Google+

NEPAL GÜNCESİ (7)

142627 Haz 2014Gezi Notu
GEÇKİN GEZGİNGEÇKİN GEZGİNBronz Yazar27 Haz 201414260 Yorum

24 Nisan 2014 - 13.30

Uyku tulumuna girip ısınmaya başlayınca keyfim yerine geliyor. Şu anda bunları karalarken dışarıda pırıl pırıl bir güneş olmasına rağmen buz gibi kesen bir rüzgâr insanın iliklerini donduruyor. İçeride olmama rağmen ellerim buz gibi. Eldiveni takmak zorunda kaldım. Az çok etkisi oluyor ama bu sefer de yazmak zorlaştı.
 
Uyku konusunda çok değil ama yine de bir sorunum var. Uyku tulumumun içinde kaldığım 12 saat boyunca sanırım ancak 4-5 belki de 6 saat uyuyabildim. Sık bölünüyor uykum. Sarp’tan ödünç aldığım marifetli saat gece yarısı uyandığımda yatakta yanımdaydı. Şöyle birkaç derece diye baktım uyku tulumu dışında oda sıcaklığı 7˚C gösteriyordu. Sabah kalktığımda ise 4,5˚C idi. Ama daha soğuk hissediyor insan, kesinlikle sıfırın altında gibi. Pansiyonun salonundayım şimdi, saat masanın üstünde ve ısı 20,9˚C. Ayağımda kalın çorap ve bot olmasına rağmen ayaklarım donuyor. Nasıl 20,9˚C ise?
 
Hava kapatmaya başladı. İki gündür hava böyle yaramazlık yapıyor ve insanın keyfini kaçırıyor.

Katmandu

Katmandu-1

Kahvaltımı ettikten sonra 08.25’te yola çıktım. Furwa yumuşak tempoyla 3,5-4 saatlik yolum olduğunu söylemişti. Bu sabah yalnızım. Biliyorsunuz Furwa dün öğleden sonra beni Pangboche’de bırakıp Dingboche’ye önden gitmişti. Hep olduğu gibi ilk anlarda zorlanıyorum yine. Böyle zorlanınca da keyfim kaçıyor. (Eeeee… Senin de zırt pırt keyfin kaçıyor be! Seni de memnun etmenin olanağı yok!) Fakat hemen tempomu oturttum ve yüzüm gülmeye başladı. Kendime kısa hedefler koyup onlara odaklanıyor ve ağır ağır ilerleyerek günün tadını çıkarıyorum. Bugün yol daha tenha… Demek irtifa yükseldikçe yürüyüşçü sayısı da o oranda azalıyor. İnsan da kalabalığa alışınca gözleri arar oluyor. Bu rotada bir bölümde düz bir alan var. Buraya gelince patika sayısı onlara çıkıyor ve insanın kafasını az da olsa karıştırıyor. İnsanlar tek patikadan yürüse sorun değil ama herkes kafasına göre takılıyor ve sen de arada acaba doğru yolda mıyım gibi bir düşünceye saplanıyorsun. Doğru yoldasın… Doğru yolda… Devam…
 
Şu anda mutfakta çalışan kızın çıkardığı kap kacak sesinin dışındaki tek ses dışarıda uğuldayan rüzgârın sesi…

Katmandu-2

Dingboche’ye ulaşmam düşünüldüğü gibi hesaba yakın sürdü; 3.15 saat. Hem de çok yavaş ve yürüyüşün keyfini çıkararak ilerlediğim halde… Dingboche’ye yaklaştığım sıralarda ben karşımda Furwa’yı beklerken Rinji karşıladı beni. Hayrola! Everest Ana Kamp’a kadar Furwa ile gidip orada Mehmet ile birlikte kar-buz eğitimini aldıktan sonra dördümüz hep beraber Island Peak’e tırmanacaktık hani?!?!?!.. Furwa almış Mehmet’i Island Peak’e doğru yola çıkmışlar. Bu tırmanışı yapıp oradan biz Everest Ana Kamp’tayken oraya yetişecekmiş ve sonra da beni Island Peak’e çıkaracakmış. (artık Everest Ana Kamp’ta kalıp kalamayacağım konusunda bile tereddüte düşmeye başladım : ( Ölme eşeğim, ölme… Yine sineye çektik kafalarına göre takılmalarını. Yanında bir termos çay da getirmiş Rinji. Biraz daha ilerleyip rüzgâr almayan kuytu bir yer bulup orada oturduk ve çayımızı yudumladık. Bugünkü rüzgâr bayağı insanın içine işliyor. Hele kafamdaki safari şapkam çok yetersiz gelmeye başladı ve kafam buz kesti. Hazır durmuşken çantadan polar beremi çıkarayım bari. Üstüne de safari şapkayı geçirince iyi oldu. Artık fazla üşümüyorum. Zaten ayaklar, ense ve başını koruyabilirsen üşümek pek senin semtine uğramıyor.
 
Dışarıda cayır cayır yakan güneşin altında hiç olmazsa 10-15 dakika durabilsem içim ısınacak ama gel gör ki rüzgâr feci kesiyor ve donduruyor insanı.  

Katmandu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel Grand Prince, Mountain Peace Guest House, Rama Inn Boutique Home. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Lucien Guesthouse, Namaste Nepal Hotels and Apartment gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Thamel Grand Hotel (P.) Ltd., Langsisha Guest House, C' INN tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Katmandu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Katmandu-3

Katmandu-4

Yine o boş boş beklemeli sıkıcı saatlere başladık. Yatsam iyi olacak ama o zamanda soyunmam gerek. Buz gibi odada soyunmak bir yana bir de ilerleyen saatlerde daha da soğuyacak odada uyku tulumumun sıcaklığını terk edip yeniden giyinmek var. Güneş de insanı nasıl çağırıyor dışarıya!
 
Dingboche’nin yüksekliği 4380 metre, kaldığım pansiyonun menüsünün kapağında ise 4410 metre yazıyor. Köyden biraz daha yukarılarda olduğumuz için sanırım. Saatin altimetresini de kullanmayı bir türlü beceremedim. Huyunu bilmiyorum çünkü. Ama bulunduğum yerlerdeki verilere bakarak aşağı yukarı 150 metre ekleyince hemen hemen köylerde yazan yükseklikleri yakalayabiliyorum.
 
Odamın konumu ve giriş güzel… Önce bir dış kapıdan ufak bir hole giriyorsun. Karşında bir ve sağında solunda birer kapı daha var, karşı kapı tuvalet, benim oda soldaki kapı. Gece için kalkıp dışarıda tuvalete gitme olasılığına karşı bir pee-bottle (çiş şişesi) hazırlamıştım ama bu durumda gerek kalmadı.
 
Acayip uykum var ve çooook üşüyorum : (

Katmandu-5

Katmandu-6

Burada iki günüm olduğu için pansiyonun hemen altında bir internet kafe görünce sevindim. Hemen biraz olsun vakit geçirebilmek için oraya daldım. Önce Facebook’a girmeye çalıştım. Şifre sorunu yaşadım. Oradan Yahoo’ya derken Hotmail’e… Hepsinde, belki de biraz tez canlılıktan, çuvalladım. Hiçbirine giremiyorum : ( Başka bir ülkeden girerken acele etmeden girişteki adımları dikkatle uygulamazsan bu tür sorunlarla karşılaşıyor insan. Facebook’un şifresinde sorun yaşayınca Yahoo ve Hotmail’deki hesaplarıma şifre yolladılar ama onlara da giremiyorum. Hotmail’e girmeye çalışırken bir not çıktı; bazı soruları doğru yanıtlamam sonucu hesabıma ulaşabileceğime dair bir not. Son bir umutla onları yanıtlayıp giriş şifremi g-mail hesabıma yollamalarını istedim. Bazı soruların yanıtları eksik oldu ama zaten ancak 24 saat sonra yanıtı yollayacaklarını söylemeleri üzerine şimdilik internet faslını unutmak zorunda kaldım. Yarın G-mail’e girmeyi deneyeceğim. Onda da çuvallamam dilerim. Zira Hotmail’e girebilmem G-mail’e bağlı… Hotmail’e girebilirsem oradan Yahoo’ya ulaşabileceğim, oradan da Facebook’a. Eğer olmazsa yandık. Bütün hesapları kaybedebilirim. Bir daha aşağıya inip bu sefer G-mail’e girmeye çalışayım. Belki oradan Oya’ma bir ileti gönderebilirim. Aksilik, burada telefon da çekmiyor. Facebook sanırım telefon hattıma bir ileti gönderdi. Telefon çekmediği için açamıyorum ki! Kahır, belâ! Burada kaldığım iki gün eğer internete girebilseydim hiç olmazsa onunla oyalanacağım için daha çabuk geçerdi. 

Katmandu-7

Katmandu-8

Katmandu-9

18.30
 
Yatmayacağım dedim ama soğuğa dayanamadım ve titreye titreye 15.30’da uyku tulumuna girdim. Biraz ısındıktan sonra galiba kestirdim bile. 18.00’de kalkıp giyinerek salona geldim. Sobanın başında heyecanlı bir tartışma var. Hepsi Nepalli olduğundan önyargı ile ülkeyi kurtarıyorlar sandım. Meğer kazın ayağı öyle değilmiş. Oturanlardan ikisi sivil polismiş ve kazada kaybolan bir şerpa ile ilgili soruşturma yapıyorlarmış. [Bunun sonradan doğru olmadığını öğrendim. Gelen satırlar nedenini açıklayacak ama benim bir kez daha vurgulamak istediğim konu dil farklılığı nedeni ile anlaşamamak veya yanlış anlaşılmak. Belki Rinji bana doğrusunu ama yanlış bir şekilde söyledi ve benim anladığıma bakın!]  
 
Uyku tulumunda sıcaklığın tadını çıkarırken programıma son şeklini verdim. Artık ben yönlendireceğim.
 
25 Nisan - Dingboche
26 Nisan - Lobuche
27 Nisan - Gorak Shep
28 Nisan - Kalapattar ve Everest Ana Kamp
29 Nisan - Gorak Shep
30 Nisan - Lobuche
1 Mayıs - Dingboche
2 Mayıs - Chhukung
3 Mayıs - Imja Tse (Island Peak) Ana Kamp
4 Mayıs - Üst Kamp
5 Mayıs - Zirve - Ana Kamp
6 Mayıs - Chhukung
7 Mayıs - Dingboche
8 Mayıs - Pangboche
9 Mayıs - Tengboche
10 Mayıs - Namche Bazaar
11 Mayıs - Phakding
12 Mayıs - Lukla
13 Mayıs - Katmandu
14 Mayıs - Nagarkot
15 Mayıs - Katmandu
16 Mayıs - Katmandu
17 Mayıs -  EVİM GÜZEL EVİM…

Katmandu-10

Katmandu-11

Yemeğimi Rinji ile paylaştıktan sonra notlarıma döndüm. Uyku tulumundan çıkıp salona gelmek bayağı bir soğukla mücadele gerektirdi ama neyse ki salonda sobayı yakmışlar. Sobanın huyunu bilen bilir; sobaya dönük tarafın ısınır, hem de ne ısınmak, ama diğer tarafın, “Ne olur beni de o tarafa döndür!” diye yalvarır.
 
Şu anda ülkemin dağlarının (Ağrı hariç) tümünün üstündeyim. Güzel bir duygu ama hiçbir şey insanı tümüyle mutlu edemiyor! Her şeyin artıları olduğu gibi eksileri de var. Zirveler ve onlara ulaşma macerası insanı inanılmaz mutlu ederken soğuk da bir o kadar yıpratıyor. Bu nedenle dört dörtlük bir yaşam hayali peşinde koşmak kadar safça ve anlamsız bir şey olamaz. Bence insanı tek mutlu eden şey; elindekilerin keyfini çıkarmak ve daha fazla güzelliklere ulaşmak için savaş vermek, elinde olmayanları da hiç mi hiç umursamamak. Nasıl umursayabilirsin ki? Koskoca bir evren ve onun sundukları var senin elinde olmayan!

Katmandu-12

Katmandu-13

Öğleden sonra internete gidip Facebook’a yeniden giriş denemem başarılı oldu. Fakat o kadar yavaştı ki bir paragraflık yazıyı yayınlamam 40 dakikamı aldı. Pazarlık sonucu 30 dakikalık ücret ödedim. Nasıl pazarlık ediyorum ama ; ) Bu yükseklikte belki lüks ama yine de çok yavaş ve çok pahalı; yarım saate 500 rupi, yaklaşık 6 dolar veya 11 lira.
 
Bu kadar erken yatağa girilir mi? Başka çarem yok! Salonda ışık loş, sohbet koyu ama Nepalce ve çok yüksek tondan… Başım ağrımaya başladı. Çayım biter ve ben giderim. Yarın için de havanın güzel olması için Himalaya tanrı ve tanrıçalarına yalvarılır. Hiç olmazsa 14.00-15.00’e kadar… Yok bu sefer kararım kesin, artık yalnız başına böylesi uzun soluklu dağ ekspedisyonlarına son!

 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar