Eskişehir Gezilecek Yerler


 

Eskişehir tarihin birçok zamanına ev sahipliği yapmış köklü bir şehirdir. Bu sebepten Eskişehir'de gezilecek pek çok yer bulunmaktadır. Frigyalılara dayanan geçmişi ile pek çok arkeolojik kalıntı ve müzeye sahip kentteki yerleşim antik zamanlara kadar uzandığından antik kent kalıntıları da bulunmaktadır. Ayrıca şehrin ortasından geçen Porsuk Çayı ve çevresinde gelişen hareketli üniversite şehri; keşfedilecek birçok noktaya ev sahipliği yapıyor. 

Eskişehir Gezilecek Yerler

Eskişehir Odunpazarı Evleri, Porsuk Çayı, Sazova Parkı, Lüle Taşı Müzesi, Han Antik Kenti, Balıkdamı Kuş Cenneti ve Midas Anıtı gibi pek çok gezilecek yere sahip. Bu yazımızda yukarıda adı geçen gezilecek yerleri, Eskişehir'in Venedik atmosferine sahip merkezi ve yüzyıllar öncesine uzanan antik kentleri ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz.

Sazova Parkı

Sazova Parkı tam ve asıl adıyla Eskişehir Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı’dır. Eskişehir’in Sazova Mahallesi’nde 400 bin metrekare üzerine kurulu olan bu park, 2008 yılından beri hizmet vermeye devam ediyor. Parkta görebilecekleriniz arasında Nuh’un Gemisi’nin yanı sıra 25 bin metrekarelik bir gölet, park çevresinde dolaşan buharlı mini tren, çocuk oyun alanları, hayvanat bahçesi, bilim ve deney müzesi, konser alanları, amfi tiyatro bulunuyor. Daha çok çocuklar için tercih edilen parkta ayrıca hayvanat bahçesinden akvaryuma, masal şatosundan korsan gemisine kadar birçok turistik aktiviteyi bularak uzun saatler ailecek eğlenceli zaman geçirebilirsiniz. Eskişehir’e gidecek olursanız bu keyif dolu parkı ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Eskişehir Sazova Parkı Ne Zaman Yapıldı?

Bir adı da Eskişehir Sazova Parkı olan Eskişehir Bilim Kültür ve Sanat Parkı, 2008 yılında kapılarını ziyaretçilere açmıştır. Eskişehir Sazova Parkı, giriş ücreti ödenmeyen devasa bir eğlence ve bilim merkezidir. Ancak parkın içindeki eğlence ve etkinlik alanlarına girişlerde oldukça cüzi ücretler ödenmektedir ve bu ücretler her yıl farklılık göstermektedir. Parkın içindeki gezi treni ücretsizdir ve gezi rotası oluşturmak için ideal bir seçenektir.

Devamını Oku

Odunpazarı Evleri

Eskişehir’e gidip de görmeden gelme diyebileceğimiz bir yer var ki o da şüphesiz Odunpazarı Evleri'dir. Bu evler adını Eskişehir'in ilk yerleşim yeri olan Odunpazarı’ndan alır. Osmanlı’nın izlerini taşıyan bu evler eski ve dar sokak üzerinde sıralanmış  ihtişamlı ve renkli görünümüyle varlığını korumaktadır. Odunpazarı Evleri Türk mimarisinin güzel bir örneği ve Eskişehir'de gezilmesi gereken yerlerin en önemlisidir. Ahşap çatılarıyla kerpiçten yapılma bu evler, tarihî dokusu ve güzelliğiyle her zaman ilgi odağı olmaktadır. Rengârenk evlerin süslediği sokakların arasında dolaşarak tarihî atmosferi hissedebilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

Devamını Oku

Porsuk Çayı

Eskişehir'de gezilmesi gereken yerlerden biri de Porsuk Çayı. Burası Eskişehir’in en hareketli ve en güzel yeri arasındadır. Bayatçık Deresi ve Kızıltaş suyundan beslenen Porsuk Çayı, Sakarya Nehri’nin en uzun koludur. Bu bölge Eskişehir‘in önemli turistik bölgesi olarak anılır. Porsuk Çayı Eskişehir’in sembolü haline gelmiştir. Buradaki gezintiniz sırasında mutlaka gondola binmelisiniz. Çayın şehir merkezine bakan tarafıysa adalar olarak isimlendirilmiştir. Bu bölge bir kaç mahalleyi de içinde barındırır. Kafe ve restoranlar Porsuk Çayı’nın etrafında yer almaktadır. Manzara eşliğinde bu mekanlarda çayınızı ve kahvenizi içebilirsiniz. Porsuk Çayı üzerinde bulunan köprüler Avrupa şehirlerindeki köprüleri aratmamaktadır. 

Devamını Oku

Kurşunlu Camii ve Külliyesi

Eskişehir’in Odunpazarı semtinde bulunmakta olan Kuşunlu Külliyesi, Eskişehir'de gezilmesi gereken yerlerden biridir ve Odunpazarı Evleri’nin yanında yer alır. Kurşunlu Külliyesi, Vezir Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Caminin kitabesinde yazdığına göre 1525 yılında yaptırılmıştır ve 16. yüzyıl Osmanlı dönemi eseridir. Külliyede camii, şadırvan, imaret ve iki kervansaray bulunur. Caminin kubbesi kurşunla kaplı olduğu için "Kurşunlu" adını almıştır. Yapılar bir bütün olarak ele alındığında buranın bir Mevlevi Dergâhı olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Külliye mimarının kesin olmamakla birlikte Osmanlı mimarlarından Acem Ali olduğu düşünülmektedir. Ancak kervansarayları Mimar Sinan'ın yaptığını destekleyen belgeler de vardır. Caminin tabhane olarak yapılmış bölümünde Eskişehir Sanatları Çarşısı’nda ebru, hat gibi el sanatları yapılmaktadır.

Lüle Taşı Müzesi

Lüle Taşı Müzesi dünyanın ilk lüle taşı müzesidir. Müze içerisinde Eskişehir lüle taşı madeni ile ilgili çok fazla bilgiye erişebilirsiniz. Zaman zaman içinde ney dinletileri de gerçekleşmektedir. Müzede lüle taşından yapılmış çok sayıda eser yer almaktadır. Müzenin kuruluş tarihi 1989 yılıdır. Burada ilginizi çekebilcek çok sayıda nesne karşınıza çıkacaktır, 60 sanatçının hazırladığı 400 kadar eser de yine burada sergilenmektedir. Müzeye giriş ücretsizdir. Müze, Kurşunlu Camii ve Külliyesi’nde yer alır.

Balmumu Heykeller Müzesi

ESKİŞEHİR BALMUMU MÜZESİ, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Profesör Doktor Yılmaz Büyükerşen tarafından hizmete açılan ve kendi eserlerinden oluşan bir balmumu müzesidir. Türkiye’de bu konseptle hizmet veren ilk müze olma unvanını elinde bulunduran Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nde başkanın belediyeye bağışlamış olduğu yerli ve yabancı yaklaşık 160 kişinin balmumundan heykeli yer alır. Modernliği ile gidenleri kendine hayran bırakmayı başaran Eskişehir’e yolunuz düşerse balmumu müzesine uğramayı ihmal etmemelisiniz.

yilmaz-buyukersen-balmumu-heykeller-muzesi_450186..jpg

Eskişehir Balmumu Müzesi Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Han Yeraltı Yerleşimi (Han Antik Kent)

Eskişehirilinin en çok ilgi çeken yerlerinden biri olan Han Antik Kenti'nde en ilgi çekici arkeolojik kalıntılar; kayalara oyulmuş yer altı galerileridir. Ne zaman ve ne amaçla yapıldıkları bilinmeyen karmaşık yapıdaki yer altı galerilerinin ve çok sayıdaki tahıl ambarlarının uzun süreli ve güçlü bir tehdide karşı savunma ve korumaya yönelik olarak yapıldığı düşünülmektedir. Bölgenin tarihsel süreç içerisindeki konumu göz önüne alındığında akla ilk gelen cevap ise, Anadolu’nun bu kesiminde yoğunluğu 7. yüzyıldan itibaren giderek artan Arap akınlarına karşı yapılmış olmasıdır.

Devamını Oku

Balıkdamı Kuş Cenneti

Eskişehir gezilecek yerler içinde belki de en güzeli olan Balıkdamı Kuş Cenneti; "üç kıtanın kuşlarının konaklama mekanı" olarak biliniyor. Burası Türkiye'nin en büyük sulak alanlarından biri. 30 bin dönüm arazide çok sayıda küçük gölet ve oldukça büyük sazlıklar bulunur. Burası Asya'da yaşayan yabanıl su kuşlarının batıdaki son durağıdır. Çok sayıda kuşun konakladığı bu sulak alanda tüketimi karşılayacak kadar çok balık bulunduğu da aşikar. Bu nedenle yöre halkı balık üreme ve yaşam alanı anlamında bölgeye "balıkdamı" demişlerdir. 

Midas Anıtı (Yazılıkaya)


 

Dağlık Frigya bölgesindeki Midas Anıtı (Yazılıkaya)Frig kaya fasadlarının (cephe) en görkemli örneğidir. İlk olarak 1800 yılında W. M. Leake (İngiliz topoğrafya ve Antik Çağ uzmanı)ve arkadaşları tarafından incelenerek, kabataslak çizimi yapılmıştır. 1834’te Charles Texier (Fransız mimar, arkeolog, gezgin) anıtı inceleyerek gravürünü yapmıştır. Anıtın aslına uygun ve tüm görkemini yansıtan ilk ve tek gravür budur. Sol üst kısmındaki düzleştirilmiş ana kaya üzerinde Frig dilinde yazılmış olan yazıtta geçen Midai sözcüğü nedeniyle,Midas Anıtı bu isimle anılmaktadır.Yöre halkı ise üzerindeki yazıtlar nedeniyle Midas Anıtı Yazılıkaya olarak adlandırmıştır.

Midas Anıtı Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Sivrihisar

Sivrihisar; Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Aziz Mahmut Hüdai, Hızır Bey gibi çok önemli Türk büyüklerinin çıktığı söylenen yer olmakla birlikte, Eskişehir‘in en büyük ilçesidir. 1926 yılından önce Ankara’ya bağlı olan Sivrihisar, bakanlar kurulunun Anadolu’da ilk toplandığı yer olma unvanına da sahiptir. Sivrihisar köyleri, yöresel yemekleri, gezilecek yerleri, tarihi mekanları ile gidenlerin büyük beğenisini toplar. Ankara, İzmir ve Eskişehir yollarının kesişme noktasında bulunan Sivrihisar’ı gezmediyseniz uygun bir fırsat kollamakta fayda var.

Sivrihisar
 

Sivrihisar'da Ne Yenir? 
Devamını Oku

Karacahisar Kalesi

Karacahisar Kalesi, Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde yer alan ve Osmanlı’nın ilk fethettiği kale olarak bilinen tarihî bir yapıdır. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Odunpazarı’nda gezilecek yerler arasında bulunan Karacahisar Kalesi’ni yolunuz Eskişehir’e düşerse mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Karacahisar Kalesi Hakkında Bilgi

Karacahisar kalesi, Osmanlı Devleti’nin ilk fethettiği kale unvanına sahiptir. Konumu ve mimari özellikleri bakımından kale kent adı verilen yerleşim türünü yansıtır. Anadolu’da 7 ve 8. yüzyıllarda ortaya çıkan bu yerleşim şekli Orta Bizans Dönemi’nin askeri şehirleri olarak bilinir. Karacahisar ve batı kısmında bulunan diğer yerleşimlerin Selçuklu ve sonrasında da Osmanlı tehdidinden korunmak için onarımdan geçtiği söylenir.
Kale 1288 senesinde Osman Gazi tarafından fethedilmiştir. Eskişehir’in güneybatısında konumlanan kale, denizden yaklaşık 1010 metre yükseklikte yer alır.

Devamını Oku

Eti Arkeoloji Müzesi

Türkiye’de özel sektör desteği ile hayata geçirilen ilk müze, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi olarak bilinmektedir. Bünyesinde Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini kapsayan yaklaşık 22.500 eser bulunmaktadır.

Eti Müzesi Hakkında Bilgi

Eskişehir Eti Müzesi Neolitik Çağ’dan günümüze ışık tutan bir arkeoloji müzesidir. Eskişehir ve çevresindeki antik kentlerde planlı kazılar ve rastlantı sonucu ortaya çıkan mimari parçalarla, heykeller, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde bir araya getirilmiştir. Parçalar arasında satın alma, bağış ve müsadere yoluyla gelen eserler de bulunmaktadır.

Devamını Oku

Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yer alan Seyit Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi şehrin en önemli tarihî ve turistik bölgelerinden biridir. İlçe de adını Seyyid Battal Gazi’den almıştır. Eskişehir Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi, kendi mezarı da burada olan Alaeddin Keykubat’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından 1208 yılında yaptırılmıştır. Cami daha sonra eklenmiş, Ümmühan Hatun öldükten sonra vasiyeti gereği külliye de inşa edilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde çeşitli eklemeler yapılmış ancak 1954 yılına kadar kaderine terk edilmiştir. 1997 yılında restore edilerek turizme kazandırılmıştır. Külliye; Zikir Odası, Kırklar Odası, Halife Meydanı, Ekmek Evi, Aşevi, Bektaşi Dergâhı, Çoban Baba Türbesi, Semahane ve Çilehane olmak üzere 9 bölümden oluşmaktadır. Eskişehir Seyyid Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi, revakları, kubbeleri, şadırvan ve minareleriyle kapsamlı ve eşsiz güzellikte bir Selçuklu eseridir.

Seyyid Battal Gazi Kimdir?

Seyyid Battal Gazi Malatya serdarı (komutanı) Hüseyin Gazi’nin oğludur ve 695 yılında doğduğu belirtilmektedir. Annesi Saide Hatun’dur ve Peygamber sülalesinden geldiğine inanılmaktadır. Farklı kaynaklarda etnik kökeninin Türk, Arap ve Anadolu yerli halkından olduğu yazmaktadır. Anadolu’da İslam’ın yayılmasına büyük katkıları olmuştur.

Devamını Oku

Arasta Çarşısı

Eskişehir Arasta Çarşısı“Cam, Çini ve Seramik Çarşısı” adıyla da bilinmektedir. 2012 yılında Kentsel Sit Alanı kapsamındaki bir yapı grubunun yıkılıp yeniden yapılmasıyla, Odunpazarı Belediyesi tarafından Eskişehir’e kazandırılmıştır.

Arasta Çarşısı Hakkında Bilgi

Arasta Çarşısı,Odunpazarı Kentsel Sit Alanı sınırları içinde bulunan alışveriş noktalarına alternatif oluşturma fikrinden hareketle inşa edilmiştir. Çarşı, bölgenin fiziki iyileşme sürecine de ivme kazandırmıştır. Arasta Çarşısı aynı zamanda Butik Otel, Kırım Tatar Kültür ve Çibörek Evi ile çevrelenmiş olan alanda, farklı bir kentsel buluşma noktası niteliğini taşımaktadır. Arasta Çarşısı bünyesinde kültürel aktiviteler ve benzeri ihtiyaçlar için, “Çok amaçlı açık hava salonu” da yer almaktadır.

Arasta Nedir?
Devamını Oku

Gerdekkaya Mezar Anıtı

Gerdekkaya Mezar Anıtı Eskişehir, Afyon ve Kütahya illerini kapsayan Frig Vadisi’nin önemli anıtlarından biridir. Doğanlı Vadisi’nde bulunan büyük bir kaya kütlesinin doğu yüzüne oyulmuş olan mezar anıtı, üçgen alınlığı ve saçaklığı iki sütun tarafından taşınan bir tapınak cephesi biçimindedir.
 

Gerdekkaya Mezar Anıtı Tarihi

Çukurca köyünün güneybatısında bulunan Deveboynu Kale ile aynı kaya platformu üzerinde yer alan ve zeminden yaklaşık 3 m yükseklikte konumlanan Gerdekkaya Mezar Anıtı Hellenistik Çağ’a (MÖ 3- 1. yüzyıl) tarihlenmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde bazı ilave değişiklikler yapılarak kullanılmıştır. Gerdekkaya Mezar Anıtı 1991 yılında Eskişehir Müze Müdürlüğü tarafından restore edilerek ziyarete açılmıştır.

Devamını Oku

İnönü Savaşları Karargah Evi

İnönü Savaşları Karargâh Evi, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından İnönü Savaşları’nın sevk ve kumanda edildiği askeri karargâhtır. Kurtuluş Savaşı’nda Garp Cephesi Komutanı olan İsmet İnönü’nün Karargâh Binası olarak kullandığı ev, 2000-2001 yılları arasında yapılan restorasyon sonrasında müze olarak ziyarete açılmıştır.

İnönü Savaşları Karargah Evi Tarihçesi

Eskişehir’deki İnönü Savaşları Karargâh Evi, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli kararlarına tanıklık etmiş tarihi bir binadır. 1. Dünya Savaşı’nın sonunda yaşanan Anadolu işgali sırasında, Batı Anadolu ve Trakya’yı ele geçirme arzusundaki Yunanların durdurulduğu ve üst üste iki kez yenilerek Türk topraklarını terk etmek zorunda kaldıkları çetin savaşlar; Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü tarafından buradan yönetilmiştir.

Devamını Oku

Melik Gazi Türbesi

Eskişehir ilinin Melikgazi ilçesi sınırları içindeki Melik Gazi Türbesi bir “makam tekke”dir. Büyük Selçuklu Sultanı Sancar Bey, Bizanslı, Haçlı ve Ermeni ordularına karşı büyük zaferler kazanan Emir Gazi’ye “Melik” unvanı verir. Malatya’da vefat eden ve kahramanlıklarıyla Türk-İslam kültüründe büyük izler bırakmış olan Melik Gazi; Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Pazarören beldesindeki Melik Gazi köyünde, sağlığında yaptırdığı türbeye defnedilir. Ancak Eskişehir ve çevresinde bıraktığı izler ve kahramanlık hikâyeleri nedeniyle, yörede onun adına bir türbe inşa edilir. Eskişehir Melik Gazi Türbesi Selçukluların kahraman komutanına bir vefa ve selam niteliği taşımaktadır.

Melik Gazi Kimdir? 
Devamını Oku

Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yer alan Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi inşası, Seyitgazi Türbesi ile aynı döneme tarihlenmektedir. Kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, 1515 yılında onarıldığı giriş kapısının üzerindeki kitabede yazmaktadır. Cem evinden aş evine kadar son derece iyi korunmuş ve günümüze ulaşmıştır. Külliye ve türbeye adını veren Şeyh Sücaeddin-i Veli’nin Kalenderi dervişi olduğu ve 12 imamların sekizincisi olana İmam Rıza’nın torunu olduğu kabul edilmektedir. Türbeye ev sahipliği yapan köyde her yıl Sücaeetin-i Veli’yi anma törenleri yapılmaktadır.

Devamını Oku

Böğürtlen Balkayası (Frig Kaya Anıtı)

Böğürtlen Balkayası (Frig Kaya Anıtı) Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Böğürtlen köyünün güneyinde, Balkayası olarak da adlandırılan yüksek bir kaya kütlesinin dik yüzüne oyulmuştur. Beşik çatılı, üçgen alınlıklı bir yapının ön cephesini simgelemektedir. Ortada kapıyı simgeleyen dikdörtgen sığ bir niş bulunmaktadır. Bilinen aynı tip Frig anıtlarından farklı olarak alınlık ve cephedeki geometrik bezemeler koyu kırmızı renkte boya ile yapılmıştır.

Böğürtlen Balkayası Frig Kaya Anıtı'nın Keşfi 

Böğürtlen Balkayası Frig Kaya Anıtı, iki fotoğraf sevdalısı gezgin (Ali Rıza Öztekin ve Nizamettin Aslan) tarafından, rastlantı sonucu bulunmuştur. Fotoğraf çekmek için bölgede bulunan ve yağmurdan kaçmak için büyük bir kayanın cephesine sığınan gezginler; kaya üzerindeki şekilleri fotoğraflayarak kayıt altına almışlar ve resmî makamlara bildirerek önemli bir keşfe imza atmışlardır.

Devamını Oku

Alemşah Kümbeti 

Alemşah Kümbeti Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunmaktadır. Selçuklu sanatının önemli örneklerinden biri olan Alemşah Kümbeti, Melikşah tarafından şehit edilen kardeşi Sultan Şah için yaptırılmıştır. Yapımında yer yer tuğlaların kullanıldığı ve alt katında “mumyalıkbölümü”nün yer aldığı Alemşah Kümbeti, geometrik yapısı ve süslemeleri ile gerçek bir sanat eseri olarak kabul edilmektedir.

Alemşah Kümbeti Tarihi
Devamını Oku

Sivrihisar Saat Kulesi

Eskişehir ilnde yer alan Sivrihisar Saat Kulesi’nin 1899 yılında, dönemin kaymakamı Mahmut Bey tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Sivrihisar’ın her yerinden rahatça görülebilmesi için, yüksek bir kaya kütlesinin üzerine inşa edilmiştir. Kesme taşlarla yapılmış olan Sivrihisar Saat Kulesi prizma gövdelidir ve dört tarafında da saat bulunmaktadır. Haftada bir kez kurulan ve pirinçten yapılmış tokmakla her saat başı çalan kule, Sivrihisar’ın en önemli sembollerinden biridir.

