Mersin Gezilecek Yerler

Ülkemizin gezilip görülesi şehirleri arasında olan Mersin, görülmesi gereken yerler, müzeler ve katılması gereken etkinlikler açısından oldukça zengindir. Mersin, Akdeniz’in güzelliklerini, lezzetlerini, güneşini sizlere fazlasıyla gösterecektir. Mersin görülecek yerler merkez ve merkez dışı olarak ikiye ayrılabilir. Merkez için 2 gün ve merkez dışı güzellikler için 2 gün ayırmanız yeterli olacaktır.

Mersin Gezilecek Yerler

Mersin’de gezilecek yerler farklı bölgelerde de olduğundan aracınızla gitmeniz zaman kazanmak açısından daha verimli olacaktır. Görmeden dönmemeniz gereken yerler arasında Cennet Cehennem Çökükleri, Yumuktepe Höyüğü, Adam Kayalar, Mersin Marina, Tarsus Müzesi, Eshab-ı Kehf Mağarası, Kızkalesi, Soli Pompeiopolis Antik Kenti, Mersin Arkeoloji Müzesi, Mamure Kalesi ve Alahan Manastırı gelmektedir.

Listede adı geçen yerlerle ilgili bilgiler aşağıda mevcuttur.

Cennet Cehennem Çökükleri

Mersin denilince akla gelen ilk yerler arasındadır. Farklı yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini çeken Cennet Cehennem Çöküğü, Mersin’in Silifke ilçesinde bulunmaktadır. Oldukça derin olan bu çöküklerin derinliği 70 ve 128 metredir. Mağaraların tavanının çökmesiyle oluşmuştur. Cennet mağarasına inmek hayli kadar kolay iken, Cehennem mağarasına inmek epey zordur. Dağcılık ekipmanlarınız olmadan mağaraya inmeniz mümkün değil. O yüzden Cehennem Mağarası adını almıştır. Mağaranın diplerine indikçe zemin kayganlaşıyor, bu noktada dikkatli olunmalı ve uygun ayakkabı ile gezilmelidir. Mağarada Müze Kart geçerlidir. Cennet Cehennem’e çıkan yolda birçok kahvaltıcı görmeniz mümkün. Kahvaltı, her kafede sunulan serpme kahvaltı türünde değil, yörük kahvaltısı özelliği taşımaktadır. Ekmek yerine bazlama, Yörüklere özel reçeller, biberler kahvaltıyı farklı kılan özelliklerdendir. Mağaralara çıkmadan önce enerji depolamak için manzarası şahane mekânlara uğrayabilirsiniz. Mağaraların olduğu bölgeye giriş ücretlidir, Müze Kart’ınızı kullanarak ücretsiz geçebilmektesiniz.

Yumuktepe Höyüğü

Marina_Yumuktepe_696293.jpg

Tarihi geçmişi MÖ 7000’li yıllara dayanan Yumuktepe Höyüğü, dünyada tarımın yapıldığı ilk bölgeler arasında yer almaktadır. İlk buğdayın yetiştiği, ilk ekmeğin yapıldığı, ilk mührün kullanıldığı, demir ve bakır dökümün yapıldığı, zeytinin yetiştirildiği önemli bir tarım ve sosyal kenttir Yumuktepe. Tarım araçlarının ve ürünlerinin yanı sıra gün yüzüne çıkarılan saray kalıntıları ile alan dünya turizmine kazandırılmayı hedeflenmektedir. Kent merkezinin 1 kilometre kuzeyinde yer almaktadır ve ulaşımı çok kolay sağlanmaktadır. Alana giriş ücretsizdir. Yumuktepe Höyüğü’nün arkeolojik açıdan büyük önemi vardır. Anadolu’nun tarihine ve kültürüne ışık tutan Yumuktepe Höyüğü, arkeologların yürüttüğü çalışmalar ile hem akademik hem de turistik bir merkez olarak değerlendirilmektedir. Bölgeden çıkan arkeolojik eserler Mersin Müzesi’nde sergilenmektedir.

Adam Kayalar

b2bd36ea-e679-4046-8f18-fcaa31e60185-1.jpg

Mersin’in Erdemli ilçesinde Şeytan Vadisi’nde yer alan Adam Kayalar, MÖ 3. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. İsmini üstündeki insan kabartmalarından almıştır. Gizemini hala koruyan Adam Kayalar, 9 niş içerisinde 4 kadın, 11 erkek, iki çocuk, dağ keçisi ve Roma kartalı figürleri barındırıyor. Adam Kayalar, dik bir yamaçta yer almaktadır. Dolayısıyla ayakkabılarınız biraz iyi olması gerekmektedir. Adam Kayalar, Kızkalesi’ne oldukça yakındır. Eğer bu bölgeye giderseniz hem Adam Kayalar’ı hem de Kızkalesi’ni kısa zaman diliminde görmeniz mümkündür.

Mersin Marina

Marina_Marina-Genel_311925.JPG

Adnan Menderes Bulvarı üzerinde sahil şeridinin merkezinde yer alan Mersin Marina, toplam 1.000 yat bağlama kapasitesine sahiptir. Yat sahiplerinin birçok ihtiyacını cömertçe karşılayan marina, aynı zamanda Mersin halkının popüler buluşma noktaları arasındadır. Marina 2017 yılında Mavi Bayrak ödülü almıştır. Mavi bayrak ise Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’nın belli kriterlere sahip plaj ve marinalara verdiği ödüldür. Muhteşem manzarası ve her lezzete hitap eden restoranlarıyla gençliğin uğrak mekânıdır. Lüks restoranları, giyim mağazaları ile canlılığını her mevsim korumaktadır. Marina’nın geniş de bir otoparkı vardır. Eğer ki siz de buraya aracınız ile gelmeyi tercih ederseniz aracınızı kolayca park edebilirsiniz. Akşam ise deniz manzaralı restoranlarda canlı müzik eşliğinde yemek yiyebileceğiniz mekânlar bulunmaktadır.

Tarsus Müzesi

tarsus-2830175_960_720.jpg

1966 yılında restorasyonu yapılan Kubat Paşa Medresesi, 1971 yılında müze haline getirilerek ziyarete açılmıştır. Medrese’nin uzun süre ev sahipliği yaptığı Tarsus Müzesi 1998 yılında bugünkü binasına taşınmıştır. Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan müze etnografik ve arkeolojik eserlerin sergilendiği iki büyük salona sahiptir. Çukurova kültürünün önemli bir parçası olan Tarsus ve yöresine ait eserler sergilenmektedir. Müzede bölgede yaşayan halkın sosyal, kültürel, dinsel ve felsefi yaşantılarını bugüne yansıtan müzede Osmanlı dönemine ait savaş eserleri, tüfekler, tabancalar ve kılıçlar da yer almaktadır. Arkeolojik eserler bölümünde Mersin ve bölgesinde bugüne kadar yapılan kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan çeşitli mutfak kapları, mermerler, mozaikler, altın yüzükler ve küpeler gibi eserler yer almaktadır. Müzede ayrıca MÖ 5. yüzyıldan günümüze kadar olan döneme ait sikke koleksiyonu bulunmaktadır. Müze girişi ücretsiz olup, yaz aylarında 09.00-19.00 saatleri arasında, kış aylarında ise 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaretçilere açıktır.

Eshab-ı Kehf Mağarası

Mersin’in Tarsus ilçesine 14 kilometre uzakta bulunan Eshab-ı Kehf Mağarası, Müslüman ve Hristiyanlarca kutsal sayılır. Bir efsaneye göre, Putperestliği reddeden 7 genç arkadaş, Hristiyan dinine mensupturlar. Putperestliği inkârından dolayı dönemin hükümdarının karşısına çıkarılırlar ve putperestliğe dönmeleri emredilir, aksi durumda öldürüleceklerdir. Ölümden kurtulmak için bu mağaraya sığınan 7 arkadaşa, Allah tarafından kendilerine 300 yıl süren uyku verilmiştir. İlk uyanan şehre yemek almak için indiğinde elindeki eski para ile yakalanır ve parayı buldukları yere götürülür. Mağaraya gelenler 7 yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemişlerdir. Bu nedenle burası Yedi Uyurlar Mağarası olarak da adlandırılır.

Kız Kalesi

Tarihi adı Korykos olan Kız Kalesi, Mersin’de yer alan önemli bir turizm merkezidir. Ünlü tarihçi Herodotos’a göre yerleşim, Korykos adında Kıbrıslı bir prens tarafından kurulmuştur. Tarihsel süreç içerisinde Selevkoslar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Ermeniler, Fransızlar, Karamanlılar ve Osmanlıların hâkim olduğu Kız Kalesi köyünün tarihi MÖ 4. yüzyıla kadar gitmektedir. Kalenin yapımı ise burada yer alan bir yazıttan öğrenildiğine göre 1199 yılına dayanmaktadır. I. Leon tarafından yaptırılmış olan kale, Strabon’un bahsettiğine göre Roma Dönemi’nde korsanların kullandığı bir barınak olmuştur.

Kız Kalesi, MÖ 80 yılında Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir. MÖ 20 yılına gelindiğinde ise Kapadokya kralı Arkhelaos’un eline geçen kent, Roma ve Bizans yönetimleri altında önemli bir liman olma işlevi görmüştür. 6. yüzyılda Antakya patrikliğine bağlı Tarsus’un bünyesinde yer alan tarihî adı ile Korykos, Tarsus’un bir piskoposluğu olmuştur. Yerleşim 7. yüzyılın başında Sasanilerin, aynı yüzyılın sonunda ise Arapların eline geçmiş; 9 ve 10. yüzyıllarda Seleukeia Pieria şehrinin bir parçası olmuştur.

Devamını Oku

Soli Pompeiopolis Antik Kenti

Mersin’in Mezitli ilçesinde yer alan Soli Pompeiopolis Antik Kenti, birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. MÖ 8-7. yüzyılda Kıbrıs’tan Anadolu’ya geçen Rodoslu sömürgeciler tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Dönemin önemli liman kentlerinden olan Soli, MÖ 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun eline geçti. Komutan Pompei’nin adı dolayısıyla Soli Pompeiopolis olarak anıldı. Bu kent tarihin her döneminde canlılığını korumuştur. Günümüzde Soli Antik Kenti’nin çevresi yerleşim alanları ile dolmuştur. Kentin en çok ilgi çeken yerlerinden biri olmaya başlayan Soli Pompeiopolis, büyüleyici havası ile fotoğraf tutkunlarına ev sahipliği yapmaya başlamıştır.

Mersin Arkeoloji Müzesi

214518,2-6jpg.png

Mersin’in tarihini kapsamlı bir şekilde görmek isteyen ziyaretçilerin uzun vakitler geçirdiği müzedir. Kentin dört bir yanından gelen arkeolojik ve etnografik eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Şehir merkezinde olması ve kolay ulaşıma sahip olması ziyaretçi sayısını oldukça yükseltmektedir. Müzeye gelen ziyaretçiler, giriş katındaki zaman tünelinde tarihî bir yolculuğa çıkacak, kronolojik sergi salonunda uygarlıkların her alanda nasıl gelişip neler yapabildiklerini izleyebileceklerdir. Pazartesi tüm gün, dini bayramların ise birinci günü öğlene kadar kapalı, diğer günlerde mesai saatleri içerisinde ziyarete açıktır.

Mamure Kalesi

Türkiye’nin belki de en ihtişamlı kalelerinden biri olan Mamure Kalesi Mersin şehrinin Anamur ilçesinin 6 kilometre güneydoğusunda, Bozdoğan köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Sahil kıyısında kayalıklar üzerinde yer alan Mamure Kalesi güzel görünümünün yanı sıra 1.500 yıl geriye uzanan tarihi ile de ziyaretçilerini büyülüyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan, 1960’lı yıllarda Cüneyt Arkın’ın film çekip surlarından atladığı Mamure Kalesi’ni gezi listenize mutlaka ekleyin.

Mamure Kalesi Hakkında Bilgi

Tarihi 1.500 yıl öncesine kadar giden Mamure Kalesi Akdeniz kıyısındaki ihtişamlı görünümü ile dikkat çekmektedir. Türkiye’nin en büyük kalelerinden biri olan Mamure Kalesi 23.500 metrekarelik bir alana yayıldığından oldukça ihtişamlı bir görünüme de sahiptir.

Devamını Oku

Anamurium Antik Kenti

58ca7a97e50aa927c089f684.jpg

Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan Antik Kent, birçok medeniyete konukseverlik etmiş bir şehirdir. Anadolu’nun en güney noktasında bulunan antik şehir, MÖ 4. yüzyıllarda kurulduğu öngörülmektedir. Anamur ilçesinin de isim kaynağı olan kent, bugün denize girilmeye, piknik yapılmaya olanak sağlayan yerler arasındadır. Kentte birçok yapı bozulmadan varlıklarını sürdürmektedirler. Kent içerisinde su kemerleri, tiyatro, odeon, hamam ve mozaikler ile ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Alahan Manastırı


 

Mersin’in Mut ilçesinde bulunan Alahan Manastırı, Toroslar’ın yamacında, Göksü’ya karşı konuşlanmış ve MS 4. ve 6. yüzyıllar arasında Hristiyanlar tarafından yoğun olarak kullanılan Hac merkezi olduğu düşünülmektedir. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde bahsettiği Alahan Manastırı için “Ustasının elinden yeni çıkmış gibi duruyor” ifadesi bize, döneminde iyi muhafaza edildiği bilgisini vermektedir. Manastır’a Karaman ilinden de ulaşım mümkündür. Restorasyonu devam eden manastıra ulaşım araçlar ile sağlanırken dağ yollarının tehlikeli olması nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Manastırın batı tarafındaki girişinde aralarında Cebrail ve Mikail’in de bulunduğu birkaç melek tasviri dikkat çekmektedir. 2 kilisesi olan Manastır’ın bir kilisesi tahrip olmuş, diğer kilisesi ise hala ayakta ziyaretçilerini beklemektedir. Alahan Manastırı özellikleri bakımından 2000 yılından beri Dünya Kültür Mirası Adayları Listesi’nde yer almaktadır; Türkiye listesindeki yeri ise 12. sıradır.

Alahan Manastırı Hakkında Kısa Bilgi
Devamını Oku

Yerköprü Şelalesi

Yerköprü Şelalesi Mersin’in Mut ilçesinde yer alan bir doğal güzelliktir. Ayrıca aynı adı taşıyan bir şelale de Konya il sınırlarında vardır. 2011 senesinde tabiat anıtı olarak tescillenen doğal güzellik bir kartpostal görünümündedir. Şelale Mut ilçesine yaklaşık olarak 35 kilometre mesafede bulunur. Harika manzarası ve huzur dolu atmosferi ile yerli ve yabancı turistleri kendine hayran bırakmayın başaran Yerköprü Şelalesi, doğa ile iç içe bir yer arayışınız varsa tercih edebileceğiniz yerlerden.

Yerköprü Şelalesi Hakkında Bilgi

Yerköprü Şelalesi, Mersin’de kolayca ulaşılabilen Mut ilçesine yaklaşık olarak 33 kilometre mesafede konumlanır. Doğal anıt olarak kabul edilen bu doğa harikası şelale, çok sarp ve yabanıl bir doğa içerisindedir. Ortalama 29 metre yükseklikten aşağıya dökülen Yerköprü şelalesinin döküldüğü yerin arkasında ayrıca bir göl ve bir de mağara bulunur. Temiz doğası sayesinde şelalenin suyu oldukça temiz ve berraktır. Dağ bisikleti, doğa ve dağ yürüyüşü, kamp gibi etkinliklerinizi şelalenin çevresinde yapabilirsiniz.

Devamını Oku

Tarsus Şelalesi

Çukurova deltasını oluşturan ırmaklardan biri olan Berdan Irmağı, Toroslardan doğarak Mersin’in doğusunda 5 metre yükseklikten aşağı dökülür ve Tarsus Şelalesi’ni oluşturur. Roma döneminde şelalenin bulunduğu alan mezarlık olarak kullanılmakta olup zaman içinde nehrin genişlemesi ile tahrip olmuştur. Tarsus Şelalesi kış ve bahar aylarında Toroslarda eriyen karlar sonucu en yoğun debisine ulaşmaktadır. Günümüzde şelale çevresi özellikle yaz aylarında tercih edilen bir mesire yeridir. Özellikle gün batımında harika bir manzaraya sahip olan bu alanda restoran, çay bahçesi ve köprüler bulunmaktadır. 

Tarsus Çayı, Araplar tarafından soğuk su anlamına gelen El Baradan adıyla anılmıştır. Zamanla ismi Berdan Nehrine dönüşen akarsu, Tarsus şehir merkezine 2 kilometre uzaklıkta Tarsus Şelalesi’ni oluşturur. Berdan Nehri toplam 142 kilometre uzunlukta olup Bolkar Dağları’ndan beslenir. Şehrin kurulmasında önemli bir yere sahip olan nehir, Çukurova’dan Akdeniz’e dökülür.

Devamını Oku

St. Paul Kilisesi

Aziz Pavlus Kilisesi olarak anılan St. Paul Kilisesi Mersin şehrinin Tarsus ilçesinde yer almaktadır. St. Paul kuyusu da bu bölgede yer almakla beraber, kilise ve çevresi UNESCO Dünya Mirası Listesi adayıdır. İncil kitabında “Müjdeleyici” olarak adı geçen St. Paul, Hıristiyan âlemi için önemli bir isimdir. Tam da bu sebepten St. Paul Kilisesi anıt müzesi ve St. Paul kuyusu her yıl binlerce Hristiyan tarafından ziyaret edilmektedir.

St. Paul Kilisesi

St. Paul Kilisesi Hakkında Kısa Bilgi 
Devamını Oku