Google+

Arama formu

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ - NORVEÇ FİYORTLARI - 2. BÖLÜM

Cruise ile dünyanın keşfinde gelelim ikinci bölümümüze. Kopenhag'da metrotram’dan, Norresport istasyonunda iniyoruz, karşımıza çıkan ilk bankada para bozduruyoruz ve dünyanın en uzun yaya caddelerinden biri olan Stroget’te Belediye Sarayı Meydanı’dan Kongens Nytorv Meydanı’na kadar uzanan, uygun fiyatlı zincir mağazalardan dünyanın en pahalı markalarına kadar dükkânların da yer aldığı, kentin ana arteri ve Kopenhag’ın alışveriş merkezini adımlamaya başlıyoruz.

Kopenhag

Kopenhag-1

Kopenhag’a gidildiğinde görülmesi gereken yerler arasındaki bu caddeye alışveriş meraklıları mutlaka gitmeli tabii ki. Türkiye’de de bu mağazalar var ve daha ucuz fiyata alışveriş yapabileceğinizi de yine de hatırlatayım ama burasının bir tasarım cenneti olduğunu da unutmayın. Değişik objeler bulmak istiyorsanız biraz ara sokaklara dalmanız gerek. Bu caddesinin sonunda metro inşaatının hala devam ettiği Kongens Nytorv Meydanı’na ulaşıyorsunuz. İşte buradan denize doğru uzandığımızda karşımızda Nyhavn Limanı bulunuyor.

Kopenhag bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Kopenhag-2

Kopenhag şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Property on the Kanal, Engelsted Guesthouse, Jansvej Homestay güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Dronningensgade 42 Apartment, Nyhavn 31E, Next to New Harbour. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Sjæleboderne 2, Wakeup Copenhagen - Carsten Niebuhrs Gade, Cosy apartment in city centre gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Bedwood Hostel, a&o Copenhagen Nørrebro, Urban House Copenhagen by MEININGER tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kopenhag aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kopenhag-3

Kopenhag’ın merkezi ve en turistik eski limanındayız. Çoğu Kopenhag fotoğrafında karşımıza çıkan o renkli evlerin olduğu turistik Nyhavn, eskiden ticaret amaçlı kullanılan bir limanmış. Dolayısıyla civarda gemicilerin konaklayabileceği alanlar, kafeler hatta genelevler doluymuş. Şu anda tahmin edebileceğiniz üzere her benzer turistik bölgeler gibi evler yenilenmiş bir halde ve burası neredeyse her binanın alt katında yer alan restoran ve kafelerle dolup taşan şirin bir bölgeye dönüşmüş. Burayı görmek, Kopenhag’a giden bir turistin birinci görevi olmalı. Çocukluğumuzun yıldızlarından ünlü yazar Christian Andersen’in yaşadığı evi de burada görebilirsiniz. 9 numaralı ev ise Nyhavn’ın en eski binası imiş.

Kopenhag-4

Kopenhag-5

Kopenhag-6

Kopenhag-7

Limanın sonunda denize açılan ana kanala ulaşıyoruz. Kanalın karşısında meşhur Opera Binası bulunuyor. Biraz yan tarafında ise üzerinde CC yazan bir bina görüyoruz ki, burası kuzenimin tavsiyeleri arasındaydı. Çeşitli yemek ve içkilerin satıldığı bir sürü yiyecek stantlarının ve oturma banklarının bulunduğu kocaman bir mekân olduğunu kuzenimin anlattıklarından anımsadım. Yemek işine daha vakit var. Oraya daha sonra gidebiliriz. Yürümek için ayak, karnınızı doyurmak için biraz para olması gerek. Hatta yol üzerinde seyyar satıcılarda ayaküstü kahve molası bile verebilirsiniz. Kopenhag’da, sokak yemeği kültürü ve yemek büfeleri inanılmaz derecede güzel ve uygun fiyatlarda yiyecek satıyorlar.

Şimdi geriye dönüyoruz ve arka sokaklardan yürüyerek Kral Parkı’na ulaşıyoruz. Yol üzerinde Tivoli Eğlence Parkı’nı da görebilirsiniz. Çok eski yıllarda ziyaret ettiğim bu yer (1975 senesinde) o zamandan beri hiç değişmemiş görünüyor. Hatta o gezimde, hâlâ unutmuyorum, roller coaster’a binmiştim sonrasında da bir daha bunlara binmeye tövbe etmiştim.

Rosenborg Castle adıyla da anılan King’s Garden, Kral IV. Christian tarafından 17. yüzyılda Rönesans mimarisinde yapılan muhteşem bir yapıyı ortasında barındırıyor. Bu bakımlı bahçelerin arasında kaybolmak istiyoruz. Fotoğraflar çekiyoruz ve sarayın kapısında artık dinlenme zamanının da geldiğinin farkındayız. İçerisinde kraliyet mensuplarının mücevher, taç ve tabloları ile o zamana ait kıyafetleri sergileniyor.Giriş ise ücretli.

Kopenhag-8

Kopenhag-9

Buradan yine yürüyerek batı yönüne devam ediyor ve Avrupa’nın birçok şehrinde karşılaştığımız yiyecek çarşılarının benzeri olan Torvehallerne Food Market’i buluyoruz. Cıvıl cıvıl insanlar şarap ve biralarını almışlar, arkadaş veya sevgilileriyle derin bir sohbetteler. Sizin dolaşıp onlar ne yiyor acaba, ben ne yesem diyen gizli bakışlarınız bile umurlarında değil. Bir şişe şarap veya bira yanında fish & chips ve somonlu sandviçler ne güzel gidiyor!
İşte böyle sevgili dostlarım, isterseniz artık yavaş yavaş otelimize dönelim. Çünkü ne bizde, ne de kuzenlerimde gece hayatını bekleyecek hal kalmadı. Otelimize dönüp kahve keyfi yapalım ve yarın sabahki cruise yolculuğumuzun hayali ile yumuşacık yataklarımızda dinlenelim diyorum.

Lakin Kopenhag’ı dolaşmış olduk mu? İşte başta da söylediğim gibi, biz bugün Kopenhag’ı görmüş olduk. Daha Amelienborg Sarayı’nı, Christiansborg Sarayı’nı, Deniz Kızı heykelini, National Museum ve NY Carlsberg Glyptoteket Müzesi’ni gezmedik bile. Bir dahaki seferimizde de buraları görmek nasip olur inşallah. Hep ne diyorum? İnsanlar diyor ya, ben Kopenhag’ı gördüm. E soruyorum o zaman ben de, sen neresini gördün?
Bu arada küçük bir hatırlatma: Avrupa genelinde pazartesi günleri müzeler kapalı oluyor.

İyi geceler.

İKİNCİ GÜN: CRUISE'A GİDİŞ 

Evet, beklenen gün geldi. Gemimize bir an önce adım atmak için sabırsızlanıyoruz ve otelden ayrılarak hemen yanı başımızdaki metro istasyonundan trene biniyor ve Norresport istasyonunda iniyoruz. Buradan da hemen yanı başında bulunan otobüs durağından bizi cruise limanına götürecek olan 24 numaralı şehir otobüsüne biniyoruz. Cruise limanına bu otobüs mü gidiyor diye şoföre sormaya kalkınca “evet” diye Türkçe cevap alıyoruz. Hoş bir sürpriz ve sohbet başlıyor. 10 senedir burada olduğunu Danimarkalı bir hatun ile evlendiğini ve beraber çalışarak çocuklarını büyüttüklerini, mutlu olduklarını ama çok vergi ödediklerini de ilk ağızdan öğreniyoruz. Türkiye’de duyamayacağımız laflar bunlar. Mutluluk, vergi ödemek, yaşam standardı… Darısı bizimkilerin başına!
Check-in işlemlerinin ardından o meşhur gemi kartımızı elimize aldığımızdan itibaren denizlerde özgürlük artık bizim. Biliyorsunuz her türlü harcama ve oda giriş anahtarı bu kartlar.

Kopenhag-10 

Kartınızın üzerinde gördüğünüz gibi isim soyadınız altında üye numaranız ile biniş ve iniş tarihleriniz, hangi salonda hangi saatte ve hatta hangi masada yemek yiyeceğiniz, acil toplanma yeriniz ve oda numaranızın da bulunduğu kat hepsi yazılı. Benimki 10079 kabin, 10. Riccione katı.

Kopenhag-11

Şimdi geminin içerisindeyiz ve öğle yemeği bizi bekliyor. Bavullarınızı terminalde teslim ettiğimiz için elimizde yükümüz yok ve rahatça karnımızı doyurduktan sonra gemiyi keşfetmeye başlıyoruz. Akşam saat 18.00’de hareket edeceğiz ve Almanya’nın Warnemunde Limanı’ndan başlayıp daha sonraki günlerde sırasıyla, Norveç’in Bergen, Hellesylt, Geiranger ve Flam şehirlerini ziyaret ettikten sonra tekrar 8 gün sonra Kopenhag’a döneceğiz. Tabii ki Norveç sularına girdiğimiz anda buzullar zamanında oluşmuş olan fiyortları gemimizin güvertesinden kahvelerimizi yudumlayarak gemimiz seyir halindeyken göreceğiz. Hatta 1.500 metre yükseklikteki Dalsniba buzullarına ve karlı dağına çıkacağız. Flam treni ile şelaleleri seyredecek, tünellerden geçecek ve daha neler neler göreceğiz. Hepsi gelecek bölümlerde. Beni takip ve benimle cruise gezilerinde beraber olmak için de lütfen beni arayınız. İlk gezimiz önümüzdeki Kurban Bayramı’nda (18.08.2018) 8 gün Costa Magica gemisi ile Baltık baş şehirlerinde olacağız. Stockholm Helsinki - St. Petersburg - Tallinn ve Stockholm yapacağız.

Sağlıcakla kalın, gezmedik yer bırakmayın benim sevgili dostlarım.

Yazının birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının üçüncü bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Yazının dördüncü bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler


Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim. Cruise ile tüm dünyayı dolaşıp, tüm limanları hatırlayarak yaşlanmayı seçtim.  Cruise tutkum 1980 li yıllarda İstanbul Barselona seferi ile başladı. Son 5 yıldır tüm hızı ile devam etmekte olup her...