Berlin Gezilecek Yerler

Tarihi yapıları, müzeleri, geniş caddeleri ve tertemiz havasıyla içinden nehir geçen şehir Berlin’de, gezilecek pek çok nokta bulunmaktadır. Avrupa’nın sanat, müzik ve kültür merkezi olarak anılan şehrin turistik noktalarını gezebilir, arka sokaklarını keşfedebilir ve şehrin bohem atmosferini sonuna kadar yaşayabilirsiniz. 2000'lerin başından itibaren house müziğin gelişmesi ve sanat galerilerinin çoğalması şehirde bohem bir hava yaratmıştır. Berlin geziniz sırasında bu bu havayı mutlaka hissedeceksinizdir. Dünya Savaşları'nda ağır darbeler alan şehir geçmişini de kucaklayıp en iyi şekilde yansıtmaktadır. Gezilecek onlarca yerin arasında en dikkat çeken durumlardan birisi de şehrin ağaçlarla kaplı olmasıdır. Sokaklarda dolanırken bir anda geniş bir parka denk gelebilir ve kendinizi bir anda ormanda bulabilirsiniz. Berlin'de konaklama yapacağınız bölgeyi gezeceğiniz yerlere göre seçmenizde fayda var. Ekonomik konaklama alternatiflerini merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Berlin'in en meşhur noktası 18. yüzyılın sonunda inşa edilen Brandenburg Kapısı'dır. Alman Parlamento Binası da görkemli yapısıyla dikkat çeken bir eserdir. Şehrin en popüler noktalarından birisi de Almanya'nın en büyük meydanı olan Alexander Meydanı'dır. Spree Nehri üzerinde kurulu Müze Adası da beş müzeden oluşan bir kültür merkezidir. Barok mimarinin en güzel örneklerinden birisi de Berlin Katedrali'dir. Berlin Duvarı'ndan kalan bir kısmın ressamlar tarafından renklendirilmesiyle Doğu Yakası Galerisi ortaya çıkmıştır. Doğu Berlin ve Batı Berlin arasında bir kontrol noktası olan Checkpoint Charlie de şehrin tarihini keşfetmek için önemli bir yerdir. Yahudi Soykırımı anısına yapılan Holocaust Anıtı da yine ülkenin tarihi açısından önemli bir anıttır. Modern Berlin'in en güzel yerlerinden birisi de Potsdamer Platz'dır. Berlin'in en canlı mahalleleri arasında yer alan Kreuzberg de kafe, restoran, bar ve gece kulüpleriyle dolu bir bölgedir.

Brandenburg Kapısı

Berlin gezilecek yerler listesinin ilk durağı Brandenburg Kapısı diyebiliriz. Orijinal adıyla Brandenburger Tor, şehrin en önemli sembolü ve en fazla ziyaretçi çeken bölgesidir. 1788-1791 yılları arasında inşa edilen kapı, dönemin Prusya Kralı III. Friedrich Wilhelm’in gösterişli bir kapı yaptırma isteğiyle ortaya çıkmıştır. Kapı inşa edilirken mimar Carl Gotthard Langhans, Atina’daki Akropolis’in görkemli giriş kapısından etkilenmiştir. Neoklasik mimarinin Almanya’daki en güzel örneklerinden biri olarak görülen kapıya 1793 yılında quadriga yani dört atın çektiği araba heykeli eklenmiştir. Arabayı çeken kişi ise zafer tanrıçası Viktoria olarak sembolize edilmiştir.

Devamını Oku

Alman Parlamento Binası (Reichstag)

Brandenburg Kapısı’nın çok yakınında yer alan Alman Parlamento Binası, Berlin gezisinde görülmesi gereken yerlerdendir. Yapıyı görmeye değer kılan cam kubbesidir. 1882 yılında Parlamento Binası için düzenlenen yarışmayı kazanan mimar Paul Wallot tarafından tasarlanan binanın yapımı, 1894 yılında tamamlanmıştır.

Devamını Oku

Alexanderplatz

Alexanderplatz, Berlin’in tarihi merkezi olan Mitte'nin en merkezi noktası ve aynı zamanda Almanya’nın en büyük meydanıdır. Spree Nehri ve Berlin Katedrali’nin yakınlarında bulunan meydan, yerel halkın da buluşma noktasıdır ve burada yaşayanlar tarafından “Alex” olarak adlandırılmaktadır. İsmini 1805’de Berlin’i ziyaret eden Rus Çarı I. Alexander’dan almaktadır. Bu dönemden önce Ortaçağ’da da meydan önemli bir alan olarak kullanılmıştır. 4 Kasım 1989’da Doğu Almanya hükümetini protesto etmek için bir milyondan fazla kişi burada toplanmıştır ve bu protesto Almanya tarihinin en büyük protestosudur.

Devamını Oku

Müzeler Adası

Beş müzeden oluşan Müzeler Adası, tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkan Berlin’de Spree Nehri üzerinde küçük bir adada kurulmuştur. Yapımlarına 1930 yılında başlanan ve farklı mimarlarca 1980 yılında tamamlanan beş müze, mimari açıdan da müzecilik alanında yenilik yaratmıştır.

Devamını Oku

Charlottenburg Sarayı

Önce Brandenburg Dükalığı sonra Prusya Devleti ve Almanya İmparatorluğu’na başkentlik yapmış olan Berlin, geçirdiği yıkıcı Dünya Savaşları’ndan sonra çok ağır hasar almıştır ve sarayları adeta yok olmuştur. Zarar gören yapılar arasında şehrin simgeleri olan yerler de vardı. İşte Hohenzollern Hanedanı'nın Berlin'deki tek mirası ve Berlin'in en büyük sarayı olan Charlottenburg Sarayı da savaşla tahrip olan yapılar arasında geliyor.

Devamını Oku

Berlin Katedrali (Berliner Dom)

Berlin’in görkemli sembollerinden Berlin Katedrali (Berliner Dom), 1700’lü yıllarda barok stilinde tasarlanmış, 1822 yılında yeniden modellenmiş ve 1894’te II. Wilhelm’in yıkılarak yeniden yapılmasını emretmesiyle neo-barok tarzda tasarlanarak 1905 yılında inşa edilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda büyük hasar gören yapı, 1981 yılında restore edilmiştir. Katedral bugünkü halini alana dek barok, neo-klasik ve neo-barok tarzlarında tasarlanmıştır.

Devamını Oku

Doğu Yakası Galerisi

Berlin’i doğu ve batı diye ikiye bölen Berlin Duvarı, 1990 yılında yıkıldığında Almanlar duvarın şehirlerine yaptıklarını unutmamak için bir kısmını yıkmama kararı aldılar. Spree Nehri kenarında 1,3 kilometre boyunca ilerleyen duvar kalıntısı artık bir açık hava galerisine evrilmiş durumda. Dünyanın hemen her yerinden gelen ressamların yaptığı 105 resmi içeren Doğu Yakası Galerisi, bir anlamda Berlin’in uluslararası özgürlük anıtıdır.

Image removed.

Devamını Oku

Checkpoint Charlie

Berlin’in ikiye bölündüğü 1961-1990 yılları arasında şehirde üç geçiş noktası vardı. Bunlar Helmstedt ("Alpha"), Dreilinden ("Bravo") ve Charlie’dir. Amerikan ve Sovyet askerlerinin nöbet tuttukları geçiş noktası, sadece müttefik askerleri, büyükelçiler, yabancılar, Batı Almanya’nın temsilcileri ve Doğu Almanya’nın yöneticileri tarafından kullanılabiliyordu. Geçiş noktasından halkın geçiş yapması katı yöntemlerle engelleniyordu.

Devamını Oku

Holocaust Anıtı

Holocaust Anıtı, Yahudi Soykırımı’nda hayatını kaybetmiş Yahudilere adanan bir anıttır.2003’te başlanan anıt,2004 yılında tamamlandı. 19.000 metrekarelik büyük bir alanda yayılmış durumdadır. Her biri 2.38 metre uzunluğunda, 0.95 metre genişliğinde ve 0.2 ile 4.8 metre arasında değişen yüksekliğe sahip 2.711 adet beton bloktan oluşmaktadır. Blokların üzerinde Yahudi törenlerinden, medeni kanunundan ve efsanelerinden oluşan metinler yer almaktadır.

Devamını Oku

Postdamer Meydanı

Berlin’in en meşhur meydanlarından biri de tarihi şehir merkezi Mitte’ye üç kilometre uzaklıktaki Potsdamer Platz. Berlin’in modern yüzünü simgeleyen meydanda sokak sanatçılarının performans gösterilerini izleyebilir ve açık hava sergilerini ziyaret edebilirsiniz. Postdamer Meydanı, Almanya’nın yeniden birleşiminin simgelerinden biridir. Meydan, adını Berlin’e oldukça yakın olan ve tarihte önemli bir rol de üstlenmiş Postdam’dan alıyor.

Devamını Oku

Kreuzberg

Klein İstanbul”, yani “Küçük İstanbul” olarak adlandırılan Kreuzberg semtindeTürk nüfusu oldukça fazladır. Son yıllarda, kendi içinde popüler kültürün bir alt kültürünü oluşturan Krauzberg, Berlin’in alternatif noktası haline geldiğinden turistler tarafından ilgi görmektedir. Şehrin en popüler gece kulüplerinin bir kısmı da yine bu ilçede bulunmaktadır. Berlin, hip hop ve elektronik müziğin önemli merkezlerinden biriyse Kreuzberg de şehrin en hit eğlence yerlerinden biridir.

