Doğu'da Bir Batılı: Hong Kong Adası

“Doğuda bir Batılı”, Hong Kong’a çok yakışan bir tanımlama. Birbirine köprü ve tünellerle bağlanmış adalar üzerine kurulmuş bir yerleşim Hong Kong. En önemli yerleri; Hong Kong adası, Lantau adası ve anakaraya bağlı olan Kowloon yarımadası olsa da toplam 235 adadan meydana gelmiştir. Oldukça dağlık bir araziye sahip olan bölgede gördüğünüz düz alanların neredeyse tamamı sonradan doldurulmuş zemin. Yüzölçümü 1.104 km² olan ülkenin nüfusu yaklaşık 7,2 milyon. Nüfusun büyük bölümü Hong Kong ve Kowloon yarımadasında yaşıyor. Kilometrekare başına 1108 kişi düşüyor. Bu özelliği ile dünyadaki nüfus yoğunluğu en fazla olan 27. şehir.

Hong Kong, 1842 yılında Nanking Antlaşması ile Çinlilerden İngilizlere geçer. Ancak 24 Aralık 1941 tarihinde 2. Dünya Savaşı sırasında Hong Kong, Japonların yönetimine geçer. Ancak Japonların elinde fazla uzun kalmaz 1945 senesinde yeniden Britanyalıların egemenliğine girer. 1949'da Birleşik Krallık Çin bir devlet olarak tanıması ardından Hong Kong’daki ekonomik hayat daha da gelişmeye başlar.  1 Temmuz 1997’de yapılan anlaşma ile İngilizlerin bölgeden çekilmesi ile Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi haline gelir. Çin’e giderken vize almanız gerekiyor. Ancak Hong Kong, Türk vatandaşlarından vize istemiyor. 
Hong Kong’un kendine has bir hukuk sistemi, yönetim biçimi ve para birimi var. Para birimi Hong Kong Doları (HKD). 100 HKD yaklaşık 30 TL civarında.
 
İstanbul-Hong Kong arası direkt uçuş var ve hava şartlarına göre yol yaklaşık 9,5-10,5 saat sürüyor. Türkiye ile saat farkı ise 6. Yani Hong Kong bize göre 6 saat ileride. Hong Kong Uluslararası Havalimanı, Lantau adasında yer alıyor. Havaalanından Hong Kong adasının merkezi Central’e metro ya da hızlı tren ile yaklaşık 25 dakikada ulaşmak mümkün. Kentteki otobüslerin çoğu ve tramvayların hepsi iki katlı.

Hong Kongluların kökeni Çin ancak Çin halkına göre daha medeni ve cana yakınlar. Çinliler Hong Konglulara göre daha kaba bir millet. Hong Konglular kendilerine Çinli denmesine çok kızıyorlar. Biz Hong Kongluyuz diyorlar.

Dilleri ve mutfakları da farklı. Mesela Çin’de Mandarin şivesi kullanılıyor ama Hong Kong’da Kantonca kullanılıyor. Çin’de Çin mutfağı hâkim ama Hong Kong’un yerel mutfağı Kanton. Kanton mutfağındaki en önemli özellik; tazelik ve bu mutfakta hiçbir hayvan eti yasak değil. O nedenle dikkatli olmak gerek. Çayı ise çok sıcak değil ılık içiyorlar. Özellikle tükettikleri çay; yeşil çay ve yasemin çayı.
 
Asya’nın en önemli turizm merkezlerinden biri olmasının yanı sıra en büyük serbest pazarıdır. Yine aynı şekilde Asya’nın en işlek limanı da Hong Kong’dadır. Havaalanından kent merkezine giderken limandaki konteynırların çokluğu bunun en güzel kanıtı. Liman çok işlek olduğundan maalesef ki bu bölgede deniz oldukça kirli.

Hong Kong’da bu kadar kalabalık bir nüfus olmasına rağmen yine de trafik sıkışıklığı beklediğimden azdı. Tren ve metro ağını çok güzel ve düzenli kurmuşlar. Adalar arası ulaşımda köprüler üzerinden de giden trenler var, deniz altındaki tünel içinden gidenler de… Toplu taşıma çok ucuz değil. Her bir biniş 5-7 TL civarında. Taksiler ise Türkiye ile kıyaslandığında oldukça ucuz. Özellikle kısa mesafede taksiler avantajlı. Ancak taksiye binerken dikkat etmek gerek. Çünkü taksilerin gittiği bölgeler renklerine göre değişiyor. Mesela mavi taksiler Lantau Adası'na, yeşil taksiler Yeni Bölge'ye çalışıyor. Ama mavi taksiye binip yeni bölgeye gitmek isterseniz bu yasak, gidemezsiniz. Bir de kırmızı renk taksiler var ki bunlarla her yere gidebilirsiniz. Bu arada trafik bize göre ters.

Hong Kong, diğer Asya kentlerinden çok farklı. Ben biraz Singapur’a benzettim. Singapur da aynı Hong Kong gibi gelişmiş ve daha kozmopolit. Asya’daki tek şehir devletlerinin ortak özelliği sanki bu.

Halkın çoğu Budist ama Müslüman, Hindu, Musevi, Hristiyan ve Taoist de yadsınamayacak düzeyde. Yurtdışından buraya gelip çalışan çok sayıda farklı ülke vatandaşı var. Bu da burada ki kültürel zenginliği arttıran bir diğer unsur.
 
Hong Kong’un 3 önemli adası var demiştim. Bunlardan Hong Kong adası ülkenin finans, ekonomi ve ticaret merkezi; Kowloon yarımadası ülkenin turistik ve eğlence merkezi; Lantau Adası ise Büyük Buddha heykelinin ev sahibi.
 
En kalabalık 2 bölge Hong Kong ve Kowloon. Hong Kong’da konaklarsanız Central limanından Kowloon’a StarFerry adı verilen vapurlarla 6-7 dakikada geçebilirsiniz. Bu biraz bizdeki Beşiktaş-Üsküdar motorlarına benziyor.

Hong Kong’da halk hep bir koşuşturma içinde. Ülkede özellikle Hong Kong ve Kowloon adası 24 saat yaşıyor. Her yer her saat çok kalabalık. Hong Kong Türkiye ile kıyaslandığında oldukça pahalı. Mesela ortalama bir evin kirası 2000 $ civarında. Güzel bir akşam yemeği kişi başı yaklaşık 40-45 $. Bir bardak kahve 4$ civarında. Burası iş, finans ve fuar merkezi olduğundan Hong Kong merkezindeki oteller de bir hayli pahalı. Otel odaları metrekare olarak çok küçük. Yani burada metrekare başına ödediğiniz konaklama ücreti çok yüksek.
 
Ben ilk Hong Kong’a gidişimde Central’da kalmıştım. İkinci gidişimde ise Wan Chai bölgesinde kaldım. Bakalım üçüncü Hong Kong gezisi ne zaman olacak : )
 
Bunların dışında diğer oteller hakkında birkaç bilgi vermek gerekirse, Hong Kong’’da otel seçimi şehrin imkanlarına, turistik mekanlarına ve ulaşım ağlarına göre oldukça önemli. Bu çerçeve de otel önerilerinde bulunmak gerekirse, Tsim Sha Tsui'de yer almakta olan B P International uygun bir seçim olacaktır. Şehir merkezinin bütün imkanlarını kullanabileceğiniz bir konumda olan otel Jade Market ve Temple Street’e de yürüme mesafesinde bulunuyor. Ayrıca burası Hong Kong’un en önemli alıuşveriş bölgesi olarak biliniyor. Bu otele alternatif olarsak ise yine şehir merkezinde bulunan Largos Hotel’i de düşünebilirsiniz. Otelin etrafında birçok mağaza, restoran ve eğlence mekanı bulunuyor. Eğer bütçeniz kısıtlıysa ve ekonomik bir konaklamadan yanaysanız, Evergreen Hotel oteli gayet ekonomik fırsatlar sunan bir otel. Hong Kong’da ki diğer otel seçenekleri için isterseniz buradan booking.com’a girebilir ve rezervasyon yapabilirsiniz.

Hong Kong adasının karakteri genel olarak insanların yaşadığı değil çalıştığı yer. Burası alışveriş merkezleri ve gökdelenler ile donatılmış dikey bir yerleşim yeri. Gökdelen sayısı özellikle 1980’li yıllar sonrasında çok artmış.

Pek çok gökdelen ise farklı mimarisi ile ülkeyi güzelleştirme yarışında.

Hong Kong adasına tepeden ya da Kowloon tarafından bakarsanız Manhattan’ı anımsatacaktır. Özellikle de akşam saatlerinde.

Hatta şehirde yapmanız gereken en önemli aktivitelerden biri Kowloon tarafında Star yolundan Hong Kong adasındaki gökdelenler üzerinde yapılan ışık oyununu izlemek. Buna Symphony of Lights diyorlar ve her gün saat 20.00’de başlayıp 15 dakika sürüyor.
 
Hong Kong’da gezilecek yerlerin başında "The Peak"  geliyor.

Burası Hong Kong’a gelen her turistin olmazsa olmazı.  Deniz seviyesinden 551 metre yükseklikte yer alan ve aynı zamanda tüm ülkenin en yüksek yeri olan Victoria Tepesi’ne tarihi Peak Tramvayı ile 15 dakika süren yolculuk ile çıkabilirsiniz. Tepeden manzara nefis. Tüm körfez, Victoria limanı, dev gökdelenler sanki ayağınızın altında.
 
Hong Kong’un göbeğinde yer alan zooloji ve botanik bahçesi ise kentin akciğeri gibi. Oldukça geniş bir alana yayılmış olan parkın içinde flamingodan kunduza, dev kaplumbağadan maymuna kadar pek çok çeşit hayvan ve bitki var.

Hong Kong, Asya'nın eğlence başkenti olarak bilinir. Gece hayatının en hareketli olduğu yerler; Soho, Lan Kwai Fong ve Admiralty bölgeleridir. Özellikle Lan Kwai Fong’da çok sayıda bar ve gece kulübü bulunmaktadır.

En kalabalık zamanları Cuma ve Cumartesi gecesi olan bölgede çok sayıda Avrupalı ile karşılaşabilirsiniz.  Hong Kong’da ve Hong Kong’a yakın olan Çin’in Schenzen kentinde çalışan expatların en popüler mekânları arasında bu bölge yer alır.

Ayrıca Soho bölgesi yakınlarındaki “Central – Mid Levels Escalator” denilen kentin yürüyen merdivenleri ile Merkezden epeyce yükseklere çıkabilirsiniz. Burası kent içinde ulaşımı kolaylaştırmak için gündüz iş saatlerinde yukarıdan aşağı, akşam saatlerinde ise aşağıdan yukarıya doğru çalışıyor. En başından en tepesine gitmek yaklaşık 40 dakika sürebiliyor.

Hong Kong’daki geniş kültürel çeşitlilik buradaki restoranlara da yansımış. Bir akşam Thai mutfağı yerken, bir sonraki gün Japon mutfağı deneyebilir, bir diğer gün ise Meksika mutfağı tadabilirsiniz.

Yapılabilecek bir diğer aktivite ise Hong Kong adasının güneyinde yer alan Aberdeen balıkçı köyünde tekne turu yapmak. Burası Hong Kong’un içinde ama daha otantik bir yer. Bazı balıkçılar halen teknelerinde uyuyup uyanıyorlar. Buradaki Jumbo restoran çok turistik olsa da görülmeye değer.
 Eğer Aberdeen’den doğuya doğru ilerlerseniz önce Güneydoğu Asya'nın en büyük deniz parklarından biri olan Ocean Park’a ulaşabilirsiniz. Buradaki dev akvaryumda köpekbalıklarının arasındaki tünelden yürüyebilirsiniz.  Ocean Park sonrası Hong Kong’un önemli plajlarından biri olan Repulse Koyu’na ulaşırsınız. Bu koyda yer alan plajlardan denize girebilir ya da çevredeki restoran ve kafelerde vakit geçirebilirsiniz.

Hong Kong’da dolaşmanın bir kolay u-yolu ise Big Bus denilen hop-on hop-off araçlara 2 ya da 3 günlük bilet almak. Bu araçlar ile şehrin her yerini adım adım gezebilirsiniz. Hatta isteyenler için sadece akşam saatlerinde Kowloon bölgesine sefer yapan araçlar da var. Bu araçların ilk kalkış noktası ise Central Pier.

Bu araçlar sayesinde bazen daha arada kalmış noktaları bile kaçırmıyorsunuz. Bölgede diğer görülebilecekler arasında İngilizler tarafından inşa edilmiş Western Market, Expo binası, Dünya Ticaret Merkezi, Man Mo mabedi gibi pek çok yer daha sayılabilir.

Hong Konh, Asya’nın en önemli alışveriş noktalarından biri olarak gösterilse ve sayısız alışveriş merkezine ev sahipliği yapsa da oldukça pahalı.  Cityplaza, Hong Kong'un en büyük alışveriş merkezi olarak gösterilebilir. Ayrıca özellikle Kowloon bölgesinde gece pazarları da çok yaygındır.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni