Google+

Arama formu

Antalya Gezilecek Yerler

Antalya şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Q Spa Resort Premium Residence, Rüya Villen Park Hotel, Kahya Hotel Kleopatra. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Villa Sonata Hotel, Glaros Otel, Hma Hotel And Suites. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız The Sansa Hotel, Bilem High Class Hotel, Route Hotel tesislerini incelebilirsiniz.

Antalya otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Antalya otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Ülkemizin en turistik noktalarından biri olan Antalya'da pek çok gezilecek yer bulunmaktadır. Sizler için hazırladığımız Antalya'da gezilecek yerlerin bir listesini aşağıda mevcut. Bir sahil şehri olan ve bu özelliğiyle dünyanın dört bir yanından çok sayıda turist çeken Antalya'da deniz tatili için çok sayıda güzel plaj bulmanız mümkündür. Ayrıca doğal ve tarihi alanlar da oldukça etkileyici ve görülmeye değerdir. Dolayısıyla seyahat amacınız ne olursa olsun Antalya'da yapacak bir şey bulabilirsiniz. 

Antalya Gezilecek Yerler

Antalya ilçeleriyle olduğu kadar şehir merkeziyle de görülmeye değer bir yerdir. Şehir merkezindeki gezilerin pek çoğu Muratpaşa ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kaleiçi ile başlar. Deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezinin bir diğer ismi olan Kaleiçi rengarenk atmosferiyle ziyaretçileri karşılar. Şehir merkezinden biraz uzaklaşmak isteyenler için isminin eski Yunanca'da "ulu dağ" anlamına geldiğine inanınlan Olympos Antik Kenti ya da rafting başta olmak üzere doğada yapılabilen pek çok aktiviteyi yapabileceğiniz Köprülü Kanyon önerilebilir. Bunlar dışında Antalya daha pek çok yer sizlere hem doğanın hem de mitolojinin mutlaka keşfedilmesi gereken yüzlerini sunacak! Antalya'daki gezilecek yerleri sizler için listeledik.

Antalya Turları

Kaleiçi

Kaleiçi

Kaleiçi, Antalya’nın en sık ziyaret edilen tarihi evlerinin olduğu yerdir. Kaleiçi yerli ve yabancı bir çok turistin en uğrak yeridir ve Antalya'da gezilecek yerlerin başında gelmektedir. Kaleiçi’nde hemen hemen her sokak denize çıkar. Tarihi Osmanlı evleri oldukça görkemli yapıya sahiptir. Kaleiçi Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yer alır. Burası renkli dükkanlarıyla, ışıltılı restoranları ve hareketli caddesiyle ilgi çekmektedir. Kaleiçi çarşısına gidip hediyelik eşya dükkanları gezilebilir, çarşısında keyifli vakit geçirilebilmektedir.
 
Sokakları dar olan Kaleiçi'nde bazı evler otel, pansiyon, cafe, restoran, hediyelik eşya mağazası, halıcı olarak hizmet vermektedir. Evler sahiplerinin ekonomik güçleri ve kullanılış amaçlarına göre farklılık gösterebilmektedir. Genelde evlerin alt katlarında daha az cam vardır ve mutfak, depo gibi hizmet alanı olarak kullanılmaktadır. Üst katlar ise oturma odası, yatak odası için tercih edilmektedir. Evler genellikle yığma taştan ve ağaç bağlantılı olarak yapılmışlardır. Evlerin hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur. Evlerin üst katında "Cumba" denilen ve hem ev, hem de sokak mimarisine uygun olarak yapılmış çıkmalar vardır. Evlerin merkezini, zemin katta, bahçeye açılan ve taş zeminli "Taşlık"lar oluşturmaktadır. Kaleiçi'nde birçok ev aslına uygun restore edilmiştir.

Kaleiçi sınırlarında yer alan Yivli Minare bölgenin merak uyandıran tarihi yapısıdır. Şehrin hemen hemen her yerinden görülür. Yivli Minare Antalya’nın ilk İslami yapılarından biridir ve Selçuklu zamanından günümüze kadar varlığını korumuştur. Minare ilk yapıldığında Bizans kilisesiydi fakat daha sonra Alaattin Keykubat tarafından minare eklenerek camiye çevrilmiştir. Kaleiçi günümüzde, eğlence yerlerinin, pansiyonların, restoranların, hediyelik eşya satan dükkânların ve antika halı satan mağazaların bulunduğu bir turizm merkezi olmuştur.
 

