Roma Notları - Colosseum

Roma şehrinin tarihini İtalya’nın tarihinde anlattığım için burada bir daha tekrarlamak istemiyorum. Roma da İtalya’nın diğer şehirleri gibi Ortaçağ’dan kalan sanatın ve estetiğin oluşturduğu görkemli bir şehir… Her şey olduğu gibi korunmuş. Bu muhteşemliğe bakarken yine kendimi geriye ışınlanmış olarak hissettim. Nereye baksam sanat ve emek var.

Roma’da imparatorluk döneminde 1 milyon insan yaşarmış. Bunların 200-300 bini Roma vatandaşı; diğerleri ise köleler, kaçaklar vs. imiş. Burada yapılan bütün kiliseler eski Roma İmparatorluğu kalıntılarının üzerine yapılmış. Zaten bütün İtalya’da Roma İmparatorluğu’ndan kalan bir yapı göremiyorsunuz. Sadece Colosseum (Kolezyum)… Onunda % 20’si ayakta… Tabii bu durum bilinçli bir şekilde yüzyıllar içinde papa yönetimleri tarafından Roma İmparatorluğu’ndan intikam almak ve onu yok saymak amacıyla yapılmış. Çünkü zamanında imparatorluk, Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmeden önce imparatorlar Hristiyanları Colesseum’da hayvanlarla dövüştürerek ve buna benzer pek çok işkenceyle öldürüyorlarmış.

Roma şehrinin günümüzde 3,5 milyon nüfusu var ve denize uzaklığı 20 km…

Şimdi Roma’da bir gezintiye çıkalım… Bakalım neler göreceğiz… 

COLOSSEUM (Kolezyum) 

Orijinal ismi Flavianus Amfitiyatro… 2000 yıllık bir yapı… Kentin ebediliğinin simgesi… M.Ö. 72-80 yılları arasında köleler ve mahkumlar tarafından inşa ediliyor. İnşaatında beton kullanılıyor. 2 bin yıl önce kullanılan betonu insanlık 1900’lü yılların başında yeniden keşfediyor. 50 bin izleyici kapasiteli, elips bir amfitiyatro… Seyirciler taştan sıralarda sosyal statülerine göre oturuyorlar. 80 tane giriş-çıkış kapısı var. İnşaat alanı Colosseum yapılmadan önce gölmüş. Bu göl kurutuluyor ve üzerine Colosseum inşa ediliyor. İçinde gemi savaşları yapılabilmesi için inşa edilen kanallarla dışarıdan su getiriliyor ve bu sistem çalıştırılarak içerdeki saha bir göle dönüştürülüyor. Daha sonra getirilen bu su boşaltılıyor ve tekrar kuru hale getirilerek gladyatör ve hayvan dövüşlerinin yapılabilmesi için  düzenleniyor. Ayrıca seyircileri güneşten korumak için üst kısımda açılır kapanır bir sistem tasarlanıyor. Burada keten bezleri kullanılıyor. Güneşli havalarda keten bezleri açılarak seyircilerin güneşten korunması sağlanıyor. Bunu National Geographic TV kanalında izlemiştim. Colosseum şimdi bile muhteşem alt yapısı ve mimarisi ile günümüz mimarlarına ilham kaynağı  olmaya ve değerini korumaya devam ediyor.

Etiketler

SİBEL AKINCI

Yazar Hakkında

SİBEL AKINCI

Ben Sibel Akıncı; bir zamanlar ev hanımı bir anne ile astsubay bir babanın  üç kız çocuğunun ortancası olarak Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde doğmuşum… Yıl 21 Aralık 1959… Bu arada ben dünyaya gelmek ü