Google+

Arama formu

ZİRVELERİN ŞEHRİ, HAKKARİ

Hakkari, Türkiye’nin güneydoğusunda, en uçta yer alan ilimizdir. Zap vadisinin güney tarafında, denizden 1.748 metre yüksekliktedir. Etrafı sarp dağlarla çevrilidir. Güneydoğusu Sümbül dağı, Arslan dağı, Günbaşı dağı; kuzeyi Karadağ, güneybatısı Altın dağları ve Sal dağı ile çevrilmiştir. Hakkari’den çevredeki ilçelere ulaşmak için sarp dağlardaki geçitlerden geçmek gerekmektedir. Örneğin Beytülşebap ve Uludere’ye gitmek için 2.470 metre yükseklikteki Süvari Halil geçidini ve Şemdinli’ye gitmek için Yüksekova ilçesini ve doğusunda olan Karadağ üzerindeki 2.110 metre yükseklikteki Hanına geçidi ve daha sonra 2.000 metre yükseklikteki Şapadan geçidini aşmak gerekmektedir.

Hakkari’ye gidebilmek için önce Van’a ulaşmak gerekir. Van’a hem karayolu hem de hava yolu mevcut. Van’dan sonra 2,5 - 3 saatlik bir kara yolculuğu ile Gürpınar ve Başkale üzerinden devam ederek Bağışlı beldesine geliyoruz. Bağışlı’da yol ikiye ayrılıyor. Soldaki Yüksekova ilçesine, sağdaki Hakkari merkeze gidiyor. Bağışlı’dan sonra Hakkari’ye kadar sarp dağların arasında ve solumuzda Zap suyunu alarak, güzel manzaralar eşliğinde Hakkari’ye ulaşıyoruz.

Hakkâri

Hakkari yöresi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Urartular, Med’ler, Persler, Roma, Bizans, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi dönemleri yaşanmıştır.

Hakkâri bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Bu yörenin adına ilk kez Arap kaynaklarında rastlanmaktadır. Arap tarihçisi İbn-i Havkal, Hakkar aşiretinin adına dayanarak Van Gölü’nün güneyine düşen bölgeye Hakkarların beldesi anlamına gelen “Hakkariye” adıyla anmaktadır. Hakkar aşireti bölgede bugün de varlığını sürdüren 12 Ertuşi oymağı ile 12 Pinyanişi oymağından oluşmaktadır. 1536 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı egemenliği altına girmiş ve Hakkari adıyla anılmıştır.

Hakkari merkezinde tarihi öneme sahip yapılar arasında en göze çarpanlardan biri Meydan Medresesi’dir. Medresenin giriş kapısındaki kitabeden 1700-1701 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Hakkari’nin biçer mahallesi’nde bulunan medrese dikdörtgen planlı olup, iki katlıdır. 1984 yılında restore edilmiştir.

Zeynel Bey medresesi ise Gülerek Mahallesi’nde dere kenarında yer almaktadır. Bu medrese’nin Hakkari Beylerinden Zeynel Bey tarafından 1560-1578 yılları arasında yaptırdığı tahmin edilmektedir. Ancak tabi günümüzde çok az bir bölümü orjinal hali ile kalmıştır.

Şehrin güneyinde ve merkeze 8 km uzaklıkta yer alan Bay Kalesi, sarp kayalıklar üzerinde bir tepede yer almaktadır. Ortaçağ sonlarına kadar burada yerleşimin olduğu tahmin edilmektedir. Kale günümüzde kalıntı halindedir. Bazı taş parçaları üzerinde “ters lale” motifleri görülebilmektedir.

Şehre 10 km uzaklıkta Halil mevkiinde yer alan Halil Kilisesi büyük ölçüde ayaktadır. Ancak Nasturilere ait olan yapının hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir. Dikdörtgen planlı olan kilise iki bölümden oluşmaktadır. Kilisenin içindeki yan duvarlarda nişler yer almaktadır. Yapının tamamında taş kullanılmıştır.

Hakkâri-1

Koçanis Kilisesi, diğer adı ile Konak Kilisesi ise Hakkari merkeze 18 km mesafede yer almaktadır. Konak köyündeki kilise bir vadi içerisinde olup, oldukça küçüktür. Bu kilise de aynı Halil Kilisesi gibi iki bölümden oluşmaktadır. Bu kilisenin en dikkat çekici özelliği giriş kapısının iki renkli taşlar ile bezeli olmasıdır. Bir de kilisede 2 tane güneş saati yer alır.

Hakkari’deki diğer kiliseler ise Zap Vadisi’nde Derav mevkiinde yer alan Derav Kilisesi ve Derav vadisinde Gaveran köyü civarında yer alan kayalara oyulmuş olan Gagevran Köyü Kilisesi’dir. Bu kilisenin iç duvarlarında Hz. İsa’nın yaşamını konu alan freskler bulunmaktadır.

Hakkari’yi çevreleyen yüksek dağların sırtlarında birçok yaylalar vardır. Bu yaylalar burada yaşayanlar için çok önemlidir. Bu mekânlar ilkbahar ve yaz dönemlerinde gelen ziyaretçilere müthiş görsel bir şölen sunmaktadır. Fotoğrafçılık, kaya tırmanışları ve kara avcılığı rahatlıkla yapılabilmektedir.