Sivrihisar Saat Kulesi’nin Yapılış Amacı

Osmanlı İmparatorluğu’nda 18. Yüzyılla birlikte başlayan batılılaşma, 19. Yüzyılda doruğa ulaşmıştır. Osmanlı’nın klasik mimari özellikleri, özellikle 2. Abdülhamid dönemindeki “merkezi devleti tüm imparatorlukta temsil etme misyonu” önem kazanmıştır. Tek kule tipi yapıların, “otoritenin simgesel ifadesi” şeklinde algılanması nedeniyle, Osmanlı Devleti hem gücünü göstermek hem de halka hizmet etmek amacıyla çok sayıda il ve ilçede saat kuleleri inşa ettirmiştir. Her şehre bir saat kulesi dikme seferberliği başlatan 2. Abdülhamid, tahta çıkışının 25. yılında, valilere saat kulesi yapımıyla ilgili ferman göndermiştir. İşte Sivrihisar Saat Kulesi’nin yapım amacı da budur.

Devamını Oku

TCDD Eskişehir Müzesi

Eskişehir ilinin Tepebaşı ilçesi sınırları içindeki TCDD Eskişehir Müzesi 1998 yılında hizmete açılmıştır. Buharlı lokomotifler, tarihi şahsiyetlere ait eşyalar, telgraf makineleri ve çok çeşitli teknik aletler TCDD Eskişehir Müzesi’nde sergilenen parçaları oluşturmaktadır.

Tcdd Eskişehir Müzesi Hakkında Bilgi

TCDD Eskişehir Müzesi kuruluşunu, 1997 yılında Eskişehir Şube 13. Şefliği’nin malzeme ambarındaki sobaların boyanmasına borçludur. Ambardaki sobaların boyatılarak sergilenmesi fikri, TCDD Eskişehir Müzesi’nin doğuşuna ilham kaynağı olmuştur.

Devamını Oku

Tülomsaş Müzesi (Devrim Arabası)

Eskişehir’deki Tülomsaş Müzesi (Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi AŞ), 1894 yılından bu yana hem şehrin hem de Türkiye’nin üretim ve kalkınma öyküsüne imza atmaktadır. Türkiye’nin ilk yerli üretim otomobili “Devrim” ve ilk yerli üretim lokomotifi “Karakurt”, Tülomsaş Müzesi’nde sergilenmektedir.

Tülomsaş Devrim Arabası 

Tülomsaş Devrim Arabası hikâyesi, 16 Haziran 1961’de Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin (çeken ve çekilen araçlar dairesi) yöneticileriyle mühendislerinden oluşan 20 kişinin Ankara’da bir toplantıya çağrılmasıyla başlar. Toplantıda Ulaştırma Bakanlığı’nın kaleme aldığı bir yazı okunur. Bu yazıda, “Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılamak amacıyla bir otomobil tipinin geliştirilmesi”, görevin de 1.400.000 TL ödenekle TCDD’ye verildiği bildirilmektedir. Süre 4,5 aydır, otomobilin 29 Ekim 1961 tarihine yetişmesi istenmektedir. İşte Devrim Arabası hikâyesi böyle başlamıştır.

Devamını Oku

Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi 

Türk Edebiyatı’na “Risaletü’n Nushiyye” ve “Divan” adlı eserleri kazandıran tasavvuf şiirin en önemli temsilcisi Yunus Emre, Anadolu’nun yetiştirdiği büyük halk ozanlarından biridir. Doğum ve ölüm tarihinin yanı sıra doğum yeri ve öldüğü yer konusunda da farklı bilgiler olması nedeniyle; Anadolu’nun pek çok şehir ve kasabasında Yunus Emre’ye ait türbeler mevcuttur. Eskişehir’deki Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi 1974 yılında Kültür Bakanlığı tarafından ziyarete açılmıştır.

Yunus Emre Türbesi Eskişehir 

Doğum ve ölüm tarihi ile ilgili farklı bilgiler bulunan Yunus Emre’nin 13.-14. yüzyıllarda yaşadığı, doğum yerinin de Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy olduğu bilinmektedir. Yunus Emre’nin 13. yüzyıldan beri Eskişehir’de bulunan mezarı, Yunan işgali sırasında yıkılmıştır. Yunus Emre Türbesi’nin Eskişehir’de olduğunun söylenmesinin en önemli nedeni, 1946 yılında yapılan kazı çalışmalarıdır. Yunus Emre’nin na’şını bulmak amacıyla yapılan bu kazılarda, mezarlardan çok sayıda iskelet çıkmıştır.

Devamını Oku