Google+

Arama formu

ŞEHRİN ARASINDA BİR YERDE: ECEABAT

Bu yazı Gezimanya üyesi lavinasmin tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Şehirle deniz arasında bir köy vardı. Daha önceleri çokça gittiğim ve sayfalar dolusu, ciltler dolusu kitaplardan edindiğim bilgilerle kafamda kurduğum bir yer olmasına rağmen, nasıl olurdu da böyle eşsiz bir hazine saklardı, akıl sır erdirememiştim doğrusu.

Çanakkale

Eceabat, Çanakkale'ye gidecekler için bir bekleme yeri; Gelibolu ve Şehitler Abide Gezisi içinse önemsiz bir geçiş alanı olarak bilinmiştir yıllarca.

Çanakkale-1

Bundan tam 8 yıl önce, sabahın ilk ışıklarıyla "merhaba" dediğim Eceabat ile emin olun ki şu anki Eceabat arasında dağlar kadar fark var. Önceleri önemsiz olan iskele, merkezin kalbi, damarı haline gelmiş. İskele yanına yapılan "Tarihe Saygı Parkı" ise kısa bir tarih dersi veriyor adeta.

Çanakkale şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Esida Hotel, Kozluhan Boutique Hotel, Aspava Butik Otel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Club Hotel Gültur, Sunsan Hotel Çanakkale, Rota 17 Otel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Assos Eden Nazlıhan Hotel, Posthane Otel Bozcaada, Assos Eden Nazlıhan Spa Hotel tesislerini incelebilirsiniz.

Çanakkale otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Çanakkale otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Çanakkale-2

Zannedersiniz ki bir zamanlar burada kimse ölmemiş. Şimdilerde size tarih ve huzurun en derin hissini yaşatan bu yer, çok daha iyi olacak. Kim bilir, belki karşı kentinden de önemli olur burası. Hem barındırdığı şehit sayısıyla hem iç huzuruyla... Hem manzarasıyla hem sığınaklarıyla...

Çanakkale-3

Tarihçi Strabon'a göre, Eceabat'ı ilk kez Midilliler kurmuş. Sırasıyla Persler, Atinalılar, Spartalılar, Romalılar ve Latinler'in elinden geçmiş. Tabi, yalnızca beni büyülememiş demek ki... Pek çok devlet de buraya meftun olmuş. En son 1354'te Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Bey'in Rumeli'deki fetihleri sırasında Osmanlı topraklarına katılmış. Ece Bey diye bir komutanın önderliğinde fethedildiği için Süleyman Bey tarafından bu bölgeye onun adı verilmiş. Ece'nin imar ettiği ya da kurduğu anlamını taşıyan Eceabat adı da buradan geliyor. Anıtsal kaleleriyle ünlü olan kent, her ne kadar hüznü yansıtsa da bende vuku bulduğu yönü "huzur" oluyor.

Çanakkale-4

Daha önceleri, Çanakkale'ye daha hızlı geçebilmek için kullandığım Kilitbahir, tüm saflığıyla karşılıyor beni. "Bak.." diyor. "Buradayım. Buradaydım. Başını çevirmeden, geçip gidemezsin bu sefer. Aradığın huzur, sevgi hepsi bende. Aradığın her ne ise, hepsi gizli heybemde.." Tüylerim diken diken. Sol kolumda denizi, sağımda yeşilliği. Peşimde sokağının bekçi köpeği... Yolun bir yarısına kadar eşlik ediyor bana. Martı sesleri, vapur yansımaları ve kalacağım köy.

Çanakkale-5

Kilitbahir'i geçmelisiniz. Sağ tarafta, anıt sığınakların üst tarafında küçük bir köy var. Uzaktan, hayat yokmuş gibi duran köye girdiğinizde, eminim, ayrılmak istemeyeceksiniz.

Eceabat, geçiş yeri değil yalnızca. Eceabat bir iskeleden ibaret değil hatta. Köyleri, hayvanları, kaleleri, anıtları ve iç huzuruyla gönlüme yer edinen bir şehir adeta. Daha önce çok büyük şehirler bile böyle bir huzur bahşetmemişken bana, bu yerin, verdiği mutluluk tarif edilemezdi.

Kelimelere sığdırmak şöyle bir yana dursun, gidip görmek, yaşamak ve hissetmek lazım. Ruhumu dize getiren, beni ruhumla buluşturan bu kente, bu köye, bu bekçi köpeğe sonsuz teşekkürler.

"Bir Mavi Gök Prensi'nin elleriydi bana uzanan. Poseidon şahitti. Tuttu ellerimden, gece zahiri. Aç şehrin ışıklarını, ben geldim. Sıkı tut bırakma ellerimi. Seni ne çok özledim."

Etiketler


lavinasmin kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

lavinasmin

Romansever. Tefferruatsever. Hayvansever.