Google+

Arama formu

SİZ HİÇ KÜRE DAĞLARI'NI GÖRDÜNÜZ MÜ? (BÖLÜM 2)

Küre Dağları'nda yaptığımız gezinin öğle yemeğine kadar bölümünde Araç-Daday yolu üzerindeki köylerde çekimler yapıp Pınarbaşı’na gelmiş burada verdiğimiz yemek molası ile gezimizin birinci bölümünü tamamlamıştık. İkinci bölümü ise tamamen Pınarbaşı ilçesine ayırdık. İlçe, fotoğrafçılara her mevsim ayrı güzellikler sunan bir yer. Doğal güzellikleri hiçbir yerde bulunamayacak türden. Pınarbaşı’nın fotoğraf turizmi için müthiş bir hazine olabileceğini söylemek mümkün. İlçesinin sembolü ise öncelikle buraya gelme amacımız olan sonraki resimlerde detaylarından bahsedeceğim Ilıca Şelalesi.

Kastamonu

Kastamonu-1,

Şelale, Pınarbaşı ilçe merkezine 12 km uzaklıkta Ilıca köyünün geri planında yer alıyor. Zaman darlığı nedeniyle Ilıca köyü çekimlerimizi dönüşe bırakıp köyün içerisinden geçerek şelaleye doğru yola koyulduk.  Bölgeye giriş ücretli değil.

Kastamonu-2

Şelaleye yaklaştıkça yüksek debili suyun sesi sizi kendine çekiyor. Gerek şelalenin bulunduğu mevkii biraz çukurda kaldığı için gerekse şelaleden çıkan su zerrecikleri sebebiyle ağaçlardaki yosunlanmalar sizi egzotik bir ormana giriyormuş hissini yaşatıyor. İlk kez bu denli çok canlı çeşitliliği olan Amazonlar benzeri bir ormanda yürüdüm. Yerler çok kaygan. Düşmemek için temkinli hareket ediyoruz. Kanyonun nemini üzerinizde hissediyorsunuz.

Kastamonu-3

Yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşün ardından şelalenin nefis manzarasıyla karşı karşıya kalıp ikinci bölüm için ilk fotoğraf molamızı verdik. Çekim öncesi biraz size buradan bahsetmek istiyorum. Şelale iki dağın ortasından tüm şiddetiyle akıyor. Debisi çok yüksek. Saatlerce fotoğraf çekmek istiyorsunuz. Dağ taş demeden delice akan suyun adeta insanlığa bir gösterisi gibi

Kastamonu-4

Şelale 10 metre yükseklikte ve döküldüğü yerde doğal olarak bir gölet oluşmuş. Gölet muhteşem bir fotoğraf sahnesi oluşturuyor. Göletin olduğu kapalı vadi gerçekten egzotik bir yer; insan kendisini burada başka bir masal âleminde hissediyor. 

Kastamonu-5

Ağaçlar ve kayalar hep yosunlu; sanki Yüzüklerin Efendisi gibi bir filmde fantastik bir ormanın içerisindesiniz.  

Kastamonu-6

Vadideki hava o kadar değişik ki her bir nokta kendi gizemini yaratmış. Bitki dokusu ve kayalar güzel kareler yakalamanıza sebep oluyor.

Kastamonu-7

Yıllardır şiddetli akan su ile kayaların aşınması sonucu oluşan çukurluklar ve oymalar vadiye ayrı bir güzellik katıyor. Hareket kabiliyetiniz ise sadece kaygan kayaların izin verdiği kadar. Karşıya geçmek için yapılan bir asma köprü var. Ayrıca, şelaleye girebileceğiniz merdivenler de var. 

Kastamonu-8

Yoğun rutubet ortamı ise bitki örtüsünü muhteşem fotoğraf kareleri haline getirmiş. 

Kastamonu-9

Şelalenin güzelliği ise tartışılmaz yaşanır cinste. Biz de bunu yaşayarak fotoğraf çekimine geçiyoruz. 

Kastamonu-10

İlk önce ortam, ışık durumu, güneşin yönü dolayısıyla en iyi çekimlerin hangi yönden yapılabileceği profesyonel bir bakış açısıyla anlaşılmaya çalışılıyor, tartışılıyor. 

Kastamonu-11

Hava kararıyor. Ortamın anlaşılması bitince artık zaman fotoğrafseverler için işliyor. Zaman kaybına tahammül yok. Profesyonel çekimler için hazırlıklar başlıyor.

Kastamonu-12

Her ne kadar bir fotoğrafçının el ile çekimi makbul görünse de gerçek öyle değil. İdeal olan tripod kullanılarak sabitlenmiş bir makinenin otomatik olarak çekim yapması. Çünkü fotoğraf makineleri siz ne kadar sıkı tutarsanız tutun nefes alışınızdan, nefesinizi tutsanız kalp atışlarınızdan etkileniyor. 

Kastamonu-13

Herkesin isteği ideal fotoğrafı yakalamak olunca fotoğrafseverler maalesef isteyerek risk alıyor, hatta kendini risk almak zorunda hissediyor. 

Kastamonu-14

Son çekimlerimizi yapıp eşyalarımızı topladık. Şehrin gürültüsünden kaçıp doğa turuna çıkmak isteyenler için muhteşem bir manzara sunan bu şelale görülmeye değer bir doğa harikası. Ancak, ayrılma zamanı geldi. Hızlı bir şekilde çevreyi de fotoğraflayarak köye döndük. 

