Google+

Arama formu

Batum gezimiz: Ulaşım ve ilk bakışta Batum

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar,
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Gönlünde incelik barındırmayanlar.                             
Martha Medeiros

Gönlümüzde inceliğin olup olmadığını bilmem ama okumayı, müzik dinlemeyi ve yolculuğa çıkmayı seven 3 arkadaş ağır ağır ölmemek için, bu yıl da Batum’a gidelim dedik (Geçen yıl Ukrayna’daydık). Yalova’dan Batum’a gitmenin aslında en zahmetsiz yolu Yalova Otogarı’ndan otobüse binip Batum Otogarı’nda inmek ama yol 20 saate yakın sürüyor. O kadar bol zaman yok. Zamandan kazanalım diyerek uçakla gitmeye karar verdik.

İstanbul’dan Batum’a uçakla gitmenin üç yolu var:

Birincisi İstanbul’dan direkt Batum’a uçmak. En kısa ama en pahalı yol bu. 11 Ocak 2018’ de; 7 Mayıs gidiş, 11 Mayıs dönüş için bilet fiyatı 600 liraydı.

İkinci yol, aynı uçağa Hopa bileti alıp binmek. Hopa’da havaalanı olmadığı için paraşütle atlıyorsunuz!! demeyeceğim tabii ki, uçak Batum’a iniyor. Hopa yolcuları polis gözetiminde Hopa’ya kadar getirilip bırakılıyor. Hopa’dan tekrar Batum’a herkes kendi olanaklarıyla gidiyor. Bilet ücreti 344 TL.

THY’nin 06.30 ve 16.15’te olmak üzere iki seferi var. Yalova’dan sabah uçağına yetişmek imkânsız. Bir gün önceden gidip havalimanında sabahlamak gerekiyor. 16.15 uçağı da 19.00’ da Batum’a iniyor. Hopa’ya git, geri Batum’a dön gün bitmiş olacak…

Biz de üçüncü yolu, İstanbul’dan Trabzon’a uçakla gidip, oradan otobüsle Batum’a geçmeyi yeğledik. İstanbul’dan Trabzon’a uçak biletini gidiş dönüş kişi başı 214 liraya aldık. Batum’da 4 gece kalmayı planladık. Booking.com’dan 2 yatak odalı, merkezde bir ev kiraladık. Holiday House Spiridi, 3 kişi 4 gece için 410 lira ödeyeceğiz. (Gidişimize 1 hafta kala ev sahibi caydı. Rehberimiz aynı fiyata başka bir yer ayarladı.)

Batum şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Levon Apartments, Rock Hostel First Line, Galaxy Apartments 7. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Lavro, Rock Hotel First Line gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Nadikvari, Batumi Paradise Hostel, Guesthouse in Batumi tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Batum aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Batum’un tarihî ve turistik yerlerini hakkıyla gezebilmek için internet sitelerinde kendisinden övgüyle bahsedilen rehber Mert İnan’la bir günlük hizmet karşılığı 100 dolara anlaştık, gerçi kendisini hiç görmedik. Yardımcısı Ömer, bizi sınır kapısında karşıladı. Eve yerleştirdi. Daha sonra da şehri gezdirdi. Batum gerçekten küçük bir kent, gezmesi kolay. Aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz. Türkçe oldukça yaygın, rehbere gerek yok.

Bu hazırlıklardan sonra internet üzerinden Batum’la ilgili bilgi toplamaya başladım. Bir de baktım ki Batum’a gitmeyen kalmamış. Yüzlerce tanıtım yazısı var. Sanki Batum’a gitmeyeni dövüyorlar! Sınır geçişinde pasaport istenmemesi, sadece nüfus cüzdanı ile geçilebilmesi nedeniyle Doğu Karadeniz ve civarından Batum’a gitmeyen yok gibi.

7 Mayıs 2018’ de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 10.20’ de kalkan uçağımız 1 saat 15 dakika sonra deniz doldurularak yapılmış olan ve çok da büyük olmayan Trabzon Havaalanı’na indi. Havaalanı çıkışında Havaş servisleri var. Şehir merkezine, Rize’ye ve Hopa’ya yolcu taşıyorlar.

Batum

Hopa servisi Rize’ye kadar hiçbir yerde durmuyor. Rize’den sonra Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ve Arhavi’ye uğrayarak Hopa’ya varıyor. Ardeşen’de 15 dakika çay ve ihtiyaç molası var. Yol üç saat sürüyor. Trabzon - Rize arasındaki irili ufaklı ilçe ve kasabalarda inecekler Rize servisine biniyorlar. Havaalanından Rize 16 lira, Hopa 27 lira (Mayıs 2018). Hopa’da son durakta inince hemen yanda taksiler var. 50 liraya sınıra gidiyorlar. İster tek binip 50 lira verirsiniz, isterseniz dörtlü grup yapıp 12,50 liraya gidebilirsiniz.

Şansımıza Sarp Gümrük Kapısı kalabalık değildi. Kapıda önce çıkış pulu alıyorsunuz, fiyatı 15 TL. Pulun yapışık olduğu çıkış formuna adınızı soyadınızı, kimlik numaranızı, doğum tarihinizi yazıp kimliğinizle birlikte görevli polise veriyorsunuz. Çıkış kaydınız yapılıp form mühürlenerek geri veriliyor.

Sarp Sınır Kapısı’nda inşaat var. Sac levhalarla kaplı uzuuun bir yolu yürüyerek Gürcistan kapısına geliyorsunuz. Görevli kimliğinize bakıp elinizdeki formu onaylıyor. Artık Gürcistan’dasınız. Elinizdeki o formu iyi saklayın dönüşte ihtiyacınız olacak. Ne üst baş ne çanta araması yapan var, hatta gümrük memuru bile yoktu. Elimizi kolumuzu sallaya sallaya geçtik.

Batum-1

Kapıdan çıkar çıkmaz - her yerde olduğu gibi - taksiciler karşılıyor sizi. Az ileride de dolmuşlar var. Biz rehberimizi bekleyeceğimiz için sakin bir köşeye çekildik. Meydanda taksiler, dolmuşlar, özel araçlar, bisikletliler ve ince ince yağan yağmur var. Döviz bürosunun sundurmasına sığındık, rehberimizi bekliyoruz. Döviz büroları ve büfeler yan yana sıralanmışlar.

Yanı başımızdaki sigortacı Türk plakalı araçlara yurt dışı trafik sigortası yapıyor. “Bu sigorta olmadan sınırdan nasıl geçtiniz?” diye soruyorum. Avrupa ve Balkanlarda onlarca kez arabamla sınır geçişi yaptım, ilk sorulan evrak bu sigortaydı. “Yaptırmazsan dönüşte ağır cezası var dediler, bıraktılar.” diyor Ankaralı şoför.

Az sonra rehberimiz Ömer, arabasıyla gelip bizi alıyor. Eve kadar 17 kilometrelik bir yolumuz var. Yol boyunca etrafa bakarak konuşuyoruz. Geçtiğimiz yerlerde fakirlik gözle görülebiliyor. Sovyetlerden kalma binaların bakımsızlığı bizi şaşırtıyor.

3.000 metre yükseklikteki Mescit Dağı’ndan doğup, Batum’dan denize dökülen, dünyanın en hızlı akan ve en derin nehirlerinden biri olan Çoruh Nehri üzerinden geçerek Batum’a varıyoruz. Çoruh Nehri’nin uzunluğunu bazı kaynaklar 376, bazıları ise 466 kilometre olarak vermekteler. Nehrin 24 kilometresi Gürcistan topraklarından geçerek Karadeniz’e dökülür.

Ev sahibimizle buluşup 27 katlı binanın14. katındaki dairemize yerleşiyoruz.