Olympos Antik Kent

Olympos Antik Kent

Tarihi dokusuyla doğa harikalarından biri olan Olympos Antalya’nın gezilmesi gereken yerlerin bir diğeridir. Tanrılar kenti olarak da anılmaktadır. Olympos kelimesinin anlamı eski Yunanca’da “ulu dağ” demektir. Dünya üzerinde yirmiden fazla dağ ve tepe bu adı taşımaktadır ve bazılarının yakınlarındaki kasaba ve şehirler de bu adı almıştır. Olympos antik Likya medeniyetinin  en önemli kenti özelliğini taşımıştır. M.Ö. şehir korsanların eline geçmişse de Roma Komutanı Servillius M.Ö 78’de kenti korsanlardan temizleyerek Roma topraklarına katmayı başarmıştır. Korsanlardan biri olan Zeniketes burada adeta korsan krallığı kurmuş. Kral Zeniketes Roma ile olan savaşını  kaybedince kalesini, kendisini ve ailesini ateşe vererek  öldürmüştür. Büyük İskender’in  fetihe çıktığı ilk zamanlarını, Olympos’a yakın liman şehri olan Phaselis’te geçirdiği bilinmektedir. Zamanında Olympos şehrinin kurucu tanrısı olarak bilinen Hephaistos için burada festivaller düzenlenmekteydi.

Olimpos (Olympos) şehri, Osmanlı donanmasının 15. yüzyılda doğu Akdenizi hakimiyeti altına aldığı sıralarda terk edilmiş ve Osmanlı’nın eline geçmiştir. Önemli  tarihinin yanında aynı zamanda  ünlü bir plaj haline gelen Olympos hala yaşayan bir tarihi şehir gibidir. Olimpos, Türkiye’nin güney sahilini kapsayan, Antalya şehrine bağlı Olympos-Bey Dağları Milli Parkı’nın bir bölümünü oluşturmaktadır. Bey Dağları, Toros sıradağlarının batı kanadında bulunmaktadır. Karlı tepelerinden aşağıya inildikçe yemyeşil çam ve sedir ağaçları arasından Akdeniz’in turkuaz rengi görülebilmektedir.
 

Yanartaş

Yanartaş

Olympos’un sönmeyen ateşi… Antalya Çıralı’da  bulunan yanartaş,  adeta büyüleyici görüntüsüyle turist akınına uğramaktadır. Yanartaşı görmek için kısa süreli  bir tırmanış yapmanız gerekecektir. Yanartaş, adını doğal gaz  sıkışması sonucu oluşan küçük parçalardan almaktadır. Denize yakın manzaralı bir konumda yer alır, taşlar arasından çıkan alevler hiçbir zaman sönmez.

Çıralı plajının kuzeyindeki kayalıklarda yer alan doğalgaz kaynağı, eski Yunan mitolojisi'ne konu olmuştur. Yunan Mitolojisi'ne göre efsane şu şekildedir: Ephyra Kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros’u öldürür ve “Belleros’u Yiyen” anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra’dan sürülen Bellerophontes, Argos kralına sığınır. Kendisine sığınan bu genci öldürmeyi kendine yakıştıramayan Argos Kralı onu Likya Kralın'a gönderir. Likya Kralı acınacak haldeki bu genci öldürmek istemez ve onu Olympos dağında yaşayan arslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağızdan alevler saçan canavar Chimera ile dövüşmeye gönderir. Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider. Chimera saldırdığında Pegassos havalanır ve Bellerophontes yere inerken mızrağı ile canavarı yerin yedi kat dibine gömer. Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder. Anadolu’da binlerce yıldan beri anlatılagelen ve Homeros’un bize bu şekilde aktardığı efsaneye göre hala yanan alevler, Chimera’nın yerin yedi kat dibinden fışkıran alevleridir.

Khimaira 'nın bulunduğu yer Lykia'da Olympos (bugün Çıralı) kentinin arkasındaki Yanartaş diye gösterilir. Burada ilkçağda olduğu gibi bugün de dağdan doğal gazlar fışkırır ve bunlar kendiliğinden ya da bir kibritle tutuşturulup hiç durmadan yanar. Dağda yer yer yanan ateş denizden bile gözüküp gemicilere kılavuz olmaktadır. 

Aspendos

Aspendos

Aspendos

Aspendos, diğer adıyla Belkıs, Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan bir antik kenttir. Antik tiyatrosuyla meşhur olan kent, MÖ 10. asırda Akalar tarafından inşa edilmiş zengin bir yerleşimdir. Günümüze tüm görkemiyle ulaşan tiyatro ise 2. asırda Romalılar tarafından yapılmıştır. Biri büyük, biri küçük iki tepenin üzerine konumlanan Aspendos günümüzde her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğramaktadır. Kent önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunduğundan tarihler boyunca hakimiyet kurulmak istenen yerler arasında anılmıştır. Günümüzde müze olarak gezilebilen Aspendos’u ziyaret etmediyseniz zaman kaybetmeden bir gezi düzenlemelisiniz.
 

Side Antik Kenti

Side Antik Kenti

Antalya’nın en önemli antik kentlerinden biridir. Side kelimesi eski dilde bereketin sembolü olan  “nar” anlamına gelmektedir. Side tarihinin Hititlere kadar uzandığı bilinmektedir.  Side Antalya’nın 80 kilometre doğusunda yer almaktadır. M.Ö VII. yüzyılda yerleşim merkezi olan Side, önce Likyalı’ların ardından Pers’lerin hakimiyetine girmiştir. Bu dönemde özgürlüğü simgeleyen Side kenti adına sikke basılmıştır. 

Sideli’ler Apollon ,Athena, Afrodit, Ares gibi pek çok tanrıya tapmışlardır. İ.S. 4. yüzyılda Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Side, 15. yüzyılda Türklerin eline geçmişse de burada yerleşimleri olmadığı için Osmanlı’ya ait eser bulunmaz. Bizans, Roma, Helen döneminin mimari özelliklerini taşımaktadır. Kent, tarihi tiyatrosu, Apollon Tapınağı, büyük ihtişamlı kent kapısı, hamamları, agorası, eski evleri ve müzesi ile her yıl çok sayıda turisti ağırlamaktadır.

Side Müzesi de burada bulunmaktadır. Side Müzesi’nde  1947 ve 1967 tarihleri arasında yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkan eserlerin büyük bir bölümü sergilenmektedir. Side Antik Kenti’ni gezdikten sonra buradaki Roma, Bizans dönemine ait  heykelleri, portreleri , sütun başlıklarını görmek mümkündür. Pazartesi günleri dışında kış aylarında 09.30-12.00 / 13.00-17.30 saatleri arasında ziyarete açık olan müze yaz aylarında 09.00-12.00 / 13.00-19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir. Müze, Manavgat ilçesine bağlı Side Beldesi'ndedir. Manavgat'a 8 kilometre uzaklıktadır.
 

Köprülü Kanyon (Manavgat)

Köprülü Kanyon (Manavgat)

Köprülü Kanyon, Isparta’dan doğup Antalya’dan denize dökülen Köprüçay’ın aktığı vadidir. Rafting yapmanın popüler olduğu kanyonda iki adet köprü yer almaktadır. Bu iki tarihi köprüden küçük olan ustanın, büyük ve kemerli olan ise ustanın çırağının eseridir. Rafting alanının başlangıcında yer alan bu köprüler kanyona adını vermiştir.

Köprülü Kanyon (Manavgat)

Köprülü Kanyon, 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir. 35.719 hektarlık bir alana sahip olan Köprülü Kanyon Milli Parkı, 14 kilometre uzunluğa ve 100 metreyi aşan duvar yüksekliğine sahip kanyonuyla Türkiye’nin en uzun kanyonu olma özelliğine sahiptir. Kanyonda akan suyun derinliği bazı noktalarda arttığından buralardan yürüyerek geçmek zorlaşmaktadır. Fakat yaz aylarında su yüksekliği azalmaktadır. Milli Park’ın içinde sedir ormanları, kızılçam ve makilik alanların yanı sıra Kapadokya’daki peri bacalarına benzer taş oluşumlar da bulunmaktadır. Bol oksijenli Köprüçay alabalıklara yaşam alanı sunarken Milli Park içindeki doğal alanlarda kurt, geyik, dağ keçisi, ayı, tilki, tavşan ve porsuklar yaşamaktadır. Milli Park, doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi varlıkları da bünyesinde barındırmaktadır. Bölgede Selge Antik Kenti’nden kalma tiyatro, agora, Artemis ve Zeus tapınakları, sarnıçlar ve su kemerleri görülebilir.

