Google+

Arama formu

KIRIM ÖZERK CUMHURİYETİ’NİN BODRUM’U YALTA…

Yalta sahip olduğu gece yaşantısı, restoranları, barları, şık, modern mekanları ile bir Avrupa şehrini aratmayacak nitelikte. Kırım Özerk Cumhuriyeti'nin “bodrum”u olarak nitelendirilebilir. Ukrayna'nın yazlık başkenti sayılan Yalta, Sovyet coğrafyasının en ünlü turizm merkezlerinden biridir.

Yalta

İlk önce kentin en önemli meydanı olan “Lenin Meydanı”na gidiyoruz. Burası Yalta’nın en önemli, en kalabalık meydanı. Bu meydanın ortasında heybetli bir Lennin Heykeli yer alıyor.

Yalta-1

Meydan, kentliler için tam bir buluşma noktası. Çevrede müzik yapanları, kaykay yapanları ve çok sayıda genci görmek mümkün.

Yalta’da dolaşırken çevredeki eski arabalar ve kızlarının güzelliği dikkatimizi çekiyor. Hatta kızları çok güzel olduğu için bir çok bekar da burayı tatil amaçlı tercih ediyormuş. Ancak Toplum bilimciler kızlarının güzelliğini şuna bağlıyor; savaş döneminde Yalta da diğer tüm Ruslar gibi çok kayıp vermiş. Savaşlarda şehit olan askerler dolayısı ile kadın – erkek nüfus dengesi de %70 - %30 olarak değişmiş. Hayatta kalan Rus erkekler de tercihlerini görece daha güzel kızlardan yana kullanmaya başlamış. Bunun üzerine tüm kızlar kendine bakma yarışına girmiş. O alışkanlık halen devam ediyor, kızlar kendine bakıyor. Bakımlı her kadın da güzeldir. Güzellikleri de buradan geliyor.

Yalta’da çok çeşitli restoranlara rastlamak mümkün. Ama restoranların çoğu Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülke mutfaklarını sunuyor. Buralarda Kara lahanadan yapılan Gürcüler’e has Horçi’yi, Tatar böreğini, Türkmen Katlamasını, Özbek Pilavını deneyebilirsiniz.

Yalta-2

Beyaz Saray olarak da bilinen Livadiya Sarayı mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Çar II. Nikolay için 1911’de mimar Nikolay Krasnov tarafından yapılan, Yalta’dan 3 kilometre mesafede yer alan Livadiya sarayı 1945’deki meşhur Yalta Konferansı’nın da yapıldığı yerdir. 1945’te Stalin, Churchill, Roosevelt savaş sonrası burada Avrupa’nın geleceğini tartışmışlar. Hatta bu toplantının anısına üç lideri sembolize edecek şekilde sarayın avlusuna üç palmiye ağacı dikilmiştir.

Yalta-3

Çok güzel deniz manzarasına hakim olan saray, Bizans, İngiliz, Gotik ve Arap mimarisinden izler taşıyor. Sarayın yapımında beyaz Kırım graniti kullanılmış. Rus Çarı 2. Nikolay’a ait olan saray, 1917 ihtilalinde yağmalanmış, içindeki pek çok kıymetli eser yok olmuş. 1917’den sonra Sanatoryum olarak kullanılmış. 1993’ten sonra ise müzeye çevrilmiş Bazı bölümlerde İslami motifler göze çarpmaktadır. Bahçe ise İtalyan bahçesi görünümünde. Saray içinde tarih müzesi ve resim galerisi bulunuyor. Sarayın toplantı odası oldukça geniş ve etkileyici.

Yalta-4

İçinde çar’a ait çok sayıda meşhur şarap mahzenleri de barındıran saray, Lope de Vega'nın ünlü komedisi "Samanlıktaki Köpek" filmine de ev sahipliği yapmıştır.

Şehir merkezindeki Aleksander Nevski Rus Ortodoks katedrali 19. yy. sonu 20. yy. başlarına tarihleniyor. Neo-Bizans stilinde inşa edilmiş olan Katedralin içindeki ikona ve freskler görülmeye değer.

Darsan Tepesi’ne çıkıp Yalta’nın eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Gece 23.00’e kadar açık olan bu tepeye 2 kişilik teleferiklerle çıkılıyor.

Şehri kuş bakışı seyretmenin diğer bir yolu da Evangelist St. John Çan Kulesi. Joann Zlatoust tapınağı olarak da anılan bu kulenin yapımı 1832-37 yıllarına dayanmaktadır. 1880'lerde Karadeniz'deki denizcilik kontrol noktalarından biri olmuştur. Savaşlar esnasında tapınak büyük zarar görmüş olsa da, çan kulesi ayakta kalmıştır. Tarihi ve mimari bir anıt kabul edilen bu kulenin yanındaki gözlem noktasından çok güzel fotoğraflar alabilirsiniz.

