Google+

Arama formu

YÜKSELEN GÜNEYDOĞU (BÖLÜM 7): HALFETİ

Urfa’da her günümüzü dopdolu geçirdikten sonra, yapılacak, görülecek birçok şeyi ardımızda bırakarak Gaziantep’e doğru yola çıkıyoruz. Yolumuz üzerinde bulunan ve hepimizin çok sevdiği Halfeti’ye bir kez daha uğramadan geçmeyeceğiz elbette, Birecik yoluna sapıyoruz.

Birecik ilçe merkezinde Fırat Nehri’nin karşı yamacında doğal, sert kalker kayalık bir tepe üzerinde yükselen, Beyaz Kale de denilen 13. yüzyıl eseri, Birecik Kalesi karşılıyor bizi. Asurlar, Pers, Makedonya, Roma, Bizans ve Arapların egemenliklerini altına giren ilçe 1517’de Osmanlı topraklarına katılmış.

Halfeti

Halfeti-1

Birecik ilçesinden geçerken, soyu tükenme tehlikesi altındaki kelaynak kuşlarını görmeden geçmedik elbette. “Kelaynak Üretme ve Koruma İstasyonu”nda (Koruma altına alınan ve özel menüyle beslenen kelaynak kuşları, tüysüz kafaları nedeniyle bu ismi almış.)

Halfeti-2

Hem suda hem toprakta yürüyebilme özelliğine sahip, kırmızı yüzleri ve uzun kıvrık gagalarıyla türüne has göçmen kuşlarının nesli, ne yazık ki tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Suriye’de sürüp giden savaştan bu kuşları bile olumsuz etkilenmiş, göçlerine izin verilmiyor, telden büyükçe bir kafes içinde hapis gibiler. “Sadece insanlık değil tüm canlılar, dünya için zararlı bu utanç verici savaşlar bitsin artık!” diyoruz ve Halfeti’ye doğru yolumuza devam ediyoruz.

Halfeti-3

Halfeti-4

Halfeti-5

Halfeti-6

Göl kenarında bir mücevher gibi parlayan köyü, tepeden kuş bakışı fotoğraflıyoruz, güzel bir seyir noktası var yol kenarında, mutlaka durup bu eşsiz manzarayı anılarınıza kaydedin.

Halfeti-7

HALFETİ – “Siyah Gül”ün Kenti Saklı Cennet, Yavaş Şehir

Aman sakın kara gül alıp götürmeyin, yazık olur, onlar vatanından ayrılınca solup gidiyorlar.

Halfeti-8

Okullar açılıp turizm mevsimi bitmek üzere olsa gerek oldukça tenha, gezi tekneleri yoğun yaz günleri yorgunu, gölde tembel tembel salınmakta, biz de yavaş yavaş yürüyoruz boş sokaklarda, zira burası “Citta Slow” “Yavaş Şehir”.

Halfeti-9

Halfeti-10

Sahilde bir restorana girip, bir parça balık kapma umuduyla yakınımızdan ayrılmayan ördeklerle, şaput balığı keyfi zamanı.

Halfeti-11

Halfeti-12

Sonra bizi bekleyen teknemize binip Fırat’ın sularını yararak “Urumgala” ya da Rum Kalesi’ne ve sular altındaki Savaşan köyüne doğru yol alıyoruz.

Asurlular, Yunanlar, Süryaniler, Araplar, Bizanslıların egemenliğinden sonra Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlılara geçen Urumgala karşımızda heybetle yükselmekte. Doğu, kuzey ve batıda doğal kayaların yontulmasıyla, doğal bir sur oluşturulmuş, bu doğal surun üstüne sert kalker kesme taşlarla sur duvarları yapılmış. 7 burç ve çok sayıda mazgal pencereleri ile gölü adeta göz hapsine alarak arkasındaki yaşamı korumakta. (Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı)

Halfeti-13

Halfeti-14

Halfeti-15

Bölgedeki illerin tarım arazilerini sulamak, elektrik üretimini artırmak amacıyla yapılan Atatürk Barajı, dünyanın en verimli arazilerinden biri Harran Ovası’nı sularken, Halfeti ilçenin bir kısmı ve Savaşan köyü sular altında kalmış.

İşte biraz ileride, sadece bir minarenin bir bölümünün su üstündeki hüzünlü ve etkileyici görüntüsü ile bana hep hüzün veren, Savaşan köyü görüntümüze giriyor.

Halfeti-16

Çok canlar alan Fırat bu kez köyleri, yerleşim yerlerini yutmuş. Bir zamanlar çocuk cıvıltıları ile capcanlı köy meydanındaki cami minaresinin su üstünde kalan kısmı gökyüzünü seyrederken sular altındaki köy ıssız ve sessiz.

Halfeti-17

Halfeti-18

Rum Kale ve Savaşan Köyü'nü anılarımıza bir kez daha alarak, çok güzel geçen bir günün sonunda “bu yörede güneş bir başka batar” sözünü doğrularcasına, muhteşem bir gün batımı manzarasını da fotoğraf karelerimize alıp Gaziantep’e doğru yola devam ediyoruz. 

Halfeti-19

Halfeti-20

Son bir söz… “Fırat'ın suları altında kalan Saklı Cennet veya Kayıp Kent adıyla da anılan bölgenin halkı, bu durumuyla Güneydoğu'nun turizm merkezlerinden biri haline gelen eski köylerinin taş işlemeli evleri, Arnavut kaldırımlı dar sokaklarının yerine yeni, modern yerleşim yerleri Karaotlak’ta daha mı mutludurlar?” diye düşünmeden edemiyorum.

Yükselen Güneydoğu yazı dizisinin tüm bölümleri:

https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-1
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-2-urfa-1
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-3-urfa-2
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-4-harran
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-5-harran-yakinlari
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-6-urfa-muzeleri
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-7-halfeti
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-8-gaziantep
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-9-pisirici-kasteli-ve-mescidi

Etiketler


Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara doğumluyum. TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7 ay Bodrum’da yaşıyorum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim yelken, yüzme ve squba-diving. Spor hayatımın...


gezgincagla kullanıcısının resmi
gezgincagla
Pzt, 10/16/2017 - 20:00
buradaki kaptanlıgı pazardan almıi tekneciler beni çok sinirlendirdi. o konuya bir çözüm getirmeleri lazım, bir gün birşey gelecek birisinin başına
nevinsalman kullanıcısının resmi
nevinsalman
Cum, 10/20/2017 - 18:13
Ehliyet durumlarını bilmiyorum ama ben 3 kez gittim, sorun olmadı. Bu kez gittiğim kaptan da oldukça iyiydi. Başınıza ne geldi bilmiyorum ancak haklısınız, binmeden ehliyet vs kontrol etmekte yarar var, Tanrı korusun tehlikeli durumları düşünmek lazım. Yorum ve uyarı için teşekkürler.