Cruise ile Dünyanın Keşfi - Karayipler 5. Bölüm

NEW YORK /Liberty Park ve Özgürlük Heykeli ve Gemiye kavuşma. 

Seyahatimizin dördüncü gününde artık otelimizi büyük bir heyecan içerisinde terk ediyoruz.  Aracımıza binip Manhattan Cruise limanına gidecek, gemimize kavuşacak ve esas maceramıza başlayacağız. Dolu depo ile aracı iade edeceğimizden, benzin almak için girdiğimiz New Jersey'deki benzincinin önünden defalarca geçiyoruz veeee yolumuzu kaybediyoruz, ama bu sefer de, biz sakin ve olayları yolun akışına bırakmış şanslı kişiler, kendimizi New Jersey Liberty Parkında buluyoruz. Burada muhteşem bir Manhattan manzarası ile karşılaşıyoruz. Güzel bir seyir yapıp ikiz kulelerde hayatını kaybedenlerin anısına yapılan anıtı ziyaret ediyoruz.  Amerika’ya göçmelerin ilk geldiklerinde tutuldukları Ellis adası ve karantina sonrası sonra tüm Amerika’ya dağıldıkları New Jersey tren istasyonunu görüyoruz, ama restorasyon dolayısıyla bu müthiş tarihi bina kapalıydı. İyi ki kaybolmuşuz yoksa burasını göremeyecektik. Özgürlük heykeline gidiş feribotları da buradan kalkıyor. Biletler 11$. Bizim pek fazla vaktimiz olmadığından ve zaten gemi ile Özgürlük heykelinin hemen yanından geçerken doyasıya seyretme ve bol bol resim çekme fırsatımız olacağından bu etkinliği pas geçiyoruz.

Ancak sizlere dışarıdan çektiğim fotoğrafları sunabiliyorum. 


 

Buraya gelirken yol üzerinde gördüğümüz İNTERAKTİF Bilim Müzesini merak etmedim değil. Burada dünyanın en büyük IMax Dome salonu ve Hoberman Küresinin olduğunu biliyorum. Gemiye yetişmemiz gerektiğinden artık burasını da bir daha ki sefere bırakıyorum. Siz müsait olursanız, buraya bir ziyaret yapmanızı tavsiye ederim. Artık geç olmadan aracımızı yerine sağlam bir şekilde teslim etmemiz ve gemiye de salimen ulaşmamız lazım. Haydi bir hamle daha derken hayırlısı ile işte cruise terminalindeyiz. Hanımları da bavulların başına diktikten sonra yakında bulunan araç kiralama ofisine aracımızı sağlam olarak teslim ediyoruz.  Ohh bu da bitti.  Hemen bir taksiye atlayıp Cruise limanına geri geliyoruz ve geminin check-in işlemlerini yaptırıp gemi kartımızı aldıktan sonra artık gemimizdeyiz. 

Gemimize ulaştığımızda artık herkes rahat bir nefes alıyor. Geminin o ihtişamı, hele o içeriye girişte gemi kartımın dıt diye öttüğü giriş sinyali ve nefis geminin kokusu var ya, bana her seferimde doyumsuz keyifler yaşatıyor ve büyük mutluluk veriyor. Şimdi içerideyiz ve hemen güverteye çıkıp nefis Manhattan manzarasını seyretmek istiyorum. İçim kıpır kıpır. Yeniden doğmuş gibiyim. Artık guruldayan midelerimizi bir nebze susturmak için ise hemen yolcuların ağzına layık hazırlanmış olan 15. kattaki restorana öğle yemeğine çıkıyoruz. 15.Kat. Bu katı sakın unutmayın. Bu geminin 14 günlük seyahati boyunca en çok duyacağınız ve kullanacağımız kat. !

Yemek sonrası saat 4 olduğunda artık gemimizin limandan ayrılma zamanı geldiğini tüm NY'u selamlayan düdük sesinden anlıyoruz. Müthiş bir Manhattan manzarası eşliğinde Hudson nehri üzerinde yol alarak Özgürlük heykeli yanından geçerek, okyanusa doğru yol alıyoruz. İnanın geminin sancak mı yoksa iskele tarafına mı bakacağımı şaşırdım. Bir tarafta akşam güneşi vurmuş Skyline manzarası, diğer tarafta ise Özgürlük heykeli yine beklerim efendim diyen gün batımı eşliğindeki el sallaması doyumsuz bir manzara. Ama soğuk bunu bir nebze gölgeliyor. Güvertede fazla kalıp üşütmek istemem.

İşte bu çektiğim fotoğraflar size her şeyi anlatacak. Hoşça kalın.

Gemideki eğlence ve yemekler 6.bölümde

H.Oğuz Esen  

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.