Google+

Arama formu

Burdur Lavanta Deresi ve Lisinia Doğa

Burdur’u keşfetmek için en kolay yol eğer İstanbul’dan gidecekseniz direkt Isparta’ya uçmak. İşte biz de öyle yaptık. Burdur gezimize ilk olarak Lisinia’dan başladık.

Veteriner hekim Öztürk Sarıca’nın 2005 senesinde temellerini attığı ve Burdur Gölü’nün kıyısında geniş bir arazide bulunan Lisinia Doğa, doğal yaşamın devamını hedefleyen bir proje. Türkiye’nin ilk yaban hayatı merkezlerinden birisi olarak önemli bir misyona sahip. Lisinia Doğa’nın bulunduğu coğrafyanın eski adı Pisidya. Lisinia ise zamanında buradaki önemli şehirlerden birisinin adıymış. Merkez de adını buradan almış.

Burdur

Merkeze girişte birden Murat’la birbirimize baktık. İkimizin de burayı benzettiği yer aynıydı: Tayland’ın güney eyaletinde yer alan Trang kentindeki Ejderha Bahçesi.

Burdur bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Burdur-1

Burayı ziyaretimizde bahçeyi kuran kişi ile tanışmıştık. Kendi elleriyle Thep Taru denilen bir ağaçla yüzlerce ejderha heykeli yaparak bahçeyi doğaseverlere ve turizme kazandıran kişiyi buradaki Öztürk Bey’e çok benzettik.

Öztürk Bey ve çalışma arkadaşı bizi bahçenin girişinde karşıladılar. Hemen ardından bize bir taraftan lavanta çayı ikram ederken bir taraftan da biraz bu merkezin kuruluşundan, amaçlarından ve faaliyetlerinden bahsettiler.

Burdur-2

Ailesinden birçok kişinin kansere yakalanması üzerine böyle bir merkez kurma fikrini hayata geçiren Öztürk Sarıca, bu projeye ek olarak Kansersiz Gelecek, Doğu Okulu, Ekolojik Üretim, Rehabilitasyon Merkezi gibi farklı farklı alt başlıklarda projeler yürütüyormuş.

Birbirinden farklı çevre projeleriyle, hiçbir hibe ve destek almadan ayakta duran kurum her geçen gün daha fazla yerli ve yabancı turist ile öğrenciyi ağırlıyormuş.

Bu güzel tanıtım sonrası Özdemir Bey düşüyor önümüze ve tesisi bize gezdirmeye başlıyor. Öncelikle buradaki ağaç dalları kullanılarak yapılmış şahin, keçi gibi hayvan figürleri çok etkileyici.

Burdur-3

Burdur-4

Tesisteki her şey doğa ile uyumlu ve ahşap ağırlıklı.

Burdur-5

Biraz devam ettiğimizde ayrı bir bölüme geliyoruz, burada toplumu kansere karşı bilinçlendirmek için neler kansere sebep olur konusunu resimlerle işlemişler.

Burdur-6

Devamında ise doğallığı bozulmuş ve bozulmamış yerlerin fotoğraflarının sergilendiği ayrı bir bölüm var.

Burdur-7

Lisinia’da bir de yaban hayatı koruma bölümü yer alıyor. Burada doğada buldukları hasta veya yaralanmış vahşi hayvanları getirerek tedavi ediyorlar. Biz dolaşırken kurt, yaban domuzu, atmacalar ve kartallar gördük.

Merkezde doğal ürünler de üretiliyor. Mesela lavanta kolonyası, lavanta balı, ev yapımı sabun, doğal krem burada üretilen ürünlerden bazıları.

Toplumsal gelişim ve sürdürülebilir kalkınma adına gerçekleştirdikleri ve projeleriyle Lisinia Doğa bölgenin geleceği için oldukça önemli bir merkez. Buradan sonra Lisinia bölgesindeki Lavanta Deresi’ni görmek üzere yola çıkıyoruz. Lavanta Deresi isimli bu alan da yine Özdemir Bey’in projelerinden. Ancak buraya gelmeden önce Burdur Gölü manzaralı görece daha küçük bir lavanta tarlası önünde bir fotoğraf molası veriyoruz.

Burdur-8

Lavanta başlı başına nefis görüntüler veren bir bitki. Hele bir de arka fonunda masmavi Burdur Gölü olunca daha bir etkileyici.

Burdur-9

Lavanta hasadı zamanı bölgenin özelliğine ve yüksekliğine göre değişiklik gösteriyor. Burası görece daha alçak rakımda olduğundan burada lavantalar temmuz başı gibi artık yavaş yavaş mor renkten griye doğru geçiş yapıyormuş. Yani bitki parlak mor çiçeklerini döküyor.

Bu bölgede bu kadar fazla lavanta ekilmesinin sebebi ise aslında kuraklığı engellemek. Çünkü Burdur Gölü tarım sulamalarından dolayı her sene sularını biraz daha kaybediyor. Gölü besleyen akarsuların üzerinde, bölgedeki sulama ihtiyacını gidermek için barajlar kuruluyor. Bu durum nehirleri susuz bırakıyor, nehirler ise Burdur Gölü’nü.

İşte lavanta burada devreye giriyor. Son zamanların Instagram dekoru lavanta yalnızca güzel fotoğraflar çektirmek isteyenleri cezbederek turizm geliri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda çok değerli lavanta yağı sayesinde de önemli bir tarım geliri sağlıyor. “Ee? Gölü nasıl kurtarıyor?” diyebilirsiniz. Şöyle ki, lavanta neredeyse hiç suya ihtiyaç duymuyor. Böylece daha az suyla çok para kazandıran bir tarım yapılabiliyor.

Burdur bölgesinde daha çok lavanta olması demek daha az su tüketilerek bölge halkının daha fazla gelir elde edip kalkınması demek. Tabii mor renkli Instagram fotoğrafları da bonus oluyor :).

Burdur-10

Buradan sonra Akçaköy’de, ekimi yapılalı daha birkaç sene olan Lavanta Deresi’ne geçiyoruz. Burası epeyce geniş bir alan. Tabii ekileli henüz fazla olmadığı için lavantalar henüz çok çok büyümemiş. Ancak bundan 3-4 sene sonra buranın uçsuz bucaksız lavanta tarlası olacağı kesin.

Bu tarlalar aynı zamanda yeni evlenen çiftler için de bir dekor. Gelinlikle damatlığı giyenler, evlilik albümlerinde yer alacak fotoğrafları çektirmek için buraya geliyorlar. Sonuçta böyle bir dekorla da mükemmel fotoğrafları garantilemiş oluyorlar.

Hem Lisinia Doğa, hem de Lavanta Deresi bu bölgeye geldiğinizde atlanmaması gereken ve ülkemizde “sorumlu turizm” adına da dikkat edilmesi gereken noktalar. Bu girişimi, özellikle de başındaki Öztürk Bey’i tebrik ediyoruz.
 

Etiketler


Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur. 1997 - 1999 İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, 1999 - 2000 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakultesi Antropoloji ve 2000 – 2004 Marmara...