Google+

Arama formu

Ayvalık'tan sonra Dikili'ye geçtik. Ben İzmir'liyim. Çocukluğumda İzmir çevresindeki hemen her tatil yöresine giderdik. Dikili ise bunlar içinde en az gittiğimiz, hatta neredeyse hiç gitmediğimiz bir yerdi. Onun için Dikili'nin eski halini pek bilmiyorum, benim için yeni bir destinasyon oldu.

Nisan ayı içinde gittiğimiz ve de bu yıl bitmeyen bir kış mevsimi yaşadığımız için Dikili'de de denize giremedik. Ama soğuk havalar, sakin bir Ege kasabası içinde bulunmanın keyfini bozamadı elbette, güzelce dolaşabildik.

Dikili'nin merkezi, tam olarak tatil yeri gibi değil. Büyük büyük apartmanlar var. Biraz daha şehir şeklini almış. Bunda muhtemelen Aliağa'ya yakın olmasının etkisi büyük. (Aliağa petrol rafinerisi ve de gemi tersaneleri dolayısıyla epey bir sanayi merkezi). Ama yine de küçük kasaba havasını içten içe muhafaza edebilmiş.

Müzik eşliğinde Dikili sokaklarından geçtik, Çandarlı'ya doğru yola koyulduk.

İzmir’in çevresinde birçok küçük sahil kasabası vardır, bilenler bilir. Çeşme tabi artık kasabalıktan çıktı, İstanbul’un bir semti gibi oldu : ) Foça, Dikili, Seferihisar, Karaburun, Mordoğan gibi bu daha az bilinen destinasyonlara eğer gitmediyseniz kesinlikle tavsiye ederim.

Dikili şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Rakasta Boutique Hotel Convention Center, Aterna Hotel, Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Başkent Otel Dikili, Agz Hotel, Aterna Hotel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Dikili Villa Aile Pansiyonu, Rakasta Boutique Hotel Convention Center, Aterna Hotel tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un Dikili aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Çandarlı esasında o kadar popüler bir destinasyon değildir ama ilkokul 1. sınıftan 2. sınıfa geçtiğim yıl tüm yazımı orada geçirmiştim, güzel anılarım vardır onun için bende ayrı bir yeri vardır Çandarlı'nın.

Dikili

Çandarlı'nın güzelliği, çok fazla kalmamış olsa da hala eski taş evler görebiliyor olmanız, bir tarihi dokusu olması. Kumsalı ve denizi de güzel bir deniz (Nisan soğuğunda yüzmedim ama deniz temiz olduğu için deniz kıyısından gözüküyor hala eskisi gibi kumlu güzel bir deniz olduğu). Ayrıca dalış konusunda da çok tercih edilen bir nokta Çandarlı. Sanıyorum ana sebebi bu bozulmamış hali.

Dikili-1

Bilmeyenler için Çandarlı ufak bir yarımadadır, tüm çevresini yürümeniz muhtemelen yarım saati geçmez, arabayla 3-4 dakika falan. Yarımadanın tam ortasında da bir eskilerden kalma bir kale var, Çandarlı Kalesi.

Dikili-2

Bu kale, belki de Çandarlı’nın en önemli turistik atraksiyonu. M.Ö. 6. yüzyılda yapılmış. Yapan Ionyalılar ama ondan sonra defalarca el değiştirmiş. En son Osmanlılar tarafından (Çandarlı Halil Paşa) bu kaleyi yeni baştan inşa ettirmiş ve savunma için önemli bir nokta haline getirmiş. Kale bugün UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’nde.

Bir de şöyle bir şey oldu. Gitmeden önce kalenin önünde durup bir kaç çekim yapmayı planladım. Fakat minnacık yarımadanın çevresinde döndük kaleyi göremedik. Dedim noluyor, nereye gitti koskoca kale. FYolda gidip, denize ve kumsala bakarken diğer taraftaki koskoca kaleyi görmemişiz : ) yarımada çevresinde ikinci tur atarken bulduk kaleyi. Emrah'la kendimize şaşırdık biz bu koskoca kaleyi nasıl görmemişiz diye.

İzmir çevresindeki diğer yerlere kıyasla Çandarlı'nın artısı; minnacık bir yarımada olduğu için Aliağa sanayisinden uzak, Çeşme-Kuşadası gibi çok kalabalık ve de pahalı değil, denizi ve kumsalı iyi. Sakin bir lokasyon arayanlar için güzel bir alternatif.

Etiketler


Yazar Hakkında

Özgür Çağdaş

- Boğaziçi Psikoloji Mezunu - Altın Portakal Film Festivaline 2007, Berlin Film Festivaline 2008 yılında davet edildi. - Pek çok TV projesinde çalıştı. (Kanal D ağırlıklı) - Pek çok firmanın projelerinde freelance olarak görev aldı (Vodafone, McDonald’s, P&G vs) - 2011 yılından beri seyahat ağırlıklı stock video çekiyor, 2015 mart ayı...