Hakkâri-2

Ayrıca yerel halk bu yaylalarda arıcılık yaparak geçimlerini sağlamaktadır. Çeşitli çiçeklerden elde edilen bu ballar, leziz ve kalitelidir. Özellikle de Şemdinli balı çok kalitelidir.

Burada Hakkari’deki bazı yaylaların ismini anarak geçeceğim; Hakkari’nin kuzeybatısında Berçelan, Golan ve Aveherk yaylaları, kuzeydoğusunda Bala, Mergen yaylaları, güneybatıda Kani Mehan yaylası, güneydoğuda Depin (Helil) ve Çarçela yaylaları mevcuttur.

Hakkâri’nin batısında yer alan Gevaruk ve Tirşin yaylalarında ise kayaların üzerine çizilmiş binlerce kaya resmi yer alır. Çok geniş bir alana yayılmış olan bu kaya resimleri bir açıkhava müzesini andırmaktadır. Bu resimlerin büyük çoğunluğu M.Ö. 6.000-1.000 yıllarına tarihlenmektedir. Ancak bir kısmı da daha yakın tarihe aittir. Resimler daha çok o dönemdeki av hayvanları ve avcılık teknikleri ile ilgili bilgiler vermektedir. Bu kaya resimlerinin benzerlerine Azerbaycan’da ve Filistin’de de rastlanmaktadır.

Hakkari’de çok sayıda mezarlık da bulunmaktadır. Kaledibi Buluntuları’nda (Hakkâri Stelleri) Hakkâri tarihine ışık tutacak üzerinde insan figürleri işlenmiş 13 mezar taşı bulunmuştur.

Hakkâri-3

M.Ö. 1.000 senesine tarihlenen Urartu Mezarlığı da görülmeye değerdir. Bu mezarlığın bir benzeri de Van Karagündüz nekropolünde görülmektedir. Diğer önemli mezarlıklar ise Kırmızı Kümbet Mezarlığı, Melik Esed Mezarlığı ve Kale Altı Mezarlığı’dır.

Hakkari’den Zap vadisine doğru, Çukurca yöresine kadar uzanan bölgede dünyada türü çok az bulunan sarı, açık kırmızı ve koyu kırmızı renkte ve kadifeye benzeyen oldukça estetik olan “ters lâle” çiçeği bol miktarda bulunmaktadır. Bu lale motifine Bay Kalesi’nden kalan taşlar üzerinde de görülmektedir.

Hakkâri-4

Hakkari’nin 3 önemli ilçesi vardır. En büyük ve en kalabalık olan ilçesi Yüksekova’dır. Denizden 1.900 metre yükseklikte bulunan İran ve Irak’la sınırı olan ve İran’a Esendere gümrük kapısı ile bağlı olan 28.000 hektarlık bir ovaya sahip olan Yüksekova, güneyinde akan Nehil çayı ve sazlığı olması dolayısıyla birçok kuş çeşitlerini barındırması ile tam bir kuş cenneti vasfına sahiptir. Ova da oldukça verimlidir.

Yüksekova’da yer alan koç heykeli görülmeye değer bir yapıdır. Yapının yan kısımlarında Gevaruk kaya resimlerindeki motiflere benzer betimlemeler yer alır.
Yüksekova’daki Tirşin Yaylası’nda yer alan dirheler, kayalara oyulmuş dev boyutlu yapılardır. Bu nedenle bunlara Dev evleri de denilmektedir. Bu yapıların, olası saldırılara karşı haber alma kuleleri olarak yapıldığı tahmin edilmektedir.

Hakkari’nin güneyinde Çukurca, güneydoğusunda ise Şemdinli ilçesi bulunmaktadır. Şemdinli ilçesine 12 km mesafede ve Şemdinli deresi üzerinde yer alan 21 metre uzunluğundaki tek gözlü Taş Köprü görülmeye değerdir.

Hakkâri-5

Bir diğer yapı ise Kelat Sarayı’dır. Ancak Şemdinli’ye 17 km uzaklıktaki sarayın büyük bölümü yıkılmış olup, günümüze sadece iki kemer ve bir duvarı kalmıştır.

Hakkari’nin ilçelerle birlikte toplam nüfusu 257.000 civarındadır ve 7.114 km2 yüzölçümü mevcuttur. Hakkari 87.000 nüfusu var iken, Yüksekova’nın nüfusu 107.000 civarındadır. Bu sebeple Yüksekova’da havaalanı inşaatı yapılmaktadır ve planlamaya göre 2013’te havayolu açılması hedeflenmektedir.

Hakkari ve çevresinin doğal yapısı nedeni ile kış sporları ve dağcılık açısından Türkiye’nin en önemli bölgesi olma potansiyelini taşımaktadır.
Hakkari'de konaklamak için Hotel Sibar ve Senler Hotel'i tercih edebilirsiniz.

Etiketler


Yazar Hakkında

HÜSEYİN YILMAZ

 1942 Sinop Ayancık doğumluyum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Mecburi hizmet nedeni ile Hakkari, Yüksekova, Siirt’te görev yaptım. Otuz yıl boyunca Göz Hastalıkları uzmanı olarak Sinop’ta görev yaptıktan sonra emekli oldum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım. Çalıştığım süre içerisinde dünyayı gezmek,...