Google+

BİR DÜZEN ŞEHRİ MİNSK – 2. BÖLÜM

571227 Mar 2011Gezi Notu
TUĞÇE YILMAZTUĞÇE YILMAZEditör27 Mar 201157121 Yorum

Nemiga caddesi üzerinde yer alan Nemiga Alışveriş merkezi görülmeye değer. Alışveriş merkezinin hemen yanında ise St. Peter ve Paul Kilisesi var. Burası 1613 senesinde yapılmış ancak 1870 senesinde rönevasyon görmüş. Barok ve rönesans tarzında yapılmış bir kilise.

Buradan nehir kenarına doğru karşıya geçiyoruz. Burası 8 Mart Bulvarı olarak anılıyor. Burada yer alan Zamchichche, Minsk’in ilk merkezi buradaymış. Minsk’in ilk yerleşimi 1067 senesi ve o senede yapılan yapı yıkılmış olsa da kalıntıları bu binanın içinde sergileniyormuş. Buradan nehre baktığınızda nehirde oluşturulan ve bir köprü ile kıyıya bağlanan küçük bir ada üzerindeki Afganistan’da Ölenler İçin Kilise (Şapel) göze çarpıyor. Bu kilise 1995-1996 senesinde yapılmış.

Minsk

Buradan karşınıza baktığınızda Kutsal Ruh Katedralini göreceksiniz. Bu katedral barok tarzında 17.yy’ın ilk yarısında yapılmış muazzam bir yapı. Minsk’in eski şehri olan bu bölgeye zaman ayırmanızı öneririm. Sadece bu bölgede birbiri yanına sıralanmış bir çok kilise, katedral ve manastır göreceksiniz.

Minsk-1

Minsk şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri New Apartment 2, MinskApartment26, Arenda Apartments - Chernogo per.4. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Machiz Apartments City Center, Guesthouse Yanka gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Apartment Gorodskoy Val, Gems Apartments, Visit to Minsk II tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Minsk aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Bu yapıların arasına serpiştirilmiş kafelerden birine giriyoruz.

Diğer alternatif ise Eski şehirdeki adı “Eski Şehir” (Stari Gorad) olan otantik bir restoran. Restoranın terası, Nikah salonunun da bulunduğu küçük bir meydana bakıyor. Yemek yerken aynı zamanda nikah törenlerini de izleyebiliyorsunuz.

Minsk-2

Kafede yer ararken aramızda Türkçe konuşuyoruz. Kendi masalarında yer olan 2 genç bize “Buyrun biz birazdan kalkacağız” diyor. Hem de Türkçe. Bu 2 genç buraya müzik eğitimi almak için gelmişler 1,5 senedir Belarus’ta yaşıyorlarmış. Belarus’u ve oradaki insanlara oldukça alışmışlar, söylediklerine göre tek alışamadıkları şey kışın yaşanan soğuk hava. Kira ve ulaşım burada bize göre çok ucuzmuş. Mesela sürekli çevrede gördüğümüz yeşil otobüslerle sadece 600 ruble (yaklaşık 30 cent) karşılığı şehir içinde istedikleri yere gidebiliyorlarmış. Ev kiraları 1+1 bir daire için 150 Euro – 250 Euro arasında değişiyormuş. Bilgiler için teşekkür ediyoruz ve içkilerinin son yudumunu alıp yanımızdan ayrılıyorlar.

Burada da Rusya’da olduğu gibi et ağırlıklı bir beslenme mevcut. Bunun yanında Patates, mantar ve bakliyatta büyük öneme sahip. Burada da mantar çorbası içiyoruz. Servisi çömlekler içinde yapıyorlar.
Cafenin çıkışında bronzdan bir at arabası var, tam fotoğraflık... Buradan ufak bir parkın içinden geçerken Town Hall’u görüyoruz. Town Hall 17. yy’da yapılmış ama 1857 senesinde zarar görmüş. Tekrar 2003 senesinde yapılırken tarihi binayı bozmamak için, yeni toplantı salonunu halka açık bir park ile birleşen bahçede ve sıfır kotunun altına yapmışlar, üzerindeki cam piramit ışıklıktan içerdeki toplantı halk tarafından izlenebiliyor.

Town Hall’un yanından Lenin Caddesi başlıyor. Bu caddede tüm binalar kiremit rengi ve 5 katlı. Çok düzenli ve yemyeşil ağaçlandırılmış bir cadde.

Minsk Devlet Kütüphanesi de oldukça ihtişamlı bir bina... İçerisinde 14 milyon kitap varmış.
Minsk’in bir fuar kenti olduğu da unutulmamalı, haftada en az 1-2 tane fuar yapılıyormuş.

Bir kültür kenti olan Minsk, müzeleri, galerileri, heykelleri, Gorki Parkı ile de tanınıyor. Kentte 16 müze, 11 tiyatro, 20 sinema, 139 kütüphane var. Buradan da kültür seviyesi çok açık ve net belli oluyor sanırım. Ana dilleri Beyaz Rusça olsa da herkes Rusça biliyor. Genç nesilde 3. dil olarak ise herkes İngilizce biliyor.

Minsk’in gece hayatı da çok renkli. Her gece tüm disko ve gece kulüpleri tamamen doluyor. Her tür müziği bulacağınız her yaşa hitap eden gece kulüpleri var ve genelde tamamı sabah 6’ya kadar açık.

Açık mekânlarda evlenmek Minskliler tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Sıradan bir pazar günü çevrenize baktığınızda birçok gelin ve damat görebilirsiniz. Aynı şekilde aile buluşmaları, dinsel törenler de açık havada gerçekleştiriliyor. Burada dikkatimizi çeken evlenen kişilerin yaşlarının çok genç olmasıydı. Neredeyse tüm evlenenler 20 yaşının altında. Bu kadar kültürlü bir toplumda neden bu kadar genç evleniyor oldukları dikkatimi çekti. Ama bunun cevabını alabileceğimiz kişi Yuri’ydi.

Yuri de eşi ile 18 yaşında evlenmiş. Eşi öğretmen. Diyor ki, “şehir merkezinde genelde insanlar 25-27 yaşında evleniyor. Ancak kırsalda 17-18 yaşında” “Neden bu kadar genç?” diyorum. “Burada insan ömrü kısa” diyor. “Erkekler için 50, Kadınlar için 52” Ama bu imkansız... Bu kadar yeşilliğin suyun, doğal kaynağın içinde nasıl olurda insanlar bu kadar kısa yaşar? İnanamamıştım ama daha sonrasında Focus dergisinde yayınlanan bir makalede; 1986’daki Çernobil faciası’nın ardından, 2000’de kapatılan Çernobil’den sonra; Belarus’ta ortalama kadın ömrü 74’den 58’e indiğini okuduğumda inanmak zorunda kaldım.
Minsk seyahatiniz sırasında kalabileceğiniz hizmet kalitesi yüksek şehir gezi noktalarına ulaşımı kolay Minsk Apartment Service Luxe class ve Boutique Hotel Buta gibi oteller mevcut.

 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(1)

Yorumlar

sezgin burul kullanıcısının resmi

sezgin burul

GÖNDERİ ZAMANI 05 Tem 2014
mükemmel bir anlatım kendi gördüğüm yerleri bir başka göz ve dilden dinlemek güzel.teşekkürler.