Bir Doğum Günü Hediyesi: Roma (2. Gün)

Roma'da ikinci günümüzde ilk durağımız Vatikan.

Vatikan için ayrı bir yazı yazmak gerekirdi çünkü orası hem farklı bir devlet hem de başlı başına farklı bir gezi rotası. Roma'ya gidecek herkese mutlaka Vatikan'ı da ziyaret etmesini öneririm.

Saat 11:00'de başlayan Vatikan turumuz 15:30 gibi bitiyor ve karnımız iyice acıkmış durumda. Roma'da yenecekler listemde bulunan Pizzarium'a gidiyoruz. Dilim pizzanın Roma'da değil belki de dünyadaki en iyi adresi Vatikan yakınlarındaki bu minik dükkan. Yaklaşık 15 dakika yürüyoruz. Adresi: Via della Meloria, 43, 00136 Roma.

Pizzarium'da denediğimiz pizzaların hepsi birbirinden değişik ve güzeldi. Ama aklımdan çıkmayan ve bir daha yolum Roma'ya düştüğünde Pizzarium'a gitmeme sebep olacak pizza kesinlikle patates ve mozzarellalı pizza, tek kelime ile baş döndürücüydü. Bunun dışında yediğimiz pizzaların hepsinin çok çok iyi olduğunu söyleyebilirim.

Tabi biz bütün gününü açlığı ile yaklaşık 1 kg pizza yiyince burası bizim tek öğünümüz oldu :) İstediğiniz pizzaları seçip tartırıyorsanız. Her pizzanın fiyatı farklı ortalama 18-30 EUR arasında değişien fiyatları var. Şimdiden afiyet olsun.

Ponte Sant' Angelo

Vatikan'ı gezdik, karnımızı da doyurduğumuza göre artık Roma'yı keşfetmeye devam edebiliriz. Vatikan'a gitmek için Tiber nehrinin diğer tarafına metro ile geçmiştik, geri dönüş yolunu ise yürüyoruz. Size önerim, Tiber nehrini, Hadrianus'un İ.S. 134 tarihli köprüsü Pons Aelius'un kemerlerini de içeren Ponte Sant' Angelo üzerinden aşın. Bernini ve öğrencilerinin 1598 ve 1660 yılalrında yaptıkları, her biri İsa'nın Çarmıha gerilişinden simgeler taşıyan on melek heykeli köprünün korkuluklarını süsler. Tiber nehri üzerindeki yirmiden fazla köprü içinden en güzelinin bu olduğunu söylüyor rehber kitabımız.

Porta del Popolo

Nehrin diğer tarafına geçtikten sonra ilk istikametimiz Popolo meydanı yani Piazza del Popolo. Bu meydana girmek için karşımıza çıkan ilk yapı ise 16. yüzyıl tarihli, kemerli Porta del Popolo. Adriyatik kıyısındaki Rimini'den eski Roma'ya girilen kapıdır. Roma'ya gelen hacılar daha sonra burada, Corso'nun kuzeydeki bu girişine bekçilik eden, heybetli barok kiliseler Santa Maria dei Miracoli ve Santa Maria di Montesanto tarafından karşılanmışlardır.

Piazza del Popolo

Porta del Popola'dan içeri girdiğinizde size zarif bir oval biçimindeki Popolo meydanı karşılıyor. Napoleon'un mimarı Giuseppe Valadier'in 1818 yılında düzenlediği meydan, bir açık hava kent tiyatrosu örneğidir.

Kentin en büyük dikilitaşı İ.Ö. 13. yüzyıl Mısır'dan kalmadır. Augustus tarafından Roma'ya getirilip Circus Maximus'a dikilmiş, 1589 yılında ise Papa V. Sixtus tarafından bu meydana taşıttırılmış.

Pincio Bahçeleri ve Villa Borghese

Piazza del Popolo'nun doğusundan yukarı doğru, anıtsal teraslar kompleksinden geçerek ulaşılan, 19. yüzyıl tarihli Pincio Bahçeleri'nden piazzanın ve kentin panoramik manzarası görülür.

Bahçeler, bir zamanlar Papa V. Paulus'un kuzeni Kardinal Scipione Borghese'ye ait olan Villa Borghese'nin yemyeşil bahçelerine kadar uzanır. 226 dönüme yayılmış arazide, çocuk parkları, bisiklet parkurları, yürüyüş yolları ve kafeler bulunuyor. Keyifli bir gün geçirmek ya da spor, piknik vs. yapmak için çok ideal biryer.

Pincio Bahçelerinde biraz günün yorgunluğunu attıktan sonra tekrar Popolo meydanına iniyoruz. Artık hava yavaş yavaş kararmaya başladı, istikametimizi otele doğru çeviriyoruz ama keşfe devam. Popolo meydanından Venedik meydanına doğru yürüyoruz.

