Makedonya Gezi Notları (2. Bölüm) - Üsküp

Bu bölümde sizlere Makedonya’da Başkent Üsküp’ü aktarmaya çalışacağım…

Fatih Sultan Mehmet Taş Köprüsü


Makedon Meydanı - İskender Bey Heykeli

Makedonya’nın para birimi Makedonya Dinarı'dır. Madeni paralar 50 Deni, 1, 2, 5, 10, 50 Dinar; banknotlar ise 10, 50, 100, 500, 1000 Dinar’dır. 1 Dolar = 43,50 1 Euro = 61,00 1 TL = 21,75 Dinar’dır. 


Karposh Uprising Meydanı


Taş Köprü’nün uzaktan görünümü

ÜSKÜP (SKOPJE)

Ben gezime başlamadan önce Üsküp’te merkeze ve birbirlerine yakın, kalabileceğim 2-3 otel belirlemiştim. Ohrid’den Üsküp’e gelip de otobüsten inince, yine her zaman olduğu taksiciler yanaştı. Türkçe bilen bir taksiciyle yapılan bir pazarlıkla (pahalı bulmama rağmen Türkçe bilmesinin verdiği yakınlıkla) 150 Dinar’a anlaştım. Yolda giderken yaptığımız sohbetten sonra “Sen niye bu otele gidiyorsun? Bizim tarafta kal, nasıl olsa buradan yiyip içeceksin, her an buraya geleceksin, seni bildiğim bir otele götüreyim” dedi. Fiyatını sordum. Benim bulduğuma yakındı, “Peki” dedim. 

Az gittikten sonra Cvetan Dimov Caddesi’nin bir arka sokağında“Alba Hotel”in önünde durduk, resepsiyonda Türkçe bilen “Abdül” bizi karşıladı. Fiyatı sorunca 28 Euro dedi. Pazarlıkla ancak 25 Euro’ya indi. Tereddüt etsem de odayı görüp beğendikten ve taksicinin de dediklerini göz önünde bulundurarak otele yerleştim. Merkeze 1 km mesafede ama dediği gibi Müslüman bölge tarafında, Osmanlı eserlerinin, camilerin, “Çarşiya” denilen eski çarşının yakınında bir otel…

Balkanlar gezimin içinde Prizren ve Ohrid’den sonra; en beğendiğim ve Türk’ün, Türkçe’nin, Osmanlı eserlerinin en çok olduğu bir şehir Üsküp… Bizden bir yer…

Otele yerleştikten sonra etrafı tanımak ve gezip görmek amacıyla elimdeki haritaya göre tarihi çarşı ve bitpazarının olduğu yere doğru yürümeye başladım. Az yürüdükten sonra birisine Türkçe olarak tarihi çarşıyı ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü sordum. Oraları sordum çünkü biliyordum ki gezilip görülecek yerler oralarda ve çevresinde yer alıyor.


Davut Paşa Hamamı


Sanat galerisi olan Çifte Hamam

Ne yazık ki benim sorduğum adam şaşkın şaşkın baktı, tam bakarken yanımızdan bisikletli ve 60 yaş civarında bir adam geçiyordu. Durdurdu. Bir şey söyledi. Baktım adam Türkçe biliyor. Ona sordum. Dur dedi. Bisikletten indi, yürümeye başladık. Az yürüdükten sonra “benim için zahmet etme, işinden kalma tarif et ben giderim” dedimse de sağ olsun beni bırakmadı. “Ben de o tarafa gidiyorum. Bir şey olmaz” dedi. İsmi de Muharrem’miş. Bitpazarının oraya, tarihi çarşının girişine gelince bisikletini orda bulunan demirlere (birçok kişinin yaptığı gibi) bağladı. Yola yaya devam ettik. Muharrem Bey ile giderken önümüze çıkan; Alaca Camii ve Türbesi’ni, bitpazarını, tarihi çarşıyı, çarşının içindeki Murat Paşa Camii’ni, şimdi sergi salonu olarak kullanılan Çifte Hamam’ı, dünyaca ünlü Destan Köftecisi’ni, Davut Paşa Hamamı’nı ve hamama çok yakın olan ve şehrin merkezi olarak kabul edilen Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı Taş Köprü’yü,  Makedonya Meydanı’nı, meydanın karşısındaki Üsküp Kalesi’ni, kaleye yakın Mustafa Paşa Camii’ni ve en son olarak da Kalkandelen’e giden araçların kalktığı durağı gezdik ve sonra ayrıldık. Yalnız bana eşlik ederken çarşı içinde birçok kişiye selam vererek, selamlarını alarak, hal hatır sorarak, hatta o şahısların davetlerine karşılık “dur şu arkadaşı bırakıp, öyle gelirim” demesinden anladım ki tanınan ve sevilen bir kişiymiş. Yani anlayacağınız Muharrem Bey bana ilk günümde iyi bir rehberlik yaptı. Çevreyi tanımama çok yardımcı oldu.


Çarşı içindeki Murat Paşa Camii


Bitpazarı girişindeki Alaca Camii

Şimdi size yeri gelmişken bir şey anlatayım… Üsküp’ten Kalkandelen’e gittim. Gezerken köprü üzerinde bir fotoğraf çektirmek istedim. Yalnız olduğumdan, yanımda bekleyen 17-18 yaşında birinden fotoğraf makinemi de uzatarak Türkçe ve İngilizce “Bir fotoğrafımı çeker misiniz?” ricasında bulunduğum halde hiç oralı olmadı. Yoldan geçen başka bir delikanlıya söyledim, o da sanki onunla söz birliği etmiş gibi gülümseyerek çekti gitti. Bunları gören üçüncü bir genç, yanındaki kız arkadaşını bırakarak fotoğrafımı çekti. Yani bu dünyada hakikaten Muharrem Bey gibi muhterem beyler de var. O gençler gibi insanlar da var. 

Eğer Üsküp’e gidecekseniz hakikaten taksicimin de dediği gibi gününüz tarihi çarşının olduğu bölgede, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve karşısında bulunan Makedon Meydanı’nın olduğu çevrede geçecek… Çünkü camiler, tarihi yapılar, müzeler, kale, kilise ve katedraller hep bu bölgede yer alıyor ve 1-2 km mesafelik bir alanın içerisinde bulunuyorlar.


Karposh Uprising Meydanı ve Heykeller


Karposh Uprising Meydanı (Makedon Meydanı’nın Karşısı - Taş Köprü’nün diğer yanı)

Tarihi çarşı ve civarında yabancı dil bilmenize gerek yok. Karşılaşacağınız kişilerin % 90’ı ve esnafın hepsi, Osmanlı Türk’ü ve bizden birileri…

Yalnız Makedonya’da çekilen en büyük sıkıntı; yazıların ve tabelaların Makedonca olması, çünkü Makedonlar Kiril alfabesi kullanıyor. Gördüğünüz tarihi eserin ne olduğunu, bineceğiniz aracın nereye gittiğini anlamak imkânsız. Örneğin bizim Üsküp dediğimize onlar Skoplje, Skopje diyor ve en zor ve bilinmesi imkânsız olanı da Snocke’ye benzer bir şekilde Kiril alfabesiyle yazılmış olanı… Öyle ki ben Ohrid’den buraya gelirken üstüne basa basa hem Üsküp hem Skopi dediğim halde görevlinin verdiği bilette Snocke’ye benzer yazılmış yerden şüphe ederek tekrar teyit ettirmem gibi…

Üsküp’ten Kosova’ya geçiş oldukça kolay; otobüs yarım saatlik bir yolculuktan sonra Kosova sınırına varıyor. Araçlar genellikle büyük minibüs türünde… Biletler de yanılmıyorsam 320 Dinar’dı, yani 8 Dolar gibi…

ÜSKÜP’TE GEZİLECEK YERLER

1) Makedonya Meydanı 

2) Taş Köprü: Vardar Nehri üzerinde yer alan Taş Köprü (Stone Bridge,) şehirdeki en önemli Osmanlı eserlerinden ve 15. yüzyılda Sultan II. Mehmet tarafından yapılmış.

3) Büyük İskender Heykeli: Makedonya Meydanı’nda yer alan Büyük İskender Heykeli

4) Üsküp Kalesi: Üsküp’ün en yüksek tepesinde yer alan Üsküp Kalesi (Fortress Kale) Bizans İmparatoru Justinyen tarafından yaptırılmış.


Üsküp Kalesi


Saat Kulesi ve İshak Bey Türbesi

5) Mustafa Paşa Camii: Osmanlı eserlerinden biri… Cami, 1492 yılında Mustafa Paşa tarafından yapılmış.

6) Davut Paşa Hamamı: 15. yüzyılın ikinci yarısında Doğu Rumeli veziri Davut Paşa tarafından yaptırılmış.

7) Kapan Han: Bir diğer önemli Osmanlı eseri

8) Sulu Han: Sulu Han (Suli An), 15. yüzyılda İsa Bey tarafından yapılan bir Osmanlı hanıdır.

9) Kurşunlu Han: Osmanlı hanlarından ayakta kalan ve en büyük olanı Kurşunlu Han (Kursumli An) 16. yüzyılda Musledin Hoca tarafından yapılmış.

10) Çifte Hamam: (Cifte Amam) 15. yüzyılda İsa Bey tarafından inşa edilmiş, 1915 yılına kadar hamam olarak kullanılan Çifte Hamam depremin ardından tamir edilmiş ve Modern Sanat Galerisi (National Gallery of Macedonia) olarak kullanılmaya başlamıştır.

11) Murat Paşa Cami: Murat Paşa Cami (Sultan Muratova Mosque)

12) İsa Bey Cami: İsa Bey Cami (Gazi İsa Begova Mosque) 1475’de İsa Bey tarafından inşa edilmiş, Selçuklulara ait Avrupa’daki tek camidir.

13) Bedesten (Bezisten): Bedesten; değerli eşyaların, ipek, baharat, mücevher, parfüm gibi şeylerin satıldığı eski çarşıdaki bir kısımdır. Ancak şimdi harabe halde ve de meyhaneye benzer bir görünümü var.

14) Saat Kulesi: Saat Kulesi (Clock Tower) çarşıda bulunan ve namaz saatlerini takip edebilmek için yapılan kuledir.

15) Aziz Ohrid Kliment Katedrali: Aziz Ohrid Kliment Katedrali (St. Clement of Ohrid Cathedral), Meryem Ana Katedrali’nin yakılmasının ardından Aziz Dimitrios Kilisesi’nin ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle 1970 yılında yapılmıştır. Bu katedrali Müslüman bölgede kime sorduysam bilmedi ve yerini tarif edemedi. Kendimden şüphe ettim. En son geleceğim gün tesadüfen buldum. Yani demem o ki Müslüman ve Hristiyan kesim birbirlerine yabancı görünüyor.


St. Kliment Katedrali


Benim isteğim üzerine poz veren gelin ve damat

Ayrıca Sultan Murat Camii ve Türbesi, İshak Bey Türbesi, Murat Paşa Hamamı, Arasta Camii, Mustafa Paşa Camii, Hatuncuk Camii, Hüdavendigar Camii, İsa Bey Medresesi de eski Osmanlı eserlerinden birkaçıdır…

Yazının birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.Yazının üçüncü bölümüne buradan ulaşabilirsiniz. 

Fetullah İnam

Yazar Hakkında

Fetullah İnam

1954 Bitlis-Tatvan doğumluyum. 1966'dan beri Ankara'da ikamet etmekteyim. Üniversite mezunu olarak halen Yazarlık yapmaktayım.