En Uygun Fiyatlı Uşak Otelleri

IMG_1A3E40-299503-7C6CE1-805776-624FD8-2CA1BE.jpg
 

Uşak şehir merkezinde belediye tarafından hizmete sunulan minibüsler, midibüsler ve otobüslerle toplu taşıma yapılmaktadır. Uşak Üniversitesi’ne sefer yapan çok sayıda otobüs bulunması öğrenciler açısından oldukça kullanışlıdır. Şehrin bazı noktaları fiziki olarak otobüs ulaşımına izin vermese de o bölgelere en yakın yerlere ulaşım sağlayan otobüsler vardır. Toplu taşıma da kartlı sistem kullanan Uşak’ta sivil yolcu ücreti 2 lira iken öğrenci yolcu ücreti 1,5 liradır.

270620141044539553175_2.jpg
 

Seyahate çıkmanın en güzel yanlarından biri de şüphesiz leziz yöresel yemeklerin tadına bakmaktır. Uşak da Türkiye’nin bütün şehirleri gibi ziyaretçilerini oldukça zengin bir mutfakla karşılamakta.

Uşak Mutfağının en ünlü ismi ise Tarhana çorbası. Türkiye’nin pek çok yerinde bilinen ve yapılan bu çorbayı Uşak’a özgü kılan ise içinde isteğe bağlı olarak kullanılan nohut ya da fasulye. Domates, nane, soğan, un, yoğurt, süt, yeşil ve kırmızı biberle hazırlanan hamur kıvamındaki harç yaklaşık 20 gün boyunca toprak bir kapta bekletiliyor. 20 günün sonunda kuruyan harç elle ufalanarak yeniden dinlenmeye bırakılıyor. Yapım aşaması oldukça zahmetli olan bu çorbayı Uşak’ta mutlaka denemelisiniz. Çorbayı tadınca çekilen bütün zahmete değdiğini göreceksiniz. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret statüsü kazanan Uşak tarhana çorbası tescillenmiştir.

Çorbadan sonra mutlaka denemeniz gereken bir tat olarak Döndürme Böreğini öneririz. Ulubey ilçesiyle özdeşleşmiş bu böreğin halk arasında özel bir yeri var. Cumartesi günleri kurulan Ulubey ilçe pazarı hem sıvı yağ satın alma hem de bu böreğin yapılma günü olarak bilinir. Peynir ve ıspanakla yapılan bu böreği bölge halkı o kadar seviyor ki bir evde üç cumartesi döndürme yapılmazsa bunun boşanma sebebi bile sayılabileceğini söylüyorlar. Bu durum yöre halkının böreği ne kadar çok sevdiğinin esprili bir ifadesi elbette. Cumartesi günlerinin vazgeçilmez yemeği olan Ulubey Döndürmesi’ni yemeden Uşaktan ayrılmamanızı tavsiye ederiz.

Ulubey Döndürmesi gibi özel bir günle özdeşleşen bir diğer Uşak yemeği ise ebem köftesi. Her kurban bayramının ikinci günü muhakkak pişirilen bu yemeği bu kadar lezzetli yapansa kurban etinin en güzel yeri olan bonfile kısmının kullanılması.

Uşak’ın zengin mutfağından bizlere göz kırpan bir başka yemek ise alacatane. Yeşil mercimek ve bulgurla yapılan bu yemek hem çok lezzetli hem de besin değeri açısından oldukça zengin. Alacatane yemeğini ustalıkla pişirmenin sırrı ise kıvamında. Bu yemek öyle bir kıvamda olmalı ki ne çorba gibi çok sulu ne de pilav gibi susuz. İkisinin arasındaki kıvamı denk getirmek bir hüner göstergesi sayılıyor bölgede.

Bu kadar yemeğin üstüne lezzetli bir tatlı yemeden Uşak’tan ayrılmak olmaz. O yüzden sizlere bir diğer lezzetli tavsiyemiz Demir tatlısı. Tatlıya adını veren ise yapımında kullanılan demir kalıp. Çiçek gibi bir şekle sahip olan bu kalıp tatlıyı şekillendirmek için kullanılıyor. Bu tatlı Uşak’ın bazı yörelerinde “nişan tatlısı” olarak da anılır. Bunun sebebi ise nişan töreninden sonra gelinin ailesi tarafından damadın ailesine ‘aramızda hep tatlı sohbetler olsun’ mesajı vermek için gönderilmesidir.

usakta-ismetpasa-caddesinin-yeni-imaji-begeni-topluyor-IHA-20140115AW000820-3-t.jpg
 

Büyük şehirlerin aksine Uşak, gece hayatı olarak sizlere kısıtlı imkanlar sunmaktadır. Gece hayatı şehir merkezinde bulunan otel ve restoranların barlarıyla sınırlıdır. Üniversite gençliğinin sıklıkla tercih ettiği mekanlar yan yana konumlanmıştır ve barlar sokağı olarak anılır. Uşak geziniz sırasında kaldığınız otelin barını tercih edebileceğiniz gibi civardaki bu barları da ziyaret edebilirsiniz. Bütün gün gezdikten sonra dinlenmek için daha sakin bir akşamı tercih ederseniz küçük bir restoranda canlı müzik eşliğinde yemeğinizi yiyebilir, çayınızı kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Eşme Kilim ve Kültür Sanat Festivali: Eğlencenizi Uşak’ın yöresel imkanlarıyla birleştirmek isterseniz muhakkak festival takvimini kontrol etmelisiniz. Sadece Türkiye’de değil dünyada da kilimleriyle meşhur Uşak ilçesi Eşme’de her yıl Eşme kilim kültür ve sanat festivali düzenlenmekte. Eşme’nin el emeği göz nuru paha biçilmez kilimlerinin sergilendiği Türkiye’nin dört bir yanından katılımcıların olduğu bu festival görülmeye değer.

