Google+

KÜLLERİNDEN DOĞAN ŞEHİR, VARŞOVA

675820 Tem 2013Gezi Notu
nevinsalmannevinsalmanGold Yazar20 Tem 201367580 Yorum

Varşova Chopin'nin kenti, dolayısıyla havaalanının adı da Frederick Chopin. Şehirdeki birçok yaya geçidi piyanonun tuşları şeklinde, yol kenarındaki çiçekler sol anahtarı şeklinde ekilmiş. Havaalanından şehre giden yol oldukça geniş, 3 gidiş geliş, ortalarında geniş bir yeşil alan bırakılmış, kaldırımlar da geniş olunca hem otolar hem yayalar için ferah caddeler oluşmuş.

Gezimize Dünya Mirası listesinde yer alan Old Town'dan (Stare Miesto) başlıyoruz.
Varşova

2. Dünya Savaşında tarihin gördüğü en büyük bombardımanı yaşamış, neredeyse taş üstünde taş kalmamış, tamamen yıkılmış, sonrasında resimlere bakılarak yeniden yapılandırılmış ve eski haline getirilerek şehrin kalbi olmuş.
Varşova-1

Eski şehre gelirken gördüğümüz bir park dikkatimi çekiyor, bir zamanlar bir saray olan bina bombardıman sırasında tamamen yıkılmış, şehir yeniden yapılandırılırken buraya tekrar bir bina yapılmamış ve sarayın oldukça büyük bahçesi park olarak düzenlenerek Varşova halkına sunulmuş.
Varşova-2

Bu parkın Old Town tarafından girişinde bir anıt, sürekli yanan bir meşale ve başında 2 asker bulunuyor. Polonyalılar bu meşale yandığı sürece Polonyanın bağımsızlığını asla kaybetmeyeceğine inanmışlar.
Varşova-3

Varşova şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri White House, Apartments Ogrodowa, Sułkowskiego Fashion Apartment. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Velvet, Metro Budget Place - Arkadia City Center gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Apartment Jerozolimskie, Buba Apartment, Mieszkanie z Panoramą tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Varşova aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Haftasonu arabaların giremediği geniş parke taşlı yollar yayalara ve sokak müzisyenlerine kalıyor, her köşede bir gösteri, müzik dinletisi, cafeler, restoranlar, sonsuz kehribar ve hediyelik eşya dükkanları ile cıvıl cıvıl yollar, meydanlar, barok tarzındaki evler, şehri ikiye bölen Vistül nehri ve üzerindeki köprüler, aslen Polonyalı bir Musevi olan Roman Polanski’nin, birçok Oscar ödülü aldığı ‘Piyano’ ve Steven Spielberg’in yönettiği 'Schindlerin Listesi' filmlerinde gördüğümüz mekanları ile her an hareketli, kalabalık ve cıvıl cıvıl.
Varşova-4

Old Town geniş yollarla bağlantılı birkaç meydandan oluşmakta, her meydanın bir adı ve hikayesi var. Burada alışveriş yapabilir, cafelerde Polonya birası yudumlayarak çok hoş zaman geçirebilirsiniz, şansınız varsa size vişneli badem likörü de ikram edebilirler.
Varşova-5

Varşova-6

Yeni Şehir (Nowe Miasto) gezimizde Kral yolundan ilerliyoruz, Cumhurbaşkanlığı sarayı yanı sıra birçok saray göze çarpıyor, çeşitli ülke büyükelçilikleri de yine bu caddeye sıralanmışlar. Caddenin diğer yanında ise ucu görünmeyen büyük bir park yer almakta, Avrupa’nın en büyük parkı.
Varşova-7

Dünyanın tüm büyük şehirlerinin merkezinde halkın nefes alabileceği, dolaşacağı, spor yapacağı büyük bir park bulunduğunu biliyoruz, örneğin Londra'da Hyde park, Amsterdam’da Voldenpark, New York’da Central park gibi.
Varşova-8

