Google+

Arama formu

TADINDA GEZELİM: PAMUKKALE VE KARAHAYIT

Bu yazı Gezimanya üyesi H. OĞUZ ESEN tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Denizli gezimize bugün Pamukkale ile devam ediyoruz. Sabah kahvelerimizi eski bir konakta içmeye karar verdik. Belediye tarafından restore edilen ve işletilen Osmanbey Konağı, Denizli’nin merkezi Delikliçınar’da ara sokakta bulunuyor. Zaten kime soranız gösterirler.

Pamukkale

Pamukkale-1

Pamukkale-2

Buraya giderken yürüdüğümüz sokakları araç trafiğine kapatmışlar ve yolun ortasında eskiden olduğu gibi sular akıyor. Özel oluklarını ve su geçişlerini iyi tasarlamışlar. Hoş bir görüntü ve serinlik veriyor. Şırıl şırıl tertemiz sular sokaklarda akıyor.

Pamukkale şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Doğa Thermal Hotel, Pamukkale Ece Termal Otel, Hierapark Thermal Spa Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Çınar Pansiyon Tekin Kardeşler, Koray Hotel, Halıcı Thermal Hotel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Polat Termal Otel, Doğa Thermal Hotel, Richmond Pamukkale Thermal tesislerini incelebilirsiniz.

Pamukkale otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Pamukkale otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Pamukkale-3

Pamukkale-4

Kahvelerimizi içtikten sonra bugün eğer aceleniz de yoksa dostlarınızın yanında kalıyor ve onlarla birlikte geziyorsanız, sakın ha diyeyim, onların öğle vakti Denizli Kebabı tekliflerini geri çevirmeyin. Bu kebap bildiğiniz tandıra benziyor ama koyunun kaburga ve kollarının büyük şişlere saplanması sonucu odun fırınında pişiriliyor. Lezzeti öğle yemeğinde taze taze daha iyi anlaşılıyor. Zaten akşam vaktine de pek kalmıyor.

Ev sahibimiz Fatih Bey bizi sanayide İzmir yolu üzerindeki Kebapçı MUSTAFA USTA’YA götürdü. Yeni ve temiz bir yer. Bayramyerindeki kebapçılar gibi sıkışık ve kalabalık değil. Cuma namaz saatini özellikle seçtik ki sakin olsun rahat rahat sizin için bu fotoları çekeyim. Kilosu 80 TL olan kebaptan yağsız tarafından sipariş ettik ve masamıza gelen ayıklanmış etleri yağlanmış pidelere sararak afiyetle yedik. Tabii ki muhteşemdi Çok tandır yedim ama bunun lezzeti değişik ve çok güzel miydi diye sormanıza bile gerek yok. Ama bir daha ki sefere kaburgaları elimle sıyıracağım, haberin olsun Fatih abim. Tandırlar biliyorsunuz kuyuda pişer, Denizli Kebabının özelliği odun ateşinde fırında pişmesi, kızaran etin yağının altındaki hazneye akması ve oraya banılan pideler eşliğinde ister ayıklanmış, ister bütün masalara servis edilmesi.

Pamukkale-5

Pamukkale-6

Pamukkale-7

Üzerine de tahinli ballı pide, tatlı niyetine gelmez mi? Bu güzelliği 3 bardak çay ancak hazmettirdi diyebilirim. İşte artık bu yemekten sonra ya kırk adım atacaksınız, ya da sırt üstü yatacaksınız. Öyle derler değil mi? Biz kırk adım, hatta daha fazlasını atmayı seçtik ve haydi bakalım Pamukkale’ye gidiyoruz. 20 dakikalım bir yolculuktan sonra Pamukkale Milli Parkı’na geliyoruz. Aracımızı park ettikten sonra ilk olarak, travertenlerin hemen aşağısında bulunan parkı geziyoruz. Burası insana gayet güzel bir traverten manzarası sunuyor ve şifalı suların da buraya akmalarından dolayı, oluşturulan gölde yüzen balık ve ördekler eşliğinde iyi bir dinlence yeri olmuş.

Pamukkale-8

Pamukkale-9

Pamukkale-10

Pamukkale-11

Pamukkale-12

Tam sezonu başlamadığından mı nedir haziran ayında bile burası boş diyebilirim. 3-5 turist otobüsü var, ama böyle bir Dünya Miras Listesinde olan yer için bu kalabalık çok az. 2 saatimizi de burada geçirdikten sonra 5 km. ilerideki Karahayıt Köyüne kırmızı taş ve şifalı içme sular ülkesine gidiyoruz. Ne kadar garip değil mi? 5km ileri gidiyorsunuz, bir başka güzellik bir başka renk ve bir başka medeniyetle karşılaşıyorsunuz. İşte bu Türkiye’nin kıymetini bilmeyenlere yuh olsun. Burası da şifalı içme suları ve romatizma ve sedef hastalıklarına iyi gelen şifalı suları ile tanınıyor. Burada birçok kalınacak otel, motel ve pansiyon var. İsterseniz 1 gece burada kalıp bu sıcak sularda keyfinize bakabilirsiniz. Ama gerçeği söylemek gerekirse burasını biraz perişan buldum. Birisinin buraya, bu hazineye sahip çıkıp, el atması gerekiyor.

Pamukkale-13

Pamukkale-14

Pamukkale-15

Pamukkale-16

Pamukkale-17

Eveeet efendim, Pamukkale’de daha Hierapolis harabelerine de gitmeniz gerekiyor.

Pamukkale-18

Pamukkale-19

Bu kutsal şehir hakkında sizlere fazla detay vermek istemiyorum. Gerekli bilgiyi zaten ilgili internet sitelerinden edinebilirsiniz. Ama tarihe meraklı iseniz Apollon tapınağını, Plutonium’u, küçük Asya’nın en iyi korunmuş tiyatrosunu, Nymphaion’u, mezar ve mezar taşlarının bulunduğu Nekrapolis’i gezmeden geri gelmeyin diyorum.

Buranın devamında da Pamukkale’yi Pamukkale yapan travertenleri turistler gibi üstten görmeniz ve fotoğraflamanız gerekebilir. Benden bu seferlik bu kadar, artık evimi özledim, evime dönmek istiyorum byyy.

H.Oğuz Esen
hoguzesen@gmail.com

Etiketler


H. OĞUZ ESEN kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim. Cruise ile tüm dünyayı dolaşıp, tüm limanları hatırlayarak yaşlanmayı seçtim.  Cruise tutkum 1980 li yıllarda İstanbul Barselona seferi ile başladı. Son 5 yıldır tüm hızı ile devam etmekte olup her...