Kanallar Şehri Amsterdam

Adını içinde geçen Armstel nehrinden alan Amsterdam, Hollanda’nın başkenti. Kanallar şehri olarak da bilinen şehir, bu haliyle Venedik’e oldukça benzer. Amsterdam’a THY veya KLM’nin direk seferleri ile 3,5 saatlik bir yolculuk ile ulaşmanız mümkün.

Çok sayıda konaklama seçeneği bulabileceğiniz şehirde, pek çok hostel alternatifi de sizi bekliyor.

Amsterdam, deniz seviyesinden aşağıda, yaklaşık 200 irili ufaklı kanalın etrafında kurulmuş bir liman şehri. İstanbul’un tam aksine, şehirde tepe diyebileceğiniz en ufak bir yükselti yok. Şehir küçük olduğu için her yere yürüyerek gidebilir ya da bisiklet kiralayabilirsiniz. Fotoğraf çekmeyi seviyorsanız şehrin simgesi olan Rönesans evleri kesinlikle ilginizi çekecek.

Tam bir müze cenneti Amsterdam. 50’den fazla müze vardır. Özellikle Van Gogh, Anna Frankin, Stedjik ve Rijksmuseum her yıl binlerce turistin akınına uğrar. Kentin merkezinde Dam (Baraj) Meydanı, büyük dükkanlar ve genelevler bulunuyor. Kırmızı Fener Sokağı (Red Light District)’nda Kırmızı Fenerli Evler olarak adlandırılan yapılarda hayat kadınlarıyla karşılaşacaksınız.

Waterlooplein pazarından ve Plantage müzelerinden geçip, Doğu adalarına ve yeni toplu konut mahallesi Ljburg‘a gidebilirsiniz. Amsterdam’ın en önemli turistik noktaları Güneydoğu Kanal Bölgesi’nde bulunuyor. Jordaan’ın sosyetik dükkanları merkezin batısında.

Damrak caddesine paralel uzanan ve daha uzun olan cadde, Amsterdam'ın alışveriş caddesi. Bu caddede her zevke uygun dükkanlar sıralanıyor. Hatta birçok marka birden fazla noktada var ve hepsi iş yapıyor. Özellikle ‘club wear’ ve ayakkabı sevenler için bulunmaz fırsatlar var.

Şehrin en ilgi çekici yerlerinden biri de coffeshoplardır. Hollanda'daki coffeeshop'lar küçük miktarlarda Hint keneviri satmaya izinlidir ve sıkı bir şekilde düzenlenir, vergilendirilir. Bunun yanında coffeeshop'lar 18 yaşından küçüklere Hint keneviri satamazken herhangi bir yetişkine satabileceği miktar 5 gramdır. Alışkanlık yaratan eroin tarzı maddelerin satılması ise kesinlikle yasaklanmıştır.

Tiyatroları, kafeleri,restoranları ve çılgın gece hayatıyla çok eğlenceli bir şehirdir Amsterdam. Müzik ve eğlencenin kalbinin attığı Paradiso ve Melkgew’i bu anlamda önerebiliriz. Ayrıca eğlenmek için daha çok gençlerin uğradığı, reggeae, hip hop gibi müziklerin çalındığı bir kulüp olan Bitterzoot’e gidebilirsiniz.

Yeme-içmeye gelince, Amsterdam’a özgü geleneksel lezzetlerden bahsetmek zor. Belki deniz mahsüllerinin aşırı lezzetli olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında İtalyan, Çin, Fransız mutfaklarından pek çok alternatif lezzeti sunan güzel restoranlar mevcut. Restaurant Greetje, Pont 13, Ankara Restaurant., D’vijff Vlieghen, Dylan Amsterdam, La Rive, Cristophe, Cafe de Jaren önerebileceğimiz yerler. Amsterdam’a Mayıs ve Haziran aylarında gitmenizi öneririz. Hem sezonu hem de festivallerin yoğun olduğu bir dönem.

#Evdekal alanında göster
Kapalı