Vorontsov Sarayı da diğer gezilebilecek yerlerden biri. 1830-1848 yılları arasında yapılmış. Bir Rus asilzadenin nasıl yaşadığını merak ediyorsanız burası tam size göre.

Kırım'daki ilk yapılardan biri olan ve 1831 – 1836 seneleri arasında yapılmış olan gotik tarzdaki Saray, daha sonra Yasna Polyana Sanatoryumu olarak hizmet vermiştir. Günümüzde anne ve çocuklar için sanatoryum olarak kullanılmaktadır.

1926 yılında kapatılmış ve 1936’da da minaresi yıktırılmış olan Dereköy Cami de görülmesi gereken yerler arasındadır.

Ünlü kişilerin mezarlarının yer aldığı Polukorovsky tepesi ve anıtı da vakti olanlar için önerebileceğim yerler arasında.

Sahil çok güzel, pek çok lüks mağazalar eşliğinde yürüyerek Ressamlar sokağına geliyorsunuz. Burada çok yetenekli ressamlar var. Arzu ederseniz resminizi yaptırabilirsiniz.

Vaktiniz varsa Nikita Botanik Parkı’na gidebilirsiniz. Yalta’ya 7 km. mesafedeki bu parka faytonla gelebilirsiniz.

Yalta-5

Denize nazır mükemmel teraslarla denize doğru uzanan bu park ilk olarak 1812 senesinde İsveç asıllı Rus botanikçi H. H. Steven tarafından yapılmıştır. İçinde 28 bin ağaç ve bitki türü, 1600’den fazla gül çeşidi mevcut. İçerisinde bir de kaktüs bahçesi bulunuyor. Parkta 1000 yaşındaki fıstık ağacı ilginizi çekebilir.

Kentin en dikkat çekici yerlerinden biri ise Peri Masalları çayırı yani Polyana Skazok’tur. Burada Kırımlı sanatçılar tarafından tasarlanmış Ukrayna ve Rus çocuk hikayelerine konu olmuş 200’ün üzerinde peri masalı karakterinin heykelleri bulunmaktadır. Bir açıkhava müzesi olan bölge, Yalta’ya yaklaşık 5 kilometre mesafededir.

Kentte gezilebilecek en önemli müzeler Yalta Devlet Birleşik Tarih-Edebiyat müzesi, Çehov müze-evi, Lesya Ukrayinka müzesi ve Biryukov müze-evi’dir.

Karadeniz kıyılarının incisi olan Yalta’nın çevre kasabaları da görlmeye değer sayfiye yerlerindendir. Mishor, Kureyz ve Gaspira kasabaları Yalta’ya yaklaşık 10 kilometre mesafede yer almaktadır. Her üç kasabada da eski Rus zenginlerinden kalma villalar yer almaktadır. Dülber Sarayı ve Kişkene villası bunarın en önemlileridir. Yalta’ya gelmişken bu muhteşem doğaya ve eşsiz sahillere sahip olan bu kasabaları gezmeden dönmeyin.

Sadece Yalta’nın değil tüm Kırım kartpostallarını süsleyen Kırlangıç Yuvası (Lastivchyne Hnizdo / Lastochkino Gnezdo) ise olmazsa olmazlardan. Mishor bölgesinde Ay Todor burnundaki 38 metrelik Aurora uçurumu üzerine 1912 senesinde inşa edilmiştir. Bir Ortaçağ kalesini andıran yapı 1927'deki deprem sonrası kayalıkların bir bölümü denize düşünce tamamen uçurumun ucuna doğru kaymıştır.

Yalta-6

Almanya’da Ren Nehri kenarındaki Rittenburg Şatosu’nun bir kopyasıdır. Buranın içinde bir de pahalı bir restoran bulunmaktadır. Ancak müthiş Karadeniz manzarası eşliğinde bu kalede yemek yemek ayrıca keyifli. Yalta'ya 10 kilometre mesafede yer alan Kırlangıç Yuvası’na hem kara hem de deniz yoluyla ulaşılabilmektedir.
Yalta geziniz sırasında konaklayabileceğiniz YaltaOne ve YaltaVoyage gibi merkezi konumda konforlu oteller mevcut.
 

Etiketler


Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım. Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım. Her şehrin kendine has olan dokusu beni her zaman etkilemiştir. Eşimle birlikte kızlarımız daha çok küçükken Türkiye’nin neredeyse tamamını gezme fırsatımız...