Beldibi Mağarası

Beldibi Mağarası

Beldibi Mağarası Antalya’nın Kemer ilçesine bağlıdır. Antalya-Kemer sahil yolunun yaklaşık 40. kilometresinde Çamdağ tünelinin hemen çıkışında yer alan bir kaya altı sığınağıdır. Denize yüz metre uzaklıktaki mağarayı yıl içinde çok sayıda turist ziyaret etmektedir. Aşağı ve yukarı mağara olarak ikiye ayrılan mağarada sığınaklar yer alır. Bu sığınakların duvarlarındaki dağ keçisi, geyik gibi hayvan  resimleri görülmeye değer niteliktedir. Tarihin izlerini taşıyan bu mağaranın hem doğal güzelliği hem de tarihi yüzü hayranlık bırakmaktadır. Doğal tahribatla büyük ölçüde zarar gördüğünden içindeki dolgu tabakaları yağmur suları ve rüzgarla sürüklenerek akıp gitmiştir.

Beldibi Mağarası, Antalya bölgesinin ikinci önemli Prehistorik merkezidir. Burada tümü Mezolitik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir. Yerli ve yabancı turistlere devamlı açık olan bir arkeolojik SİT alanıdır. Beldibi Mağarası'nda bulunan malzemelerle Mezolitik Çağ'ın, seramikli ve seramiksiz bölümleri en güzel biçimde tanınmaktadır. Burası çakmaktaşı gereçlerin yanı sıra, çanak-çömlek parçaları ve özellikle aşı boyası ile kayalar üzerine yapılmış yaban keçisi ve benzeri hayvan figürleri ile ilgi çekicidir. Buluntular arasında, beyaz kalker ve deniz hayvanı kabukları, katkılı hamurdan iyi fırınlanmamış çanak çömlek parçaları, dar ağızlı kaplar ve çeşitli biçimli tutamaklarda vardır.

Beldibi Mağarası'nda yaşayan toplulukların avcı ve toplayıcı oldukları, ancak çevrelerindeki yabani tahılları orak-bıçaklarla topladıkları, ele geçen diğer bulgulara bağlı olarak söyleyebilmek mümkündür. Antalya merkezden Beldibi Mağarası’na gitmek için terminalden otobüslerle ya da Kemer’den kalkan minibüslerle ulaşım sağlanabilmektedir. Antalya çevresinde gezilecek yerlerden biri olan bu mağarayı mutlaka ziyaret edin.
 

Karain Mağarası

Karain Mağarası

Karain Mağarası

Karain Mağarası, Türkiye’nin en büyük doğal oluşumlu mağaralarından bir tanesidir. Rakımı 430-450 metre arasında değişen mağara, Antalya‘nın 30 km kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna yaklaşık 5 km uzaklıkta bulunan Yağca mahallesi sınırlarındadır. Yapılan kazılar sonucunda, bölgenin günümüzden 500 bin sene öncesinde de yerleşim merkezi olarak kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Türkiye sınırlarında, içinde insan yaşamış en büyük mağara olma unvanına sahiptir. Kazılardaki buluntular mağaranın yanındaki Karain Müzesi’nde ve Antalya Müzesi’ndeki tarihöncesi alanında teşhir edilmektedir. Bu büyüleyici atmosferi tatmak isterseniz yolunuz Antalya’ya düştüğünde Karain Mağarası’nı ziyaret etmeyi unutmayın. Mağaralar ilgi alanınız ise Beldibi Mağarası ve Kocain Mağarası da mutlaka görmeniz gereken yerler arasında…

Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti

Patara, Batı Akdeniz'de bulunan eski çağlarda Likya Uygarlığının başkentliğini yapmış bir sahil kasabasıdır. Dünyanın ilk meclis binasını içinde bulunduran Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Likya kentidir. Likya Birliği toplantıları burada yapılmaktaydı. M.Ö 8. yüzyıllara kadar uzanan  antik kent köklü bir tarihe sahiptir. İskender’in kuşattığı kent olduğu bilindiğinden önemi büyütür. Patara Limanı hububat deposu bakımından da önem taşımaktadır. Bu sebeple Akdeniz’deki üç hububat deposundan biri Patara’da yer almaktadır. Patara Limanı sonraları kumla dolmaya başladığı için önemini yitirmeye başlamıştır. Kentle ilgili kalıntıların büyük çoğunluğunu kumlar altında kalmıştır ama buna rağmen kazı çalışmaları burada devam etmektedir.

Patara antik kentin Hristiyanlar için de yeri ve önemi büyüktür. Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas’ın  Pataralı olduğu söylenmektedir. Ayrıca Patara’ya giriş yaparken Roma devrine ait anıt mezarlara da rastlamak mümkündür. Likya Uygarlığının önemli sahil kasabası olan ve tarihe tanıklık etmiş bir kenttir. El değmemiş plajlara sahip olan kentte geçtiğimiz yıllarda keşfedilen tarihi deniz fenerinin, bilinen en eski deniz feneri olduğu söylenmektedir. Patara antik kent yakınındaki Patara Plajı bu çevredeki en çok tercih edilen en güzel plajlardan biridir. Kumu incedir denizi ise sığdır. Pek çok turistin tercih ettiği plajlardan biridir.

Antalya Arkeoloji Müzesi

Antalya Arkeoloji Müzesi

Antalya’nın gezilmesi gereken yerlerinden birisi de Antalya Arkeoloji Müzesi’dir. Tarih meraklıları için çok sayıda eski dönemlere ait  eserlerin sergilendiği, Türkiye’nin önemli müzeleri arasında yer almaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İtalya’nın işgali altında kalan Antalya’da, bazı arkeologlar  antik  eserleri toplamaya başlamışlar. Fakat o dönemde Antalya tarihine ilgi duyan öğretmen Süleyman Fikri Erten, bu duruma karşı çıkmaya başlamış ve başarılı  olmuştur. Eski eserleri toplamaya başlayarak müzenin ilk temellerini atmaya başlar. 1922 yıllarında Yivli Camii’de faaliyet gösteren müze daha sonra 1972 yılında yeni binasına taşınmıştır.

Müzede çok sayıda salon yer almaktadır. Tanrılar salonu, Küçük Eserler Salonu, Tabiat Tarihi ve Prehistorya Salonu, İmparatorlar Salonu gibi pek çok eseri barındıran ve ziyarete açık olan salonlardır. Ayrıca müze içinde çocuk bölümüne de yer verilmiştir. Bu ülkemizde ilk uygulamadır. Antik çağlara ait çocuk oyuncakları sergilenmektedir. Müzede tarihin en kalıcı eserlerinden olan üzeri oymalı ve insan modelli sandık şeilli perge kazılarında ortaya çıkarılmış olan eser de yer almaktadır. Salonda, Zeus, Afrodit, Athena ve İsiş gibi tanrıların heykelleri bulunmaktadır. Heykeller 2. yüzyıla ait Yunan heykellerinin kopyasıdır ve geçmişte bir kazı çalışması sırasında keşfedilmiştir. Müze bütün yıl boyunca hizmet vermektedir ve kış aylarında 17.00 yaz aylarında ise 19.00 arasında açıktır.

Antalya'da diğer gezilecek yerler:

  • Şadırvanlı Medrese 
  • Düden Şelalesi 
  • Karaalioğlu Parkı 
  • Manavgat Şelalesi
  • Theimussa (Kale İskelesi) 
  • Alarahan Kalesi

Antalya Akvaryum

Antalya Akvaryum

Antalya Akvaryum

Antalya Akvaryum, Antalya’nın merkezinde; Konyaaltı Plajı’na sadece 70 metre mesafede bulunan bir akvaryumdur. Rekor bir süre olan 260 günde yapım aşaması süren bu cazibe merkezi, 15 Ağustos 2012 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Eğlence merkezinden çok daha fazlası olarak nitelendirilebilecek olan alanda, yeme içme alanlarının yanı sıra her gece doğal kar yağdırılan kapalı kar alanı Kar Dünyası ve Buz Müzesi, zehirli sürüngenler, dev böcekler ve rengarenk canlılarla adrenalin dolu dakikalar sunan WildPark, çok boyutlu sinema tekniği ile dünya denizlerini dolaştıran Oceanride XD Cinema gibi farklı alternatifler de yer alıyor. Antalya akvaryum karne hediyesi ve güzel bir gün için ailecek tercih edebileceğiniz yerler arasında bulunuyor. Birçok ünlü markanın bulunduğu kompleks içerisinde, yemeğinizi yiyip hediyelik eşya tezgahlarından bir şeyler alarak anınızı ölümsüzleştirebilirsiniz. İsterseniz okul gezileri de organize edebilirsiniz. Eğlence merkezinin, Türkiye’de turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler sırasında ilk 5’te olduğunu da belirtelim.