Yol üzerinde bir dondurma molası. Aslında Roma dondurması meşhurdur ve rehber kitaplarda da bir sürü mekan önerisi var. Ancaka rtık ülkemizde de kaliteli dndurmalar bulmak imkansız olmadığından bana çok cezbedici bir farklılık yaratmadı denediğimiz dondurma. Ayrıca Roma dondurmasının çok pahalı olduğunu da belirtmek istiyorum. Burada fiyatlandırma top olarak değil seçeceğiniz külahın boyuna gore yapılıyor. Şu elimde gördüğünüz külahın içindeki dondurma 5 EUR.

Il Vittariano / Altare della Patria

Kenti keşfederken eb uygun başlangıç noktası Piazza Venezia yani Venedik meydanı olacaktır. Bütün yollar burada birleşiyor ve bu meydan başlıca otobüs hatlarının ana durağı. Meydanda gezilecek bir yer yok, ama Roma'da gezilecek yerlere ulaşmak için ana merkez burasıdır.

Kentin her yerinden görülen ve merkezi Roma'nın en güzel manzaralarından birinin izlenebildiği Il Vittoriano'dur. Romalılar, bu göz kamaştırıcı beyaz mermer anıt bu kadar dikkat çekici olmasaydı diye hayıflanır. Yapım çalışmaları 1885'ten 1911 yılına kadar süren ve İtalyan birliğini kutlamak üzere inşa edilirek, yeni ulusun ilk kralına adanan Vittıriano, aynı zamanda Altare della Patria'yı yani İtalya'nın 1. Dünya Savaşı Mechul Asker Anıtı'nı da kapsar.

İmparatorluk Forası

Il Vittoriano'nun hemen arka tarafından itibaren yaklaşık 5 km boyunca antic roma kalıntılarının sergilendiği bölge bulunuyor. Bu bölgede İmparatorluk Forası, Roma Forumu ve Collesium'a kadar uzanan yolda daha birçok eser var.

Traianus Forumunun kuzey ucunda 30 metre yüksekliğindeki Traianus Sütunu yükselir. Sütun,  İS 113 yılında imparatorun Romanya zaferini kutlamak üzere dikilmiştir. Üzerinde Roma savaşlarını betimleyen yaklaşık 2500 resim bulunuyor.

Traianus Pazarları'nda en iyi korunmuş eski Roma sokaklarından bazılarını görebilirsiniz. Pazarlar 150 dükkan ve bürodan oluşan bir alışveriş merkeziymiş. Burası ücretli giriş ile gezebileceğiniz bir yer. Ancak ücret ödemeden de dışarıdan gezip görebilirsiniz zira görüşü engelleyen herhangi bir duvar vs yok.

Roma Forumu

Foro Romano yani Roma Forumunu gezmek de ücretli ancak Collesium giriş biletiniz varsa bu biletle burayı da gezebilirsiniz. Ayrıca bilet almanıza gerek yok.

Sütunları, girişleri ve kemerleri arasında durup hayal gücünüzde keyifli bir sıçrama yaratarak, imparatorluğun başkentini gözünüzde canlandırabilirsiniz. Babar istilalarından sonra bölge terk edilmiş, daha sonra meydana gelen yangınlar, depremler ve sellerin etkisiyle bölge çamurlu bir otlağa dönmüş. 19. yüzyılda yapılan kazılarla bugünkü haline kadar ulaşmış.

Forum'un kuzeybatı köşesindeki Roma Senatosu'nun ikametgahı, tuğladan yapılmış dikdörtgen biçimindeki Curia'yı da ziyaret etmeden geçmeyin. Birçok Avrupa hukuk sisteminin temelini oluşturan Roma hukukunun temelleri bu binada atılmış.

Colosseum

Roma deyince akla ilk gelen yapıdır Colosseum. Roma'nın asli gerçekliliğini, ilham verici herhangi bir kiliseden yada saraydan daha çok yansıtır. Colosseum girişi ücretli (16 EUR) ve bilet almak için uzun bir kuyruğa girmeyi göze almalısınız. Yada biletinizi 2 EUR fark vererek internetten satın alabilirsiniz, böylece sıra beklemenize gerek kalmaz.

İS 72-80 yıllarında köleler ve mahkumlar tarafından inşa edilen dört kademeli elips biçimli amfiteatr, 50.000 izleyici alabilecek kapasitededir. Seyirciler taştan sıralarda sosyal statülerine gore otururlarmış. Zamanında gladyatör dövüşlerinin yapıldığı bu arena hala bütün ihtişamıyla ayakta ve Roma'da en çok ziyaretçi çeken yerlerin başındadır.

Şanslıyız ki otelimiz Colosseum'a çok yakın çünkü Vatikan ile başlayan günümüzü burada sonlandırıyoruz. Bugün 23 km yürümüşüz ve artık otele gidip dinlenmenin tam zamanıdır.

http://hayatgezinceguzell.blogspot.com.tr/

Yazının birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz: https://gezimanya.com/GeziNotlari/bir-dogum-gunu-hediyesi-roma-1-gun 

Etiketler

Gülçin Kaymak Sağkol

Yazar Hakkında

Gülçin Kaymak Sağkol

Her fırsatta gezmek için fırsat kollayan, her yeri merak eden bendeniz gezip gördüğüm yerleri sizlerle paylaşmak için yazıyıyorum. Detaylı bilgileri bloğumda bulabilirsiniz...