Google+

Arama formu

Medeniyetler Şehri Hatay - 2. Bölüm

Bu yazı Gezimanya üyesi Nil Kurt tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Gezimizin 2. gününde istikamet Antakya’ya en yakın ilçe Samandağ. Köy garajı denilen yerden veya öğretmenevinin karşısındaki duraktan kalkan 401 numaralı otobüs ile 45 dakika sürüyor Samandağ'a varmak. Sol tarafımız çok dağlık bir bölge, yol boyunca çok fazla rüzgar gülü var.

Hatay

Samandağ merkez küçük bir yer. Eğer aracınız yoksa Titus Tüneli'ne aktarma ile ulaşmak mümkün. Çevlik minibüsüyle yaklaşık 7-8 km kadar gittikten sonra iniliyor ve 20-25 dakikalık bir rampa çıkışıyla ulaşılıyor. İlk girişte müze kart geçerli, eğer kartınız yoksa 20 TL giriş ücreti talep ediliyor. Bu bölge Seleuceia Pieria Antik Kenti olarak geçiyor. Titus Tüneli de insan eliyle yapılmış ve rivayete göre dünyada yapılan ilk tünel. Şehri sel felaketinden korumak için yapılmış ve muazzam bir manzara ve orman havasına sahip. Aynı zamanda bir trekking alanı, hafif serinlik var haliyle... Tabii spor ayakkabı giymeyi de unutmayın.

Hatay-1

Hatay bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Yine herkesi hayran bırakacak Beşikli Mağara da tünelin biraz yukarısında. Kayalar oyularak küçüklü büyüklü delikler açılmış. Gezgin dilinde kral mezarları olarak anılıyor. Mağaranın hemen önünde köylü bir teyze yöresel ürünlerden satıyor, sohbeti de çok iyi. Yol boyunca farklı tezgahlar ve dinlenmek maksatlı kafe ve manzara izlemek için banklar var.

Hatay-2

Gezi bittiğinde aynı yolu tekrar yürüyüp Samandağ Sahili'ne ulaştık. Samandağ, Hatay’ın Akdeniz’e kıyısı olan birkaç ilçesinden biri. Dünyanın en uzun sahiliymiş Samandağ Sahili, ama çok bakımsız ve çok rüzgarlı... Çevlik Plajı ise bulunduğumuz noktadan biraz daha ileride.

Sonraki durağımız Vakıflı Köyü, Titus Tüneli'ne ters konumda. Geldiğimiz minibüsle tekrar merkeze döndük, Sucu Adem Amca bizi taksici Bedi Amca’ya yönlendirdi. Bedi Amca Samandağ Taksi Durağı'nda çalışıyor, çok hoş sohbet bir amca. Vakıflı’ya götürdü bizi. Normalde araç varmış ama pazar günü olduğundan bulunmuyormuş. Uzunca bir rampayı tırmanıp ulaştık şirin köye. Köyde illa ki araç gerektiren, toplu taşımayla gidilemeyecek bir yer Hıdırbey Musa Ağacı.

Hatay-3

Bir de, olmazsa olmaz, hikayesi var bu ağacın: Hz. Musa, Hıdırbey ile birlikteyken ağacın olduğu yere asasını vurur. Sonrasında vurduğu yerin fidan olarak yeşerdiğini görür. Tam karşısında bulunan ab-ı hayat çeşmesinden akan suyla hayat bulduğu söylenen ağaç yaklaşık 2.000 yaşında şu an. Çeşmenin suyu da şifalı. Çok fazla turist çeken bir bölge, bir kafe-restoran ve çocuklar için oyun alanı var hemen ağacın bulunduğu yerde.

Vakıflı Köyü, Türkiye’nin ilk ve tek Ermeni Köyü. Ancak köylüler sıcakta çok fazla dışarıya çıkmazlarmış, Bedi amca söyledi... Çok da güzel bahçeleri var.

Yine köyde bulunan Meryem Ana Kilisesi. Açıkçası hiçbir yerde denk gelmemiştim, Adem Amca sayesinde haberdar olduk Kilise'nin varlığından. Kültür merkezi olarak kullanılan hemen yanındaki taş binayı ise kilise sanmamız da ayrı konu... Kalabalık olur sandık ama kimse yoktu.

Hatay-4

Biz de herkes gibi içeride mum yakıp dilek dilediğimiz sırada çekim yapan kameraları görünce farkında olmadan geri çektik kendimizi. Bir televizyon çekimi olduğunu anladığımızda ise çığlık çığlığa karıştı çünkü ünlü gezgin Saffet Emre Tonguç karşımızdaydı. Kendisiyle tanışmaktan da şeref duydum.

Hatay-5

Sonraki durağımız Hz. Musa ve Hızır Türbesi oldu. Hz. Hızır ve Musa’nın bir araya gelip buradan denize açıldıkları yermiş. Sahilde beyaz kubbeli bir türbe, çok fazla da ziyaretçisi var.

Hatay-6

Havaş’a binmek için illa ki Antakya’ya dönmek gerekli. Eğer aracınız yoksa sadece taksi alternatifi var ama o da çok pahalıya geliyor. Yalnız dönüş farklı bir rotadan ve bu rota yaklaşık 1,5 saat sürdü.

Antakya’da Havaş’ın ofisi biraz uzakta. Ama tabii çok lüks ve klas bir cadde olan Atatürk Caddesi'nin devamındaki havuzlu göbeği geçince görünen yemyeşil parkın karşısındaki Kardeşler Künefe’nin önü Havaş Durağı. Sorduğunuzda herkes farklı tarif ediyor...

Yemek konusunda ise kesinlikle tavsiye edeceğim mekan, bugünkü öğle yemeğimizi aldığımız Sultan Sofrası. Asi Nehri manzaralı, son derece kaliteli bir mekan. Çalışanlar çok ilgili. Bildiğimiz yemekler farklı isimlerle anılıyor orada. Mesela Oruk Kebabı bildiğimiz içli köfte ama biraz daha ince ve uzun, fırında pişmesiymiş özelliği. Kızartma olanından hiçbir fark göremedim ve fazlasıyla damak tadıma hitap etti. Kaytan böreğinin de kıymalı pideden hiçbir farkı yok lezzet olarak. Küçük küçük kesilmiş şekilde servis edildi, tabii ki yanında pide ekmek, nane ve limonla. Meşhur olan bir de biberli ekmekleri var, ama çok acı.

Hatay-7

Hatay şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Anemon Antakya Hotel, The Shahut Hotel, Aykut Palas Hotel İskenderun, Boutique The Anilife Hotel, Hattuşa Vacation Termal Club Erzin, Jasmin Konak Butik Otel, Anemon İskenderun, Waxwing Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Altındişler Otel, Zeyn Hotel, Kulübeci Otel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Güngör Ottoman Palace Antakya, Hattuşa Vacation Termal Club Erzin, Waxwing Hotel tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un Hatay aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Etiketler


Nil Kurt kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Nil Kurt

Tam anlamıyla bir seyahat tutkunuyum. Aktif olarak çalışıyor olmam sebebiyle sadece hafta sonlarımı,yıllık izinlerimi ve özel dönemleri kullanarak seyahat etmeye çalışıyorum. Bir gün karşılaşıp, birlikte seyahat etmek ümidiyle... nilingezinamesi.blogspot.com