Google+

Arama formu

FİNLANDİYA’NIN BAŞKENTİ HELSİNKİ’DE İKİNCİ GÜN

Helsinki’deki ikinci günümüzde sabah erkenden kalkıp çevresindeki önemli yerleri gezmeye karar veriyoruz. Şehir merkezine araba ile 15 dakikalık mesafede yer alan Oyma Kilise veya diğer adıyla Kaya Kilise ilk durağımız. Bu kiliseye kendi dillerinde “Temppeliaukio” deniliyor. Burası eski bir kilise değil, 1969 yapımlı ancak bildiğimiz kiliselerden çok farklı, modern bir kilise. Timo ve Taumo Suomalainen kardeşlerin eseri olan ilginç bir mimari. Büyük bir kayanın içi oyularak yapılmış kilisenin kubbe yüksekliği 13 metre, çapı ise 30 metre. Kubbenin tamamı bakır tellerin sarılması ile kaplanmış. Dolaysıyla akustiği çok iyi. Zaman zaman burada konserler veriliyormuş. Biz gittiğimizde kilise içinde konservatuar öğrencileri prova yapıyorlardı.


Kiliseden sonraki durağımız şehrin biraz dışındaki Sibelius Parkı. Finlilerin ulusal bestecisi olan Jean Sibelius’a ait bir anıt bulunuyor parkın içinde. Burası Helsinki’nin olmazsa olmazı değil, vaktiniz varsa görülebilir. Sibelius anıtı malzeme ve dizaynının değişikliği ile göze çarpıyor. Orgu tasvir eden irili ufaklı metal borularla yapılmış modern bir anıt. Bunu da daha önce Subat ayındaki ziyaretimizde hava karlıyken fotograflamıştık.


Helsinki
Anıt karşısındaki kaya üzerinde de Sibelius’un bir büstü yer alıyor.


Helsinki-1

Helsinki bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Seruasari Açıkhava Müzesi de şehirden biraz uzakta yer alıyor. Ahşap Fin evlerinin bulunduğu geniş bir alanda 19. yy.’a ait geleneksel kıyafetli bay ve bayanlar tarım ve çiftlik yaşantısından canlandırmalar sunuluyormuş. Ancak biz gitmedik. Çünkü buna benzer açıkhava müzesine Estonya Tallinn’de gitmiştik. Bu nedenle Sibelius parkından sonra biz yeniden şehir merkezine dönüyoruz.

Helsinki şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Uniq Home Helsinki, Perkkaantie 3, Precious Apartment güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri WeHost Meritullinkatu 13 C, Wonderful Helsinki apartment, Studio Brahenkatu. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Helsinki South Central Apartment Lönnrot, 2ndhomes Eerikinkatu Apartment, Orchidea Kamppi gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Arkadia Hotel & Hostel, CheapSleep Hostel Helsinki, SweetDream Guesthouse tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Helsinki aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.


Senato Meydanı ve açıkhava pazarını (Kaupatbori) geçerek bir havuz ve heykelin bulunduğu parka geliyoruz. Buradaki heykel Fin ulusal marşının besteci John Ludvig Runeberg adına yapılmış.


Helsinki-2

Tam bu köşede kış bahçesi gibi tamamen camlı çok hoş bir cafe var. Sanırım adı Capelli idi, yanlış yazmış olabilirim ama adı aklımda böyle kaldı. Çok şık ve çok zarif bir cafe. Bu cafe bence favori bir mekan. Burada oturup cafe ve çevrenin keyfini çıkarın mutlaka. Cafeden çıkınca devam eden cadde boyunca pek çok şık mağazalara geliyorsunuz. Tüm kuzey ülkeleri gibi Helsinki de bir tasarım cenneti. Pek çok tasarım mağazası; Ittaa, Aarika, Marimekko ve pek çoğu bu cadde üzerinde dizilmiş. Cadde üzerindeki taş binaların mimarisi de çok etkileyici.


Helsinki’ye gelip Fazer’e girmezseniz bir şeyler eksik kalmış demektir. Fazer pastanesi şekerlemeleri, çikolata ve pastaları ile çok ünlü. Pastanenin orta kısmında tavan, tam bir kubbe şeklinde. Kubbesi çok süslü ve güzel. Kubbe altındaki masalara oturursanız, sohbetinize dikkat edin, çünkü burada fısıltı halinde bile konuşsanız, konuşmalarınız çevre masalardan çok net duyuluyor. Pasta ve şekerlemeler nefis, hediyelik alınabilir.


Yine bu civarda Kiasma Çağdaş Sanat Müzesi ve Finlandiya Milli Müzesi görülebilir. Biraz daha ilerlediğimizde Art Nouveau tarzı yapılmış Büyük Tren Garı’na geliyoruz. Garın içi de, dışı da görülmeli.

 

Buradan biraz ilerideki Sokos Otel’in 10. katına çıkıyoruz. Helsinki fotoğraflarının kuşbakışı alınabileceği bir nokta burası. Tren garını ve çevreyi tepeden fotoğraflıyoruz.

Helsinki’de her bütçeye göre otel bulmak kolay. Tavsiye olarak yapacağınız konaklamanın şehir merkezinde olması yararınıza olacaktır. Şehrin ilginç otellerinden Helsinki Central Apartments ile başlayabiliriz. Otelin daireleri farklı semtlerde yer alıyor. Bu dairelerden bazıları hareketli Kamppi alışveriş bölgesinde, bazıları ise yeşil Töölö semtinde bulunuyor. Fiyat olarak da ekonomik. Kafe, restoran ve süpermarketlere yakın olan otel ulaşım ağlarınında içinde. Eğer ekonomik bir konaklama isteyenler için otel önerisinde bulunmak gerekirse Kongressikoti Hotel fiyat ve imkan olarak gayet uygun. Bunun dışında Stockmann Alışveriş Merkezi'nin bulunduğu caddenin tam karşısında yer alan ve Helsinki Limanı ve Senaatintori Pazar Meydanı'na 10 dakikalık yürüme uzaklığında ki Hotel Finn’i de tercih edeceğiniz oteller arasına ekleyebilirsiniz. Helsinki’ de ki diğer otel seçenekleri için isterseniz buradan booking.com’a girebilir ve rezervasyon yapabilirsiniz.

Finlandiya tiyatro, opera, müzik ve dans konusunda çok gelişmiş. 1872 yapımlı Finlandiya Ulusal Tiyatrosu tren garının hemen yanında. Helsinki kent tiyatrosu, Finlandiya konser salonu, Opera Binası kent merkezinde yer alan salonlardan bazıları. Yaz aylarında açıkhava konserleri kent merkezindeki parklarda yapılıyor. Her yıl Ağustos ayında Helsinki Festivali düzenleniyor.

Senato meydanı önünden kalkan teknelerle 1,5 saatlik Soumenlinnea turu yapıyoruz. İsveçliler’in 1748 yılında savunma amaçlı yaptıkları 5 ada üzerine inşa edilmiş bir kale Soumenlinnea.


Helsinki-3

Burası 1991 senesinden bu yana Unesco Dünya Mirasları Listesinde yer alıyor. Kaledeki kilise ve deniz fenerini gördükten sonra tekrar Senato Meydanına dönüyoruz.


Şehir içindeki meydan ve yollar çok güzel parke taşlarla döşenmiş. Sık sık yağan yağmurlara rağmen en ufak bir su birikintisi yok. Helsinki’ye Rusya’nın arka bahçesi deniliyor. Şehirdeki binalarda Rus etkisi çok bariz görülüyor.


Upenski Katedrali kentin bir tepesine kurulmuş, 1868 yapımlı kırmızı tuğlalı mimarisi, altın kaplamalı kubbesi ile Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks katedrali olma özelliğini taşıyor. Bu katedral Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı.


Finlandiya’da insanlar birbirine çok saygılı, hayvanlara da öyle. Helsinki’de kedi ve köpek mezarlığı göreceğimi ummamıştım. Çok düzenli ve bakımlı bu mezarlıkta ölen kedi veya köpeklerin doğum ve ölüm tarihleri, isimleri, resimleri ve sahiplerinin notlarının bulunduğu mezar taşları var. Mezar içinde yer yer mumlar yakılmış. Belli ki ziyarete gelmişler. Pek çok mezar üzerinde buket buket çiçek vardı. Ülkemizdeki mezarlıkları düşününce içimiz burkuldu. Hayvan sevgisi çok iyi ve hoş ama biraz abartmışlar. Çünkü miraslarını ölen hayvanlara bırakan Finlandiyalılar bile varmış.


Parklarda pek çok yürüyen, koşan insanlara rastlıyoruz. Çevre ve sağlık konusunda (alkol hariç) dikkatliler. Burada yürüyen insanların çoğunun iki elinde baston gibi değnek var. Yürüyüşte bu bastonları da kullanıyorlar. Bu yürüyüşün adı Noordik yürüyüşü. Omuz kaslarını da çalıştırdığı için bu yürüyüşün daha sağlıklı olduğu düşüncesindeler. “Noordik Walk” Helsinki’den tüm Baltık ülkelerine yayılmış.

Finlandiyalılar Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyorlar. Soğuk bir ülkede yaşadıkları için Türkiye’de daha çok Alanya, Marmaris ve Bodrum’u tercih ediyorlar.

Helsinki 1952 olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış, bu nedenle de geniş bir olimpiyat stadı var. Vaktiniz olursa gidebilirsiniz ama şart değil.

Ben Helsinki’yi sevdim. Bir de havası iyi olsa değme keyfine…

Etiketler


Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım. Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım. Her şehrin kendine has olan dokusu beni her zaman etkilemiştir. Eşimle birlikte kızlarımız daha çok küçükken Türkiye’nin neredeyse tamamını gezme fırsatımız...