 

Antalya Müzesi

Antalya Müzesi

Antalya Müzesi,

Antalya Müzesi, adını şehrinden alan, Türkiye’deki en büyük müzelerden biridir. Konyaaltı ilçesinde yer alan müze her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği bir yer olarak bilinir. Bulunduğu ilçede gezilecek farklı yerler olması sebebiyle de tercih edilebilen Antalya Müzesi Antalya’daki gezi duraklarınızdan biri olabilir. Eğer arkeoloji ve tarihe ilginiz varsa Antalya Müzesi gezisinden büyük keyif alabilirsiniz. Dünyaca ünlü arkeolojik eserlerin teşhir edildiği ve köklü bir tarihi olan müzeyi gezmek isterseniz Antalya’ya yolunuz düştüğünde fırsatı mutlaka değerlendirin.

Konyaaltı Plajı

Konyaaltı Plajı

Konyaaltı Plajı

Konyaaltı Plajı, Antalya’nın en önemli ve güzel plajlarından biridir. Akdeniz sahil şeridinin en güzel noktalarından biri olarak Konyaaltı ilçesinde konumlanan plaj, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin denize girmek için tercih ettiği yerlerin başında gelir. Şehrin batısında bulunan Konyaaltı Plajı, aynı zamanda Türkiye’nin en uzun plajları arasında yer alır. 7 kilometre uzunluğundaki plajın etrafında çok sayıda otel ve konaklama alternatifi bulunur. Keyifli vakit geçirmek için yürüyüş ve spor yapabileceğiniz alanların da yer aldığı Konyaaltı Plajı’na gitmeyi yaz tatili planlarınızın arasına ekleyebilirsiniz.

 

Yivli Minare

Yivli Minare

Yivli Minare

Yivli Minare Antalya’da bulunan ve şehirdeki ilk İslami eserler arasında yer alan bir camidir. 13. asırda inşa edilen yapı bir Selçuklu eseridir. Muratpaşa ilçesinde yer alan eski İslam eseri günümüzde çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeridir. Antalya’nın sembollerden biri haline gelen Yivli Minare adını sahip olduğu 8 adet yivden yani minaresindeki çıkıntıdan alır. II. Gıyaseddin Keyhüsrev adına inşa edilen Yivli Minare’yi Antalya geziniz sırasında turlamayı ihmal etmeyin.

Güver Uçurumu

Güver Uçurumu

Güver Uçurumu

Güver uçurumu, Antalya’ya yaklaşık 15 kilometre mesafede bulunan bir doğa harikasıdır. Düzlerçamı bölgesinde konumlanan 2 kilometre uzunluğunda30 metre genişliğinde ve 115 metre derinliğinde olan uçurum aslında bir kanyondur. Bitki örtüsü ile gizli bir cennet görünümünde olan Güver uçurumu ya da diğer adıyla kanyonunun, yaklaşık olarak 1 milyon yılda ve suyun kayaları aşındırması sonucu oluştuğu bilinir. Üst kısımdan seyredilebilen kanyonda maki, ardıç, meşe, pırnal meşesi, sakız, keçiboynuzu ve funda gibi ağaç ve çalı topluluklarına rastlayabilirsiniz. İçinde yürüme şansı bulunmadığı için seyretmekle yetineceğiniz büyülü güzelliğe giderken yanınızda fotoğraf makinenizi götürmenizde fayda var. Kanyonun içinden akan çayın Konyaaltı’ndan Akdeniz’e döküldüğü Güver Uçurumu Kanyonu’nu yolunuz Antalya’ya düşerse mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Selge Antik Kenti

Selge Antik Kenti

Selge Antik Kenti

Selge Antik Kenti, Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan bir antik kenttir. Antik Pisidya bölgesinin dağ kentlerinden biri olan Selge, Torosların güney tarafında ve denizden 1.250 metre yükseklikte yer alır. Tarih ve turizmi bir arada sunan antik kente her yıl binlerce yerli ve yabancı turist uğrar. Sur duvarları, tapınak kalıntıları, kilise ve mezar parçaları başta olmak üzere çok sayıda tarihi eseri bir arada görebileceğiniz Selge Antik Kenti’ni ziyaret edebilir, sonrasında Manavgat’ın diğer güzelliklerine de selam verebilirsiniz.

