Google+

Arama formu

ST. PETERSBURG'TA BEYAZ GECELERE YOLCULUK

Bu yazı Gezimanya üyesi Birgül tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Beyaz gecelere yolculuk;

1. Bölüm:

Yeryüzünün en orijinal tabiat olayının yaşandığı şehirlerden Saint Petersburg'a yolculuğum eşimin Petersburg ve Moskova gezisine gidelim mi sorusuyla başladı. 24 Hazirandaki Atatürk Hava Limanından Thy ile uçuşumuz 3,5 saat sürdü. Rehberimiz ile Atatürk Hava Limanında tanıştık Saint Petersburg hava alanına inip otobüs beklerken baya kalabalık bir gurupla karşılaştık. Bekleyen otobüslere binip şehir merkezine yolculuğumuz başladı .Yazın başlangıcı olmasına rağmen hava puslu ve serindi hatta bir ara yağmur bile yağdı. Bütün gezilerin olmazsa olmazı panoramik şehir turumuzla şehri tanımaya çalıştık. 

St. Petersburg

Arabadan inmeden  ada burnunda bulunan tarihi sütunları (Rostralniye Kolonnı) (gemi bacasını andıran ve üzerinde heykeller olan bu sütunlar, bir zamanlar deniz feneri olarak kullanılıyormuş) ardından karşımıza bütün heybetiyle iskeleye bağlı olarak duran Avrora Kruvazörünü gördük. İstanbul'u aratmayan bir trafikle karşılaştık.şöförün derin yol bilgisiyle çok fazla trafiğe takılmadan Kanlı Kilise'ye doğru yöneldik yakın bir meydana otobüsümüz park etti ve rehberimizle birlikte kiliseye doğru serbest bir şekilde fotoğraflar çekerek vardık.Kilisenin masalımsı görüntüsüyle yaşam hikayesi birbirine oldukça zıttı.

St. Petersburg-1

Voskresenia Khristova Kilisesi, St.Petersburg meydanının hemen yakınında. Şehirde, St.Isaac Katedrali'nden sonra en önemli ve en tarihi olan ikinci mabet. "Griboedov Kanalı"nın kıyısına inşa edilmiş.Rus çarı II Aleksandra bu kilisenin yakınında suikast sonucu öldürülmüş. Bu nedenle, öldürüldüğü yere bir anıt dikilmiş ve kilisenin iç ve dış tarafı kırmızıya boyanmış. Kilisenin diğer adı da Kurtarıcının Kanlı Kilisesi’dir (The Church of Our Savior on Spilled Blood) Kilisenin çatısı St.Basil Katedrali gibi soğan şeklinde.

St. Petersburg şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Hostel SMILE güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Apartment on Zagorodny avenue 22, Pulkovskaya Apartment, Art Apartment. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Art-Hotel Mokhovaya, Solo na Bolshoy Moskovskoy, Life Inn Apartments gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Air Hostel, Hostel at the Red Bridge, Port on Nevsky tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un St. Petersburg aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kilisenin içine girmedik yol yorgunluğumuz zamanın kısıtlı olması nedeniyle değişik açılardan değişik fotolar çektim. Kilisenin hemen karşısındaki kapıdan içeri girdiğimde muazzam bir parkla karşılaştım,buradan da bir kaç fotoğraf alıp kilise meydanında ki hediyelik satıcılarını dolaştım, tabii bu arada toplanma saatini kaçırmamak için tüm bu izlenimleri son sürat yapıyordum. Kanal boyunca binaların duvarlarında değişik portre resimlerini izlemek ve daha çok fotoğraf almak telaşındaydım.

St. Petersburg-2

Rehberimiz bize kafe göstermesine rağmen gezmeyi tercih ettim eşimle birlikte bu alanda gezerken çok şık giyimli, şapkalı, şapkasız, tuvaletli yada mini etekli çok güzel bayanlar ve onlara eşlik eden erkekler ile karşılaştık. Bayanların şıklığı ve güzelliklerine hayran kaldım. Gibedeov Tiyatrosu  yakınımızda idi bu şık hanımlar operaya gitmek için şık giyinmişlerdi.

Tekrar otobüslere binip yine bir nehir kenarında  fotoğraf molası verdik. Hemen yanımızda beyaz bir limuzin  durdu, içinden gelin adayı bir genç kız ve arkadaşları indi. Başka araba ile gelen diğer gençlerle birlikte nehir kenarına doğru yürüdüler hepsi çok şık ve çok güzel kızlardı.Petersburgda evlenme yaşı çok küçükmüş ve düğün alayı gelin damat ve arkadaşlarından ibaretmiş, büyük yok .Düğün alayında gerçekten 30 yaşı geçkin kimse yoktu. Evlenmeler 20 li yaşlarda yapılıyor ama bir iki sene sonra boşanıyorlarmış.

Rehberimizin verdiği bilgiye göre;

Sankt-PetersburgSt. Petersburg

Moskova'nın 715 km kuzeybatısında bulunan, Rusya'nın 2., Avrupa'nın 4. büyük şehri. Kültürel merkez oluşunun yanı sıra zarif binalarıyla da bilinirmiş. Baltık Denizi kıyısında Neva Nehri üzerindeki 42 ada üzerine yayılmış. Çar I. Petro tarafından 16 Mayıs 1703'te Rus Çarlığı'nın Avrupa'ya açılan kapısı olması amacıyla kurulan şehir, 200 yıl Rus Çarlığı'nın başkentliğini yapmış 1914–1924 yılları arasında, yani çoğunluğunu I. Dünya Savaşı ile Rus İç Savaşı'nın kapsadığı dönemde Rusya'nın Almanya ile savaşmasından dolayı Almanca St.Petersburg ismi terk edilerek Petrograd olarak adlandırılmış.

St. Petersburg-3

Kanlı Kilise gördükten, Nevski  Caddesini geçtikten sonra, caddenin solunda kalan bu bölgedeki diğer önemli yapı Aziz İshak Katedrali’ne (İsaakiyevskiy Sabor) geliyoruz. 350 Bin ton malzeme kullanılarak inşa edilen, zengin tavan süslemeli bu yapı, yüksek altın sarısı kubbesiyle, savaş yıllarında Hitler’in de kaldığı tarihi Astoria Hotel’in hemen karşısında bulunuyor. Yine bir fotoğraf çekimi molası. Kilisenin değişik yönlerinden fotorafını çektim.Petersburg'da ki tüm kiliseler ortodoks kilisesi .Güzel bir kilise olan Kazan Katedralini de jet hızıyla gezdim,buna rağmen otobüse en son binendim.

Panoramik şehir turundan sonra otelimize gitmek için yola çıktık. Otelimiz Park İnn Hotel merkezden uzakta ama çok büyük bir oteldi. Odamız, temizlik, bakım, hizmet hepsi çok güzeldi. Otele döndüğümüzde saat 20:00 idi ve hava aydınlık.saat 21:00, 22:00, 23:00, 24:00 oldu hala güneş tepemizde böylece beyaz gecelerle tanışmış olduk. Çok değişik bir atmosfer ve değişik bir tabiat olayı, uyumak için kalın perdeleri çekmemize rağmen güneş tepedeyken uyuyamıyor insan. Sonunda yorgunluk ağır bastığından uyumuşum sabah erkenden yeni yerler görmek için ayakta olacaktık.

St. Petersburg-4

Ertesi gün kahvaltıdan sonra tekrar yola çıktık. Neva Nehri'ni boydanboya tekne ile gezecektik hava biraz puslu ve serin güneş ortada yok, kubbeyi andıran gökyüzü gri, beyaz, siyah bulutlarla dolu, her an yağmur yağabilir. Nehir gezisinde biz teknenin dışındayız fotoğraf çekmek için. Önce kanallardan geçtik ve kanalların birleştiği gümüş renkli Neva Nehri ve nehir buyunca sıralanan saraylar. Hermitage Sarayı, Stragonaflar, Nermin Bezmen'in eseri kurt Seyit Şura filminin çekildiği saray, Aziz İshak Kilisesi'nin altın rengi kubbesi, Singer Binası ,Simens Binası, Samsung Binası, su üstünde gezerken binaların aynen korunması insanı eski zamanda tarihi bir yolculuğa çıkarıyor ,rüya gibi.

St. Petersburg-5

Venedik kanallarını aratmayan bir nehir turunu tamamladık ve Hermitage Müzesi'ni gezmek için otobüslere bindik. Burada Hermitage'ı anlatmayacağım çünkü Louvre'dan sonra Avrupa'nın ikinci büyük müzesi olduğu için onu ayrı bir yazı ile paylaşacağım.

St. Petersburg-6

Tekrar otelimize döndük ve beyaz geceleri yaşamak için  otel çevresini gezerek ,gün batmayan akşamın tadını çıkarmaya çalıştık.

Not; beyaz gecelerin oluşması; Dostoyevski bu kenti eserlerinde uzun uzun anlatmış.''Petersbug Düşleri, Karamozof Kardeşler ve Beyaz Geceler'' adlı romanları bu kenti geniş bir şekilde işlemiş.

St. Petersburg-7

Beyaz geceler nedir?

St. Petersburg kuzey kutbuna olan yakınlığı yani, coğrafik pozisyonundan dolayı her yılın iki ayında beyaz geceleri yaşıyor. Mayıs ayının ortalarından, Temmuz ayının ortalarına kadar süren beyaz gecelerde güneş saat 03:00 da doğuyor ve 24.00'te batıyor. Güneş battıktan sonra, uzun zaman karanlık olmuyor. Sadece gece saat 01:30 ile 02:30 arasında havanın hafif karardığı görülüyor. İşte her yıl bu aylar turizm açısından haraketli geçiyor.

Rus para birimi ruble 1 türk lirası=0,047 ruble=3,35 euro. Hediyelik eşya alacaksanız her gittiğiniz saray müze meydan girişlerinde açılan standlardan bol miktarda istediğiniz hediyeyi bulabilirsiniz şemsiyeler, kalpaklar ,matruşkalar, kehribardan yapılmış süs eşyaları ve sanatın önemsendiği korunduğu geliştirildiği için bol resim panoları, şallar, porselenler herşey çok ama çok güzel. Yemek olarak Borsh çorbası çok güzel, 'Beef-Stroganoff'  güzel bir et yemeği, Kiev tavuğu. Değişik tatlar denemenizi öneririm tabii rus salatasını da unutmayalım.

İkinci bölümümüze buradan ulaşabilirsiniz. 


Birgül kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Birgül

Klasik bir ifade ile,emekli olduktan sonra gezmeye başladım.Eşimle birlikte özellikle yurt dışı gezilerimiz oldu.Orta yaşımızda  uzakları gezelim görelim dedik. Her gezdiğim ülke ve şehirleri kendim için yazdım.Gezimanya'ya üye oldum,ve sayfada ki gezginlerden gideceğim yerler hakkındaki yazıları okuyarak bilgi edindim.Ben de  gezi notlarımı ...