Masalsı Kent: Verona

Verona, masaldan bir kent… Tarihiyle Roma'dan, sanatı ile Floransa'dan, doğal güzelliği ile Venedik'ten bir parça… Biraz ondan biraz bundan ama totalde hepsinden farklı atmosfere sahip bir şehir.

Lüks araçlar, pahalı markalar ile zenginlikte tavan yapmış bir yer. Şehrin ana caddesi pempe mermer ile döşenmiş o derece bir zenginlik yani.

Mağaza vitrininin güzelliğine bir bakın!

Verona aynı zamanda Romeo ve Juliet’in hikâyesinin vatanı olması dolayısıyla da bir aşk mabedi. Bu Romeo ve Juliet hikâyesine bir değinmek lazım aslında. Shakespeare’in en önemli oyunlarından biri olan Romeo ve Juliet hikâyesinin gerçek mi yoksa uyarlamamı olduğu konusunda kesinlik yok. Çünkü Shakespeare, Verona’da hiç yaşamamış. Hikâyede geçen kahramanlarının aileleri; Montecchilar (Romeo) ve Capuletler (Juliet) ise geçmişte gerçekten var olan iki aile. Aileler birbirlerine düşman. Romeo arkadaşları ile katıldığı bir mask balosunda Juliet’i görüyor ve birbirlerine âşık oluyorlar. Bu durumu Juliet’in kuzeni Tobaldo öğrenince deli oluyor, Romeo’nun arkadaşı ile yaptığı düello sonrası Juliet’in kuzeni ölüyor. Tabi bu ölüm Romeo'dan biliniyor ve Romeo sürgün ediliyor ve hemen akabinde Juliet bir kontla evlendirilmek isteniyor ama olaylardan önce Juliet ve Romeo gizlice evlenmişti zaten, tabi bunu evlendiren rahipten başka bilen yok.

Juliet kontla evlenmek istemediği için rahibe gidiyor ve rahip ona bir iksir yapıyor bu iksir onu belli bir süre öldü gösterecektir, durum Romeo’ya haber verilecek ve Juliet de bu sürede ailesinde kaçıp Romeo ile buluşacaktır. Ancak işler bu şekilde gitmez, rahip yaptıkları oyunu Romeo’ya haber vermekte gecikince, Romeo çoktan sürgünden kaçmış ve Juliet’in evine doğru yol almıştır. Romeo Juliet’i ölmüş görünce yıkılıyor ve Juliet’in evleneceği kişi ile düello yapıyor ve ölüyor. Romeo’nun öldüğünü görünce Juliet de bıçaklıyor kendisini. Tam bir aşk trajedisi!

İşte Shakespeare de Verona’da hiç yaşamadığı için o dönem yaşanan bu hikâyenin sokak hikâyecileri tarafından yazıldığı, aktarma yoluyla da Shakespeare’e ulaştığı yönünde bir varsayım var.

İki aile arasında bu aşk gerçek veya kurgu belirsiz ancak kesin olan bir şey var ki İtalyanlar bu hikâyeyi acaip iyi pazarlamış. Juliet’in o iki katlı evi (yani Capulet ailesine ait olan ev) dünyada en çok turist çeken yerlerden biri. Kapıda ciddi bir kuyruk var. Giriş duvarları aşk dilekleri yazılıp yapıştırılan kâğıtlar ile dolu.

Şehrin sokaklarının birçok kısmında Romeo ve Juliet aşk hikayesinden kesitlere yer verilmiş. Örneğin aşağıdaki kabartmada Romeo'nun şehirden sürgün edilmesi resmedilmiş, altında da Romeo-Juliet oyunundan alıntı "benim için dünya yok Verona surları dışında" cümlesi vardı.

 
Juliet’in evinin balkonu


Capulet ailesinin simgesi olan şapka

Bahçedeki Juliet heykeli... Juliet'in sağ göğsüne dokunmanın şans ve aşk getirdiğine inanılıyor. Bu nedenden ötürü heykelin bir kısmı renk atarak deforme olmuş.

 

Aşağıdaki fotoğraf da Juliet'in evinin girişine ait. Ziyaret edenlerin notları ile dolu ilginç bir duvar gördük karşımızda.

Romeo'nun evi konusunda ise daha büyük bir tereddüt var. Yanılmıyorsam burası ziyarete açık değildi. Juliet'in evinin güzergâhında olması nedeniyle düşük bir ihtimal ile Romeo’nun ailesinin evinin burası olduğu düşünülüyor.

Bra Meydanı, şehre girdiğimizde ilk ulaştığımız meydan. Belediye binası ile Verona Arena bu meydanda yer alıyor.


Belediye Binası

Verona Arena,M.S. 50'li yıllarda yapılan bir amfitiyatro. Yani Roma'daki Kolezyum2dan 30 yıl kadar daha yaşlı ama buna rağmen çok daha iyi durumda. Kullanımına hala devam ediliyor, yaz aylarında bu arenada çok etkileyici kostüm ve dekorlara sahip opera ve tiyatro temsiller düzenleniyormuş.

Erbe Meydanı'nın ortasında bir gıda pazarı kuruluyor. Yine şık kafelere ev sahipliği yapıyor burası.

Fotoğraftaki evin dış cephesi, kirasını ödeyemeyen kiracının ev sahibine borcunu ödemek maksadı ile resmedilmiş. Ne nazik kiracılar varmış meğer...

Yine Bra Meydanı'nda yer alan aşağıdaki sütun da cüzzamlılarının kiliseye girişine izin verilmediği bir dönemde, dibinde dua edebilsinler diye yapılmış.

Signori Meydanı, Verona'nın en ünlü meydanlarından. Aynı zamanda Dante heykeline ev sahipliği yapıyor olmalıydı ancak biz gittiğimizde yoktu sanırım restorasyon dolayısıyla kaldırılmış. Dante, Verona'ya sürülmüş ve aslında İlahi Komedya’nın son bölümünü Verona’da tamamlamış.

 

Aşağıdaki gösterişli yapıları ise Verona’nın ara sokaklarında buluyoruz. İlginç bir mimarisi var yazının başında masalsı demiştim Verona için ve sebeplerinden birisi de bu yapılar... Gezdikten sonra buranın Verona’da hüküm süren Scala ailesinin mezar anıtları olduğunu öğreniyorum.

Adige Nehri

Makine ayarı yapılmayınca akşam çekilen nehrin fotoğrafı bozuk çıkmış haliyle...

İkinci Dünya Savaşı'nda taraflar arasında tarihi binalara zarar vermemek adına bi centilmenlik anlaşması yapılır ancak karşı taraf anlaşmaya uymayıp aşağıdaki fotoğrafta heykelin bulunduğu noktaya bir bomba atınca İtalyanlar da onun anısına bu heykeli dikmişler.

Bu kısa izlenimlerimden yola çıkarak diyebilirim ki sevdim ben Verona'yı. Hoş bir atmosferi var. İtalya gezisinde es geçmemenizi naçizane tavsiye ederim.

Etiketler

Tuğba CEBECİ BENLİ

Yazar Hakkında

Tuğba CEBECİ BENLİ

hayat gezince güzel.. bide sevince..en güzeli de sevdiğinle gezince :)