Batum-2

Balkondan çevredeki binalara ve manzaraya bakıyoruz. Sovyetler Birliği zamanında Rusya’nın Antalya’sı olan Batum, bugün de turizm alanında önemli yatırımlara ev sahipliği yapıyor. Etrafımızda gördüğümüz çok katlı binalar bu yatırımların bir parçası. Gökyüzüne doğru özgürce yükselen binalarda inşaatlar devam ediyor.

Batum-3

Batum-4

Bu modern yapıların yanında, Sovyet döneminden kalan ve hâlâ bütün canlılığıyla içinde yaşam süren binalarsa oldukça büyük bir tezat teşkil ediyor.

Batum-5

Batum-6

Balkonda yeterince oyalandığımıza karar vererek kenti keşfe çıkıyoruz. Rehberimizle sabah buluşacağımız için keşif gezimizi yalnız yapacağız.

Doğup büyüdüğüm kentin deniz kenarında olmasından dolayı denizi olan kentleri çok severim. Ayrıca denizi olan kentte insan kaybolmaz. Denize sırtınızı veya yüzünüzü dönüp yolunuzu ve yönünüzü bulabilirsiniz. Biz de evden çıkıp yüzümüzü denize dönüp yürüyoruz. 5 dakika sonra sahildeyiz. Hava kararmak üzere. Tek tük ışıklar Karadeniz’in o kapkara görünümünü aydınlatmaya yetmiyor.

Batum’un boydan boya uzanan 6 kilometrelik bir sahili var. Deniz bu akşam inadına durgun. Benim yıllar önce öğretmenlik yaptığım Karasu’da bütün hırçınlığıyla sahili döven deniz bu mu? Burada Karadeniz iyice uysallaşmış veya güzel yüzünü bize gösteriyor. Sahil küçük çakıl. Kum pek yok. Geçtiğimiz yazdan kalmış küçük kulübeler, şezlonglar, tahta yollar, ağaç oturaklar yazın yine gelmesini bekliyorlar gibi… Çakıl sahilin hemen yanında yürüyüş ve bisiklet yolları, onların yanında da ağaçlandırılmış gezinti yolu var. Bu bölgeye araç girmiyor.

Batum-7

Batum sahilinde bol miktarda kiralık, normal ve elektrikli bisikletler var. Ayrıca 2, 3, 4 kişilik bisikletler de var. Herkes bu bisikletlerle sahil boyunda tur atıyor. Sahilde gezinti alanları, lokantalar, dinlenme yerleri mevcut. Hediyelik eşya, magnet, çeşitli yiyecek içecek satıcıları var. Bizim ziyaretimiz mayıs başı olduğundan sahilin canlı halini göremedik ama yine de kalabalıktı. Haziran ortasından itibaren çok kalabalık olduğunu söylediler.

Batum-8

Sahilin hemen arkasında çok katlı binalar, oteller, gazinolar yer alıyor. Sahilin doğu ucunda Batum’un turistik noktaları var. Alfabe Kulesi, dönme dolap, Ali ile Nino heykeli, Chacha (çaça) Saat Kulesi burada. Uzaktan şöyle bir bakıp yarın etraflıca inceleriz diyerek geri dönüyoruz.

Batum-9

Yol üzerinde rastladığımız bir markete girip kahvaltılık ve içki alalım diyoruz, sanki bir Türk marketindeyiz. Peynir, zeytin, yoğurt vs. çeşitleri hep Türk markaları. Votkalar adamı alkolik edecek kadar ucuz. Yerel votka markalarının 70 cl’lik şişeleri 10 - 15 lari arasında. Pratik olması için biz bir lari’yi iki ile çarpıp liraya çevirdik. Gürcü votkası ve fındıkla geceyi sonlandırdık.

Yarın sabah rehberimizle birlikte gezeceğiz.

Yazı dizisinin ikinci bölümü: https://gezimanya.com/GeziNotlari/batum-gezimiz-2-batumun-gezilip-gorulmesi-gerekenleri
Yazı dizisinin üçüncü bölümü: https://gezimanya.com/GeziNotlari/batum-gezimiz-3-botanik-bahcesi-medea-ve-turkiyeye-donus

Etiketler