Ulubey Kanyon Kültür ve Turizm Festivali: Uşak’ın doğa harikalarından olan Ulubey Kanyonu’nda da her yıl Ulubey kanyon kültür ve turizm festivali düzenlenmekte. Çeşitli etkinliklerin ve spor yarışmalarının yapıldığı bu festival de gezinize renk katacaktır.

Yayla Şenlikleri ve Kiraz Kültür Festivalleri: Uşak halkı şehirlerinin kurulu olduğu coğrafyaya oldukça saygılılar. Bunun bir diğer göstergesi olarak da her yıl düzenlenen yayla şenlikleri ve kiraz kültür festivalleri düzenlemekteler. Yaz mevsiminin gelmesiyle etraflarındaki doğanın canlanışına şükranlarını sunmak ve bu bereketli dönemi kutlamak için düzenlenen yayla şenlikleri ve kiraz festivalleri Uşak’ta bir gelenek haline gelmiştir.

Uşak Cirit Müsabakaları: Uşak’ın bir başka geleneksel festivali ise her yıl nisan ayında düzenlenen cirit müsabakaları. Türklerin yüzyıllardır oynadığı ve geleneksel sporu olarak bilinen ciritin bir diğer adı çavgandır. Anadolu’ya gelişi Alparslan’la birlikte olan cirit oyunu at üstünde oynanır. Tarihsel olarak savaşçıların savaş sırasındaki becerilerini geliştirmek için adeta bir antrenman gibi başlayan bu oyun zaman içinde gelenek haline gelmiş ve bayramlarda, düğünlerde, şenliklerde oynanır olmuştur. Oyuncular ellerinde mızrakları temsil eden ama zararsız olan ağaçtan yapılma uzunca sopalar tutarlar. Oyuna adını veren bu sopalar savaşçıların silah kullanma becerilerini artırmalarına yardımcı olmak içindir. İki takım halinde oynanan cirit oyununda oyuncular geleneksel kıyafetleriyle yarışırlar. Büyükçe bir alanda karşılıklı dizilerek oyuna başlanır. Oyunda takımlara puan kazandıran ve kaybettiren kurallar önceden belirlenmiştir. Geleneksel olarak düzenlenen bu cirit müsabakaları elbette ki temsilidir. Oyun centilmence gerçekleştirilir ve asıl amacı eğlencedir. Her nisanda cirit müsabakaları adı altında düzenlenen bu festivalde cirit karşılaşmalarının yanı sıra çeşitli etkinlikler, eğlenceler ve panayırlar da düzenlenmektedir.

Gençlik festivali: Bunların dışında 2006 yılında şehirde kurulan Uşak Üniversitesiyle öğrenci nüfusunun artması Uşak’ta eğlence hayatının canlanmasına da sebep olmuştur. Son birkaç yıldır Uşak Belediyesi tarafından baharda gençlik festivali düzenlenmektedir. Şehirdeki gençler ve genç ruhlu insanlar bu festivale katılarak gönüllerince eğlenmektedir.

Uşak gezinizi planlarken belediyenin etkinlik takvimine göz atmanız ve planınızı yaparken bu festivalleri göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz. Yöresel festivallere katılmanız bölge halkıyla tanışmak ve onların yaşantısı hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacağı gibi gezinizi unutulmaz kılarak sizlere güzel hikayeler bırakacaktır.

16975599.jpg
 

Uşak’ta alışveriş yapabileceğiniz çeşitli mağazaların yanı sıra alışveriş merkezi de bulunmaktadır. Fakat Uşak seyahatinizden yöresel ürünlerle dönmek isterseniz ilçe pazarlarını ziyaret etmenizi öneririz. Genellikle cumartesi ve pazar günleri kurulan bu pazarlarda bölge halkının kendi bahçesinde, tarlasında yetiştirdiği taptaze ve sağlıklı sebze ve meyveleri bulabilirsiniz. Bunların haricinde ilçe pazarlarında yağ, tarhana, turşu, kış için ideal kurutulmuş sebzeler de satılmaktadır. Bu ürünler de bölge halkının kendisi tarafından yapılmaktadır. Ev lezzeti taşıyan bu ürünler oldukça lezzetli ve uygun fiyatlara satılmaktadır.

Uşak’ın dünyaca meşhur kilimlerini de bulabileceğiniz mağazalar ve atölyeler bulunmakta. Kök boyası kullanılan özel bir teknikle dokunan meşhur Eşme kilimleri de Uşak seyahatinizden size güzel ve şık bir anı kalabilir. Uşak halısı ve Eşme kilimi dışında bu bölgede battaniyeler ve seccadeler de meşhur olduğundan pek çok mağazada bulmanız mümkün. Ayrıca merkezdeki Paşa Hanı da ziyaret etmeyi unutmayın. Hanın alt katında bulunan dükkanlar sizlere alışveriş konusunda bol çeşit sunmakta.

*Yukarıdaki tarihler 2017 yılına aittir. Tarihler yıla göre değişmektedir.

Acil yardım: 112

Yangın: 110

Polis: 155