Kastamonu-15

Köydeki mekân sahipleri doğadaki yeşillikleri bozmadan konaklama yerleri inşa etmiş ve Ilıca Şelalesi’nin yıllardır maviyle yeşilin birleştiği yer olma özelliğini korumuşlar. Köydeki son çekimlerimizi de yapıp gezimizin son durağı olan Horma Kanyonu’na yol aldık. 

Kastamonu-16

Hava artık kararmak üzereyken Horma Kanyonu’na vardık. Kanyon, Pınarbaşı İlçesi’ne 5 km uzaklıkta. 

Kastamonu-17

Uzunluğu ise yaklaşık 4 kilometre. Ilıca Şelalesi ise aynı zamanda Horma Kanyonu’nun da bitiş noktası. Böyle bir doğa harikasının bu kadar bakir kalmış olması şaşırtıcı. Ortam kampçılar, çadırcılar ve karavancılar için çok uygun. Etraf temiz. Umarım yazın kalabalık olunca da böyle temiz kalır.

Kastamonu-18

Kanyonun içerisinden Zara Çayı geçiyor. Su, taşlardaki kireçleri aşındırmış ve kanyon boyunca pek çok çukur ve kazanlar oluşmuş. Çok güzel fotoğraf sahneleri var.

Kastamonu-19

Kanyonu gezerken su seviyesinin 2-3 metre üstünde yapılan ahşap yürüme yolları görüyorsunuz. Bu yolların uzatılmasına devam ediliyor. Sanırım amaçları kanyonun sonundaki Ilıca Şelalesi’ne kadar turistlerin yürümesini sağlamak. Hava artık karardı. Güneş battı. Dönüş vakti geldi. Son çekimlerimizi de yapıp Ankara’ya geri dönüşe başladık. Saat 24.00 sularında da çektiğimiz fotoğrafların verdiği mutlulukla TBMM Fotoğrafçılık Grubu olarak Ankara’ya vardık.

Kastamonu-20

Pınarbaşı’nda ne yiyeceğinize gelince, bir gezgin olarak her zaman önceliğimiz hem karakterimiz hem de sizlere aktarabilmek adına bizleri yöresel yemeklere yönlendiriyor. Pınarbaşı için size tavsiyem Köylüm Mantı Evi. Biliyorum neredeyse gittiğiniz her yerde mantı görüyorsunuz ama yine de denemekten bir zarar gelmez. Biz burada yemek öncesi yöresel kara çorbayı denedik. Gerçekten kara ama o kadar da güzel. Kara çorba kızamık ekşisi, köy tavuğu ve baharat ilave edilerek yapılıyor. Pınarbaşı halkının ve gelen misafirlerin severek yedikleri bu lezzeti tatmanızı şiddetle tavsiye ederim. Mantıya gelince abartmıyorum son dönemde yediğim en güzel mantıydı. Bu kadar açıklama yeter sanırım. 

Kastamonu-21

Pınarbaşı ilçesine ulaşım her yönden mümkün. Pınarbaşı, Kastamonu’ya 97 km, Karabük’e 75 km uzaklıktaİstanbul’a 520 km, Ankara’ya 315 km mesafede. İstanbul’dan günlük otobüs seferleri düzenleniyor. Ayrıca Ankara-Karabük-Safranbolu güzergâhı ile Ankara- Kastamonu güzergâhından da Pınarbaşı’na ulaşım sağlanabiliyor. Kastamonu–Pınarbaşı ile Karabük-Pınarbaşı arası günlük sefer yapan yolcu minibüsleri de var. Evet, bir gezi yazısının daha sonuna geldik. Bu yazı ile aslında sizlere TBMM Fotoğrafçılık Grubu örneğinde fotoğraf gruplarının gezi anlayışını da aktarmak istedim. Yazımın sonunda okuyucuların bölgeye dair önemli ölçüde bilgi edineceklerini ve bölgeyi zihinlerinde renkli bir şekilde canlandırabileceklerini düşünüyor, sadece Türkiye’den değil tüm Dünyadan fotoğraf ve gezisever arkadaşlarımın bu bölgeye gitme arzularının fitilini ateşlemeyi de umut ediyorum. Sağlıcakla kalın.

 

Etiketler


Yazar Hakkında

Serhat Çelebioğlu

Serhat Çelebioğlu | Gezimanya .view-anasayfa-manset,#mmenu_left { display:none; } .view-id-v4_anasayfa.view-display-id-page { margin-top:10px; } .browser-message { display:block !important; }Google+ Gezimanya Gezmedik yer bırakma! Rehberler  Kıtalar  Ülkeler  Şehirler  İnteraktif Harita  Ne Zaman Nereye  Seyahat Planlayıcı...


Fikret Dadaş kullanıcısının resmi
Fikret Dadaş
Cts, 12/09/2017 - 22:45
Yazının ikinci bölümü de güzel olmuş... Ama ben her zaman söylerim fotoğraf, başında tecrübeli fotoğrafçıların olduğu grupla çekilir .. AFG Ankara Fotoğraf ve Gezi Grubu , TBMM FOTOĞRAFÇILIK ın da katkısı ile fotoğraf sanatçılarına her zaman en güzel kareleri çektirme uğraşında .. Dışardan bu işin para olduğu sanılıyor ama , kazın ayağı öyle değil.. Daha çok fotoğraf gezisi ile daha yeni güzergahları hedefliyoruz.. Yazı çok hoş, akıcı ve bilgilendirici olmuş..elinize sağlık..