Google+

Arama formu

TARİH VE MASMAVİ DENİZ: KOTOR

Bu yazı Gezimanya üyesi nevinsalman tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Hollywood ünlülerinin yatlarının, Adriyatik turu yapan yat ve gemilerin uğrak yeri, tarih ile masmavi denizin kucaklaştığı kent, Kotor’dayız.

Kotor

Kotor-1

Adriyatik denizi kıyısında, belki de dünyanın en ilginç ve güzel, içe doğru dar boğazlarla birbirine bağlı, Kotorska ve Kotor körfezleri Karadağ’da. Fiyort benzeri dantele benzer kıyıları olan iki körfezin iç kısımdaki körfezinin en uç noktasına gizlenmiş bir şehir var, adeta doğal bir liman olan bu şehir Kotor. Sırtını sarp dağların dik yamaçlarına yaslamış, etrafı 20 metre yükseklikte, kalınlığı 2 ila 16 metre arasında, 4,5 km boyunca tarihi duvarlarla çevrili bu tarihi şehir, Unesco Dünya Mirası Listesinde. (Historical Region of Kotor)

Kotor bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Kotor-2

Kotor şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Sea Joy Apartment, Apartmani Prcanj, Antika Guesthouse güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Vacation House, La Vida Kotor, Apartments MarijaZ 2. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz G-Apart, Old Town Clock Tower Apartment, Guesthouse BiT Accommodation gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hostel 89, Hostel Amigo, Montenegro Hostel B&B Kotor tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kotor aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kotor-3

Karadağ’ın Budva ve daha birçok kenti ve Hırvatistan’ın Dubrovnik kenti gibi, savunma amaçlı surlar, kuleler ve arkasındaki dağda 280 metre yükseklikteki San Giovanni Kalesi (Kotor Kalesi) nedeniyle oldukça korunaklı olmasına rağmen tarihi boyunca birçok çok korunaklı olan kent, İspanyol, Venedik, Rus, Fransız ve Avusturya gibi birçok devletin işgali altında kalmış. 16  ve 17. yüzyıllarda bir süreliğine Osmanlı devleti de bu bölgeye hakim olmuşsa da daha çok Venediklilerin egemenliği altında kalan şehirde İtalya’nın etkileri oldukça fazla.

Kotor-4

Kotor-5

Aracımızı, lüks yatların ve dev bir yolcu gemisinin bağlı bulunduğu marinanın yanına park ediyoruz, arabadan inip, şehrin sırtını yaslandığı dağlara doğru baktığımda gözlerime inanamadım. Dağ yamacında zikzaklı yollar, bir kale, taş evler ve en tepede minicik görünen bir kilise. Buraya ulaşmak için acaba kaç basamak çıkmak gerek (1350 basamak olduğu söyleniyor), nasıl çıkılır, hava sıcak. Göze alamadık doğrusu. Eminim müthiş bir yer ve manzara da bir o kadar müthiştir ama eski şehri gezmek istiyoruz, oraya çıkarsak zamanımız fazla kalmayacak, bu kaleyi bir kez daha gelmek kısmet olursa gezeriz diyerek eski şehre doğru yürüyoruz.

Kotor-6

Kotor-7

Stari Grad, yani Eski Şehrin 16. yüzyıldan kalma kalın duvarları arasında Sea Gate (Batıdaki Deniz Kapısı) - River Gate (Kuzeyde Nehir Kapısı) ve Gurdic Gate (Güney Kapısı) olmak üzere 3 kapısı var. Biz marinanın tam karşısındaki ana kapıdan, Deniz Kapısından giriyoruz tarihi şehre. Kemerli kapının hemen üstündeki mermer bir çerçevede kurtuluş tarihi olan 21-XI-1944 ve üzerinde de sosyalizmin simgesi bir yıldız var. Kapının üst kısmında ise ilginç ve dikkat çekici bir yazıyı kaçırmayın, 2nci Dünya Savaşında Kotor’un geri alınmasından sonra Tito tarafından kapı üzerine yazdırıldığı söylenen “Başkalarına ait olanı istemeyiz ama bizim olanı da teslim etmeyiz”anlamındaki "Tude Necemo Svoje Ne Damo".

Kotor-8

Kotor-9

Şehre girer girmez büyük bir meydanın içinde buluyoruz kendimizi. Silahlar Meydanı’nda bizi ilk karşılayan şehrin sembolü taş bir saat kulesi. 17. yüzyıldan kalma kule depremlerden biraz hasar görmüş, hafif eğik. Kulenin önünde ise bir kaide üzerinde piramit şeklinde bir taş var, utanç taşı. Suçluların bağlandığı ve teşhir edildiği taşmış. Meydana birçok sokak açılıyor, rastgele yürümeye başlıyoruz, her sokaktan kemerlerle başka sokaklara geçiliyor, şehir adeta bir labirent, hangi taraftan gitsek diye düşünmeden rastgele giriyoruz tarih kokan sokaklara. Fotoğraf çekmeye yine doyamıyorum, her sokak birbirine benzer görünse de her birinde ayrı bir güzellik ayrı bir tat var.

Kotor-10

Kotor-11

Her meydanda bir kilise çıkıyor karşımıza, bunlardan en önemlilerinden biri Gotik tarzdaki St. Triphon Katedrali. Taş parke dar sokaklardaki sağlı sollu ahşap panjurlu taş evler bize Ortaçağı yaşatıyor. Bir zamanlar zengin ve soylu ailelere ait olduğu belli malikâne gibi evlerin çoğu artık birer müze olmuş. Bunlardan biri, 18. yüzyıldan kalma, Barok tarzdaki Maritime - Denizcilik Müzesi. Müzeye giriş 3 Euro, bir de çeşitli dillerde anlatım yapan kulaklık veriyorlar, Osmanlı adının sıkça geçtiği anlatımlarda hep bir yenilgi hikâyesi var.

Kotor-12

Kotor-13

Arnavut kaldırımlı, dar ve şirin sokaklarda yürümek keyifli ama yorulduysanız, sayısız meydanlardan birinde taş evlerin girişindeki sayısız kafelerden birinde kahve molası verebilirsiniz.

Kotor-14

Kotor-15

Kotor Tarihi Kenti kesinlikle Unesco listesinde olmayı hak eden ve görülmesi gereken bir şehir.

Kotor-16

Kotor-17

Budva’ya dönmeden önce körfezin iki yakasında kıyı boyu uzanan yolu takip ederek şehrin geri kalan kısmını görelim diyoruz. Yol belki biraz bizim Boğaz yolunu andırsa da epey bir farklı, önce yol ancak iki arabanın geçebileceği darlıkta, yolun gerisinde de yalılar, köşkler yerine şirin şirin mütevazı evler var. Hemen her ev evinin önüne deniz üstüne beton iskelemsi bir platform yaptırmış, yaşlı çiftler, çocuklu aileler belki konu komşu evlerinin önünden denize girmenin keyfini çıkarırken akşamın ilk saatleri olmasına rağmen hala sıcak havada biraz serinlemeye çalışıyorlar. Ben körfezin yer yer müthiş manzaraları yanı sıra bu manzaralara da bayıldım. Kotor, her yönüyle çok sevdiğim şehirler arasındaki yerini aldı bile.

Kotor-18

Kotor-19

Biz Budva’ya doğru yola çıkarken gün batıyor ve ortalığı harika bir kızıllık kaplıyor. Montenegro’ya bu güzel gökyüzü ve harika anılarla veda ediyoruz, evet çok beğendiğim bu ülkedeki son gecemiz. Budva’da Adriyatik denizi kıyısında Akdeniz’den gelen hafif bir esintiyle güzel bir yemek yiyoruz, yarın sabah İstanbul’a dönmek üzere Podgorica’ya doğru yola koyulacağız. 

Etiketler


nevinsalman kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7 ay Bodrum’da yaşıyorum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim yelken, yüzme ve squba-diving. Spor hayatımın...