Google+

Arama formu

ŞEREFLİKOÇHİSAR (BÖLÜM 1)

Bu yazı Gezimanya üyesi Nezahat Göçmen tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Türkiye’nin en büyük 2. gölü Tuz Gölü’dür. Burası dünyada eşi benzeri olmayan bir göl. Kristalleşince gözlerinizi ondan alamazsınız. Tabiat için büyük öneme sahip olan Tuz Gölü’ndeyiz. Büyülenmek mi istiyorsunuz? Rotanızı çevirin Şereflikoçhisar’a. Gün batımında buz pisti gibi parlayan sığ göle.

Ankara

Bu toprakları bize vatan yapan, aziz ecdadımızın Çanakkale’de verdiği şehitlerden ve gösterdiği kahramanlıklardan dolayı İlçemiz Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Şerefli unvanı ile ödüllendirilmiş ve onurlandırılmıştır. Çanakkale Savaşı'nda 274 şehit verdiği kayıtlardadır. O zamanki nüfusa göre büyük bir orandır. Ruhları şad olsun. Atatürk ve tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

Kültür Bakanlığının höyüklerde yaptığı araştırmalara göre, Şereflikoçhisar, MÖ 3.000 yıllarına kadar uzanan 5.000 yıllık tarihi geçmişe sahip. Tuz Gölü ve Şereflikoçhisar, ülkemizin en eski yerleşim alanlarından. Höyükler halindeki ilk yerleşimlerden çıkartılan güneşte kurutulmuş kiremitler Cilalı Taş Dönemi'nden beri burada yerleşim olduğunun kanıtıdır.

Ankara-1

Ankara şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Vivaldi Ce Gold, Divan Hotel Ankara, City Hotel Residence. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Ankara Otel Evren, Bordo Otel, Gönç Palas Otel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Hattuşa Vacation Thermal Club Ankara, Ankara Otel Evren, Inn 65 Budget tesislerini incelebilirsiniz.

Ankara otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Ankara otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

"1927- 1935 yılları arasında Türk Ulusu, Hava Kuvvetleri’ne yaklaşık 300 adet uçak bağışlar. Şereflikoçhisar’ın da alttan tek kanatlı, tamamen metalik gövdeli, teknoloji ve konstrüksiyon olarak çağının diğer uçaklarından oldukça ileride olan, Junkers A20 bağış yaptığını biliyor muydunuz?" (Kaynak)

Şereflikoçhisar, doğduğum yer memleketim

Tuzuyla, kızgın güneşi ile doğanın muhteşem güzelliğinin sergilendiği, çocukluğumun geçtiği, hayatı tanıdığım yer. Saymakla bitiremeyeceğimiz güzelliklere sahip bir ilçe; Anadolu’nun tam ortasında doğanın müthiş hediyesi. Herkesi davet eder, sessiz, durgun, kristalize göl. Dünyanın her yerinden sadece gölü görmek ve üzerinde yürümek için gelenler bulunmaktadır.

Ankara-2

Şereflikoçhisar’ın gelirinin büyük bölümü beyaz cevher Tuz Gölü’nden elde edilmektedir. Kaldırım tuzlası büyük bir ekonomik gelir sağlar. Nüfusuna kayıtlı vatandaşlarının büyük bölümü Almanya ve Avusturya olmak üzere Orta Avrupa şehirlerinde yaşayan bir ilçedir. Avrupa’da her yerde mutlaka bir Şereflikoçhisarlı bulunur.  Yaz aylarında nüfusu ikiye katlanır ve cıvıl cıvıldır.

Yıllar önce bir Fransız şirketi büyük uğraşlar sonucu burada büyük bir petrol damarı bulmuştur. Sebebi bilinmez ama hemen mühür vurulmuş. Ayrıca ders veren güzel bir hikâyesi de vardır. Evvel zaman içinde zengin birisi malını kimseyle paylaşmak istemez, oğulları ile bile. Ölmeden önce değerli bütün ziynetini saklar ve bir not yazar.

Çık başıma / Bak karşıma / Kır kafamı / Al beynimi”

Rivayete göre mezar tepede bir yerdedir.ve gümüş sırmalı bir camidir. Gömü, o caminin altındadır. Cami etrafında kazı yapmak yasak olduğu için günümüze sadece hikâyesi kalmıştır.

Damat kahvesine ilk tuz atılan yer 

Gelenek ve göreneklerimizde kendine yer bulmuş, damat kahvesine tuz atmanın yapıldığı ilk yerdir Şereflikoçhisar. “Eski zamanlarda görücü usulü ile evlilik yapılırken, kız ilk kez gördüğü damat adayını beğenmediyse, babasının gölden getirdiği tuzu kahvenin içine atarmış. Kahveyi ikram eder, kapı aralığından izler ve gülermiş. Kahvenin tadı iğrençtir, damat çaresiz o kahveyi içer, anlam yükler ve kız evinden ayrılırmış. Genç kızımız eğer damadı beğenirse kahvesini şekerli yaparmış.” Kahveye tuz atmanın birçok hikâyesi var ama annem her kahve yaptığında bu hikâyeyi anlatırdı. Koçhisar’da arkadaş grubu ile gittiğinizde içinizden birinize tuzlu kahve gelebilir, bu adettendir. Tuzlu kahve şans getirir. Ardından hemen damak tadınıza uygun arzu ettiğiniz kahve ikramı yapılır. Afiyetle içersiniz.

Ankara-3

Haydi, Şereflikoçhisar’a! Haydi, Tuz Gölü'ne!

Beyaz rengin konakladığı, güneşin ve ayın bozkırı izlediği yer olan Tuz Gölü’nde fotoğraf makinenizi alın basın deklanşöre, bırakın kendinizi gölün büyüleyici atmosferine, o ışıltılı perdeye. Göl üzerinde, ayaklarınız kristallerle buluşur. Sert tuz tabakasında yürüyebilirsiniz. Göl üzerinde, yapay toprak yolda yürüyerek işletmelere kadar gidebilirsiniz.

Ankara-4

Klip çekimlerinin mekânı. Siz de kendi klibinizi çekin. Anları anılara çevirin. Mutfakta avucunuza tuzu her aldığınızda yüreğinizin gideceği yer olacaktır. Dokunun suyuna tuzuna. Şifa dağıtan gölde, tuz insan üzerindeki elektriği alıyor. Tuzu ayak mantarına, ayak kokusuna, egzamaya iyi geliyor. Göle gelen ziyaretçiler, evlerine ayak sağlığına iyi gelmesi için gölden aldıkları tuz ve tuzlu suyla dönüyorlar.

Ankara-5

Adınız soyadınız yazılmış olan ya da istediğiniz objelerin tel figürlerini, Tuz Gölü'ne bahar ayında ve tuz tutma zamanı başlarken atın. Yaz aylarında suyun buharlaşması ile tuzlar, figürü tamamen sarınca çıkarın. Billur parlaklığında, tuzdan şekiller ve heykeller elinizde olacaktır. Odanıza koyun. Hem size sağlık verir hem de şık bir görüntü yaratır. Huzurla uykuya dalmak için tuz gece lambasını da yakmayı unutmayın.
 

Etiketler