Google+

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4

154630 Oca 2017Özel Yazı

Roma’da yattık, bugün Palermo’da kalktık. Başka şehirde uyandık. Gemimiz Sicilya Adası'nın başşehri ve Akdeniz’in en büyük limanlarından birisi, eskiden mafyanın da merkez üssü Palermo’da demirledi. İtalya’nın narenciye üretimi merkezi olan bu adada MÖ 253 yılında Fokaililer (Foça) çeşitli yerleşimler kurmuş ve sonraları Kartacalılar'ın askeri üssü olarak da kullanılmıştır. MS 831- 1072 yıllar arasında Arap egemenliği altında kalmıştır. İşte bu dönemde bütün bu saraylar, tarihi binalar ve oryantal yapıtlar yapılmış ve çoğu günümüze kadar gelmiştir. Şimdi ise Palemo’nun zenginlikleri olarak bizlere tanıtılmaktadır. Halbuki biz ülkemizde ne yapmışız, bu güzelim binaları yıkıp yüksek katlı ucube binalar inşa etmişiz. Palermo, Arap ve Norman yönetiminde genişlemiş ve büyümüş, dar sokakları, şehri çevreleyen kalın ve yüksek duvarları sayesinde de birçok düşmanın istilasından da kendini korunmuştur.

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4

Saat 10 sularında limana yanaştığımızdan bu güzel fotoğrafları sizler için rahat rahat çektim. Yine piyano etrafında toplandık ve gümrük işlemleri tamamlanıp kapılar açılınca hemen kendimizi dışarıya attık. Liman çıkışı bir coşku, bir sevinç, kızlı erkekli bizim grup halay çekiyorlar. Tabii ki böyle güzel havayı buldular, ohh keyifler yerinde. "Haydi bakalım Bismillah" diyoruz. Liman çıkışında bizi küçük stantlarını kurmuş seyahat acenteleri karşılıyor. Hepsi tur satmaya çalışıyor. Günlük üstü açık otobüslerle indi bindi (Hop on Hoop Of) turlar genelde 15 Euro. Ancak 24 kişinin pazarlığı ile 12,5 Euro'ya işi bağlıyoruz ve 24 kişi için bütün bir otobüsü rezerve edip turumuza başlıyoruz. Siz biraz daha liman dışına çıkıp bunlarla pazarlık ederseniz, eminim 10 Euro'dan bu turu alabilirsiniz. Tarihi binalar, birbirini dik kesen caddeler ve şehrin temizliği, hepimizi Palermo’ya hayran bırakıyor. Önce Palermo Katedrali, daha sonra meşhur tiyatro binası ve diğer 18. yüzyıl binalarını hayranlıkla seyrediyoruz. Bu arada otobüsün üstü açık hava da güzel olduğundan yüksek binalar olmasa da manzaraları kulaklıklarımızdan anlatım ve tercümem ile rahatlıkla seyrediyoruz.

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4-1

Yolumuz üzerinde bir de yerel pazara (Capo) rast geldik ki sormayın gitsin... Özellikle arayıp bulduğum bu pazarda yerel sebze, meyve ve balıkları hem görmek, hem de tatmak imkanı bulduk. O barbunya balıklar, o kalamarlar, ahtapotlar, valla kendimi zor tuttum oturup bir çilingir sofrası kurup yememek için. Fiyatları da uygun. Hem de hemen oracıkta pişirip servis yapabiliyorlar.  Ama 24 kişi olunca o iş biraz zor.  Yapabilsem 2 kilogram barbunu gemiye götürüp aşçıya hemen tavaya at derdim. Offf of.   

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4-2

Oradan devam ediyoruz ve önümüze bu sefer sokak satıcılarının topluca bulunduğu bir ıvır zıvır pazarı denk geliyor. Bakın ana sokaklarda işportacı yok. Hepsini bir yere toplamışlar ve böylece hepsi ile pazarlık edebiliyorsunuz. İşte hanımların en sevdiği yere geldik. Hemen herkes bir şeyler almanın peşine düştü. Bir de Türkçe pazarlık yapıyorlar ki gülmeyin gitsin. İşte hanımlarla birlikte aldığımız şapkalar. Bu poza bile bu para verilir valla, üstüne üstlük bir de şapkalar bizde kaldı. Hemen 5 dakikalık yürüyüş sonrasında  tarihi Massimo Tiyatrosu'na geliyoruz. Buranın içerisinde hem ihtiyaç molası hem de kahve içilip dinlenebileceğiniz çok güzel bir İtalyan kafesi var. İnternet de bedava. Dinlenin ve yayılın arkadaşlar.  

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4-3

1897 yılında inşa edilmiş olan bu bina İtalya’nın en büyük, Avrupa’nın ise 3. büyük tiyatrolarından biri. 3000 kişilik planlanıp, 1300 kişilik olarak yapılan bu tiyatro tabii ki at nalı şeklinde, 7 kat seyirci locasına sahip. Keşke daha vaktimiz olsa da bir eseri burada seyredebilsek. Yarım saat molanın ardından otobüsümüz randevulaştığımız saatte buraya geliyor ve 2. etap turumuz başlıyor. Bu sefer bazılarımız yürüyüp, sokakları koklayıp alışveriş yapıp ana caddelerde dolaşmak istiyor. Bazılarımız da otobüs ile dolaşıp Cappucino İskelet Mabetleri'ne ve Montreale Duomo’sunu görmek ve sonunda da limana yorulmadan varmak istediklerinden,  iki gruba ayrılıyoruz. 

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4-4

Ben yürüyen gruptayım ve şehrin sokakları ana caddelerine vitrinlere ve mağazaları seyrederek dolaşıyoruz. Bir şeyler almanın imkanı yok, çok pahalı geliyor bize, çünkü her şeyi 4 ile çarpıyorsunuz. Zaten bütün bu mağazalar Türkiye’de de var. Onun  için Avrupa’da yiyelim, içelim ve gezelim. Şimdi yürüyerek deniz kıyısına iniyoruz ve bütün ihtişamı ile gemimiz limanda bizi bekliyor. Palermo’da cruiserlar ne yapmalı diyorsanız, bu üstü açık otobüsler ile 10 Euro karşılığında çok güzel gezebilirsiniz. Duraklarda inip çevreyi dolaşabilir, bir sonraki durakta binip uzaktaki bir güzel tarih ile kucaklaşabilir hatta meşhur Cappucino mezar mabetlerini bile gezebilirsiniz. Ama o yerel pazarda balık ve kalamarların tadına mutlaka bakın.

CRUISE İLE DÜNYANIN KEŞFİ- 4-5

Artık gemi kartlarımızı göstererek gümrükten geçiyoruz ve işte yine lüks kamaralarımızda soyunup dökünüyor, hatta duşumuzu alıp bizi bekleyen açık büfe restoranımıza gidiyoruz. Eveeet şimdi gelelim gece eğlencelerine. Bakın geziyoruz, dolaşıyoruz, alışveriş yapıyoruz, şapkalar alıyoruz ama tatlı bir yorgunluk da üzerimize çöküyor. Sonra da gemiye dönüp ha babam yemeyi seviyoruz. Gemi eğlenceleri ise her gece ayrı keyif,  ayrı bir şıklık. Niye? Bu gece şık giysilerin giyileceği kaptanın gecesi. Şık giyineceğiz ve elimizde şampanya kadehleri ile salına salına etrafta dolanacağız.  

 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar