Google+

YÜKSELEN GÜNEYDOĞU (BÖLÜM 4): HARRAN

27508 Eki 2017Gezi Notu
nevinsalmannevinsalmanGold Yazar08 Eki 20172750 Yorum

Daha önceki gezilerimde gelip gezerek hayran kaldığım ve beni çok etkilemiş olan Harran'a tekrar gidiyorum ancak ne yazık ki biraz hayal kırıklığı yaşıyor üzülüyorum doğrusu. İlginç ve tarihî evler betonlaşmanın arasında artık mahzun ve hüzünlü duruyorlar. Betonlaşma almış yürümüş, ortalık çöp ve pislik içinde. Değerlerimize sahip çıkamıyoruz, çok üzücü. Kırsal kesimlerde özellikle de doğu illerimizde halkımızın bilinçlendirilmesi görevinin öncelikle devlet büyüklerinin diye düşünüyorum, elbette bizler de, sivil toplum kuruluşları olarak destek olmalıyız, zira Harran ülkemizin tarihi açısından çok önemli.

Harran

Bu yaz Bodrum Dibeklihan'da düzenlenen ve 3 gece süren "Harran Günleri” etkinliğinden sonra çıktığımız bu gezide, bizleri makamında misafir eden Harran Kaymakamı Sayın Ömer Faruk Çelik ile sohbet etme olanağımız oldu. Yöredeki görevine henüz başlamış, çok genç ama görevinin bilincinde, aksaklıkların farkında. Yaptığımız uzun ve yararlı sohbetten sonra UNESCO Dünya Mirası adayı kentini koruma konusuna verdiği önem ve kararlılığını görünce umutlandım. Biz de dernek olarak elbette her türlü destek sözü verdik, hep birlikte bu tarih ve kültür hazinesi yöremiz adına mutlu ve umutlu ayrıldık. Bu nedenle bu geziyi düzenleyen sevgili Cenap Tezer'e bir kez daha teşekkür ederim.

Harran-1

Harran Evleri

Zengin bir tarihî geçmişe sahip Urfa yöresinde pek çok tarihi höyük bulunmakta, bunların en önemlilerinden bir de, MÖ 3000- MS 8. yüzyıla kadar kesintisiz yaşam yeri olan Harran. İtalya’nın Bari kenti yakınlarındaki kardeş şehir “Alberobello”yu gördüyseniz, bindirme tekniği ile yapılmış ünlü "kubbeli ya da konik evler" denen topraktan yapılma evleri ile müthiş benzerliği fark etmişsinizdir. Eşsiz bir güzelliğe sahip, müthiş bir tarih ve kültür hazinesi olan kubbeli evler geleneğini ve adını tarihten bu yana günümüze kadar devam ettirmiş olan Harran’daki bu nadir yapılar koruma altında, UNESCO Dünya Mirası aday listemizde de yer almakta.
 
Bölge iklimine uyumlu olarak yazın serin kışın sıcak olan bu değerli ev yapılarının koruma altına alınmış olması, bölgenin SİT alanı ilan edilmiş olması da sevindirici elbette.

Harran-2

Harran-3

Harran-4

Harran-5

Harran-6

Harran şehri, 6 kapılı, 187 burçlu, kesme taşlardan inşa edilmiş, son derece sağlam, günümüzde halen görülebilen şehir surları ile çevrilmiş.

Harran-7

Etrafı su hendeği ile çevrili bu surlar yer yer yıkılmış, kapılardan ise sadece Halep Kapısı ayakta kalmayı başarmış. (Bağdat, Musul, Aslanlı, Halep, Anadolu-Rum, Rakka Kapıları). Harran'da inşa edildiği bilinen en eski ve en önemli anıtsal eser ise Babil Dönemi’ne ait ünlü Sin Mabedi’nin (Ay Tanrısı) yeri ise tespit edilememekte.

Harran-8

Asur ve Babil dönemlerinden İslami döneme dek (MÖ. 2000’den MS 7.yy’a) Harran kentinde yaşanmış ve gezegenleri temsil eden gelişmiş bir Tanrılar Kültü, bize MÖ 2000’lerde kentte astronomi biliminin ileri düzeyde olduğunu göstermesi açısından oldukça önemli. Bu bilim ancak bir okulda öğretilebilirdi, bu okul Harran Üniversitesi elbette. Değeri pek de fazla bilinmeyen ancak içinde 4000 yıl öncesine uzanan bir tarih gizleyen, dünyanın ilk İslam Üniversitesi ve dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi "Harran ekolü" ne sahip Harran çok önemli bir yer.

Harran-9

Harran-10

Şehrin ortasında yer alan, içerisinde çeşitli devirlere ait mimari kalıntıları ve bölgenin tarihini gün ışığına çıkartacak belgeleri, MÖ 7000 Halaf Devri’ne tarihlenen buluntuları barındıran, 22 m yüksekliğindeki Harran Höyüğü 18. yüzyıl İslamî şehirleri ve konut mimarisi hakkında önemli ipuçları vermekte. İslam mimarisinde yapılmış en eski cami olan Harran Ulu Cami höyüğün eteğinde yer almakta. Kazılardan elde edilen çok sayıdaki eserler, hayvan figürlerini de dün anlattığım Urfa Müzesi’nde görebilirsiniz.

Harran-11

Harran-12

Bir zamanlar “Harran'dan Halep'e giderken güneşi hiç görmezsiniz” derlermiş, yeşil ve verimli ovaya, zamanla o ormanlar yok olmuş, çöl olmuş Harran. GAP ile bölgeye yeniden bolluk ve bereket gelmiş, yeşil günlerine kavuşmuş, pamuk ve mısır cenneti olmuş. Önemli ticaret yollarının kesiştiği bir nokta, özellikle eski Mezopotamya putperestliğinin önemli bir merkezi olmuş, ülkemizin tarihi değeri açısından çok önemli bir yere sahip Harran’a gereken ilgi ve önemin verilmesi şart. Şanlıurfa'ya gelirseniz gezi listenizde mutlaka olması gereken bir bölgemiz.

Yolumuza devam ediyoruz, benim için yeni yerler olan Bazda Mağaraları, Han El-Ba'Rur, Şuayp köyü ve Soğmatar’ı gezeceğiz. 

Yükselen Güneydoğu yazı dizisinin tüm bölümleri:

https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-1
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-2-urfa-1
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-3-urfa-2
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-4-harran
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-5-harran-yakinlari
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-6-urfa-muzeleri
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-7-halfeti
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-8-gaziantep
https://gezimanya.com/GeziNotlari/yukselen-guneydogu-bolum-9-pisirici-kasteli-ve-mescidi

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar