Çizmenin Parmak Ucunda: Agrigento (Bölüm 10)

Benim de burcum olan, Yengeç Dönencesi’ne girdiğimiz haziran ayının son günlerinde, simgesi yengeç olan Agrigento kentini ve Sicilya'da bir dünya mirası daha göreceğim için heyecanlıyım. Akdeniz Bölgesi’nin önde gelen ve en büyük şehirlerinden biri olan Agrigento (palazzil) tarihî yapıları, kiliseleri ve tarihî konakları, muhteşem Dor şatoları ile tarihi bir kent. Ana cadde Via Atenea ve taş döşeli dar sokakları, hediyelik eşya dükkânları, kafe ve restoranları ile de çok güzel, turistik ve popüler.

Şehre gelmeden önce klasik Yunan medeniyetini en iyi temsil eden ve Akdeniz’in o güzel mavisine hâkim yüksekçe bir tepeye kurulmuş arkeolojik site, La Valle dei Templi’ye gidiyoruz.

Akdeniz bitkileri ve badem ağaçlarıyla, ilginç keçileriyle 1.300 hektar gibi muazzam bir alana yayılmış arkeolojik kalıntılar ve tapınakları ile dünyanın en büyük arkeolojik alanı. Yaz aylarında giderseniz öğle saatlerinde gitmeyin zira çok büyük bir alan ve gölge alan pek yok ya da mutlaka şapka hatta şemsiye alın.

*Tapınaklar Vadisi'ni görmek üzere güneye inip bir gece Agrigento'da kalınabilir.

Aracımızın penceresinden görüntümüze giren heybetli tapınak beni hemen sarıp sarmalıyor, "Tapınaklar Vadisi"ine girdiğimiz anda da tarih bize perdesini aralayıveriyor.

MÖ 6. yüzyıl Yunan kolonisi, daha sonraki Helenistik ve Roma kenti, şehrin tepelerine kurulmuş göz kamaştıran Orta Çağ yapılar topluluğu, dünya tarihinin klasik mekânlar arasında. Yunan ve Dor mabetleri mimarisinin dünyadaki en olağanüstü örneklerini, erken döneme ait Yunan uygarlığının, sanat ve kültürünün en önemli anıtlarını görmek mümkün.

Birçoğu çok iyi korunmuş, özel bir yere sahip bu bina kalıntıları ve geniş bir alana yayılmış olan tarihî tapınaklar arasında uzun yürüme yolları var.

Yürüme zorluğunuz varsa, golf arabaları 3 € karşılığı, arada fotoğraf molaları vererek sizi uçtan uca götürüyor. Keyifli bir yürüyüş, kaya mezarları arasındaki oyuklar, fotoğrafçılar için çok güzel kareler veriyor, bu oyuklar arasından Akdeniz'in mavi sularını ve şehrin tepeden muhteşem manzaralarını çekmeyi ihmal etmeyin.

AGRIGENTO – Bize tarihin perdesini açan “Tapınaklar Vadisi”

Tapınaklar Vadisi, etkileyici mimari ve doğal güzelliğin bir araya geldiği yerdeki bu çok özel tapınaklar Sicilya’da yer alsa da, Yunan mimarisinin en mükemmel örnekleri arasında gösterilmekte. UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Vadi, Concordia’ya, Juno’ya, Demeter'e, Zeus'a ve Herakles’e adanmış tapınakları içeriyor, kısacası tapınakların çoğu Yunan Tanrılarına adanmış.

Bu dev alanda bulunan yedi temel tapınaklardan Juno (Hera) ve Concordia Tapınakları en ünlü ve en iyi korunanlar. Hemen yanında duran Hercules Tapınağı ise en eskilerden. MÖ 6.yy.'dan kalma tapınağın orijinalinde 38 adet olan sütunlarının sadece 8 tanesi ayakta ve 4 tanesinin başlığı günümüze kadar gelebilmiş. Altta duran mermer heykeller 2005 yılındaki kazılarda çıkartılmış ve kıyafetlerin tarzı itibariyle MS 1. yy.'ın ortalarına ve imparatorluk erkânına ait olduğu düşünülüyormuş.
 Tarihî tapınaklardan birkaç örnek:

Concordia Tapınağı: Roma Tanrıçası Concordia için yapılmış olan tapınak, vadisinin hemen hemen en tepe noktasında, 34 adet dorik sütunla çevrili. Sonraki yıllarda bazilikaya daha sonra da manastıra dönüştürülmüş. Dini bir yapı olması nedeniyle iyi korunmuş ve günümüze kadar gelebilmiş.

Juno (Hera) Tapınağı: MÖ 5. yy.'dan kalma, MÖ 406'da Kartacalıların işgali sırasında yakılmış ve bir de deprem geçirmiş olmasına rağmen büyük bölümüyle ayakta durabilmiş.

Herkül Tapınağı: Juno’nun yanında duran Tapınak ise MÖ 6. yy.'dan kalma. Orijinalinde 38 adet olan sütunlarının sadece 8 tanesi ayakta ve 4 tanesinin başlığı günümüze kadar gelebilmiş.

Zeus Olimpio Tapınağı: MÖ 489'de Himera antik Sicilya şehrinin Kartacalılara karşı galibiyeti anısına yapılan bu Grek tapınağı dünyada bulunan en büyük boyutlu Grek tapınağı.

Castor ve Pollux veya Dioscuri Tapınağı: Grek tanrıçaları Demeter kızı Persephone adına yapılmış bir sığınma tapınağı.

Antik şehirde çok sayıda kalıntılar hemen yakınında, büyük bir Hristiyanlık öncesi ve erken Hristiyanlık dönemi mezarlığı, kahramanlar için yapılmış kutsal anıt Theron Mezarı, antik Demeter Tapınağı yakınında Helenistik dönem öncesi mağara gibi çok sayıda tarihî kalıntılar da bulunuyor.

Yarın muhteşem Sicilya gezimizin son gününde, antik çağlarda önemli tarihi rol oynamış, ünlü bilim adamı ve mucit Arşimet'in yaşadığı şehir Siracusa ve barok başkenti Noto şehirlerini gezeceğiz.

Çizmenin Parmak Ucunda yazı dizisinin diğer bölümleri için tıklayınız:

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.