Google+

Arama formu

ZEUS’UN DOĞDUĞU TOPRAKLAR, GİRİT

Yunanistan’ın en büyük adası olan Girit, Ege ile Akdeniz arasında bir sınır oluşturuyor. Yunan mitolojisine göre Tanrılar Tanrısı Zeus’un doğduğu topraklar olarak tanımlanan Girit’te yerleşim Neolitik döneme kadar uzanıyor. Stratejik önemi nedeni ile yüzyıllar boyu pek çok medeniyet hüküm sürmüş bu topraklarda.

M.Ö. 3000 – 1400’lü yıllarda Minos Krallığı hüküm sürmekte iken, Santorini adasındaki patlamalar ve oluşan tsunami neticesinde adadaki Minos Krallığı son bulmuş. Ada M.Ö. 1100 yılına kadar Dorlar’ın elindeymiş. Daha sonraki yıllarda sırası ile Romalılar, Bizanslılar, Hapsiler, sonra yine Bizanslılar hakim olmuş adaya. 1207’de Venedik Cumhuriyeti’nin eline geçen ada, 1645’te Osmanlı hakimiyetine girmiş. Osmanlı hakimiyeti dönemi içerisinde özellikle de 1770 – 1897 seneleri arasında Osmanlı yönetimine karşı pek çok isyan çıkmış. En sonunda 1898’de Girit Cumhuriyeti kurulmuş. 1913’te de Yunanistan’a bağlanmış. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın işgali altında kalmış, yıllarca süren direnişten sonra tekrar Yunanistan’a dahil olmuş.

Adada uzun süre hüküm süren Osmanlılar’ın ve Venedikliler’in izleri çok net gözlemlenebiliyor.

Adanın ekonomisi tarım ve turizme dayalı. En önemli tarım ürünü ise zeytin. Girit dağlık bir arazi. Fauna ve flora açısından oldukça zengin.

Girit’in başlıca şehirleri Heraklion (Kandiye), Retimnon (Resmo), Khania (Hanya), Ayos Nicolas.

Girit şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Country House, Creta Blue Luxury Collection, Villa Crete. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz The City Hotel, Home Hotel (Adults Only) gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hotel Ilios, Milathianos Tourist Holiday Home, Cleopatra Apartments tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Girit aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Girit

Adaya ulaşım Atina aktarmalı uçak seferleri ile veya deniz yolu ile yapılabiliyor. Türkiye’den İstanbul ve Kuşadası çıkışlı pek çok gemi turu yapılmakta. Girit halkı genellikle Türk turistlere sevecen yaklaşıyor. 1924 mübadelesinde pek çok Rum Türkiye’den Yunanistan’a özellikle adalara, pek çok Türk de Yunanistan’dan Türkiye’ye gönderilmiş. Bu nedenle Türk ve Yunan kültürleri birbiri ile benzeşiyor. Bundan 30-40 yıl önce Türkçe konuşuluyor olsa da, yeni nesil Türkçe’yi bilmiyor.

Yemeklerde ise cacık, şiş kebap, güveç, dolma, patlıcan-kabak kızartma gibi pek çok lezzet aynı. Bizdeki rakı orada uzo olmuş. Bunun gibi pek çok benzerlik mevcut. Türk kahvesi orada Yunan kahvesi, Türk baklavası Yunan baklavası olmuş. Yemek konusunda asla zorlanmıyorsunuz. Sağlıklı otlar ile hazırlanmış zeytinyağlı mezelikler mükemmel. Deniz ürünleri mutlaka ve mutlaka denenmeli, özellikle ahtapot ızgara birinci tercihiniz olmalı. Tahinli dolma, balık pidesi, pirinçli ve naneli patlıcan, Girit usulü çullama deneyebileceğiniz oldukça lezzetli seçeneklerden bazıları. Burada salyangoz yemeği de oldukça popüler. Ancak Girit’ten ahtapot ızgarası yemeden ve  sakız likörü içmeden dönmemelisiniz.

Girit seyahatiniz sırasında konaklayabileceğiniz Archontiko ve Akrogiali Beach Hotel Apartments gibi ideal konumda bulunan oteller mevcut.

Etiketler


Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım. Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım. Her şehrin kendine has olan dokusu beni her zaman etkilemiştir. Eşimle birlikte kızlarımız daha çok küçükken Türkiye’nin neredeyse tamamını gezme fırsatımız...