Antalya Hayvanat Bahçesi

Antalya Hayvanat Bahçesi

Antalya Hayvanat Bahçesi

Antalya Hayvanat Bahçesi, 1989 senesinden bu yana insanlarla, onların hayvan dostlarını bir araya getiren ve türünün iyi örneklerinden sayabileceğimiz hayvanat bahçelerinden biridir. Türkiye’nin güneyindeki bu hayvanat bahçesi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle hayata geçmiş ve günümüze kadar ulaşabilmiş bir bahçedir. Dünyanın farklı yerlerindeki hayvanları bir arada görebileceğiniz keyifli bir gün geçirmek isterseniz gülümseyerek gezebileceğiniz bir alternatif olarak Antalya Hayvanat Bahçesi’ni tercih edebilirsiniz.
Hayvanların yaşam alanlarına uygunluğu sebebi ile Türkiye’deki en iyi hayvanat bahçeleri arasında kabul edilen park genel adıyla bir doğa parkı olarak da anılıyor. 400 dönüm alan içerisinde hayvan dostlarımızı görebileceğiniz parkta servis ve idare binası, sürüngen evi, kuş evi, barınaklar, çocuk oyun parkı, piknik alanları, klinik binası, depolar, doğal ve yapay göller ve şelaleler yer alır.

Termessos Milli Parkı/ Güllük Dağı

Termessos Milli Parkı/ Güllük Dağı

Termessos Milli Parkı/ Güllük Dağı

Antalya’nın 30 kilometre kuzeybatısında bulunmakta olan Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı Korkuteli ilçesi sınırlarına kadar uzanmaktadır. Antalya travertenlerinden itibaren yükselen Güllük Dağı Termessos Milli Parkı hem doğal güzellikleri hem de tarihî dokusu ile yerli ve yabancı pek çok turisti kendine çeken bir turizm merkezidir. Akdeniz’in en güzel şehirlerinden olan Antalya ilimizdeki 6.700 hektar alanı kaplayan Termessos Milli Parkı bu anlamdaki değerini korumak adına 1970 senesinde milli park statüsüne alınmıştır.
 

Tahtalı Teleferik

Tahtalı Teleferik

Tahtalı Teleferik

Tahtalı teleferik, Antalya’nın Kemer ilçesinde konumlanan ve Avrupa’nın en uzun teleferik sistemi olma unvanını elinde bulunduran bir ulaşım sistemidir. Güzergâh üzerinde bulunan Tahtalı Dağı’ndan adını alan bu teleferik hattı 726 metreden 2.365 metreye çıkar ve 4.350 metre uzunluğundadır. Olympos teleferiği olarak da bilinen bu teleferik ile yaklaşık 9 buçuk dakikada rüya gibi bir yolculuk yapabilirsiniz. Yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği teleferiği daha önce deneyimlemediyseniz Olympos turunuzun aktivitelerine eklemenizde fayda var. Adrenalin seviyesi ve manzara keyfi yüksek olan bu seyahat için şimdiden iyi eğlenceler.

Hadrian Kapısı

Hadrian Kapısı

Hadrian Kapısı, Hadrianus ve Üçkapılar adıyla da bilinen, Antalya şehrini çevreleyen sur üzerindeki anıtsal yapılardan bir tanesidir. Halk arasında Mermer Kapılar olarak da bilinen bu tarihi yapı, Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya’yı ziyareti şerefine 130 yılında inşa edilmiştir. Kapı 3 kemer şeklindedir ve Latince bir kitabesi vardır. Bu kitabe, korint tarzındaki sütunlardan, kapının üzerinde yer alan, imparator ve ailesinin heykellerinden günümüze kalabilen tek eserdir. Burayı ziyaret etmek için Muratpaşa ilçesindeki Barbaros Mahallesi’ne gitmelisiniz.