CRUISE İLE KARADENİZ: VARNA

Kruvaziyergemimizde sabah saat 8.00 sularında uyandığımızda Varna’ya adım atmak ve tanımak için heyecanlı bir beklenti içersindeydim. Ancak gemimizin önceden belirlenmiş programına göre açıkta demirlemiş olması ve filikalar ile yolcuları limana götüreceğinden, havanın müsait olması lazımdı. Karadeniz dalgalarının hırçın bir şekilde gemiyi değil ama filikaları sallaması Varna’yı görme planlarımızı altüst etti. Bu durumda karaya çıkamayacaktık. Gemi limana niye yanaşamadı hala anlamış değilim ama duyumlarıma göre Karadeniz’in en büyük limanında bizim 2000 turist taşıyan gemimizi yanaştıracak yer bulamamış olmalarıymış. 
İşte Bulgarların organizasyon bozukluğu burada kendini gösterdi. Halbuki bu yolcuların en azından 1500 tanesi karaya çıkacak, servis otobüsleri ile şehir merkezine gidecek ve birer kahvelerini bir yerlerde içeceklerdi. Eminim ki limanda kendini bir şey sanan işbilmez biri var ve onun yöreye ve bize açtığı yaraya bakar mısınız? Kaptan tabii ki bu hava şartlarında yolcularını filikalara bindirip risk almak istemez. Daha ileri bölümlerimizde de sizlerle paylaşacağım Mikanos adası anılarımda sabahın 6.00’sında o karanlık ve fırtınalı havada (ki o hava bugünkü havanın 3 misli kuvvetli idi) limana bir yanaşması vardı ki ben özellikle güvertede zor ayakta duruyordum, Yunan kaptan yanaşmayı başardı. E tabii ki liman görevlilerinin de yardımıyla… İşte biz de oraya biraz döviz bıraktık. Bu işler böyle biraz ihtimam ve tecrübe istiyor.

Şimdi sizlere biraz gemiden iniş işlemlerini bir gece evvelinden odalarımıza dağıtılan günlük bültenden satırlar okumak istiyorum. Sabah saat 7.00’ de gemimiz, Varna açıklarında demirleyecek ve filikalar vasıtasiyle limana çıkacaktık. Filika bileti 5$. Daha sonra limandan şehir merkezine de servis araçları ile 10$ vererek gidebilecekmişiz. Bu durumda zaten geminin yarısı dışarıya çıkamazdı. Çıksaydık hangi turlar vardı ve biz ne yapabilirdik? Türk rehberimizin programında Varna şehir turu ve Taş Orman turuvardı. Varna’nın esrarengiz noktalarından olan Taş Orman’da tam olarak nasıl oluştuğu bilinmeyen, boyları 7 metreyi bulan ve geçmişte kutsal güçleri olduğuna inanılan taş kütükleri ziyaret edilecek ve ardından mozaik müzesi ve Bakire Meryem Katedrali gezilecekmiş. Bu turun fiyatı 40€.

Geminin turlarında ise yine aynı yerleri gezilmesine ilaveten; kaya üzerine kazınmış 710 yılına ait Madara Atlısı rölyefi ile Avrupa’da kendi alanında ikinci büyüklükte kaktüs çeşidi bulunan Balchik Botanik Bahçesi, İsviçreli floristler ve İtalyan sanatçılar tarafından düzenlenen Kraliçe Mary’nin sarayı ve bahçeleri ve her sene rekor sayıda ziyaretçi alan Kaliakra burnu ve harabeleri turu vardı. Bu turlarda bunların sadece 2-3 görülecek yer için 70$ ve 60$ fiyat vardı. Tabii ki bu turlar İngilizce ve katılan çoğunluğa bağlı olarak diğer dillerde.

Evet artık gitmiş kadar olduk ve en azından bir dahaki sefere Varna’yı ziyaret ettiğimizde nereleri göreceğimiz hakkında bir bilgimiz oldu.
 
Akşam saat 17.00’de hareket edecek olan gemimiz burada boşuna beklemektense öğle olunca yavaş yavaş Köstence’nin yolunu tutmaya başladı bile. Artık kaptan bakalım bu 90 millik Köstence yolunu sabaha kadar 18 saatte alan tek araç olarak tarihe geçecek mi?
 
Sevgi ile kalın.
 
H. Oğuz Esen

YAZI DİZİSİNİN DİĞER BÖLÜMLERİ:

gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-karadeniz-istanbuldan-cikis
gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-karadeniz-burgaz
gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-karadeniz-varna
gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-karadeniz-kostencegezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-karadeniz-trabzon-gezisi

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.