Devamını Oku

Tiergarten

Berlin’in en büyük parkı olan ve Almanya’nın da Münih’teki Englischer Parkı’ndan sonraki en büyük ikinci parkı sayılan Tiergarten, Mitte ilçesinde yer almaktadır. 16. Yüzyılda kraliyet ailesinin avlanmak için gittiği yer olan Tiergarten, 210 hektarlık bir alana kuruludur. Nasıl ki New York’un Central Park’ı, Londra’nın Hyde Parkı varsa Berlin’in de Tiergarten’i var.

Devamını Oku

Kaiser Wilhelm Anıt Kilisesi

Batı Berlin’in bir simgesi olan Kaiser Wilhelm Anıt Kilisesi, şehrin Charlottenburg semtinde yer almaktadır. 1895 yılında halka açılan kilise, protestan kilisesidir. Savaş döneminde hasar gören kulesinin tekrar yapılmamasından dolayı ‘Yıkık Kilise’ olarak da bilinmektedir.

Devamını Oku

Gendarmenmarkt Meydanı

Açık hava konserleri, şirin kafeleri ve pazarıyla Gendarmenmarkt Meydanı, Berlin’in en güzel meydanlarından biridir. 17. yüzyılın sonlarından bu yana hareketli bir yer olan meydanda Opera Binası ve Oranienburger Caddesi ilgi gören yerleridir. Gendarmenmarkt için Berlin’in hem gece hayatı hem de sanatın yeri diyebiliriz. FranzösischerDom (Fransız Katedrali), Deutscher Dom (Alman Katedrali) ve Konzerthaus’un bulunduğu meydanda ayrıca mimar Friedrich Schiller’in bir heykeli vardır.

Devamını Oku

Unter den Linden

Her mevsim ayrı güzel olan Unter den Linden Türkçe karşılığı olarak Ihlamurlar Altında, Berlin’in 1.5 kilometre uzunluğunda bulvarıdır. Her iki yanı ıhlamur ağaçlarıyla çevrili olan bulvar, yürüyüş yapmak için keyifli adreslerden biridir.

Devamını Oku

DDR Müzesi

Berlin Katedrali’nin karşısında, Spree Nehri kıyısında yer alan DDR Museum, farklı konseptiyle Berlin gezinizde girmeniz gereken yerlerden biridir. DDR’nin anlamı Demokratik Almanya Cumhuriyeti’dir. 2006 yılında Genschichte zum Anfassen yani ‘Dokunulabilir Tarih’ mottosuyla ziyaretçilerine kapılarını açmıştır. Bu sloganın manası elbette çok büyük. Nazi döneminde büyük baskı ve korku altında yaşayan, her şeyin üstünü kapatıldığı, müthiş bir güvensizlik ortamından sonra Almanlar, o dönemi en şeffaf ve erişilebilir haliyle insanlara sunmaya büyük önem verdiler.

Devamını Oku

Filarmonik Konser Salonu

Klasik müzik dinlemekten hoşlanıyorsanız, Berlin Filarmonik Konser Salonu’nda mutlaka bir konsere gitmenizi tavsiye ederiz. II. Dünya Savaşı sırasında eski filarmonik konser salonunun yıkılmasından dolayı 1963 yılında mimar Hans Scharoun tarafından Berlin Filarmoni Salonu tasarlanmıştır. Mimar, yapıyla müziğin ve hemen yakındaki Tiergarten dolayısıyla doğanın bütünleşmesini istemiş.

Devamını Oku

Alman Tarih Müzesi

Palace Bridge’de yer alan Alman Tarih Müzesi, 2000 yıllık Alman tarihinin anlatıldığı bir müzedir. Ülkenin tarihi kronolojik sırayla sunulmaktadır. Bina iki özel ve farklı tarzları yansıtan mimari yapının bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bunlardan ilki barok stilinde yapılmış Zeughaus yani cephanelik binası, diğeri ise Çin asıllı Amerikalı Mimar I.M. Pei’nin oldukça modern çizgiler taşıyan binası. Pei aynı zamanda cam çatıyı da tasarlamış.

Devamını Oku

Berlin Olimpik Stadyum

Berlin’in doğu yakasında yer alan stadyum, 1936 yılında üzerine yapılmıştır. Mimar Werner March tarafından inşa edilen 112 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olan yapı, 74.064 kişi kapasiteye sahiptir. Stadyum, Berlin gezinizde mutlaka gezmeniz gereken yerlerden birisidir. 1933 yılında iktidara geçen Adolf Hitler, Olimpiyat Oyunları’nı kullanarak propaganda yapmak amacıyla stadyumu inşa ettirmiştir. Ayrıca Hitler ve Mussolini’nin buluştuğu yer olmasından dolayı da önemlidir.

Devamını Oku