Azerbaycan Gezisi: Bakü

10 Eylül ile 22 Eylül 2012 arası Azerbaycan ve Gürcistan gezisi yaptım. Azerbaycan’dan trenle Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e oradan da otobüsle Batum’a ve oradan da İstanbul aktarmalı uçakla Ankara’mıza geri döndüm. Gürcistan’a bu üçüncü gidişim ama kardeş ve dost Azerbaycan’a ilk gidişim oldu.

Gence'de Hükümet Binası


Gence Cuma Mescidi

Onca yurtdışı gezisi yaparken ırkdaş, dost ve kardeş bildiğimiz, “İki Dövlet, Bir Millet” (Devlet’i Azerilerin dediği gibi bilerek yazdım) dediğimiz komşumuza ve kardeşlerimize gitmemek olmazdı. O vazifeyi yerine getirmiş olduk.

Size salam (Azeriler selama salam diyorlar) getirmişem. Gezim sırasında edindiğim izlenim; hakikaten Azeriler halk olarak Türkleri kardeş olarak görüyorlar. Türklere karşı büyük bir muhabbetleri var. Gerçi Azeri liderleri (rahmetli Ebulfez Elçibey hariç) Türkiye’ye karşı biraz mesafeli olsalar dahi halk olarak büyük bir sevgi ve hasret dile getiriliyor.

Azerbaycan’da rehbersiz rahatça gezme ve anlaşma imkânı var. Her ikisi de Türkçe olmasına karşılık zamanla ortaya çıkan lehçe farklılığından dolayı bazen garipsenecek ve hatta anlaşılamayacak kelimeler olsa dahi yine de meramınızı anlatabiliyorsunuz. Aşağıda ilginç kelime ve cümlelerden birkaçını görebilirsiniz.

Azerbaycan gezim ikinci büyük şehir olan Gence’den başladı, Bakü ve Sumgayıt ile devam etti. Sonra Gürcistan, Tiflis ve Batum ile de sona erdi.


Bakü - İçeri Şeher


Şirvanşahlar Sarayı bahçesindeki Antika Top ve Mancınık


Şirvanşahlar Sarayı Müzesi

Azerbaycan’daki izlenimim ülkenin bir Müslüman ülkesi olmasına karşılık, bir Müslüman ülkesi izlenimi vermiyor. Şöyle ki daha önceki tespitlerimden de bildiğim gibi Gence’de iki adet cami veya mescit var. Ama ne caminin yerini bilen var, ne ezan sesi var. O bölgede görev yapan polis bile Cuma Camisi veya Mescidi’ni gösteremedi. Bir haftada tüm Azerbaycan’da Şiilerin okumuş olduğu değişik ezanı saymazsak ezan sesi duymadım.  


İçeri Şeher'deki Minyatür Kitap Müzesi


İçeri Şeher'deki tarihi binalar


İçeri Şeher yanındaki tarihi kule


Üstü açılabilen, hem Sünni hem de Şiilerin ortak kullandığı Ejder Bey Camii

Yukarıda da belirttiğim gibi Azerbaycan’da Şii nüfus hayli fazla. Sünniler ya azınlıkta veya dini vecibelerini yerine getirmede ve haklarını aramada acizler. Zaten camilerin büyük bir kısmı ya kapalı veya tamirde diyorlar. Açık cami bulmak mesele.

Mesela Bakü’de uzaktan görerek tesadüfen bulduğum Ejder Bey Camii’nde hem Sünniler hem de Şiiler birlikte ibadet yapıyorlar. Yani camiyi birlikte kullanıyorlar. Ama Sünniler caminin içinde ezan okurken Şiiler minareden sesli ezan okuyorlar. Hem Şii imamla (onların deyişiyle Müdürle) hem de Sünni imamla sohbet ettim. Hatta tabir doğruysa çattım.

Çatmamın sebebi hem camiye girerken görüntü almama engel olmak istedikleri için ve hem de Azerbaycan’daki Müslümanların durumu içindi. Görüntü konusu açılmışken söyleyeyim. Araştırmalarımdan da öğrenmiştim ki Azerbaycan’da bir turistin görüntü almasına polis pek müsaade etmiyor. İlk müdahale de polisten gelmedi ama onların deyişiyle Camii Müdürü’nden geldi. Görüntü alırken biri yanıma gelerek Müdür’ün kızdığını çekim yapmamamı istedi. Sonra Müdür’ün yanına giderek ne mahzuru olduğunu sordum. O da benim ne maksatla çektiğimi dost mu, düşman mı olduğumu bilmediğinden karıştığını söyledi. Ben de burası Allah’ın evi, sen Allah’ın evine ne hakla karışıyorsun dedikten ve Türk olduğumu da anladıktan sonra ahbap olduk. Sohbet ettik. Çay ısmarlamak istedi. Ben de Azerbaycan’daki Müslümanlıktan ve camide okunan biri içeride biri minareden okunmak üzere iki ezandan ve genelde de ezan sesi duymamaktan şikâyet ederek epey konuştuk. Ama gözlemlediğim kadarıyla bilhassa Sünni imamın çekinerek ve korkarak konuştuğunu gördüm fazla derine inmeden konuyu noktaladım.

Azerbaycan’ın para birimi Manat. Bir Manat 1,27 dolar civarında ve hatta 1 Euro’ya yakın. Manat, dolardan daha değerli olan ender paralardan biri. Bizim 2,7 TL’miz onların 1 Manat’ı. Azerbaycan’da ulaşım ucuz. Şehir içi dolmuş, otobüs ve metro 0,20 kepik yani kuruş. Bizim paramızla 40 kuruş. Gence Bakü arası otobüsle 346 km (onların deyişiyle Avtobüsle) 6 Manat. Yani 12 TL.


Bakü'nün simge binalarının gece ışıklandırılmış görünümü


Bakü'nün simge binalarının gündüz görünümü

Giyim ve gıda hemen hemen bizdeki gibi. Otel ücretleri biraz pahalı. Oda yeterli miktarda otel olmamasından ve rekabetin gelişmemesinden olsa gerek. Ama Bakü’nün bir kısmı hariç geri kalan tarafı fakir ve gelişmemiş. Bakü’nün bilhassa İçeri Şeher dedikleri kesim ve sahil civarı Nişantaşı’nı ve Paris’i aratmayacak şekilde hem modern hem temiz ve bakımlı. Bakü’de büyük bir yapılaşma var. Ama çarpık bir yapılaşma. Tek katlı binaların yanında 15-20-30 katlı devasa binalar dikiliyor ama ne o yapıya göre yol ve ne de çevre düzenlemesi var. İç içe bir yapı oluşuyor. İleride çok sıkıntı doğurur.

Bakü’nün İçeri Şeher dediğim yeri; eskiden kalma surlar içinde olan ve bünyesinde Şirvanşah Sarayı’nı, Gız Galası (Kız Kalesi)’nı, kervansarayları, müzeleri, hamam ve eski yapıları barındıran bir bölge. En turistik ve görülmesi gereken yerler burada bulunuyor.

Ayrıca İçeri Şehrin yakınında içerisinde 25 Mayıs -17 Kasım 1918 tarihleri arasında yapılan Eyüp Paşa komutasındaki Kafkas harekâtı sırasında Azerbaycan, Dağıstan ve Karadağ’ın fethi ile ilgili Türkiye’nin yaptırdığı anıtı da barındıran ve Sovyetlerin dağılması sırasında Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine 20 Ocak 1990 gecesi Ruslar tarafından şehit edilen şahıslara ait mezarları da barındıran Şehitler Parkı var.


Şehitler Parkı’na tırmanan tramvay

Bu şehitler parkının ve İçeri Şehrin az aşağısı zaten sahil şeridi. Bu sahil şeridinde güzel parklar, yürüyüş alanları ve kafeler var. Akşam olunca büyük bir kalabalık bu sahilde gezinti yapmakta…


Şehitler Parkı’ndaki Türk Anıtı

Gitmek isteyenlere; 28 Mayıs denen yer şehrin hem göbeği hem tren garı (Vağzal) hem otobüs ve hem de metro aktarma istasyonunun olduğu yer. 28 Mayıs’tan 90 numaralı otobüsle Yeni Avtoağzal (Şehirler arası otobüs terminali)’a gitme imkânı var. Ben gitmeden araştırmıştım. 28 Mayıs aktarma metrosunun az yukarısında Mirali Gaşgay Küçesi (Sokağı) 28 numarada, Afcom Plaza’nın yanındaki 3 yıldızlı Avand Otel’e yerleştim. Burası olmazsa genelde otellerin yoğun olduğu İçeri Şeher bölgesindeki otellere gidecektim. İyi ki Avand Oteli tercih etmişim. Hem merkezi yerde ulaşım imkânı bol ve hem de temiz ve güzel bir otel. Personeli çok nazik ve candan. Sabah kahvaltısı dâhil tek kişilik oda 50 Manat, çift kişilik oda 60 Manat. Yani 100 ve 120 TL. Bir sabah kahvaltısı var ki ben açık büfe hariç böyle zengin bir kahvaltı veren otel görmedim. Altında ateş yakacak şekilde cam sürahide gelen çayın yanında bolca ekmek, 2 yumurta, 2 sosis, meyveli yoğurt, beyaz ve kaşar peynir, zeytin, reçel, kaymak ve tereyağı veriyorlar. Hepsini yemek imkânsız. Söyleyecektim bu kadar vermeyin ziyan oluyor diye. Başkasının ekmeğine mani olurum düşüncesiyle söylemedim. Gence’ye gitmek isteyenlere de Şah İsmail Caddesi (Prospekti)’nde, şehrin en merkezi yerinde tarihi bir yapıda hizmet veren Gence Oteli tavsiye ederim.

Azerbaycan’da tek bardak çay içmek adeta imkânsız. Çay istediğinizde size porselen çaydanlıkta biraz da açık olan 6-8 bardaklık 1,5-2 Manat civarında olan bir çaydanlık geliyor.


2012 Eurovision Binası


Şehitler Parkı’ndan şehrin genel görünümü


Kıyı şeridindeki park ve yürüyüş alanı


Sahil şeridindeki parkın içinde kano gezintisi   

Bakü’ye yaklaşık 30 km mesafedeki Sumgayıt’e gittim. Otobüsten indim. Şehrin girişinde bir park gördüm çekim yaptım ve kameram elimde yürümeye başladım. Daha 20 adım atmamışken bir polis ekip arabası durdu. İçinden 2 polis indi. O andaki şaşkınlıktan nece konuştuklarını anlamadığım ama kimliğimi istediklerini sandığım sırada kimliği çıkarırken “Ne oldu?” diye sordum. Türkçe konuştuğumu görünce “Türk müsün” dediler. Evet dedim. Tamam kimlik kalsın, “neden çekim yapıyordun” diye sordu. Ben de “Buraya gezmeye geldim. Parkı ve şehrin girişini çekmek istedim. Ne var bunda” deyince, “Ne amaçla çekildiğini, dost ve düşmanın olabileceğini” söyledi. Ben de oluşan samimiyetten cesaretle “bu yapılanın yanlış olduğunu, benim bir askeri tesisi veya gizli bir hükümet binasını çekmediğimi, sadece anı kalması, eş ve dosta göstermek amacıyla çekim yaptığımı, bu hareketin tüm turistlerin davranışı olduğunu, bu uygulamanın turisti caydıracağını, turizmi engelleyeceğini ve gerekli makamlara bunu izah etmelerini” söyledim. Dostça ayrıldık. Haberiniz olsun. Azerbaycan’a giderken bu gibi şeyler başınıza gelebilir.


Kıyı şeridindeki park

Bakü’den eski Sovyet şehirlerine, yani bugünkü bağımsız devletlerin başkentlerine tren seferleri var. İnternette hızlı tren deniyor ama maalesef 50 km’yi geçmeyen 563 km’lik Bakü-Tiflis arasını 18 saatte alabilen ama bir kompartımanı en fazla dört kişinin paylaştığı, herkesin yatabilmesi için gerekli yer, çarşaf, pike, yastık kılıfı ve havlunun verildiği trenler hizmet ediyor. Belki otobüsle gitmek daha hızlı olabilir ama hem güvenli seyahat ve hem de bizde olduğu gibi yol güzergâhında düzenli ve bakımlı dinlenme istasyonlarının olmadığı düşünüldüğünde yine de trenle seyahat daha cazip. Bakü-Tiflis dört kişilik kompartımanda adam başı 30 Manat (60 TL), 2 kişilik kompartımanda adam başı 55 Manat (110 TL)’tır.

Şimdi size Azerbaycan Türkçesiyle bazı kelime ve cümleler sunarak yazımı bağlamak istiyorum.

Anladım: Başa düştüm.
Bunun fiyatı nedir?: Bu neçedir?
Doğru konuş: Düz danış
Durun burada ineceğim: Saklayın düşecek var.
Ekmek: Çörek
Araba: Maşın
Otobüs: Avtobüs
Otobüs terminali: Avtoağzal
Tren istasyonu: Vağzal, Demiryolu Vağzalı
Altın: Kızıl (Qızıl)
Küçük: Kiçik 
Sokak: Küçe
Saat 3’ü 10 geçiyor: Saat 4’e 10 işleyip
Bekar: Subay
İyi: Yahşi
Şirniyyat: Tatlı
Saklamak: Durmak, Park etmek
Qadağan: Yasak
İyi yolculuklar: Yahşi yol
Döviz: Valyuta
Döviz Bürosu: Valyuta Mıntıqası
Dövizi nerede bozabilirim?: Valyutayı harada deyişebilirim?
Kaybolan eşyalardan sürücü mesul değil: İten eşyalara sürücü cevabdeh deyil
Kiralık ve Satılık Gelinlik: Gelinlik donlarının kiraya ve satışı
2. dakikadan sonra ücretsiz konuş: 2-ci daqiqadan sonra pulsuz danış
İşe girerken sigorta yaptırın: İşe qabul olarken emek muğavilesin talep edin
Buraya park etmek yasaktır: Burada maşın saqlamak qadağandır
Metro istasyonlarında duyacağınız anonslar:
Kapılar bağlanır: Kapılar kapanıyorSon durakta söylenen: Son Stenisyadır. Vagonları terk edin. Vagonlardan düşerken eşyalarınızı unutmayın.

Etiketler

Fetullah İnam

Yazar Hakkında

Fetullah İnam

1954 Bitlis-Tatvan doğumluyum. 1966'dan beri Ankara'da ikamet etmekteyim. Üniversite mezunu olarak halen Yazarlık yapmaktayım.