Varşova’daki bu park da yemyeşil, onbinlerce asırlık ağaçları, binbir renkteki çiçekleri, dost sincaplar ve sülünler ile muhteşem bir park, 'banyolar' anlamına gelen Lazienski Parkı.
Varşova-9

Varşova-10

İçinde küçük kafeler ve eski krallara ait Saraylar, 1683 yılında Osmanlıyı Viyana kapılarından çeviren Haçlı ordusu başkomutanı III. Jan Sobieski heykeli ve sarayı, göletler bulunmakta. Park'da her pazar halka ücretsiz Chopin konserleri veriliyor, çimenlerin üzerine atılmış şezlonglar ve önüne kurulmuş ufak sahnelerde ise çeşitli sanatçılar günün belli saatlerinde yine halka ve turistlere mini konserler vererek parkta nefes almaya gelenlere bir de ruhun gıdası müzik sunmakta.
Varşova-11

Parka girince ilk olarak görkemli bir heykelle ölümsüzleştirilen Chopin heykeli karşımıza çıkıyor. Kuzey Doğu'da yeralan ormanlar ve 3.000 civarı göllerden oluşan Masura bölgesine bakarak ünlü mazurkalarını bu bölgeden aldığı ilhamla bestelediğini anlatmak istercesine gözleri o yöne bakmakta. Varşova’da bir değil birkaç park var, her park bizleri kıskandıracak kadar büyük ve güzel, şanslı insanlar.
Varşova-12

Bir mimarlık fakültesi talebesinin projesi olan Kütüphane binası da oldukça ilginç, çatısı bir botanik bahçesi gibi dizayn edilmiş, seyir terasından şehri, cam bölmenin üzerinden geçen bir köprüden ise binanın içini görebiliyorsunuz, görülmeye değer.

Almanlar hem geldiklerinde hem giderken (1935-49) şehri bombalamış, en son giderken ise herşeyi özellikle de gettoyu yerle bir etmişler.

600.000 nüfuslu Getto’da ayakta kalan tek bina olduğu gibi korunmuş, cephesine büyük boy ölen insanların portleri asılmış, ana kapıdaki zillerde hala binada oturmuş olan Yahudi isimleri duruyor, ancak binanın satıldığını ve yerine yeni bir binanın yapılacağını öğreniyoruz, acaba o günleri unutmamak için korunmalımıydı, en azından bir bölümü, diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Varşova-13

Meşhur Piyano filminin bazı sahneleri bu binada çekilmiş - Alman askeri gelir, binadaki bir daireye girer, herkesin ayağa kalkmasını emreder, ancak kötürüm olan büyükbaba kalkamaz, sinirlenen subay bu işe yaramaz diyerek yaşlı adamı pencereden aşağı atar... unutulmayacak sahnelerden biri. Binanın yakınında bir de soykırım anıtı var.

Şehir meydanında Varşova'nın sembolik yapılarından, eski Sovyet Lider Stalin ülkeyi terkederken Polonya ile dostluğunu göstermek için bir anı bırakmak istemiş, halka metro ya da yüksek bir saat kulesi mi istediklerini sormuş, halk metro istediği halde Stalin, belki de herkes görsün diye, bu 230 metre ile şehrin en yüksek yapısı olan saat kulesini yaptırmış.
Varşova-14

Şimdi Bilim ve Kültür Sarayı olan binayı geziyoruz, sarayın kapalı seyir terasına çıkarak 4 bir yanından tüm şehrin panaromik manzarasını, Vistül nehrinin ikiye böldüğü güzel şehri, gezdiğimiz yerleri, parkları ve Old Town’u izlemek oldukça keyifli.
Varşova-15

Eski Şehir’e yürüme mesafesindeki otelimiz Radisson Blu’dan çok memnun kaldık. Varşova’da kaldığımız 2 akşam yemek yediğimiz Dom Polski Restoran (özellikle restoranın dekorasyonu, masa düzeni, yemeklerin sunum ve lezzeti müthiş) ve Honoratka Bazyliszek Restoranı (çok otantik ve duvarlara yapılmış figürler çok hoş) tavsiye edebilirim.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar