Osmanlı Şehri: Saraybosna

Bosna Hersek’in başkenti olan Saraybosna Balkanlardaki en güzel şehirlerin başında geliyor. Yakın geçmişte büyük acılar yaşayan bu ülke günümüzde yavaş yavaş toparlanmış durumda. Türkiye başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin son yıllarda yoğun ilgi gösterdiği şehirde birçok kültürü bir arada bulabilirsiniz. Son yılların en popüler turlarından olan Balkan turlarının vazgeçilmez şehirlerinden Saraybosna’da birçok önemli Osmanlı eseri bulmak mümkün. Gerçekten çok etkileyici bir lokasyon. Bu güzel şehirde geçirdiğim 2 geceyi şöylece anlatayım;

Pegasus'tan İstanbul-Saraybosna biletimizi 3 arkadas aldık. Saraybosna havalimanına indik. Pasaportuma bakan Bosna polisi, güzel bi jest yaptı. Merhaba dedi :) bi mutlu olarak girdik bu güzel şehre. Saraybosna havalimanından kolay kolay toplu taşıma bulunmuyor. 10 euro karşılığında şehir merkezine taksiyle gidebiliyorsunuz. 10 euro fazlasını vermeyin. taksimetre açılmıyor zaten.

Fakat merkezden önce biz havalimanı hemen arkasında bulunan tunnel'e gidiyoruz. 5 euro karşılığında havalimanından tünele gidiyoruz. Malum her savaşın bir anıtsal yapısı vardır. Genel olarak da savaşta ölenleri anmak, gelecek kuşaklara yaşananları aktarmak için bu tür yapılara ihtiyaç duyulur.

1990'larda Avrupa'nın ortasında Bosna Hersek'te yaşanan savaşın simgelerinden biri de ülkenin başkenti Saraybosna'da bulunan, savaşta yaklaşık 300 bin kişinin hayatta kalmasını sağlayan Yaşam Tüneli. Saraybosna'ya giden birçok turist, Yaşam Tüneli'ni de görmek istiyor. Binayı görünce kurşun izlerinden savaşı hissedersiniz. İçeriye giriş 3 euro. Girişte Abdi Yaşar adında birisi var. İsminden Türk olduğunu düşünebilrisiniz fakat Türkçesi yok. Bosna Hersek vatandaşı. Kendisinin Osmanlı Torunu olduğunu söyledi. Türklere bayılıyor diyebilirim.

Umut Tüneli, Saraybosna’da savaş döneminde önemli rol oynamış bir tünelin müzeye dönüştürülmüş halidir. Gıda, ilaç ve mühimmat sıkıntısı yaşanırken Bosna ve Saraybosna arasındaki bağlantı buradan kurulmuştur. Tünelin inşası devlet başkanı İzzetbegoviç ve kurulunun kararı ile başlatılmıştır. 1993 yılında başlayan tünel çalışması 4 ay sürmüştür ve 800 metrelik bir tünel inşa edilmiştir. 1,6 metre yüksekliğindeki tünelin inşasında askerler ve siviller birlikte görev yapmıştır. Havaalanı – Butmir arasındaki tünelden vagonlar yolu ile yardım getirilmiştir. Mücadele döneminde yaralı ve hastalar da bu tünelden geçirilmiştir. Saraybosna gezilecek yerler listesinde ilk sıralarda yer alan Umut Tüneli bir aile tarafından müzeye dönüştürülmüştür. Müze içerisinde mermi izleri, askeri teçhizat, fotoğraflar ve çeşitli belgeler görülebilir. Tünel ziyaretinizde 18 dakikalık bilgilendirici filmi izlemeniz tavsiye edilir.

Adres: Tüneli 1, Bosnia Herzegovia, Ziyaret Gün ve Saatleri: 09:00 – 18:00 arasında ziyaret edilebilir.

Tunnel

Tunnel'i ziyaret ettikten sonra, Bascarsı'ya gidiyoruz. Bosnaca bascarjıa olarak bilinir. Ama Türkçe bildiğimiz gibi söyleyebılırız. Başçarşı, Saraybosna'nın turistik kalbi. Osmanlı'yı burada iliklerinize kadar hissediyorsunuz gerçekten. Bosnalıların buluşma mekanıymış. Çok fazla restoran, kafe ve hediyelik eşya alınabilecek dükkanlar var burada. Biz önce otelimize yerleşelim diyerek Hotel Kod Keme'ye gidiyoruz. Gayet merkezde ve çok çok ucuz bir otel. 50 euro gibi bi fiyata 2 gece konaklayabiliyorsunuz. Buranın sahibi gerçek bir hanımefendi. Nermina Hanım. Her konuda yardımcı olan birisi kendisi. Otele yerleşip dışarı çıktığımızda ise önce Başçarşı'yı keşfediyoruz.


Başcarsija Sebil Meydanı

Hayran olunacak bir şehir gerçekten. Osmanlı şehrinde keşif yapıyoruz. Öncelikle şunu söylemek isterim. Gittiğim hiçbir ülke de Türklerin böyle sevildiğini görmedim. Türk olduğunuzu belirtin. Mutlaka ilgi alaka artıyor. Kendinizi özel hissediyorsunuz diyebilirim :) Gurbette mutlu ediyor insanı ne yalan söylim :)

Karnımız acıktı tabi. Her yer köfte kokuyor diyebilirim. Tabi bize göre köfte, onlar cevapcici diyorlar. Cevapcici dükkanlarından birine atıyoruz kendimizi. 7 euro'ya içecekle beraber Cevapcici'lerimizi yiyoruz. Cevapcici bildiğimiz köfte aslında yanında pide ve soğan veriyorlar. Çok lezzetli. Hemen efsanelerim arasında yerini aldı bu yiyecek :)

Hadi bide bi kahve içelim diyoruz. Bosna kahvesi denemek istedik. Biraz dibek kahvesine benziyor. İçimi hafif güzel. Saraybosna'da çok fazla konsept kafe var. Herkes kendi tarzını oluşturmuş diyebilirim. Birkaç tanesini fotoğraflarla anlatayım :)

Zlatna Ribica... Özgürlük ateşi yanan bir meydana sırtınızı verdiğinizde sağdaki ilk sokakta göreceksiniz. Her şeyiyle antika bi kafe. Sahipleri de 2 genç kız. Gayet orijinal bir mekan. Tavsiye ederim gidin bi çaylarını deneyin. Forumlarda okurken tuvaletlerini pek övdüler. Duramadım ihtiyacım olmasa da tuvaletine girdim. Tuvaleti göremedim desem yeridir. Dünyanın antika eşyası minnacık dükkana sığdırılmış. He ryer ayrı detay. Mutlaka görülmesi gerekir.

Cajdzinica Dzirlo-Tea House, burayı mutlaka ama mutlaka görün derim. Onlarca çayı var. 3 günlük Saraybosna seyahatimde, 4 kere gittik sanırım. Sahipleri de gayet eğlenceli sohbetleri keyifli insanlar... Biz 4 mevsim çayından denedik ve tadına bayıldık. Ortamda çok keyifli. Kesinlikle bu çay evine uğrayın derim. Bascarjıda Sebil'den karşıya geçtiğinizde sağdan çıkan bi yokuş var. Yokuşta hemen sağda.


Cajdzinica Dzirlo-Tea House

Bosna'da para birimi KM olarak geçiyor. Bosna Markı. Türk parasıyla neredeyse kafa kafaya bir para birimi. Bascarsı'da Türk parası bile bozdurabilirsiniz genellikle kabul ediyor dövizciler.

Latin Köprüsü, Milijacka Köprüsü üzerinde bulunan bir köprüdür. “Milijacka” “yavaş yavaş akan nehir” anlamındadır. Saraybosna’nın sembollerinden olan köprü, tarihi bir Osmanlı köprüsüdür. Latin Köprüsü dendiğinde akla gelen ilk şey I. Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak kabul edilen Avusturya Dükü Franz Ferdinand suikastının burada yaşanmış olmasıdır. Eşiyle birlikte şehri ziyarete gelen Ferdinand Latin Köprüsü üzerinde öldürülmüştür. Şehirdeki en eski köprülerden olan Latin Köprüsü Saraybosna gezilecek yerler listesinde ilk sıralarda yer alır. Şehir tarihinde köprünün varlığından ilk olarak 1541 yılında bahsedilmektedir. Köprü, 1791 yılında meydana gelen bir sel felaketinden sonra yenilenmiştir. Köprü trafiği nedeniyle yapıya sonradan sadece yayalara ayrılan kısımlar eklenmiştir.

Milli Kütüphane Saraybosna’da idari bina olarak inşa edilip sonrasında kütüphaneye dönüştürülen yapıdır. 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen yapı, 1949 yılında Milli Kütüphane’ye dönüştürülmüştür. 1992 yılında meydana gelen saldırı ve çatışmalar sonucunda yapının kendisi ve kitapların çoğu zarar görse de yenileme çalışmaları ile günümüzdeki haline dönüştürülmüştür. Latin Köprüsü yakınında bulunan Milli Kütüphane dünyaca ünlüdür ve Türk mimarisi ile inşa edilmiştir. Uzunca bir süre Belediye Binası olarak kullanılan bina, Franz Ferdinand’ın suikasttan kısa bir önce burada bir kokteyle katılmış olmasıyla da bilinir. Ferdinand geçit törenine buradan başlamıştır. Kütüphanenin ana salonunda düzenlenen geçici sergiler görülmeye değerdir.
Adres: Obala Kulina Bana, Bosnia Herzegovia, Ziyaret Gün ve Saatleri: Salı – Cumartesi 10:00 – 17:00, Pazar 10:00 – 13:00 arasında ziyarete açıktır.

Alifakovac Müslüman Mezarlığı Saraybosna’da Alifakovac sokağında bulunan bir mezarlıktır. Saraybosna gezilecek yerler listesinde yer alan ve bir platoya bakan mezarlıkta bulunan yapı ve taşlar bilgi sağlaması açısından önemlidir. Milijacka Nehri kıyısında bulunan muhit, bu mezarlık ile ünlüdür. Bu mezarlığa Osmanlı döneminde yabancı topraklardan gelen Müslümanlar defnedilmekteydi.

Alifakovac, sadece mezarlık ziyaretine gelenlerin değil bu noktadan şehrin eşsiz fotoğraflarını çekmek isteyenlerin de uğrak noktasıdır. Bu mezarlığın Osmanlı döneminden önce bile var olduğu düşünülmektedir. Alifakovac Müslüman Mezarlığı içerisinde bulunan iki büyük beyaz türbe ile dikkat çekmektedir. Sadece mimari açıdan önemli olmayan bu yer, taşıdığı tarihi değerle de şehrin en önemli noktalarındandır. Alifakovac Müslüman Mezarlığı, seyahat ederken Saraybosna’dan geçenlerin defnedildiği mezarlıktır. Bu tepeyi önemli kılan bir başka özellik Saraybosna’nın ünlü lideri Aliya İzzet Begoviç ve 1700 şehit mezarının burada bulunuyor olmasıdır. Bu mezarların çoğunun üstünde ölüm tarihi olarak savaş zamanı olan 1993 yılı yazmaktadır. Saraybosna’da yer alan birçok mezarlık savaş dönemi ardından şehitliğe dönüştürülmüştür. Tüyler diken diken oluyor gerçekten.

Mostar

Mostar'ı merak ediyoruz tabi.Saraybosna terminaline gidiyoruz. Bu istasyondan Mostar’a gün içerisinde birkaç kez sefer düzenlenmektedir. Konjic ve Jablanica’da duran bu otobüs 06:00, 07:00, 07:35, 08:00, 08:15, 09:00, 09:30, 10:30, 11:30, 12:30, 14:30, 15:30 ve 18:00’de seferlere sahiptir. Yolculuk yaklaşık 2,5 saat sürmektedir. Tek yön bilet 13.5, gidiş – dönüş bileti 19 Bosna Hersek Markı’dır. Mostar – Bosna Hersek seferleri ise 06:00, 07:00, 09:00, 11:00, 15:00, 18:15’dadır.

Bosna-Hersek’in, Mostar kentindeki Neretva nehri üzerinde yer alan Mostar Köprüsü,1566 yılında Mimar Sinan’ın öğrencisi olan Mimar Hayreddin tarafından inşa edilmiştir. Bu köprü inşa edildikten sonra bulunduğu bölgede bir sembol, bir başyapıt, bir ilgi odağı ve kültürel hoşgörü simgesi olarak görülmüştür. Kısa zamanda Hersek bölgesi için bir simge haline gelmeyi başarmış olan köprü, iç savaş sırasında, 1993 yılında, Hırvat tankları tarafından yıkılmıştır. Köprüye ait koca koca taşlar Nevetra’ya gömülmüştür. Köprü, asırlar boyunca Bosna’da kültürel çeşitliliğin ve hoşgörünün çok önemli bir sembolü sayılmaktaydı. Köprünün yıkılışı Mostar kenti için, çok uluslu bir hoşgörünün reddedilmesi anlamına gelmekteydi.

Mostar Köprüsü'nün yıkılmadan önceki aslına uygun inşasına, UNESCO ve Dünya Bankası desteğiyle 1997 yılında yeniden başlandı. Köprü, Bosna için o kadar önemliydi ki köprünün yıkılan taşları dalgıçlar tarafından su altından bulunup çıkartılmış vinçler yardımıyla köprünün yeniden yapımında kullanılmıştır ve bu köprünün inşasını, bir Türk firması üstlenmiştir. Mostar Köprüsü, aslına uygun olarak yine 30 metre uzunluğunda, 24 metre yüksekliğinde ve 4 metre genişliğinde inşa edilmiştir.İnşaatı tamamlanıp hazır hale getirilen köprü, çok sayıda devletin temsilcilerinin yer aldığı törenler, İngiliz Prensi tarafından 23 Temmuz 2004 tarihinde açılmıştır. Aynı zamanda, açılışta birçok tv kanalı hazır bulunmuş ve bu tarihi görüntüyü canlı yayınla izleyicilerle buluşturmuştur ve bu köprü, 2005 yılında Dünya Miras Listesine eklenmiştir.

Mostar'da genç delikanlılar kız istemeye gittiklerinde kızın babası bu köprüden atlamayı şart koşarmış. Buradan atlamazsa kız vermezlermiş :) Mostar'a trenle gitmek için iseSaraybosna – Mostar Tren Ulaşımı: Saraybosna tren ulaşımında sık sık kullanılan seferlerden biri Mostar’a yapılandır. Ploce üzerinden Mostar’a varan bu tren Avrupa’da en güzel hatlardan birine sahiptir. Tüm yolculuk boyunca harika bir manzarayı izleyebilirsiniz. Ploce’den 06:28’de ayrılan tren Saraybosna’ya 10:22’de, Mostar’a 08:00’da; 17:00’da kalkan tren Saraybosna’ya 20:59’da, Mostar’a 18:38’de varmaktadır. Saraybosna’dan 07:05’de kalkan tren 11:00’de Ploce’ye, 09:24’de Mostar’a; 18:18’de kalkan tren Ploce’ye 22:15’de, Mostar’a 20:41’de varmaktadır.

Mostar'ı gezdikten sonra akşama doğru tekrar Saraybosna'ya gidiyoruz. Saraybosna'dan hediyeliklerimizi ve böreklerimizi alarak Türkiye için tekrar yola çıkıyoruz. Tam Başçarşı'dan havalimanı için taksiye binecekken Türkiye'den telefon geldi. Börek getirsene :) Tabı dedım gittik önce biraz yedik. Börekçinin konsepti çok hoşumuza gitti fırın yanında masalar hemen. Dibimizde pişen börek direkt masamıza servis ediliyor ve en güzeli döneceğimiz için yanımızda Bosna Markı yoktu ya kredi kartı ya türk parası ile ödeyecektik. Türk parasını istedi garson :)

Bu güzel börek ile çantamızı dolduruyoruz ve havalimanına tekrar hareket ediyoruz.

Son olarak diyoruz ki Saraybosna tekrar geleceğiz! :)

Etiketler

Seymen BOZASLAN

Yazar Hakkında

Seymen BOZASLAN

Büyük şehirlerde küçük güzellikler peşinde koşmanın, hayallerimle geldiğim yerde başka hayaller kurma neşesi içindeyim.  Gözüme çarpanları hemen karalamayı, açtığım haritadan yeni güzergahlar belir