PARO’DA ALIŞVERİŞ VE YEMEK

Paro şehir merkezi Thimphu ile karşılaştırıldığında daha küçük ve daha düzenli. Caddeleri çok muntazam. Paro kenti ilk kurulurken büyük ölçüde Tibet mimarisinden esinlenilmiş.

Tüm evler 2-3 katlı beyaz ve açık sarı badanalı. Tamamının pencereleri aynı ve ahşaptan. Bu ahşap çerçevelerin üzerleri pastel tonlar kullanılarak, el ile yapılmış desenlerle kaplı. Desenlerde çiçek figürleri ağırlıkta. Hiç bir aykırılık yok. Her binanın en alt katı ya hediyelik eşya ya bakkal ya da çeşitli dükkanlara ayrılmış. Böyle bir binanın komple kirası 800$-1000$ arasında değişiyormuş.

Bazı hediyelik eşya dükkânlarında satılan bir takım ürünlerin üzerinde hükümet mührü var. Eğer ürünün üzerinde mühür varsa, bu o ürünün 100 senenin üzerinde olduğunu ve antika değeri taşıdığını ifade ediyor. Ancak üzerinde mühür olan ürünleri yurtdışına çıkartılması serbest. Yurtdışına çıkarılabilmesi hükümet tarafından onaylanmış, izni verilmiş olan ürünlermiş. Biz de bir Bhutan yapımı antika bıçak aldık.

Alınabilecek diğer ürünler arasında ise Klasik Bhutan pulları ilk sırada yer alıyor. Bir diğer anı olarak alınabilecek şey ise üzerinde son kral ve kraliçenin resimlerinin basılı olduğu sınırlı sayıda üretilmiş olan gümüş paralar. Bunun fiyatı ise yaklaşık 100 Euro civarında.

Eğer bu kadar para vermek istemezseniz yine üzerinde Kral ve Karaliçenin resimlerinin basılı olduğu yaka iğneleri var.

Buda heykelleri, çeşitli masklar ve Tibet Budizmi’nin 8 sembolü kullanılarak oluşturulmuş hediyelik eşyalar da oldukça ilgi çekici. Ama mutlaka almanız gerekenler arasında rengarenk dokunmuş farklı kalitedeki kumaşlar var.

Bhutan’lı vatandaşlar çok saygılı ve birbirlerine çok hoşgörülü. Ancak polis maalesef o kadar hoşgörülü değil, affı yok. Tabii yanlış birşey yaparsanız. Şoförümüz yanlış yere park etmiş. Bu nedenle polis hemen ceza kesti. Yanlış yere parketmenin cezası 16$ civarında. Polis ceza kesince şoförümüz hiç itiraz etmedi. Çünkü burada polisten bir hayli çekiniyorlar.

Biraz alışverişin ardından yemek yemek için şehrin ana caddesinde yer alan bir binanın 2. katında yer alan sevimli bir restorana gidiyoruz. İçerisi Pembe ve mavi tonlarda dizayn edilmiş.

Yemekler genelde vegeteryan ve non-vegeteryan olarak ikiye ayrılıyor. Vegeteryan yemekleri çok lezzetli ancak et pişirmekte, alışkın olmadıklarından olsa gerek, çok usta değiller.

Ülkede kuş gribine karşın tavuk satılmıyor ve bulunması çok zor. Aslında yumurtada yasakmış, ancak tek tük bulunabiliyor.

Bhutanlı’lar en çok, burada üretilen pembe pilavı tüketiyorlar. Pilavları yağsız yapıyorlar, ama tane tane ve nefis. Bu pilavı tüm yemekleri ile birlikte yiyorlar.

Bhutan’lı Budistlerin geleneksel yemeği yeşil ve kırmızı biberlerden oluşan kremalı bir sosla pişirilen çok çok acı bir yemek. Yenilebilmesi ciddi anlamda bir cesaret işi. Rehberimiz bunu hem yiyor, hem de “hoh hoh” yaparak ağzını serinletmeye çalışıyor. Belli ki ona göre bile çok acı.

Ben buna şöyle bir yorum getirdim; Budizm’de bir şeye bir hedefe ulaşmak için acı çekmek şart. Yani istenilen bir şeye erişmek için emek vermek gerekiyor. Karnını doyurmak için acı çekmek gerekiyorsa, bu yemek bire bir.

Paro seyahatiniz sırasında konaklamak için havalanına yakın Raven's Nest veya Rema Resort gibi otelleri tercih edebilirsiniz.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni