Mutlaka Görmeniz Gereken Etkileyici İstanbul Lokasyonları

İstanbul gezilecek yerler listemizi sizin için hazırladık. Derler ya “Ömür biter İstanbul bitmez” diye... Gerçekten de İstanbul’da o kadar çok gezilecek görülecek yer var ki anlatmakla bitmez. Yine de siz İstanbul gezilecek yerler listemize bir göz atmadan geçmeyin.

İstanbul tarihî ve doğal zenginlikleri bakımından dünyanın en önde gelen şehirlerinden biridir. Günden güne artan nüfusu ve buna bağlı olarak karmakarışık bir hal alan kent dokusuyla; kaos içinde kendine özgü bir düzen oluşturmuştur. Genellikle turistik noktalar "Tarihî Yarımada" denen bölgede toplanmıştır. Geçmişte bu bölgenin trafiğe kapatılması konuşulmuş olsa da bu doğrultuda bir karar alınmış değildir. Batı'nın ve Doğu'nun kesiştiği bu şehrin hemen her noktasında iyi ve kötüyü, güzel ve çirkini, eski ve yeniyi yan yana görebilirsiniz.

İstanbul Gezilecek Yerler:

Bu kent tarihte iki büyük imparatorluğa ve iki kutsal dine merkez olmuştur. Bu geçmişin geride kalan izleri, her ne kadar korunmak için özen gösterilmese de, şehrin dört bir yanında görülebilmektedir. İstanbul, hem İslam’ın hem de Ortodoks Hristiyanlığın en önemli mabetlerine ev sahipliği yapar. İstanbul'un gezilecek yerleri arasında yer alan şehrin en ünlü yapıları bir arada yürüme mesafesindedir. Tarihî Yarımada diye adlandırılan bölge Bizans İstanbul’unun sınırlarını oluşturur. Fatih kente at üstünde büyük karşılama töreniyle girmiş ve Ayasofya’yı ziyaret etmişti. Onun ardından bir gelenek olarak kentte ilk ziyaret noktası Ayasofya olarak kalmıştır. Bu nedenle İstanbul gezilecek yerler listemize Ayasofya ile başladık. Gezilecek yerler listemizin kalanı Galata Kulesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Sultan Ahmet Cami, Süleymaniye Cami gibi tarihî yapılar, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı gibi saraylar, Gülhane Parkı, Emirgan Parkı gibi parklar, meydanlar ve müzelerden oluşan en önemli gezi noktalarını içeriyor. Adını andığımız bu yerler ile ilgili detaylı bilgiye yazının devamında ulaşabilirsiniz.

Ayasofya Müzesi

İstanbul gezilecek yerler listemizin başında bulunan Ayasofya, dünya mimarlık tarihinin en gösterişli yapılarından biridir. Türkler Orta Asya’da Orhun Abideleri'ni dikerken Konstantinopolis’te Ayasofya’nın inşasına başlanmıştı. Kuşkusuz geçmişte ve günümüzde Ayasofya şehrin en büyük sembolü olmuştur.

Ayasofya’nın tarihi Konstantin’e kadar uzanır. İmparator şehre büyük bir kilisenin yapılmasını ister ve 360 yılında üstü ahşap ile örtülü bazilikal planlı bir kilise (Megale Ekklesia) inşa edilir. Ancak 404 yılında bu kilise çıkan halk ayaklanması sonucunda yakılıp yıkılmıştır. Bunun ardından ikinci kilise, İmparator II. Theodosios tarafından 415 yılında yaptırılmıştır. Bu yapı ise beş nefli ve ahşap örtülü bir bazilikadır. İkinci kilise de Nika İsyanı sonucunda 13 Ocak 532’de yıkılmıştır.

Günümüzdeki yapının temelleri ise İmparator Jüstinianus döneminde mimar İsidoros ve Anthemios’a yaptırılmıştır. Bu dev mabet 5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmış ve İmparator Jüstinianus açılış töreninde “Ey Süleyman seni geçtim” diye bağırmıştır. Bu yapıda diğer iki yapının mimarisine istinaden bazilikal plan ile merkezî kubbeli plan birleştirilmiştir. Ayasofya’nın mermer kaplı duvarlarının dışındaki tüm iç mekan mozaiklerler süslenmişti. Ancak Bizans’taki dinî yapılarda resmin ve ikonanın yasaklandığı İkonoklast Dönem'de (730-842) erken döneme ait mozaikler kaldırılmıştır. Bugün yüzeyde mevcut olan mozaikler ise bu dönemden sonraki dönemlere aittir.

Ayasofya, Fatih’in şehri almasıyla beraber şehirde yapılan ilk işlerden biri olarak camiye çevrilmiş, mozaikler ve ikonalar tahrip edilmeyecek şekilde üzeri kapatılmıştır. Yapı tarih boyunca birçok kez restore edilmiştir. Osmanlı döneminde de en büyük restorasyonu Mimar Sinan yapmış yapının kubbesi payandalarla güçlendirilmiştir.

Ayasofya 1 Şubat 1935’de Mustafa Kemal’in de isteği üzerine müzeye çevrilmiştir. İstanbulda gezilecek müzeler arasında bulunan yapı yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açıktır.

  • Konum: Sultanahmet Mah. Ayasofya Meydanı, Fatih/İstanbul
  • Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Galata Kulesi

Kuşkusuz Galata Kulesi, İstanbul gezilecek yerler içindeki en romantik yapılardan biridir. Onun hakkında birçok efsaneler üretilmiş konuşulmuş ve de konuşulmaktadır. Galata Kulesi şehrin siluetini oluşturan en önemli unsurlardan biridir. Bu görkemli kulenin ne zaman yapıldığı kesin olmasa da İmparator Jüstinianus zamanında inşa edildiği varsayılmaktadır. Galata Kulesi, Cenevizliler tarafından İsa Kulesi, Bizanslılar tarafından Büyük Kule isimleriyle de anılmıştır. Kulenin yüksekliği 69,90 metre, duvar kalınlığı 3,75 metre, yarıçapı ise 16,45 metredir. Kulenin yaklaşık ağırlığı 10.000 ton olarak tahmin edilmektedir. Kule Osmanlı döneminde hapishane, sığınak, yangın ihbarı ve rasathane gibi amaçlarla kullanılmış ve sık sık restore edilmiştir.

2691397-galata-tower.jpg

Devamını Oku

İstanbul Arkeoloji Müzesi

İstanbul gezilecek yerlerin ilk duraklarından biri olan İstanbul Arkeoloji Müzesi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kalan nadide kurumlardan biridir. Müze 1869 yılında Müze-i Hümayun ismiyle kurulmuştur. İstanbul Arkeoloji Müzesi bugün dünyanın en büyük müzelerinden biridir. Müze kompleksi içerisinde yer alan Çinili Köşk, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul'a yaptırdığı sivil mimari örneklerindendir. Bugün bu yapı Türk çini ve seramiklerinin sergilenmesinde kullanılmaktadır. Çinili Köşk’ün çevresinde yer alan iki binadan biri Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa edilmiş ve daha sonra Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenmiştir. Müze 1881’de Osman Hamdi Bey’in müdür olarak atanması ile büyük bir gelişme kaydetmiştir. Müze'nin en ünlü eserlerinden İskender Lahdi’de bu dönemde müze koleksiyonuna dahil edilmiştir.İstanbul Arkeoloji Müzesi, II. Dünya Savaşı sırasında savunma amacıyla boşaltılmıştır. Bundan sonraki süreçte Osman Sümer Müze'yi Unger ilkelerine göre tekrar düzenlemiştir. İstanbul Arkeoloji Müzesi 1963 yılında tadilata ve yeniden düzenlemeye alınmış ve 1974 yılında tekrar ziyarete açılmıştır.

İstanbul Arkeoloji Müzesi Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Sultanahmet Camii

İstanbul gezilecek yerler listemizde yer alan diğer tarihî yapı olan Sultanahmet Camii, İstanbul’un en önemli siluetlerinden biridir. Yapı 1609-16 yılları arasında Sultan I. Ahmet tarafından Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılmıştır. Sultanahmet Camii, Klasik Dönem'in son büyük camisi olarak kabul edilmektedir. Yapıda çok açık bir şekilde Ayasofya’nın mimarî etkisi söz konusudur. Osmanlı mimarisi erken dönemlerden itibaren açık bir şekilde Bizans mimarîsinin ve devşirmenin etkisi altında kalmıştır. Dolayısıyla Sultanahmet Camii’nde de bu Bizans mimarî unsurlarının görülmesi anormal bir durum değildir.

Sultanahmet Camii bu zamana kadar Osmanlı mimarisinde görülen mütevazılığa aykırı olarak son derece gösterişlidir. Caminin mihrabı, minberi, hünkâr mahfeli özel olarak işlenmiş birer sanat eseri niteliği taşır. Sultanahmet dünyada 6 minareli olan tek camidir. Minarelerin dördü üç şerefeli, diğer ikisi de iki şerefelidir. Caminin yapıldığı dönemde Kâbe’de bulunan Mekke Camii de 6 minareli idi. Sultanahmet Camii tamamlandıktan sonra "Mekke Camii ile yarışıldı" gibi bir algı oluşmaması için Mekke Camii’ne bir minare daha eklenmiştir.

  • Adres: Sultanahmet Mh., At Meydanı No:7, 34122 Fatih/İstanbul
  • Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Süleymaniye Camii

İstanbul'un gezilecek tarihî yerleri arasında yer alan Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman adına 1551-57 yılları arasında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Süleymaniye Camii, bir bakıma Ayasofya’nın Mimar Sinan tarafından daha akılcı bir şekilde yeniden inşa edilmesidir.

Devamını Oku

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı, İstanbul’da en çok turist çeken müzelerden bir tanesidir. İçindeki farklı türlerdeki koleksiyonlarıyla, Osmanlı tarihinin derin izlerini barındırmasıyla yerli turistler için de ilgi çekici bir yapıt.

Sarayın inşaatı I. Bayezid, I. Selim ve bir ölçüde I. Süleyman ve ondan sonra başa geçen sultanların hükümdarlık dönemleri boyunca sürmüştür. Pierre Gilles 16. yüzyılın ortalarında Topkapı Sarayı’nı şöyle tarif etmiştir;

Devamını Oku

Dolmabahçe Sarayı

Dolmabahçe Sarayıİstanbulgezilecek yerler arasında akla ilk gelen yerlerden biridir. Sultan Abdülmecit tarafından 1843-1856 yılları arasında yaptırılmıştır. Dolmabahçe Sarayı Batı etkisinde Barok stilde yapılmıştır. Bazı tarihçiler Dolmabahçe Sarayı’nın batıdan alınan borçlarla yaptırılmış olmasını eleştirmektedir. Ancak Osmanlı bu sarayı yaptırarak bir güç gösterisi yapmayı hedeflemiştir. 

Ancak Dolmabahçe Sarayı bugün Ankara’dakine nispeten gerçekten de zarif bir mimariye sahiptir. Saray 1856’dan hilafetin kaldırıldığı 1924’e değin 6 padişaha ve Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi’ye ev sahipliği yapmıştır. 1927 - 1949 yılları arasında ise Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmıştır. Türk devriminin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de 1927-1938 yılları arasında bu sarayı kullanmış ve son nefesini 10 Kasım 1938’de burada vermiştir.

Devamını Oku

Yerebatan Sarnıcı

İstanbul’un gezilecek yerleri yeryüzünde olduğu gibi yer altında da oldukça büyüleyicidir. Halk arasında sayısız gibi görünen mermer sütunlar nedeniyle “Yerebatan Sarayı” olarak anılan yapı Jüstinianus tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmıştır. Yapının bulunduğu yerde daha önce bir bazilikanın olmasından dolayı, Bazilika Sarnıcı olarak da anılır. Sarnıcın tuğladan örülmüş 4,8 metre kalınlığındaki duvarları ve zemini Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçirmez bir hale getirilmiştir. Yerebatan Sarnıcı yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahiptir.
Günümüzde müze statüsünde işlev gören sarnıç çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
 

  • Adres: Alemdar Mah. Yerebatan Cad. 1/3, 34410 Fatih / İstanbul
  • Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Kariye Müzesi

Kariye Camii ya da özgün adıyla Hora Manastırı ve Kilisesi 534 yılında Justinianus döneminde Aziz Teodius tarafından bir manastır olarak yaptırılmıştır. Hora Manastırı ve Kilisesi’ndeki boyalı bezemeler, Paleologos Rönesansı’nın en önemli sanatsal çabasını temsil eder. Bizans resminin en başarılı örneklerinden birinin devletin büyük tehditler içinde olduğu bir dönemde yaratılmış olması şaşılacak bir olgudur. İkonoklazma hareketine karşı etkinlikler gösteren bir merkez olarak bilinen manastırın kilisesi, 11. yüzyılın ikinci yarısında, I. Aleksios’un kayınvalidesi tarafından yapılmış, ama sonradan 1120 dolaylarında, İoannes II. Komnenos tarafından yıktırılarak genişletilmiştir. 1316-21 arasında, II. Andronikos’un dostu ve sivil yönetimin başı Teodoros Metohites tarafından yeniden daha büyük olarak yaptırılan Hora Manastırı Kilisesi, geç Bizans sanatının en önemli ürünüdür.

Devamını Oku

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

40.000’den fazla eserin sergilendiği Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın en yetenekli sadrazamlarından olan Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın (1493-1536) sarayına kurulmuştur. İbrahim Paşa, Kanuni’nin kız kardeşi Hatice Sultan’la evlenmiştir. 19. yüzyılda oluşturulmaya başlayan koleksiyonda, tarihi, İslam’ın ilk dönemlerindeki Emevi (661-750) hanedanından modern çağlara kadar uzanan çeşitli eserler yer alır.

Her salon İslam dünyasının farklı bir dönemine ya da bölgesine ayrılmıştır. Eserlere ayrıntılı Türkçe-İngilizce açıklamalar eşlik eder. Müze özellikle halı ve kilim koleksiyonuyla ünlüdür. Koleksiyonda 13. yüzyıl Selçuklu halılarından sarayın büyük salonunun duvarlarını süsleyen ipek İran halılarına kadar uzanan göz alıcı parçalar bulunur.

Müzenin zemin katında, İç Anadolu ve Doğu Anadolu yörükleri başta olmak üzere, Anadolu’da yaşayan farklı halkların yaşam tarzlarına ayrılmış etnografik bir sergi vardır. Bu bölümde göçebe yörüklerin “yurt” olarak bilinen yuvarlak keçe çadırlarını ve geleneksel bir kahverengi çadırı görebilirsiniz.
 

  • Adres: Sultan Ahmet Mahallesi, At Meydanı Sok. No.46, 34122 Fatih / İstanbul
  • Ayrıntılı bilgiwww.tiem.org

Kalenderhane Camii

Fırtınalı bir geçmişe sahip olan tarihî Bizans kilisesi, Bozdoğan Kemeri’nin yakınlarında, eskiden bir Roma hamamının bulunduğu yere yapılmıştır. Yapı 6. ve 12. yüzyıllar arasında birkaç kere yeniden inşa edilmiş ve İstanbul’un 1453 yılında fethedilmesinden kısa bir süre sonra camiye dönüştürülmüştür. Cami adını, kentin ele geçirilmesini izleyen birkaç yıl boyunca burayı toplama yeri olarak kullanan Kalenderi tarikatından almıştır.

Bina, dönemin diğer Bizans kiliseleri gibi haç şeklinde bir plana sahiptir. Yapının Theotokos Kiriotissa (Bakire Meryem) kilisesi olarak kutsandığı dönemden kalma bazı dekoratif unsurlar hala görülebilir. Bunlar arasında narteksi (giriş salonu) süsleyen fresk parçaları ve mermer paneller dikkat çekicidir. Assisili Aziz Francesco’nun hayatından kesitlerin tasvir edildiği bir fresk dizisi, 1970’lerde yıprandıkları gerekçesiyle kaldırılmış ve daha sonra, ne yazık ki, yerine konmamıştır.
 
Adres: 16 Mart Şehitleri Cad, Saraçhane

Sakıp Sabancı Müzesi

Harika bir manzaraya sahip olan Sakıp Sabancı Müzesi, Atlı Köşk olarak da bilinir. Ünlü işadamı ve sanat hamisinin adını taşıyan koleksiyonda 16. yüzyıla kadar uzanan gözalıcı hat eserlerinin yanı sıra, diğer dini ve dindışı sanat hazineleri bulunur. Müze, saray ressamları ve bazı Batılı sanatçıların eserlerinin yer aldığı seçkin bir resim koleksiyonuna ev sahipliği yapar. Sakıp Sabancı Müzesi giriş için tam bilet 30 TL, indirimli bilet ise 20 TL'dir. Grup indiriminden faydalanmak için en az 10 kişilik katılım göstermeniz gerekiyor ve bu durumda bilet 25 TL oluyor. Sabancı Müzesi'nde 2004'ten beri Mutfak Sanatları Akademisi'nin (MSA) restoranı hizmet vermektedir. Restoran pazartesi hariç her gün 08.00-23.00 arası açıktır.  Ayrıca sıcak-soğuk içecek servisi yapan MSA Dükkan da müzenin terasında hizmet veriyor.

Fatih Camii

İstanbul ilinde yer alan Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462 ile 1470 yılları arasında, fetihten 10 yıl sonra, mimar Sinaüddin Yusuf bin Abdullah’a (Atik Sinan) yaptırılmıştır. Bizans döneminde bu noktada Hagioi Apostoloi Kilisesi yer aldığı bilinmektedir. Bu açıdan Fatih Camii ve külliyesinin buraya inşa edilmesinde; burada yeni bir inancın hâkim olduğunu vurgulama gayesi bulunmaktadır. İçinde medrese, darüşşifa, tabhane, aşevi, hamam, kütüphane ve caminin bulunduğu yapılar topluluğundan meydana külliyede simetrik bir plan izlenmiştir. Külliye, o güne kadar inşa edilmiş Türk - İslam mimarisinde en büyük yapılar topluluğu olma özelliği taşımıştır. Külliyenin ortasında yer alan cami, dini ve kültürel bir merkez olarak sembolik bir işleve de sahiptir.

Fatih Camii’nin de içinde bulunduğu külliyedeki diğer yapılar günümüze kadar ulaşamamıştır. 1509, 1557, 1754 ve 1766 yıllarında gerçekleşen depremlerin sebep olduğu yıkımlar, binaların uzun ömürlü olmasını engellemiştir. 1509 yılındaki büyük depremin ardından II. Beyazıt döneminde onarım faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. 1776 yılındaki depremle de harabe haline gelen Fatih Camii, Sultan III. Mustafa tarafından Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya 1767 ile 1771 tarihleri arasında tamir ettirilmiştir. Bu sebeple günümüzdeki Fatih Camii, orijinal halini yansıtamamaktadır.

Devamını Oku

Haydarpaşa Garı

https://tr.wikipedia.org/wiki/Haydarpa%C5%9Fa_Gar%C4%B1

Haydarpaşa Garı,deniz kıyısındaki konumu, görkemli mimarisi ve yakındaki çinili iskele binasıyla kente gelenlere etkileyici bir karşılama sunar. 1873 yılında kurulan Anadolu’nun ilk demir yolu hattı buradan başlayıp İznik’e kadar uzanıyordu. Bu hattın uzatılması II. Abdülhamit’in Osmanlı İmparatorluğu’nu modernleştirme çabalarında önemli bir yer tutuyordu. Projesi için gerekli maddi kaynağı bulamayan padişah müttefiki Kayzer II. Wilhelm’den yardım istedi. Deutsche Bank’ın demir yolunun yapımına ve işletmesine yatırım yapma kararı alması üzerine Alman mühendisler, 1898 yılında Anadolu’yu boydan boya kat eden ve imparatorluğun daha uzak bölgelerine kadar uzanan demir yolu hatlarının inşasıyla görevlendirildiler.; Bu sırada bir dizi istasyon binası inşa edildi. Bunların en büyüğü olan Haydarpaşa 1908’de tamamlandı ve buradan Anadolu’ya tren seferleri başladı.

  • Adres: Haydarpaşa İstasyon Cad, Haydarpaşa.
  • Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Çamlıca Tepesi

Büyük Çamlıca Tepesi’nden açık havalarda Marmara Denizi, Adalar, Haliç, Beyoğlu, Boğaziçi, hatta Karadeniz’e uzanan geniş bir manzara gözler önüne serilir. Güneye bakıldığında bazen Bursa’daki Uludağ’ın karla kaplı zirvesini bile görebilirsiniz. Üsküdar’ın 4 km doğusunda yer alan büyük Çamlıca, İstanbul’un en yüksek noktasıdır. Yamaçları kaplayan televizyon ve radyo vericileri ormanı bile bu nefes kesici manzarayı bozamaz.
1980 yılında Türk Turing ve Otomobil Kulübü tarafından düzenlenen zirvedeki parkta hoşça vakit geçirebileceğiniz bahçeler, zarif mermer kameriyeler ve 18. yüzyıl tarzı iki kahvehane bulunur.
Güneydeki Küçük Çamlıca daha mütevazi bir parka sahiptir; bu yüzden tepedeki küçük çay bahçesinin ziyaretçisi pek azdır. Öte yandan, burası da güzel manzaralar eşliğinde yürüyüş yapmak için idealdir. 

image19.jpeg

Küçük Çamlıca Tepesi
Devamını Oku

Kız Kulesi

Kız Kulesi, İstanbul’un Üsküdar ilçesine bağlı ve denizin ortasındaki küçük bir ada üzerine inşa edilmiş zarif bir kuledir. Yapımı çok eski yıllara dayanan ve efsanelere konu olan bu kule tüm ihtişamıyla çok sayıda yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor.

Devamını Oku

İstiklal Caddesi

Araç trafiğine kapalı olan İstiklal Caddesi, Beyoğlu’nun ana caddesidir. Bir zamanlar “Grand Rue de Pera” olarak bilinen yolun iki yanında, 19. yüzyıl sonlarında yapılmış apartmanların yanı sıra, görkemli kapıları ve cepheleriyle dikkat çeken elçilik binaları sıralanır; elçilikler, Ankara’nın 1923 yılında başkent olmasından bu yana yalnızca konsolosluk olarak işlev görmektedir. Pera’nın (bölgenin eski adı) arka sokaklarında kalan kiliselerin bazıları hala ibadet etmeye gelenlerle dolar, bazılarıysa geçmişin yankılarıyla ıssızlığa bürünmüştür. Bir dönem pek tekin olmayan Beyoğlu’nun arka sokakları, günümüzde caz barlar, el yapımı takılar ya da ahşap işleri satan tezgâhlar ve dükkânlarla yeni bir çehre kazanmaktadır. Bölge artık çevresindeki çok sayıda sinema ve şık restoranla cıvıl cıvıldır.
 

Çinili Cami

Zarif Çinili Cami, buraya adını veren çinileriyle tanınır. 1640 yılında inşa edilen yapı 17. yüzyıl tarihli diğer imparatorluk eserlerinden küçüktür. Bu, kısmen yüzyılın ortalarında İstanbul’un önemli yerlerinin çoğunun imar edilmiş olmasından, kısmen de caminin bulunduğu arsanın daha geniş bir yapıya izin vermesinden kaynaklanır. O dönem kentte artık devasa külliyeler vakfetmemek yönünde bir eğilim de vardı.

Cami, Mahpeyker Kösem Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır. I. Ahmet’in eşi ve IV. Murat ile Deli İbrahim’in annesi olan Kösem Sultan, devlet yönetiminde etkisi güçlü harem kadınları kuşağının son temsilcisidir.

Avluda geniş, çatılı bir şadırvan vardır. Bitişikteki medrese ise küçüktür. Cami'nin ön cephesi ve iç mekanı turkuaz, beyaz, kurşunî ve mavi renklerin farklı tonlarındaki İznik çinileriyle kaplıdır. Burada, İznik çiniciliğinin altın çağındaki kırmızı ve yeşil renkli figürler kullanılmamış olmamasına karşın mekanı süsleyen çiniler zarif desenleriyle etkileyicidir. Mermer minberin konik başlığı da çiniyle kaplıdır ve minberdeki oymalarda yeşil, kırmızı ve altın rengi süslemeler dikkat çeker. Cami'nin hamamı Çinili Hamam Sokağı’nda yer alır. Yenilenen hamam semt sakinleri tarafından kullanılmaktadır.

Adres: Çinili Cami Sok. Üsküdar

Boğaziçi

Ortaköy ve Beylerbeyi arasında uzanan köprü sayesinde İstanbul’un iki yakası ve dolayısıyla Asya ile Avrupa ilk kez birbirine bağlanmış oldu. (Aslında kuzeyde Rusya üzerinden bu iki kıta sözde birbirine bağlıdır.) Yapımına Şubat 1970’te başlanan köprü cumhuriyetin ilan edilişinin 50. yıldönümü olan 29 Ekim 1973’te trafiğe açılmıştır. Boğaziçi Köprüsü 1.560 m’lik uzunluğu ve deniz seviyesinden 64 m’lik yüksekliğiyle dünyanın altıncı en uzun asma köprüsüdür.

Adres: Ortaköy ve Beylerbeyi

Ahrida Sinagogu

İstanbul’un en eski ve en zarif sinagogunun adı, ilk Yahudi yerleşimcilerin geldiği Makedonya’daki Ohrid kasabasından türetilmiştir. Yaklaşık 500 kişilik bir cemaate sahip olan Ahrida, Bizans döneminde kurulmuştur ve o günden bu yana ibadete açıktır. Sinagog sadece tur acentelerinin önceden alacağı randevuyla ve rehber eşliğinde ziyaret edilebilir. Yapının Barok ihtişamını yansıtan rengârenk boyalı tavanı ve duvarları 17. yüzyıl sonunda restore edilmiştir. İç mekânın en dikkat çekici öğesi, üzeri gösterişli goblenlerle kapılanmış ve içindeki nadir parşomenlerin saklandığı Kutsal Sandık’tır.

17. yüzyılda kendini mesih ilan eden dini önder Sebetay Sevi (1629-76) vaazlarını bu sinagogda vermişti. Bu dönemde meydana gelen karışıklıklar kentteki Yahudi nüfusunun azalmasına yol açtı. Kentten sürülen Sevi ise daha sonra Müslüman oldu. Ancak Yahudilerin çoğu liderlerinin takiyye yaptığına inanıyorlardı. Onun ardılları olan Sebataycılar, küçük bir cemaat halinde bugün de varlıklarını sürdürmektedirler.

Adres: Gevgili Sok. Balat

Beyazıt Meydanı

Her zaman kent sakinleri, ziyaretçiler ve güvercinlerle dolu olan Beyazıt Meydanı, eski kent merkezinin en hareketli bölgelerinden biridir. Tarihî meydan, hafta boyunca halıdan Orta Asya ipeklerine ve ufak tefek süs eşyalarına kadar hemen her şeyin satıldığı bir bitpazarı görünümüne bürünür. Alışveriş yapmaktan yorgun düşerseniz, çınar ağaçlarının gölgesindeki kafelerden birinde mola verebilirsiniz.

Meydanın kuzeyinde İstanbul Üniversitesi’nin Mağribi kapısı dikkat çeker. Üniversitenin 19. yüzyılda inşa edilen ana binası, imparatorluk döneminde Harbiye Nezareti’ne ev sahipliği yapıyordu. Ağaçlıklı yerleşkede bütün zarafetiyle Beyazıt Kulesi yükselir. 1828 tarihli mermer yangın gözetleme kulesi, kentin fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Eski Saray’ın bulunduğu araziye inşa edilmiştir. Aynı yerdeki iki eski ahşap kule 1756 ve 1826 yıllarındaki yangınlarda kül olmuştu. Kulenin seyir terası ziyarete kapalıdır.

Meydanın doğusunda, II. Beyazıt tarafından yaptırılan ve inşası 1506 yılında tamamlanan Beyazıt Camisi bulunur. Burası kentin günümüze ulaşan en eski imparatorluk camisidir. Etkileyici dış kapı, ortadaki zarif kubbeli şadırvanıyla hoş bir avluya açılır. Granit ve yeşil-kırmızı Mısır somakisi sütunlarla çevrili avlunun zemin döşemelerinde çok renkli mermer kullanılmıştır. Ortadaki ana kubbesi ve onun etrafında sıralanan yarım kubbeleriyle iç mekanın tasarımında Ayasofya’dan esinlenilmiştir.

Sahaflar Çarşısı

Bizans Dönemi'nin kitap ve kâğıt pazarının yerinde bulunan Sahaflar Çarşısı’na Beyazıt Meydanı’ndan ya da Kapalıçarşı’nın içinden girilir. Raflarda seyahat rehberlerinden akademik çalışmalara kadar hemen her türde kitap dizilidir.

Matbaada basılan kitaplar, Osmanlı’nın ilk dönemlerinde yerel kültürü yozlaştıracağı gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bu yüzden çarşıda yalnızca elyazmaları satılırdı. 31 Ocak 1729 tarihinde Macar asıllı İbrahim Müteferrika’nın (1674-1745), Türk dilindeki ilk basılı kitabı yayınlanmasıyla eski anlayış terk edilmiştir; bu kitap bir Arapça sözlüktü. Bugün çarşının ortasında Müteferrika’nın bir büstü vardır. Kitap fiyatları genellikle sabittir ve pazarlık yapılmaz.

Adres: Sahaflar Çarşısı Sok. Beyazıt.

Bozdoğan Kemeri

İmparator Valens tarafından MÖ 4. yüzyıl sonlarında yaptırılan devasa su yolu, iki büyük kemer sırasıyla desteklenmektedir. Bizans sarayları ve çeşmelerine kesintisiz olarak su sağlayan sistemin bir parçası olan kemer, Belgrad Ormanları ve 200 km’den daha uzak olan Yıldız Dağları’ndan bugünkü Beyazıt Meydanı civarındaki büyük bir sarnıca su taşıyordu.

Bozdoğan Kemeri 19. yüzyıl sonlarına kadar kente su getirmeye devam etmiştir. Orijinal açık kanalları önce toprak, sonra da demir borularla değiştirilmiş olan kemer, daha sonra modern bir su dağıtım şebekesinin kurulmasıyla kullanım dışı kalmıştır.

Kemer tarih boyunca, son ikisi II. Mustafa ve III. Ahmet tarafından olmak üzere, defalarca onarılmıştır. 1.000 metre uzunluğundaki yapının 625 metrelik bir bölümü günümüze ulaşabilmiştir.

Adres: Atatürk Bulvarı, Saraçhane
Metro: Laleli, Otobüs: 28, 61B, 87

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında, İstanbul’un fethinin ilk adımı olarak inşa edilmiştir. Boğazın en dar noktasına yaptırılan hisar, Bizanslıların ana levazım yolunu kontrol altına almıştı. Hemen karşı kıyıda 14. yüzyılda I. Beyazıt tarafından yaptırılan Anadolu Hisarı bulunur.
Rumeli Hisarı’nın planları bizzat Fatih tarafından çizilmiştir. Ortaya konan iş bölümüne göre sadrazamı ile diğer iki veziri üç büyük kuleden birinin yapımından sorumluydu. Fatih de surların yapımıyla ilgilenecekti. Hisar, bu görev dağılımının getirdiği rekabet havası sayesinde dört ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Boğazkesen adı verilen yeni hisara Yeniçeri birlikleri yerleştirildi. Yeniçeriler kuşatma sırasında Bizans’a yardıma gelen yabancı gemilerin geçişini top atışlarıyla engellediler. Bir Venedik gemisinin batırılması üzerine Bizans’a yardımlar kesildi.
İstanbul’un fethinden sonra askeri üs olarak önemini yitiren Rumeli Hisarı, daha çok gözden düşen yabancı elçiler ve savaş esirlerinin tutulduğu bir hapishane olarak kullanıldı.
1953 yılında restore edilen hisardaki açık hava tiyatrosu, günümüzde Uluslararası İstanbul Müzik ve Dans Festivali gibi etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

Rumeli Hisarı Tarihi Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

İstanbul Modern

İstanbul Modern, bünyesinde modern sanatın en güzel örneklerinden bazılarını barındırır. Müze aynı zamanda Türkiye’nin ilk modern sanat müzesidir. Eczacıbaşı ailesi ve İKSV öncülüğünde 2004’de açılmıştır. 14 yıl Karaköy'deki 4 numaralı antrepoda ikamet eden müze, yeni binası yapılana kadar Beyoğlu'ndaki Union Française binasına geçici olarak taşınmıştır. Sergi salonları, fotoğraf sergileri, eğitim programları, kütüphane, sinema, restoran ve mağazası ile hizmet veren İstanbul Modern, mayıs ayından itibaren 3 yıl süre boyunca Beyoğlu Meşrutiyet Caddesi'nde geçici adresinde ziyarete açılacaktır. Bugüne kadar 7 milyonun üzerinde sanatseveri ağırlayan müzenin yeni binası Pritzker ödüllü mimar Renzo Piano tarafından tasarlanacak.

Galataport projesi kapsamında yenilenen Müze'nin yeni binasının ise 36 ayda tamamlanması planlanıyor. İstanbul Modern,18 Mart 2018'den itibaren geçici olarak kapalı. Müze, mayıs ayında Beyoğlu'ndaki geçici binasında hizmet vermeye başlayacak.
 
Müze'nin ziyaret saatleri ve giriş ücretleri internet sitesinden takip edilmelidir. Her perşembe özel programlarla, daha uzun saatlerle ve ücretsiz olarak kapılarını tüm ziyaretçilere açan müze, 18-25 yaş arasındaki gençlere ise her salı​ ücretsiz giriş sağlamaktadır.

Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı, İstanbul‘un Beşiktaş ilçesindeki, yaklaşık 500 bin metrekarelik alana sahip olan bir saraydır. Türk Osmanlı saray mimarisinin son örneği olan Yıldız Sarayı, Sultan III. Selim’in isteğiyle annesi Mihrimah Sultan için yaptırılmıştır. Günümüzde Türkiye’de tiyatrosu olan tek saray unvanına sahip görkemli yapı çevresinde yeşil alan içine yerleşmiş saraylar, köşkler, idare, emniyet, servis yapıları ve parkları görebilirsiniz.

Yıldız Sarayı Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

İstanbul Rahmi Koç Müzesi

Rahmi Koç Müzesi, Haliç’teki Hasköy semtinde bulunmaktadır. 1994 yılında açılmıştır ve 27 bin metrekarelik alanda, üç ayrı bölümde ziyaretçi kabul etmektedir. Osmanlılarda, gemiyi demirlerken denize atılan zincirin ucundaki çapaya Lenger denilirmiş. Bu lengerlerin üretildiği yerler ise lengerhane diye anılırmış. İşte Sultan III. Ahmet zamanında yapılan bu lengerhaneler 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik Vakfı tarafından alınarak kurulmuştur.

Öncelikle hassas olarak yürütülen restorasyon çalışmaları başlamış, ardından 1994 yılı sonlarında da ziyaretçi kabul edecek duruma gelmiştir. Müze alanının içerisinde lengerhane binası, taş duvarlar ve küçük çatılı bir bina bulunur. Binaların dokusunun dönemi yansıtması ve ziyaretçilere hissettirilmesi amaçlanarak iç avlunun ve dış mekanın özüne dokunulmadan bir tasarım uygulanmıştır. Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonu çok fazla olduğundan sergileme alanı yeterli gelmeyince, lengerhanenin karşısındaki Hasköy Tersanesi de müzenin sınırlarına katılmıştır. Bu alanın restorasyonu da 2001 yılında tamamlanmıştır.

Devamını Oku

Atatürk Arboretumu

Arboretum, bilimsel araştırma ve gözlemler için oluşturulmuş ağaç koleksiyonlarıdır. Arboretumlara daha yaygın kullanımıyla sadece ağaçlardan oluşan botanik bahçeleri diyebiliriz. Atatürk Arboretumu Belgrad Ormanları'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir alan üzerinde oluşturulmuştur. Bu alanda Osmanlı döneminden kalan Kirazlıbent ve 1916 yılında oluşturulan Türkiye’nin ilk fidanlığını da barındırır.

Atatürk Arboretumu Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nün Bahçeköy Orman İsletme Müdürlüğü’ne bağlı bir işletme şefliğidir. İdaresi bir danışma kuruluna bağlı olup İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi ve Orman Genel Müdürlüğü’nden oluşur. Mülki haklar ve finans kaynakları ise Orman Genel Müdürlüğü’ne aittir.

Devamını Oku

Taksim Meydanı

Aynı adlı geniş meydanın etrafında uzanan Taksim semti Beyoğlu’nun en hareketli bölgesidir. Semt adını, 18. yüzyılın başlarında burada bulunan ve Belgrad Ormanları’ndan gelen suyun kente “taksim” edildiği, yani dağıtıldığı su terazisinden alır. 1732’de I. Mahmut tarafından yaptırılan taş su terazisi İstiklal Caddesi’nin hemen başındadır. Meydanın güneybatısında İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’nın eseri olan Taksim Zafer Anıtı (1928) yer alır; anıtta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk ve dönemin diğer önemli devlet adamları tasvir edilmiştir.
Taksim Meydanı, çevresindeki lokanta, mağaza, otel ve eğlence merkezleri ile tam bir turistik cazibe noktasıdır. Pek çok siyasi ve toplumsal olay için ev sahipliği yapan meydan, toplum hafızasında geniş yer edinmiştir. Ulusal bayramlar, yılbaşı, futbol kutlamaları, barış ve kardeşlik gösterileri deyince İstanbul'da ilk akla gelen yer kuşkusuz Taksim Meydanı'dır.

Ortaköy Esma Sultan Yalısı

Esma Sultan Yalısı İstanbul'da, Ortaköy’ün sahil kısmında bulunan ve 32. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’in kızı Esma Sultan için yaptırılan tarihi bir yapıdır. Neo-klasik tarzdaki yalının mimarı Sarkis Balyan‘dır. Günümüzde Marmara Otel zinciri tarafından işletilen mekan tarihi atmosfer içinde bahçesinde 1.000 kişiye, zemin katında 180 kişiye ve birinci katında 330 kişiye organizasyonlar için hizmet vermektedir. Yalı, ayrıca İstanbul Uluslararası Caz Festivali, İstanbul Uluslararası Müzik Festivali ve Şeffaf Oda programına da ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Hemen Ortaköy sahilinde yer alan bu eşsiz yalıyı özel günleriniz ya da etkinlikleriniz için tercih edebilirsiniz.

Esma Sultan Yalısı Tarihi
Devamını Oku

Adalar

Adalar’ın Tarihi

Antik dönemde Halkın Adaları (Demonisia) olarak anılan adalar, Bizans Dönemi’ndeki keşiş manastırları sebebiyle Papadonisia olarak anılmaya başlanmıştır. Bizans tarihçisi Kedrenos’a göre İmparator II. Justin, 569 yılında adaların en büyüğünde kendisine manastır ve saray inşa ettirmiştir. Öncesinde Megale veya Büyük olarak anılan bu ada, imparatorun buraya yerleşmesi ile Prens’in Adası (Prinkipo) adını almıştır.

Konstantinopolis’in büyük surlarla koruma altında olduğu Bizans Dönemi’nde adalarda yaşayan kimse kalmamıştır. 7. ve 8. yüzyıllarda gerçekleşen Arap istilaları, İstanbul’a gerçekleşen Venedikli yağması, 1204 yılındaki Haçlı saldırısı, II. Mehmet önderliğinde Osmanlı’nın Bizanslılardan başkenti ele geçirmesi gibi olaylarla karşı karşıya kalan Adalar, bu olaylardan oldukça zarar görmüş ve tahrip olmuştur. Osmanlı egemenliğindeyken güvenli olan Adalar, İngiliz donanmasının Çanakkale Boğazı’ndan Marmara Denizi’ne geçmeye çalışırken Kınalıada’da demirleyip, burayı 10 gün boyunca bombalaması sebebiyle kötü günler yaşamıştır.

Devamını Oku

Gülhane Parkı

Zamanında Topkapı Sarayı’nın dış bahçesi olarak kullanılan ve içerisinde gül bahçelerinin yer aldığı Gülhane Parkı, günümüzde İstanbulun şehir merkezinde yaşayanlara nefes aldıran doğası ve güzelliği ile dikkat çekiyor. Sadece yerel halkın değil, yabancı turistlerin de ilgisini çeken Gülhane Parkı, İstanbul’un görülmesi gereken yerleri arasında ön sıralarda yer alıyor.

Devamını Oku

Otağtepe Sosyal Tesisleri

Otağtepe, İstanbul’un fethi hazırlıkları yapılırken Bizans İmparatorluğu’na Karadeniz üzerinden geçebilecek Rus ve Avrupa Devletlerinin yardımlarını engelleyebilmek için Yıldırım Beyazıd Han’ın, Anadolu Hisar’ının planlarını ve inşaat hazırlıklarını yaptığı yerdir.
Anadolu Hisarı’nın karşısına Rumeli Hisarı yaptırılırken Fatih Sultan Mehmet’in buradaki hazırlıkları Otağtepe’den takip ettiği rivayet edilmiştir. İstanbul’un fetih hazırlıklarını da burada yapmış ve Otağ-ı Hümayun’u da yine bu bölgede kurmuştur.

Otağtepe Sosyal Tesisleri
Devamını Oku

Panorama 1453 Müzesi

Panorama 1453, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açıldığı, II. Mehmet’in Fatih olarak anılmaya başlandığı 29 Mayıs 1453’teki İstanbul’un Fethi’nin canlandırıldığı panoramik bir müzedir. İstanbul’un fethinin 555. yılı anısına açılan müzede tarihi eserlerin değil, tarihten kesitlerin sergilendiğini ve canlandırıldığını görüyorsunuz.
İstanbul’da Topkapı Parkı’nın içerisinde bulunan müzede Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethedişi anlatılırken örneğin bir odada top seslerini bir odada Mehter Takımı’nın müziğini ya da Osmanlı atlarının kişnemesi duymak mümkün. Müze çevresinde, Kostantinopolis‘e ilk Türk askerinin girdiği Topkapı Surları ve Silivrikapı’daki surlar da görülebiliyor. İçeriği ve sunumu ile diğer müzelerden farklı olan Panorama 1453’ü mutlaka gezilecek yerler listenize ekleyin.

PANORAMA 1453

Panorama 1453 Müzesi Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

Anadolu Kavağı

Anadolu Kavağı, İstanbul‘un Beykoz ilçesinde İstanbul Boğazı’nın kuzey kıyı sahilindeki bir mahalledir. Turistik bir balıkçı kasabası olmasıyla göz önünde bulunur. Turistik bir yer olması sebebiyle yazın kendi nüfusunun yaklaşık 4-5 katı turist ağırlar. Şehrin gürültü ve karmaşasından uzak bir gün geçirmek isterseniz, İstanbul merkeze çok da uzakta olmayan Anadolu Kavağı’nı ziyaret edebilirsiniz.

Anadolu Kavağı Hakkında Bilgi 

Eğer sizler de hayat koşuşturmasından ve havaların sıcaklığından şikayet ediyorsanız günü birlik olarak Anadolu Kavağı’na gidebilir, şehrin gürültüsünden ve her türlü olumsuzluktan uzaklaşarak kendinize dingin bir gün için bolca zaman ayırabilirsiniz. Ulaşım olarak da fazla zorluk çekmeyeceğiniz için oldukça cazip bir kaçamak olacak diyebiliriz.
Bu mahalleye gittiğinizde sahilde bulunan balıkçı teknelerinde balık yiyebilir, yemyeşil tepelere kendinizi atıp bol bol oksijen soluyabilirsiniz. İster tek başınıza ister ailenizle ya da arkadaşlarınızla zaman geçirebileceğiniz Anadolu Kavağı’nın, özellikle hafta sonunda oldukça kalabalık olduğunu belirtmekte fayda var.

Devamını Oku

Yoros Kalesi

Yoros Kalesiİstanbul‘da Anadolu Kavağı’nın tepe kesiminde yer alan ve Doğu Roma döneminden kalma tarihi bir kaledir. Özellikle bahar ve yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağındadır. Çünkü bulunduğu konumdan harika bir Boğaz manzarası görülmektedir. Bir diğer güzelliği de doğasında piknik yapılabilme imkanıdır.
Kale, Doğu Roma İmparatorluğu’nun güçsüzleştiği zamanlarda Cenevizlilerin eline geçmiş ve uzun süre onların himayesinde kalmıştır. Bu yüzden bir Ceneviz kalesi olduğu inancı hakim olmuştur. Kalenin kapladığı alan İstanbul’da bulunan diğer tüm kalelerin kapladığı alandan daha geniştir. Günümüzde iç kesimdeki kulelerin bazıları iyi durumdadır ve duvarlarda Yunanca yazıtlar yer alır. Kalenin ismini nereden aldığı kesin olarak bilinmemektedir. “Kutsal yer” anlamındaki Hieron kelimesinden geldiği görüşü yaygın olmakla birlikte, Antik Çağ Tanrılarından Zeus’un sıfatı olan “uygun rüzgarlar” anlamına gelen ‘ourios’tan geldiği de sanılıyor. Ayrıca Yoros adının doğrudan doğruya “dağ” anlamındaki oros kelimesinden geldiği ihtimali üzerinde de duruluyor.

Yoros Kalesi Tarihi 
Devamını Oku

Aydos Ormanı

Aydos Ormanı İstanbul’un akciğeri olan doğal güzelliklerden biridir. Ormanın çevresi Kartal, Pendik ve Sultanbeyli ilçelerine bağlı yerleşim alanlarıyla çevrilidir. Aydos Ormanı şehir stresinden, kalabalıktan bunalanların tercih ettiği bir yerdir. Özellikle haftasonları çok daha fazla yoğun olan doğal alan İstanbul içinde yer aldığı için cazip bir alternatif oluşturmaktadır. Siz de gürültüsüz bir yerde biraz dinginleşmek ve keyifli bir gün geçirmek istiyorsanız burada piknik yapabilir, göl kenarında mangal yakabilir, balık tutabilir, doğadan farklı fotoğraflar çekebilirsiniz. Aydos Ormanı yürüyüş parkurunda turlar atabilirsiniz. Her mevsim ayrı güzelliği ve görseli olan Aydos Ormanı’nı gidilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Aydos Ormanı Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

Küçüksu Kasrı

Küçüksu Kasrı, diğer adıyla Göksu Kasrı, İstanbul‘un Küçüksu semtindedir. Bu şık mimari yapı, Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında, Boğaziçi’nde Üsküdar-Beykoz sahil yolu üzerinde bulunur. İnşasının 1856 yılında tamamlandığı kasır, Sultan Abdülmecit‘in isteği üzerine Nigoğos Balyan‘a yaptırılmıştır.

İlk zamanlarında Göksu Kasrı adıyla anılan bu yapı, padişahların Boğaziçi kıyısındaki tekne biniş noktalarından biridir. Yalnızca hünkarların malı sayılan ve sarayların haricinde inşa edilen, köşkten büyük olan bu yapılar devamlı kalınmayan, sadece padişahların dinlenmeleri için kullandıkları yapılardı. Günümüzde İstanbul’daki Küçüksu Kasrı‘nı gezerek, hem tarihi bir gezintiye çıkıp hem de boğaz havası alarak güzel zaman geçirebilirsiniz.

Devamını Oku

Fatih Camii

İstanbul ilinde yer alan Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462 ile 1470 yılları arasında, fetihten 10 yıl sonra, mimar Sinaüddin Yusuf bin Abdullah’a (Atik Sinan) yaptırılmıştır. Bizans döneminde bu noktada Hagioi Apostoloi Kilisesi yer aldığı bilinmektedir. Bu açıdan Fatih Camii ve külliyesinin buraya inşa edilmesinde; burada yeni bir inancın hâkim olduğunu vurgulama gayesi bulunmaktadır. İçinde medrese, darüşşifa, tabhane, aşevi, hamam, kütüphane ve caminin bulunduğu yapılar topluluğundan meydana külliyede simetrik bir plan izlenmiştir. Külliye, o güne kadar inşa edilmiş Türk - İslam mimarisinde en büyük yapılar topluluğu olma özelliği taşımıştır. Külliyenin ortasında yer alan cami, dini ve kültürel bir merkez olarak sembolik bir işleve de sahiptir.

Fatih Camii’nin de içinde bulunduğu külliyedeki diğer yapılar günümüze kadar ulaşamamıştır. 1509, 1557, 1754 ve 1766 yıllarında gerçekleşen depremlerin sebep olduğu yıkımlar, binaların uzun ömürlü olmasını engellemiştir. 1509 yılındaki büyük depremin ardından II. Beyazıt döneminde onarım faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. 1776 yılındaki depremle de harabe haline gelen Fatih Camii, Sultan III. Mustafa tarafından Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya 1767 ile 1771 tarihleri arasında tamir ettirilmiştir. Bu sebeple günümüzdeki Fatih Camii, orijinal halini yansıtamamaktadır.

Devamını Oku

Yedikule Zindanları

Yedikule Zindanları, İstanbul‘un ve aynı zamanda Türkiye‘nin en eski açık hava müzelerinden biridir. Bir gözlem kulesi görünümünde olduğu için Yedikule Hisarı olarak da bilinir. Oldukça eski bir tarihi olan yapının ilk yapılış amacı zindan değildir. Burası Bizans döneminde misafir olarak gelen kralları ve başka ülkelerin önemli misafirlerini görkemli bir şekilde ağırlamak için inşa edilmiştir. Bizanslıların inşa ettiği 4 kulenin ardından, Fatih Sultan Mehmet de İstanbul‘un fethinden sonra 3 kule daha ekleyince kule sayısı 7’ye çıkmıştır. 

Bizans ve Osmanlı uygarlıklarının bir yapıda bütünleştiği bu mimari eser, yüzyıllar boyunca ilgi çeken bir yer olarak bilinmiştir. Günümüzde de müze olarak ziyaret edebileceğiniz bir yer halini alan Yedikule Zindanları‘nı İstanbul içinde gidilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Devamını Oku

Adile Sultan Sarayı

Adile Sultan Sarayıİstanbul‘un Üsküdar ilçesinde yer alan tarihi bir yapıdır. 1856 senesinde Sarkin Balyan’ın öncülüğünde inşa edilen saray, Abdülmecit’in kız kardeşine bir armağanıdır. Mekan tarih boyunca okul, hastane, yetimhane, prevantoryum olarak kullanılmıştır. Pek çok yaşanmışlıktan sonra günümüzde düğün, mezuniyet, gala yemekleri, toplantı, konferans, seminer, öğle ve akşam yemekleri için kullanılabilen bir mekandır. Eşsiz boğaz manzarasıyla Adile Sultan Sarayı özel günlerinizi unutulmaz kılan mekanlar arasında bulunur. Kandilli sırtlarında bir düzlükte yer alan sarayı görmediyseniz gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.
Adile Sultan Sarayı’nda 500 kişilik ziyafet ve toplantı salonu, 200 kişilik küçük toplantı salonu, 1300 metrekarelik kokteyl ve sergi salonu, 20 adet 30-40 kişilik seminer salonları, 150 kişilik lokanta, 60 kişilik kafeterya, müze, yönetim ve çeşitli servis birimlerini içeren toplam 5 bin 625 metrekare kullanım alanı mevcuttur. Burada şık bir akşam yemeği yiyebileceğiniz gibi özel günlerinizi de organize edebiliyorsunuz. Üç bölümden oluşan saray doğu batı doğrultusunda inşa edilmiştir. Uzun ve dikdörtgen yapıdadır. Sarayın merkezinde harem selamlık bölümü bulunur. Dış cephede sadelik bulunurken, iç mekanda geç rokoko dönemine ait işlemeler yer alır. 1868 yılında Adile Sultan Sarayı terk eder. 1916 yılında saray, dönemin ilk yatılı okulu olarak kullanılmaya başlanır.


Adile Sultan Kimdir?

Adile Sultan 1825 yılında, Sultan 2. Mahmud’un kızı olarak dünyaya gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun en nevi şahsına münhasır kadınlarından biridir. Çok iyi bir eğitim almış bir divan yazarıdır. Çağdaşı kadın şairler Leylâ ve Fıtnat Hanım ile karşılaştırılınca edebi anlamda değeri tartışılsa da Osmanlı tarihi ve hanedanlık tarihine dair birçok konuda önemli bir kaynaktır divanı. Şiirleri; ailesi, akrabaları ve çevresine dair fikirler edinmemizde de dönemin saray erkanının ve yönetiminin anlaşılmasında da önemli bir kaynak sayılır. Adile Sultan’ı kıymetli kılan da Osmanlı hanedanından Divan yazarı olan tek kadın şair olmasıdır. Divanında Yunus Emre, Fuzûlî ve Şeyh Gâlip’in izlerinin görüldüğü şiirleri ‘Adile Sultan Dîvânı’nda derlenerek basılmıştır. Beş saltanat dönemi görmüş ve bir asra yakın ömrü boyunca kendini hayır işlerine adamış, eğitimi önemsemiş ve Kandilli bölgesinin imar çalışmalarına katkı sağlamış bir kadındır.
Adile Sultan validesi Zernigar Sultan’ı küçük yaşta kaybedince kendisini Nevfidan Kadın büyütmüştür. Adile Sultan 1845 yılında Tophane Müşiri olan Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa ile evlenmiş ve Mehmet Ali Paşa daha sonra sadrazam olmuştur. Fakat Adile Sultan üç çocuğunu, ardından da eşi Mehmet Ali Paşa’yı ve son olarak da genç yaştaki kızını kaybetmiştir. Adile Sultan, 1899’da ölümünden bir süre önce Adil Sultan Sarayı’nı kız okulu olması şartı ile devlete bağışlamıştır.


Adile Sultan Sarayı Giriş Ücreti
Devamını Oku

Beylerbeyi Sarayı

Beylerbeyi Sarayıİstanbul‘un Üsküdar ilçesinin Beylerbeyi semtinde bulunan, tarihî bir saraydır. Sultan Abdülaziz‘in isteği üzerine 1861 ile 1865 yıllarında, aynı zamanda Dolmabahçe Sarayı’nın da mimarı olan Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Sarayın yaptırılma kullanılma amacı padişahların sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konuk evi olmasıdır. Günümüzde halkın ziyaretine açık olan sarayı, Beylerbeyi’ne giderek ziyaret edebilirsiniz.

Beylerbeyi Sarayı Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Eyüp Sultan Camii

Eyüp Sultan Camii İstanbul‘un Eyüp semtinde yer alan ve Haliç kıyısından boğazı selamlayan bir cami. Yalnızca bir cami olmakla kalmayan bu yapı, çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan bir ibadethane konumundadır. Caminin içinde çok sayıda kabir, türbe, lahit bulunur. Çevresindeki serviler ve mezarlıklar sayesinde caminin çehresi değişik bir atmosfere bürünür. Camide mezar bulunan kişilerin arasında Necip Fazıl, Fevzi Çakmak, Ferhat Paşa, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Beşir Fuad, Ahmet Haşim, Ziya Osman Saba, Sokullu Mehmet Paşa vardır. Osmanlı Dönemi boyunca çok fazla önem verilen bu cami, Fatih Sultan Mehmet‘ten sonra yüzyıllar boyunca padişahların kılıçlarını kuşandığı bir yer olmuştur. İnşa edildiği dönemden bu yana kutsal bir yere sahip olan, Haliç’in kıyısındaki Eyüp Sultan Camii’ni, İstanbul’da gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Eyüp Sultan Kimdir?  
Devamını Oku

Harbiye Askeri Müzesi

Harbiye Askeri Müzesiİstanbulun Harbiye semtinde bulunan bir müzedir. Harbiye semti adını, bu müzenin Osmanlı İmparatorluğu‘nun son döneminde Harp Okulu olarak kullanılmasından alır. Mustafa Kemal Atatürk‘ün de mezun olduğu okul, günümüzde askerî kültür varlıkları kapsamına giren eserleri toplar, sınıflandırır; bu malzemelerin restorasyonunu yaptıktan sonra çağdaş yöntemlerle sergiler, depolar ve arşivler. Askeriyeye bağlı kültür sitesi komutanlığının bu bağlamda yaklaşık olarak 55.000 objesinin 5000’i müzede teşhir edilir. Müzeye gittiğiniz zaman dünyanın en eski bandosu olan, Mehteran Birlik Komutanlığı‘nın mehter konserlerini de izleyebilirsiniz. Askerî objeler, Atatürk‘ün ve dönem arkadaşlarının öğrenim gördüğü sınıf, eski belgeler ve mehteran dinletisi için İstanbul‘da bir gününüzü Harbiye Askeri Müzesi‘ne ayırabilirsiniz.

HARBİYE ASKERİ MÜZESİ

Harbiye Askeri Müzesi Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

İstanbul Deniz Müzesi

Deniz Müzesiİstanbul’un Beşiktaş ilçesinin sahil kesiminde yer alanda ve Türkiye’nin denizcilik alanında en büyük müzesi olma unvanını elinde bulunduran müzedir. Sahip olduğu eserler ve içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzeleri arasındadır. Müzede teşhir edilen yaklaşık 20 bin tane eser görmek mümkündür. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olarak ziyaretçilerini ağırlayan İstanbul Deniz Müzesi aynı zamanda Türkiye’de kurulan ilk askeri müze özeliğini taşımaktadır.
Birbirinden farklı tekne, kayık ve denizcilik ürünlerini yerinde ziyaret etmek ve günümüze kadar olan serüvene tanıklık etmek isterseniz Deniz Müzesi’ni gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.
Deniz Müzesi antika ve değerli ürünler açısından oldukça zengin bir müzedir. İstanbul bir deniz müzesi ilk olarak 1897 senesinde, Bahariye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’nın emirleri ile Kasımpaşa’da küçük bir yapı içinde Müze ve Kütüphane İdaresi adıyla hayata geçmiştir. İlk zamanlarında bir düzenleme olmadan müze deposu olarak teşhire açılan müze, daha sonra 1914 senesinde Bahariye Nazırı Cemal Paşa’nın reformları sayesinde bilimsel olarak yeniden düzenlenmiştir. Deniz Yüzbaşı Ressam Ali Sami Boyar’ın girişimiyle Türk gemilerinin modellerinin üretilmesi için gemi model atölyesi ve mankenlerin yapıldığı, mulaj manken atölyesi hazırlanmıştır. Müze içeriği bu sayede günümüze kadar zenginleşerek ulaşmıştır.

Deniz Müzesi Eserleri

Devamını Oku

Pera Müzesi

Pera Müzesiİstanbulun Beyoğlu ilçesinde 2005 yılından beri sanatseverlerin tutkunu olduğu bir müzedir. Geniş ölçekli kültür ve sanat hizmeti vermek amacıyla kurulan müze, Tepebaşı‘ndaki tarihi Bristol Oteli’nin cephesi korunarak inşa edilen bir yapıda misafirlerini ağırlar. Müzenin ilk amaçlarından biri ise Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarını ve bu koleksiyonların simgelediği değerleri sanatseverlerle paylaşıp gelecek kuşaklara aktarmaktır. İstanbul’da yaşayan her sanat meraklısının mutlaka görmesi gereken Pera Müzesi’ni henüz görmediyseniz vakit kaybetmeden ziyaret etmelisiniz.

Pera Müzesi

Pera Müzesi Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

Pierre Loti Tepesi

Pierre Loti Tepesi, İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan ve göz alıcı Haliç manzarasının seyredilebildiği bir tepedir. Adını Fransız bir yazar ve doğu bilimci olan Julien Viaud’dan alan tepe, yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği bir tepedir. 1876 yılında İstanbul’a yerleşip sürekli burada bir kıraathaneye gelip romanını yazan, daha sonra adını Pierre Loti olarak değiştiren Fransız yazar bu gün hala bu turistik tepeyle anılmaktadır.
Pierre Lot Tepesi, büyülü atmosferi ve muazzam manzarasıyla sizi kendine hayran bırakacak bir yer. Eyüp’ten teleferikle çıkılan, çevresinde pek çok kafe ve restoranın bulunduğu Pierre Loti Tepesi İstanbul’a gittiğinizde uğramadan geçilmemesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Pierre Loti

Pierre Loti Kimdir? 
Devamını Oku

Fethi Paşa Korusu

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan Fethi Paşa Korusu muazzam doğası ve içerisinde yer alan köşkteki sosyal tesis ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bir yer. Her ne kadar şehir merkezinde ve ulaşımı çok kolay olsa da, şehrin karmaşasından ve gürültüsünden fazlası ile uzak ve sakin olması ise onu daha da çekici kılıyor. Güzel bir sabah kahvaltısı, arkadaşlarınız ile beş çayı ve nezih bir akşam yemeği yemek için içerisinde mekanlar barındıran koru, gittiğiniz zaman favorilerinizin arasına mutlaka eklenecektir. 

Fethi Paşa Sosyal Tesisleri
Devamını Oku

İstanbul Rahmi Koç Müzesi

Rahmi Koç Müzesi, Haliç’teki Hasköy semtinde bulunmaktadır. 1994 yılında açılmıştır ve 27 bin metrekarelik alanda, üç ayrı bölümde ziyaretçi kabul etmektedir. Osmanlılarda, gemiyi demirlerken denize atılan zincirin ucundaki çapaya Lenger denilirmiş. Bu lengerlerin üretildiği yerler ise lengerhane diye anılırmış. İşte Sultan III. Ahmet zamanında yapılan bu lengerhaneler 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik Vakfı tarafından alınarak kurulmuştur.

Öncelikle hassas olarak yürütülen restorasyon çalışmaları başlamış, ardından 1994 yılı sonlarında da ziyaretçi kabul edecek duruma gelmiştir. Müze alanının içerisinde lengerhane binası, taş duvarlar ve küçük çatılı bir bina bulunur. Binaların dokusunun dönemi yansıtması ve ziyaretçilere hissettirilmesi amaçlanarak iç avlunun ve dış mekanın özüne dokunulmadan bir tasarım uygulanmıştır. Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonu çok fazla olduğundan sergileme alanı yeterli gelmeyince, lengerhanenin karşısındaki Hasköy Tersanesi de müzenin sınırlarına katılmıştır. Bu alanın restorasyonu da 2001 yılında tamamlanmıştır.

Devamını Oku

Çırağan Sarayı

Çırağan Sarayı, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde yer alan ve Osmanlı döneminden günümüze miras kalan görkemli bir saraydır. Barok mimarisinin görüldüğü sarayın müteahhitliğini Sarkis Balyan ve ortağı Kirkor Narsisyan üstlenmiştir. Zengin görünümlü sütunlar, odalardaki seçkin halılar, altın yaldızlı mobilyalar ve sedef işlemeleri ile bezeli Çırağan Sarayı‘nın caddeye bakan tarafı yüksek duvarlarla kapatılmıştır. Günümüzde otel olarak işletilen ve pek çok sosyal etkinliğe ev sahipliği yapan Çırağan Sarayı, boğaz manzarasında konaklama yapmak isterseniz ya da özel günlerinizi ölümsüz kılmak isterseniz tercih edebileceğiniz lüks mekanlar arasında yer alıyor.

Çırağan Sarayı Tarihçesi  
Devamını Oku

Yuşa Tepesi

Yuşa Tepesi, İstanbul’un Beykoz İlçesi‘nde yer alan denize en yakın ve 200 metre ile en yüksek tepesidir. Tepede bulunan Yuşa Türbesi tüm inançlar tarafından kutsal kabul edilen bir adak noktasıdır. Civarda yer alan diğer yapılar ve caminin 3. Osman’ın sadrazamlarından 28. Çelebizâde Mehmet Said Paşa tarafından yaptırıldığı, sonrasında ise 1863 yılında Sultan Abdülaziz tarafından restore ettirildiği bilinir.
Tarihin ilk zamanlarından beri bölge kutsal olarak kabul edilmiş ve alana tapınaklar yapılmıştır. Yuşa Tepesi daha önceleri Zeus tapınağına ve Hagios Michael Kilisesine de ev sahipliği yapmış olsa da yapılar deprem yüzünden günümüze gelememişlerdir. Kutsal kabul edilen ve manzarasıyla da büyük beğeni toplayan Yuşa Tepesi’ni gezmediyseniz gezi rotanıza eklemenizde fayda var.

Yuşa Tepesi Hakkında Bilgi

Yuşa Tepesi adının nereden geldiğini merak ediyorsanız bu isim bir rivayetten geliyor. Efsaneye göre Yuşa Peygamber, Hazreti Musa ile Mecmeul Bahreyn’e yani Boğaziçi’ne gidiyor ve burada hayatını kaybettiği için tepeye gömülüyor. Peygamberin bu tepede yatması sebebiyle o zamandan beri Yuşa Tepesi deniyor.

Devamını Oku

Florya Sosyal Tesisleri

Florya Sosyal Tesisleri,İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yer alan sosyal tesislerinden biridir. Güzel manzarası ve lezzetli yemekleri ile güzel bir gün geçirebileceğiniz Florya Sosyal Tesisleri arkadaşlarınızla, tek başınıza ya da ailenizle gidebileceğiniz yerler arasında bulunuyor.
Tesiste kahvaltı hizmeti de veriliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen tesis belediyecilik anlayışı gereği uygun fiyatlarla hizmet veriyor.

İç ve dış görselliği ile gidenlerin beğenisini toplayan Florya Sosyal Tesisleri, nezih bir ortam ve güzel atmosferde yemek tercihleriniz için güzel bir alternatif olarak karşınıza çıkıyor. Mekana kahvaltıya gidecek olursanız, deniz manzaralı cam kenarı masalarda oturmak için erken gitmenizde fayda var. Güzel çevre düzenlemesi ile farklı alanlarında özel günlerinizi de organize edebileceğiniz şık tesis İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin en büyük sosyal tesisi olma unvanını elinde bulunduruyor.

Devamını Oku

Kidzmondo

Kidzmondoİstanbul‘un Avrupa yakasındaki Trump Alışveriş Merkezi içinde bulunan bir çocuk şehridir. Çocuklar buraya giderek hem eğlenceli hem de kaliteli zaman geçirebilirler. Farklı meslek gruplarına ait oluşturulan platformlarda meslek kollarını deneyimleyebilir, ilgi ve yeteneklerini keyifli zaman geçirirken fark edebilirler.

Gerçek bir şehrin çocuklar için simülasyonu olan Kidzmondo‘da çocuklar birer Kidizen, yani Kidzmondo vatandaşı olurlar. Kendi içinde kuralların olduğu bu dünyada çalışarak para kazandıktan sonra yine aynı alanda harcayabilirler.

Devamını Oku

Kilyos Plajları

Kilyos, İstanbul‘un Avrupa yakasında yer alan ve Sarıyer‘e bağlı olan bir yerleşim yeridir. Karadeniz kıyısındaki Kilyos, İstanbul’dan çıkmadan farklı bir yere gitme algısı yarattığı için özellikle yaz sezonlarında ziyaretçi akınına uğrar. Piknikten uçurtma sörfüne pek çok aktivite yapabileceğiniz Kilyos, farklı konserlere de ev sahipliği yapan bir tatil cenneti olarak bilinir.

 Karadeniz kıyısında olması sebebiyle plaj seçeneklerinin de çok olduğu Kilyos, konaklama ve restoran alternatifleri açısından da zengin bir yer olarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeker. Gündüz deniz ve plaj keyfi akşamları ise eğlenceli partiler düşünüldüğü zaman Kilyos, vakit kaybetmeden gezilmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Devamını Oku

Mihrabat Korusu

Mihrabat Korusu, Anadolu Yakası’nda bulunan ve eşsiz bir manzaraya sahip İstanbul korularından biridir. Beykoz ilçesindeki Kanlıca‘da bulunan koru pek çok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.

Koru, Sultan II. Abdülhamit’in Berlin Büyükelçisi olan Sadullah Paşa’nın eşi tarafından, bir paşa kızı olan Rukiye Hanım’a hediye edilmiştir. Boğaz’da bulunan ve iki köprü manzarasına da hakim olan korudan özellikle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çok rahat seyredilebilmektedir.

Devamını Oku

Mısır Çarşısı

Mısır Çarşısı, İstanbul Eminönü’nde yer alan ve 1660 yılından beri hizmet veren bir çarşıdır. Baharat Çarşısı olarak da bilinen bu büyük çarşı, İstanbul’un en eski çarşıları arasında popüler bir yere sahiptir. Tarihi yapı, Türkiye’ye gelen turistlerin ilk sırada ziyaret ettiği yerler arasında bulunur. Rengarenk baharatların yanı sıra yöresel kıyafetler, kuruyemişler, çiçek tohumları ve kahve bulabileceğiniz Mısır Çarşısı misafirlerine güzel fotoğraflar da sunmaktadır.

Çarşı, Eminönü turunuz sırasında bir ihtiyacınız yoksa bile o atmosferi tatmak için girip gezebileceğiniz yerler arasındadır. İstanbul’un tarihine tanıklık eden Mısır Çarşısı ve çevresindeki yerler, gitmediyseniz zaman kaybetmemeniz gereken nadide güzellikler arasında bulunmaktadır.

Devamını Oku

Çilingoz Tabiat Parkı

Çilingoz, İstanbul ilinin Çatalca ilçesinde yer alan bir tabiat parkıdır. Plajı, ormanı, piknik yerleri ile tatillerinizi taçlandıracak olan Çilingoz adeta İstanbul içindeki gizli cennet olarak biliniyor. Pek çok aktiviteye de olanak tanıyan Çilingoz Tabiat Parkı, şehirden uzaklaşmadan farklı bir boyuta geçebileceğiniz nadir yerler arasında bulunuyor.

Burada kamp kurup, bungalov evlerde konaklama yapıp doğaya karışabilirsiniz. Ayrıca Çatalca içinde Çilingoz’dan sonra gezebileceğiniz farklı yerler de bulunuyor. Bol oksijen, deniz, kum, güneş için her fırsatta gidebileceğiniz ve asla sıkılmayacağınız Çilingoz, ilk haftasonu kaçamağınızın hedef rotası olabilir.

Devamını Oku

Pembe Köşk

Pembe Köşk, İstanbul’da Emirgan Korusu’nun içindeki tarihi bir köşktür. Adını köşkün renginden alır ve Osmanlı evi görünümündedir. Emirgan Korusu’nun içinde ayrıca adlarını yine köşklerin renginden alan Sarı Köşk ve Beyaz Köşk de yer alır. Oldukça köklü bir tarihe sahip olan Pembe Köşk günümüzde restoran olarak hizmet verir. Mekanda ayrıca düğün, toplantı, nişan gibi etkinlikler de organize edilebilir. Önce Emirgan Korusu‘nda yürüyüş yapıp daha sonra burada güzel bir kahvaltı edebilirsiniz.
Hafta sonları İstanbul’dan uzaklaşmadan şehrin gürültüsünden kaçmak isterseniz Pembe Köşk‘e gidebilirsiniz.

Pembe Köşk

Pembe Köşk Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

Aynalıkavak Kasrı

Aynalıkavak Kasrı, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yer alan tarihi bir kasırdır. 1450’li yıllarda Okmeydanı’nda büyük bir koru olan Aynalıkavak, daha sonra Beyoğlu sahiline tersane inşaatı yapılınca tersane bahçesi olarak işlev görmüştür. Günümüzde milli saraylar arasında yer alan estetik yapı, yerli ve yabancı turistlerin büyük beğenisini toplar. Osmanlı döneminde Aynalıkavak Sarayı ve Tersane Sarayı olarak anılan kasır, günümüzde ziyarete açık ve sosyal imkânların olduğu bir yer olarak büyük rağbet görür. Yolunuz İstanbul’a düşerse zarif mimarisi ile Aynalıkavak Kasrı’nı ziyaret etmeyi unutmayın.

Aynalıkavak Kasrı Hakkında Bilgi

17. yüzyıldan bu yana Aynalıkavak Kasrı olarak bilinen yapının bulunduğu yerdeki yeşillik ve geniş alan, tarihsel verilere göre Bizans döneminde de dinlenme yeri olarak tercih edilen bir mesire yeri olmuştur. Bir saray bütünü içinde yer alan ve Sultan III. Ahmed’in yaptırdığı tahmin edilen kasır daha sonra III. Selim döneminde onarımdan geçerek günümüzdeki görüntüsüne ulaşmıştır. Milli saray yapıları içerisinde, diğer eserlerden daha eski olarak öne çıkan kasır, ayrıca sahip olduğu mimari ve dekorasyon özellikleri ile de diğer yapılardan farklıdır.

Devamını Oku

Çiçek Pasajı

Çiçek Pasajıİstanbul Beyoğlu’nda bulunan tarihi ve ünlü bir pasajdır. İstiklal Caddesi üzerinde konumlanan Çiçek Pasajı’nı önemli kılan özelliklerden biri de pasajın bulunduğu yerin 1844 ile 1870 yılları arasında tiyatro binası olarak kullanılmasıdır. Naum Tiyatrosu’nda bir yangın çıkınca mekân kullanılamaz hale gelmiştir. Daha sonra bulunduğu alana ise Çiçek Pasajı inşa edilmiştir. Günümüzde Beyoğlu’nun simgelerinden biri olarak anılan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Çiçek Pasajı’nı gezmediyseniz ilk fırsatta zaman ayırmalısınız. Ziyaretiniz sırasında fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmamalısınız.

Çiçek Pasajı Hakkında Bilgi

Çiçek Pasajı'nın tarihi Osmanlı Dönemi’ne kadar gider. İstanbul’da kurulan, Venedikli Jüstinyen’in Galatasaray civarında inşa ettirdiği Fransız tiyatrosundan sonra 2. tiyatro olma unvanına sahip Naum Tiyatrosu’nun bulunduğu alanda yer alan Çiçek Pasajı, günümüzde en çok rağbet gören Taksim mekânları arasındadır.

Devamını Oku

Selimiye Kışlası

Selimiye Kışlası, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan ve tarihimizde oldukça önemli yere sahip bir yapıdır. Üsküdar sırtlarında yer alan 4 kuleye sahip kışla boğazın en nadide yapıları arasında konumlanır. 1800’lü yıllarda inşa edilen ve günümüze kadar güzelliğini korumayı başaran eser tarih boyunca kışla, tütün deposu, askeri ortaokul, askeri mahkeme ve ordu karargâhı olarak işlev görmüştür. Günümüzde bir kısmı müzeye dönüştürülen ve 1. Ordu Komutanlığı olan yapıyı yolunuz İstanbul’a düşerse mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Selimiye Kışlası

Selimiye Kışlası Tarihi
Devamını Oku

Sadberk Hanım Müzesi

Sadberk Hanım Müzesi, Vehbi Koç Vakfı tarafından 1980 senesinde Sarıyer’deki Azaryan Yalısı’nda kurulan ve Türkiye’nin ilk özel müzesi olma unvanına sahip müzedir. Müze adını Vehbi Koç’un eşi olan Sadberk Hanım’dan alır. Başlangıçta bir koleksiyoncu olan Sadberk Hanım’ın kişisel koleksiyonunun oluşturduğu müzede günümüzde 20 bin civarında eser teşhir edilir. Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi’ni gezmediyseniz en kısa zamanda bir plan yapabilirsiniz.

Sadberk Hanım Müzesi Hakkında Bilgi

Sadberk Hanım kimdir diyecek olursanız, yukarıda da belirttiğimiz gibi bu ismin Vehbi Koç’un eşine ait olduğunu söyleyebiliriz. Burası, Vehbi Koç’un eşi anısına 1980 yılında Azaryan Yalısı’nda açmış olduğu Türkiye’nin ilk özel müzesidir.

Devamını Oku

Akmar Pasajı

Çoğunlukla öğrencilerin ders kitabı temin etmek için yollarını aşındırdığı sahaflarla iki adet müzik marketi barındıran Akmar Pasajı, İstanbul'un Anadolu yakasında, Kadıköy'de yer alıyor. Pasajda yeni eski pek çok kitabı uygun fiyatlara temin edebilirsiniz. Akmar Pasajı’nı Kadıköy’deki diğer pasajlardan ayıran en büyük özelliği ise bu pasajın arşivinin diğerlerine göre çok daha zengin olması.
Sadece sahaflar değil, eski plaklara ve albümlere ulaşılabilecek birkaç müzik dükkânı da pasaj içerisinde yer almakta.

Devamını Oku

Terkos Gölü

Durusu Gölü olarak da anılan Terkos Gölü, İstanbul Avrupa yakasında, şehir merkezinden yaklaşık 50 kilometre uzakta, şehrin kuzeybatısında yer alan lagün kökenli bir göldür. Çatalca ve Arnavutköy ilçelerinin yakınlarında bulunan Terkos Gölü, zengin doğası ve temiz havasıyla özellikle hafta sonlarında doğaseverlerin uğrak noktası olmaktadır.

Terkos Gölü Özellikleri

Günümüzden yüzyıllar önce Karadeniz’de bir koy olan Terkos Gölü zaman içerisinde bir kumsal ile denizden ayrılarak bir göle dönüşmüştür. Terkos Gölü’nü denizden ayıran bu kum tepelerinin genişliği yaklaşık 2 kilometredir.
Belgrad Deresi, Fındık Dere, Kanlı Dere, Deli Yunus Deresi, Çiftlikköy Deresi ve Başköy Deresi tarafından beslenen Terkos Gölü, lagün kökenlidir ve az tuzlu bir suya sahiptir. Deniz seviyesinden yüksekliği ise +4,5 ve -2 metre arasında bulunmaktadır. Terkos Gölü’nün sahip olduğu toplam su alanı yaklaşık 39 kilometrekaredir. Genişliği 5 kilometre, uzunluğu 12 kilometre olan Terkos Gölü’nün suyunun en derin olduğu yer ise 11 metredir. İstanbul şehrinin tatlı su rezervlerinin önemli bir bölümünü, yüzde 22’sini karşılayan Terkos Gölü’nde yıllık su potansiyeli 162 milyon metreküptür.
Terkos Gölü sadece suyunun içerisinde değil, çevresindeki doğada da pek çok canlı türüne ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle yaban kazı ve ördeği avları burada sıkça yapılmaktadır. Ancak bu bölgede görülebilen değişik kuş türlerinin avlanması yasaktır.

Devamını Oku

Bostancı Lunaparkı

İstanbul’un Bostancı semtinde 30 yıldan fazla bir süredir hizmet veren, İstanbul’un en eski lunaparklarından biri olan Bostancı Lunaparkı haftanın her günü ailece gidip eğlenmek için ideal bir yer. Özellikle yaz aylarında yoğun ilgi gösterilen Bostancı Lunaparkı içerisindeki oyuncaklar ile çok eğleneceksiniz!

Bostancı Lunapark Hakkında Bilgi

İstanbul Bostancı semtinde merkezî bir konumda yer alan Bostancı Lunapark hem çocuklar hem de büyükler için çok eğlenceli saatler vadediyor. Her geçen yıl kendini yenileyen bu güzel lunapark, 1983 yılında Savaş ve Ümit Celasun kardeşler tarafından kuruldu. Ailenin 1940’lı yıllardan bu yana bu işle uğraştığını söylemek, lunaparkın hizmet kalitesini ve nasıl her yıl yenilenerek güzelleştiğini anlatmak için yeterli olacaktır. Örneğin, Bostancı Lunaparkı içerisinde yer alan tüm oyuncaklar İtalyan yapımıdır. Parkın en önemli özelliği ve bu kadar yoğun ilgi ile karşılaşmasının sebebi ise şehirde oldukça merkezî bir konumda yer almasıdır. İstanbul’un pek çok noktasından kolaylıkla ulaşım sağlamak mümkündür.

Bostancı Lunapark Oyuncakları
Devamını Oku

Sapphire Alışveriş Merkezi

Sapphire AVM, İstanbul’un Kağıthane ilçesinde bulunan bir alışveriş merkezidir. Ayrıca 261 metre anten yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise en yüksek 17. binası olma özelliğiyle biliniyor. 64 kattan oluşan yüksek yapı pek çok mağazası, İstanbul’a kuş bakışı bakma olanağı veren seyir terası, sineması, geniş otopark alanı, kafe ve restoranlarıyla pek çok kişinin hem gezmek hem de alışveriş yapmak için tercih ettiği alışveriş merkezlerinin arasında başı çekiyor. İstanbul’da oturuyorsanız ya da gezmeye gidiyorsanız Sapphire Alışveriş Merkezi’ne uğrayıp, seyir terasına çıkıp İstanbul’u mutlaka seyretmelisiniz.

Sapphire Avm Özellikleri
Devamını Oku

Cankurtaran Sosyal Tesisleri

Cankurtaran Sosyal Tesisleri, İstanbul’un tarihi yarımadası olarak bilinen Fatih’te bulunan bir sosyal tesistir. Bulunduğu mahallenin adını alan Cankurtaran Sosyal Tesisleri, tarih ve doğa ile iç içe bir yer olarak karşınıza çıkar. Burada ister arkadaşlarınızla isterseniz ailecek güzel zaman geçirebilir ve lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Yolunuz tarihi yarımadaya düşecek olursa mola noktalarından biri olarak Cankurtaran Sosyal Tesisleri’ni tercih edebilirsiniz.

Cankurtaran Sosyal Tesisleri Hakkında Bilgi

Müthiş bir deniz ve boğaz manzarasına sahip olan sosyal tesislerde zengin bir menü ile beraber kaliteli hizmet anlayışı ve güler yüzlü çalışan ekibini bir arada bulabilirsiniz.

Devamını Oku

Beşiktaş Kahvaltıcılar Sokağı

Pazar günlerinin hiç şüphesiz en güzel yanı sevdiklerimiz ile yapılan pazar kahvaltısı. Bir pazar günü bir değişiklik yapıp pazar kahvaltınızı dışarıda yapmak isterseniz İstanbul'da yer alan Beşiktaş Kahvaltıcılar Sokağı aklınıza gelecek ilk muhtemel adres olmalı çünkü burada pek çok mekânda pek çok farklı seçenek bulmak mümkün.

turkish-breakfast-2290520_1280.jpg

Beşiktaş Kahvaltıcılar Sokağı Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Beylik Pazarı

Semt pazarları Türkiye için vazgeçilmez bir unsurdur. Pek çok semtte ünlü pazarlar yer alır ve kimi zaman bu pazarların şehir dışından bile gelen ziyaretçileri olur. İşte bu pazarlardan biri de İstanbul'da bulunan Beylikdüzü Beylik Pazarı olarak karşımızı çıkıyor. İstanbul’daki 400’ü aşkın semt pazarı arasından ilgi açısından ilk 5’te yer aldığı söylenen Beylikdüzü Beylik Pazarı 2006 yılından bu yana hizmet veriyor. 100’den fazla tezgâhın yer aldığı Beylik Pazarı genel anlamda sadece pazar günleri açıkCumartesi günleri ise yine aynı alanda organik ürün satışı yapılıyor.

Beylik Pazarı Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Hürrem Sultan Hamamı

Hürrem Sultan Hamamı, İstanbul’da Ayasofya Müzesi ile Sultanahmet Camii arasında yer alan bir Türk hamamıdır. Hamam, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi olan Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Tarihi yapı, 532 yılında tamamen yıkılmış olan Zeuksippos Banyoları’nın bulunduğu yere 16. yüzyılda inşa ettirilmiştir. Yüzyıllar boyunca büyük beğeni toplayan bir yapıda hamam sefası yapmak isterseniz tarihi yarımadada konumlanan Hürrem Sultan Hamamı’nı tercih edebilirsiniz.

Hürrem Sultan Hamamı Tarihçesi

1557 yılında yapımı tamamlanarak hizmete giren Hürrem Sultan Hamamı, 1910 yılına kadar aktif olarak kullanılmıştır. Daha sonra uzun zamanlar kapalı kalan hamam, Sultan Ahmet cezaevinin dolu olduğu zamanlarda mahkûmlara da ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca dönem dönem kâğıt ve benzin deposu olarak da işlev görmüştür. İstanbul’un abidevi eserleri arasında yerini alan olan Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı 1957 ve 1958 yıllarında tadilattan geçmiştir. Bu onarımdan sonra 2008 senesine kadar kamuya ait halı satış mağazası olarak kullanılmıştır.

Devamını Oku

Hababam Sınıfı Müzesi

Yeşilçam sinemasının unutulmaz filmlerinden olan Hababam Sınıfı serisinin içinde çekildiği Adile Sultan Kasrı’nın bir odası, Ertem Eğilmez’in kuşaklar boyunca pek çok izleyiciyi güldüren ve hüzünlendiren Hababam Sınıfı serisinin onuruna Hababam Sınıfı Müzesi olarak düzenlendi. Burası sadece kendiniz için değil, çocuklarınızla da gidebileceğiniz ilginç bir müze deneyimi olacaktır.

Hababam Sınıfı Nedir?

Rıfat Ilgaz’ın en önemli eseri olan Hababam Sınıfı romanının filmleri, yönetmen Ertem Eğilmez tarafından dört filmlik bir seri şeklinde çekilmiştir. 1975 yılında Hababam Sınıfı, 1976 yılında Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, 1977 yılında Hababam Sınıfı Uyanıyor, 1978 yılında ise Hababam Sınıfı Tatilde olmak üzere dört filmden oluşan serinin çekimlerinin çoğu Validebağ Korusu’nda bulunan Adile Sultan Kasrı’nda gerçekleştiği içi dizinin çekildiği oda günümüzde Hababam Sınıfı Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Hababam Sınıfı Müzesi Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Bahçeşehir Gölet

Bahçeşehir Gölet projesi İstanbul’un ilk ve en büyük suni göleti olarak anılıyor. Bahçeşehir Gölet Parkı İstanbul gibi kalabalık ve gürültülü bir yerde şehrin merkezinde dinlenmek için İstanbul sakinlerine ve turistlere harika bir olanak sunuyor. Trafikten ve gürültüden uzak bir şekilde burada keyifli bir vakit geçirmek mümkün. Doğasının güzelliği ve parkları ile özellikle çocuklar için de biçilmiş kaftan burası.

Bahçeşehir Gölet Hakkında Bilgi

Bahçeşehir Gölet projesi İstanbul’un ilk ve en büyük suni göleti. Bahçeşehir Park rekreasyon alanı içerisinde bulunmakla beraber 26.000 metrekarelik bir alanı kaplamakta.

Devamını Oku

Aşiyan Müzesi

Aşiyan Müzesi, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde yer alan ve 1954 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlayan bir müzedir. Şair Tevfik Fikret’in 1906 ile 1915 yılları arasında evi olarak kullandığı ve sonradan müzeye dönüştürülen Aşiyan Müzesi manzarası ve atmosferi ile giden misafirlerini büyülemeyi başarmaktadır. İçerisinde Tanzimat edebiyatı ve edebiyat-ı Cedide döneminin önemli sanatçılarının eşyaları sergilenen Aşiyan Müzesi’ni gezmediyseniz en kısa zamanda bir Beşiktaş programı yaparak Müze’yi de listenize dâhil etmelisiniz. Aşiyan Müzesi’yle ilgili bilgileri inceleyip daha ayrıntılı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Aşiyan Müzesi Hakkında Bilgi

Aşiyan Müzesi hakkında bilgi verecek olursak, buranın ilk olarak Tevfik Fikret’in eski evi olduğunu belirtebiliriz. Yapımı 1906 senesinde tamamlanan ve Tevfik Fikret tasarımı olan bu ev, ünlü şairin vefatından sonra İstanbul Belediyesi tarafından satın alınır. 19 Ağustos 1945 senesinde Edebiyat-ı Cedide olarak kapılarını açar. 1961 senesinde Tevfik Fikret’in mezarı Eyüp’ten alınarak müzenin bahçesine defnedilince müzenin adı da Aşiyan Müzesi olarak güncellenir.

Devamını Oku

Nuruosmaniye Külliyesi

İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı girişinde bulunan Nuruosmaniye Külliyesi, 1748 – 1755 yıllarında inşa edilmiştir. Külliyenin içinde cami, hünkâr kasrı, medrese, imarethane, kütüphane, türbe, aşhane, çeşme, sebil ve dükkânlar bulunmaktadır. Eğer sanat tarihine ilginiz varsa Nuruosmaniye Külliyesi gezisinden büyük keyif alabilirsiniz. Çünkü süs ve işlemelerin çokça kullanıldığı yapı klasik Osmanlı mimari anlayışından farklı olarak yapılmıştır, ilk kez Barok tarzı batılı mimari anlayışın denendiği yapıdır.

Nuruosmaniye Külliyesi

Nuruosmaniye Külliyesi Hakkında Bilgi 
Devamını Oku

Emirgan Korusu

Hayranlık uyandıran yemyeşil Emirgan Korusu’nu Osmanlı Hükümdarı IV. Murad, İranlı Emir Gün’e hediye olarak vermiştir. Fakat daha sonralarında defalarca kez el değiştirmiştir. En son 1940’ta belediye başkanı olan Lütfi Kırdar tarafından kamulaştırılmış ve halkın hizmetine açılmıştır. Özellikle Osmanlı döneminde birçok padişah İstanbul’un çeşitli yerlerinde bahar ve yaz aylarında kullanılmak üzere çeşitli tepelerde, tıpkı Emirgan Korusu gibi alanlar yaptırmışlardır. Bunlardan bazılarına Cemile Sultan Korusu, Fethi Paşa Korusu, Yıldız Parkı Korusu, Huber Korusu ve Hidiv Kasrı gibi yerler örnek gösterilebilir.
Burası Sarıyer‘in Emirgan mahallesine bağlı ve iki köprünün arasında bir korudur.
Parkın sahip olduğu doğal güzellikler, şehrin bu kadar merkezi bir konumunda olmasıyla düşünülünce bir kez daha hayranlık yaratıyor. Bir anda başka bir dünyaya geçip, bu hengameden sıyrılabiliyorsunuz. İçerisindeki pembe, sarı ve beyaz köşkler de tarihi olma sebebi ile görülmeye değer.
 

Emirgan Korusu Nerede?
Devamını Oku

Aqua Club Dolphin

Aqua Dolphin, İstanbul‘un Esenyurt ilçesinde yer alan ve 7’den 77’ye herkesin kendine göre bir eğlence alanı bulabileceği bir su parkı. Buraya gittiğinizde çeşitli su kaydıraklarında heyecan ve adrenalini doruklarda yaşayabilirsiniz. Farklı havuz derinliklerine ve konseptlere sahip olan bu parkta çocuklar için eğlenceli ve daha sığ havuzlu alanlar da bulunuyor. Eğer İstanbul’dan uzaklaşamıyorsanız, bunaltıcı sıcaklardan kurtulmak için Aqua Dolphin’i tercih edebilirsiniz. Sürekli gitmek isterseniz yıllık abonelik imkânlarının bulunduğunu da belirtelim. İstanbul’un en büyük su parkı olma unvanına sahip Aqua Dolphin, yaz sezonlarında konser ve eğlence aktiviteleri de düzenliyor. Ayrıca burada düğün, nişan, sünnet ve mezuniyet baloları gibi organizasyonlar da yapılabiliyor.

Aqua Dolphin Kaydıraklar
Devamını Oku

Bakırköy Botanik Park

Bakırköy Botanik Park, İstanbul’un Bakırköy ilçesinde 96 bin metrekarelik bir alanda 2013 yılından beri hizmet veren bitki parkıdır. İçerisinde 11 adet tematik park bulunan alanda ayrıca 11.50 metre yüksekliğe sahip iki adet Türkiye’nin en yüksek oyun kuleleri de yer alıyor.
Parka gittiğinizde girişte sizi konuşan dinozor heykelleri, içerideyse su parkı ve oyun ekipmanları, tematik bahçeler, şifalı bitkiler, mutfak ve bahçe bitkilerinin gruplanmış olduğu kısımlar karşılıyor. E-5 Karayolu’nun kenarında olmasından dolayı, araç trafiğinin rahatsız edici seslerini engellemek için sınırlarında ses yalıtımı için ağaçlar bulunuyor. Hem bitkiler hakkında bilgi sahibi olmak hem de keyifli bir gün geçirmek için İstanbul’da gidilecek yerler listenize Bakırköy Botanik Park’ı ekleyebilirsiniz.

Bakırköy Botanik Park Hakkında Bilgi
Devamını Oku

Bakırköy Pazarı

Bakırköy pazarı İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan en büyük sosyete pazarlarından biridir. Bakırköy metro istasyonuna ve minibüs duraklarına da yakın olması sebebi ile kolayca ulaşılabilen Bakırköy pazarında aradığınız her şeyi piyasanın altında fiyatlara bulabilirsiniz. En moda tekstil ürünlerinden en taze meyve sebzeye, aklınıza gelebilecek her şey için tercih edebileceğiniz Bakırköy pazarında orijinal olan ürünleri de bulabileceğinizi hatırlatmakta fayda var. “Seda Sayan az önce bu tezgâhtaydı” benzeri sloganları duyduğunuzda yadırgamamanız gereken eğlenceli atmosferi ile Bakırköy pazarını gezebilirsiniz.

Bakırköy Pazarı Hakkında Bilgi

Bakırköy sosyete pazarı olarak da bilinen pazar, cumartesi günleri sevenleri ile buluşuyor. Ünü İstanbul’u aşarak bir fenomen haline gelen Bakırköy pazarını, İstanbul’u ziyarete gelen ziyaretçiler mutlaka geziyor. Herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği geniş alan bu sebeple oldukça kalabalık oluyor. Konu kalabalık olunca Eminönü ile kapışabilecek olan bu sosyete pazarında zamanın nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz. Ancak insanların yanınızdan nasıl geçtiğini rahatlıkla anlarsınız. Çünkü özellikle öğleden sonra o kadar kalabalık oluyor ki insanlar birbirinden içinden geçerek ilerlemek zorunda kalıyor.

Devamını Oku

Beykoz Korusu Sosyal Tesisleri

Beykoz Korusuİstanbul’un Beykoz ilçesinde bulunan oldukça geniş bir alana sahip bir korudur. Abraham Korusu olarak da anılan koru, şehir karmaşasından kaçmak isteyenler için iyi bir alternatiftir. Mesire alanı olarak da tercih edilen büyük yeşil alan aynı zamanda bünyesinde belediyenin sosyal tesisini de barındırır. Boğaziçi korularının en büyükleri arasında bulunan korunun içinde iki büyük mağara, beş havuz ve bir saray kalıntısı vardır. Bol oksijen, güzel manzara ve keyifli bir öğün için çok fazla ziyaretçi ağırlayan Beykoz Korusu‘nu gidilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Beykoz Korusu Sosyal Tesisleri Kahvaltı

Beykoz Korusu’nda işletmesi bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri çeşitli yemek ve kahvaltı alternatifleriyle ziyaretçilerine hizmet veriyor. Beykoz Korusu ile birlikte İstanbul’un 16 farklı noktasında uygun fiyata hizmet veren belediye işletmesi ayrıca pazar günleri açık büfe kahvaltı organizasyonu da yapıyor.

Devamını Oku

Çatalca Antikköy Tesisleri

Çatalca Antikköy özellikle İstanbulluların güzel havalarda tercih ettikleri, hafta sonu uğrak mekânlarından biri. Çatalca Antikköy’de mangal ve piknik yapabilir, hayvanat bahçesini ziyaret edebilir, hatta çocuklarınızı atlara veya midillilere bindirerek keyifli vakit geçirebilirsiniz. 20 yıl önce hizmete açılan Çatalca Antikköy şehir stresinden uzaklaşmak isteyenlere gerçek bir köy deneyimi yaşatıyor.

Antikköy Tesisleri

Çatalca Antikköy tesisleri içerisinde ailece keyifli bir hafta sonu geçirebileceğiniz gibi güzel manzarası ve doğal ortamı sayesinde farklı bir düğün, nişan organizasyonu yapabilir; doğum günü kutlamaları gibi başka etkinlikler ve organizasyonlar da düzenleyebilirsiniz.

Çatalca Antikköy’de Ne Yapılır?
Devamını Oku

İsfanbul Eğlence ve Yaşam Merkezi

İsfanbul Eğlence ve Yaşam Merkezi, Türkiye’de inşa edilmiş ilk temalı parktır. İstanbul‘un Eyüp ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde yer alan tema park, 7’den 77’ye herkese eğlence vadeden bir mekan olarak hizmet veriyor. İçerisinde bulunan sinema, gösteri ve eğlence merkezi, alışveriş caddesi, restoranlar ve etkinlik üniteleriyle pek çok aktiviteye zaman ayırabileceğiniz İsfanbul'a ister tek başınıza ister ailenizle giderek heyecanlı ve keyif dolu bir gün geçirebilirsiniz.

İsfanbul Eğlence ve Yaşam Merkezi  Neler Yapılır?
Devamını Oku

İstanbul'daki Oyuncak Müzeleri

Şair ve yazar Sunay Akın tarafından kurulan Sunay Akın Oyuncak Müzesi hakkında bilgi verecek olursak mekan 23 Nisan 2005 yılında ziyaretçilere açılmıştır. Müze yirmi yıl boyunca dünyanın kırktan fazla ülkesinin antika dükkanlarından ve mezatlarından satın alınarak 1000’i aşkın oyuncakla kurulmuştur.

Oyuncak Müzesi’nde günümüzde 4000’i aşan oyuncak sergilenmekte olduğunu belirtmektedir. Müzedeki oyuncaklar, sanatçının kitaplarından, tiyatro oyunlarından ve televizyon programlarından kazandıklarıyla satın alınmıştır. Sunay Akın, ailesine ait Göztepe’deki beş katlı tarihi konağı bu hayalin gerçek olması için kullanmıştır. Her odası bir tiyatro sahnesi görünümünde olan müzenin tasarımını sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan yapmıştır.

Devamını Oku

Kidzania

Kidzania, normalde yetişkinlere özgü olan faaliyetleri taklide dayalı olarak çocukların oyun gibi oynamalarına olanak veren güvenli, pratiğe dayalı ve oldukça gerçekçi bir eğitim ortamı sağlayan bir çocuk kulübü. Burada meslek kollarının deneyimlenmesi için bir hayat similasyonu oluşturulmuş adeta.

Çocuklar da burada bu oyunları oynarken en keyif aldıkları, yetenekli oldukları meslek ve ilgi alanlarını keşfedebilir kendi hayatlarına yön vermek için buradan deneyimler kazanabilir.

Devamını Oku

Polonezköy

Polonezköyİstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı ve isminden anlaşılacağı gibi bir Polonya köyüdür. Karadeniz sahilinden 20, Boğaziçi kıyılarından ise yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta bulunan Polonezköy, günümüzde turistik bir yer durumundadır. Sahip olduğu farklı kültürüyle İstanbul’un içinde küçük bir Polonya gibidir. Farklı bir gün geçirmek için Polonya sınırları dışında kurulan bu ilk köyü ziyaret edebilir, mesire yerleri, turistik noktaları ve kültür turuyla gününüzü renklendirebilirsiniz.

Polonezköy Tarihi
Devamını Oku

Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi İstanbul Beyoğlu’nda yer alan ve İstanbul’un ilk şehir müzesi olma unvanını elinde bulunduran müzedir. Müzenin geçmişi, müzeyle aynı adı taşıyan Nobel Edebiyat Ödüllü Orhan Pamuk’un 2008’de yayımlanan romanıyla başlar. Roman uluslararası bir başarı yakaladıktan sonra, romandan esinlenerek Beyoğlu’ndaki bir mekân müzeye dönüştürülmüştür. Masumiyet Müzesi gerçek mi, diye soracak olursanız bir romanın kurmacasından yola çıkılarak hayata geçirilen ilk müze olduğunu söyleyebiliriz. Yerli ve yabancı turistlerin beğenisini toplayan Masumiyet Müzesi’ni gezmeli, romanı okumadıysanız mutlaka başlamalısınız.

Masumiyet Müzesi Hakkında Bilgi

Masumiyet Müzesi Füsun ile Kemal karakterleri arasında geçen bir ilişkiyi anlatır. Müze de bu ilişki düzleminden çıkılarak kurulmuştur. Romanda Kemal, Füsun’un ayakkabı, küpe gibi eşyalarını toplar. Müze de Orhan Pamuk’un olayın geçtiği yıllara ait benzeri parçaları alması fikrinden doğar.

Devamını Oku

Miniatürk

Miniatürk, Türkiye’deki çeşitli önemli yapıtların minyatürlerinin sergilendiği, 2003 yılından beri açık olan ve 60.000 metrekare ile dünyanın en geniş alana kurulmuş minyatür parkıdır.

“Büyük Ülkenin Küçük Bir Modeli” sloganını benimseyen Miniatürk, Türkiye’nin vitrini olmuştur ve içerisinde dönemi ve bölgeyi yansıtabilen, yapımı başarıyla yapılabilmiş 122 mimari eserin, 1/25 oranına küçültülmüş minyatür halini bulmak mümkündür.
Eserlerin yanındaki sesli rehberlik sistemi de yine ilk kez Miniatürk’te uygulanmıştır.

Devamını Oku

Sultanahmet Meydanı

Sultanahmet; Yerebatan Sarnıcı’nı, Sultan Ahmet Camii’ni, müzeleri, çarşıları ve daha pek çok tarih kokulu eserlerin yanı sıra meşhur köftecileri sınırlarında bulunduran bir İstanbul semtidir. Konu başlığı İstanbul gezisi ise, akla gelen ilk yerlerden biri olan Sultanahmet, yerli ve yabancı turistlerin mesken tuttuğu bir turizm alanıdır.

Hem kültürel hem turistik anlamda gezerek bir günün yetersiz geleceği kadar da büyüktür. Sultanahmet nerede diyecek olursanız İstanbul Avrupa Yakası’ndaki tarihî Fatih Yarımadası’nda ve İstanbul için 4 mevsim gezilecek yerler arasında bulunuyor.

Devamını Oku

Yıldız Parkı Tarihçesi ve Köşkler

Yıldız Parkı, Yıldız Korusu olarak da bilinen ve 1600’lü yıllardan beri popüler olan büyük bir yeşillik alandır. Şehir uğultusundan uzaklaşmak istiyor fakat uzak bir yerlere gidecek zamanınız yoksa keyifli bir mola için Yıldız Parkı tam size göre olacaktır.

Yıldız Parkı Tarihçesi

Yıldız Parkı Osmanlı zamanında ön plana çıkmaya başlamıştır. Öncesinde Kazancıoğlu Ailesi’ne ait olduğu için adı da Kazancıoğu Bahçesi olarak biliniyordu. Daha sonra IV. Murat kızı Kaya Sultan’a hediye etmek için bu alanı satın almıştır.
Lale Devri döneminde de eğlencelerin başlıca mekanlarından biri olarak bilinmiştir.

Devamını Oku

Belgrad Ormanı

Belgrad Ormanı, İstanbul İli’nin Avrupa Yakası’nda Çatalca Yarımadası’nın en doğu ucunda bulunan doğal ağaçlık bölgedir. Doğusunda İstanbul Boğazı, kuzeyinde ise Karadeniz doğal sınırlarını oluşturur. Bizans ve Osmanlı döneminde İstanbul’a içme suyu sağlayan en önemli kaynakken günümüzde ihtiyacı karşılamıyor.

Belgrad Ormanı Hakkında Bilgi

Ormanın adını nereden aldığına gelirsek Kanuni Sultan Süleyman Sırbistan seferi dönüşünde beraberinde Belgradlıları getirerek bu bölgeye yerleştirmiş. Adını da buradan almış. Daha sonra köy sakinlerinin suyu kirlettiği bilgisi padişaha gidince bir buyrukla köy başka yere taşınmış.
İlk olarak ormanın ve içinde barındırdığı su kaynaklarının korunması ile ilgili resmi önlemler bu tarihte alınmıştır. Kanuni Dönemi’nde Mimar Sinan’a orman içindeki eski su yapılarını onarma ve gerek orman içinde, gerekse orman dışında yeni su yapıları inşa etme görevi verilmiştir. İstanbul’da günümüze ulaşan su kemeri, bent ve havuzların bir bölümü de bu dönemdeki önemlerden kalmıştır. Bu önlemlerle on altıncı yüzyılda Belgrad Ormanı kısmen korunabilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde orman köylülerin ve İstanbullu gayrimüslimlerin de uğrak yeri olmuştur. Avrupalı tüccar ve gezginlerin kişisel yazışmalarında Belgrad Ormanı’ndan sıklıkla bahsedilmektedir.

Devamını Oku

Garipçe Köyü

Garipçe, Rumeli Kavağı ile Rumeli Feneri arasında bulunan küçük ve sevimli bir köydür. Sarıyer’e yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan köyün genel geçim kaynağı balıkçılıktır. Yavuz Sultan Selim Köprüsü‘nün Avrupa ayağının, köyün güneyindeki Garipçe Burnu’nda yer alması yöreyi bu günlerde daha da popüler yapmıştır.
Bu şirin ve minik köyde bir bakkal, bir kahve ve üç restoran bulunuyor. Köyün iskelesinden Büyükliman ve diğer yüzme koylarına turlar da düzenleniyor. Köy halkının çoğunluğunu 1900’lerin başında Trabzon ve çevresinden gelen kişiler oluşturuyor. Motosiklet sesinden bile rahatsız olup ses çıkaran konuklarını uyaran bir halk varken, dinlenmek ve sessizlik için gideceğiniz zaman doğru tercih olacaktır. Doğayla baş başa kalmak isterseniz gidilecek yerler listenize Garipçe Köyü’nü eklemeyi unutmayın.

Garipçe Köyü Kahvaltı Mekanları ve Restaurantlar

Bu sessiz ve dingin köyde alternatifin çok olmadığını belirtmiştik. Ancak her mekanın kendine özgü bir atmosferi ve yemek çeşitliliği var. Garipçe Köyü balık restaurantları ve kahvaltı mekanları için tercih edebileceğiniz yerler şöyle:

Devamını Oku

Eminönü

Eminönü, bütünüyle İstanbul kentinin tarihi çekirdeği olan sur içinde yer alır ve merkezi alanın en canlı bölgelerinden biridir. Osmanlı döneminde Deniz Gümrüğü ve Gümrük Eminliği burada olduğu için Eminönü adını almıştır.

Fatih ilçesi ile birlikte Cumhuriyet’in ilk zamanlarında İstanbul’un ilçesi olmuştur. İlçe olduğu zaman diliminde yüzölçümü bakımından Adalar’ın ardından İstanbul en küçük ilçesi olma özelliğini taşıyordu, sonradan Fatih ilçesine bağlandı.

Devamını Oku

Karaburun (Arnavutköy)

İstanbul ilinin Arnavutköy ilçesine bağlı olan Karaburun İstanbul Boğaz girişine 25-30 km uzaklıkta yer alan bir sahil kasabasıdır. İstanbulluların özellikle yaz aylarında küçük bir tatil kaçamağı yapmak ve biraz serinlemek için ziyaret ettiği Karaburun bölgesi, Kilyos’tan sonra hafta sonları en kalabalık olan sahil bölgesi. Kışın da keyifli deniz manzarası ve balıkçı barınakları sayesinde sık sık ziyaret edilen bir yer haline gelen Karaburun İstanbul'da deniz havası alıp stresten uzaklaşmak için oldukça uygun bir yer.

Karaburun İstanbul

Karaburun İstanbul Nerededir?
Devamını Oku

Aqua Marine Büyükçekmece

Aqua Marine Büyükçekmece özellikle yaz aylarında İstanbul’da olanların hem serinlemek hem de eğlenmek için gittiği bir su oyunları ve eğlence merkezidir. Burada ayrıca çeşitli konserler de düzenleniyor. 18 yıldır ziyaretçilerine hizmet veren Aqua Marine hafta içi ya da hafta sonlarında aileniz ya da arkadaşlarınız ile keyifli vakit geçirmek için ideal bir yer.

Aqua Marine Büyükçekmece Özellikleri
Devamını Oku

Çemberlitaş

Çemberlitaş İstanbul‘un Fatih ilçesinde bulunan bir semttir. İstanbul’un 7 tepesinden biri olan semtin adı merkezdeki Çemberlitaş Sütunu’ndan geliyor. Tarihi olan bu eser yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görüyor. Güzel bir gezinti için tarihi yarımada olarak bilinen Fatih‘in Çemberlitaş semtini tercih edebilirsiniz. Sütunu kadar hamamının da tarihi ve meşhur olduğunu belirtmekte fayda var. Ulaşım için tramvayı kullanmanız en pratik yol olacaktır.

Çemberlitaş'ta Gezilecek Yerler 

Çemberlitaş Hamam: Hamam, Sultan II. Selim ve Nûrbânû Sultan tarafından Valide-i Atik Külliyesi’ne gelir getirmesi için 1584 yılında inşa ettirilmiş ve vakfedilmiştir. Eserin mimarı Mimar Sinan’dır. Hamam, Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı kitabında da geçmektedir. Hamamın karşı tarafında Köprülü Mehmed Paşa Camii, medresesi ve türbesi yer alır. Yakınında bulunan yerlerin arasında Vezir Hanı, eski Dar’ül-fünun binası, Sultan II. Mahmud Türbesi ve haziresi, Köprülü Kütüphanesi, Atik Ali Paşa Camii, medresesi ve Ali Baba Türbesi vardır. Tarihi bu semti gezerken hamam sefası da yapabilirsiniz. 

Devamını Oku

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı, İstanbul’un Anadoluhisarı semtinde yer alan bir hisardır. Güzelce Hisarı olarak da bilinen hisar Göksu Deresi’nin İstanbul Boğazı’na döküldüğü yerde bulunur. Hisar, 7000 metrekarelik alan üzerine kuruludur. Yıldırım Beyazıt’ın talimatıyla 1393 yılında yapımına başlanan devasa kule kompleksi, 1395 yılında tamamlanmıştır.

 Anadolu Hisarı ve Rumeli Hisarı, Boğaz’ın en dar olduğu 600 metrelik mesafede karşılıklı olarak konumlanmıştır. Tarih boyunca önemli bir yere sahip olan Anadolu Hisarı, günümüzde ziyaret edilen tarihi bir ziyaret noktası olarak binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapmaktadır.

Devamını Oku

Hidiv Kasrı

İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir Hidiv Kasrı. Özellikle sunduğu Boğaz manzarasıyla pek çok kişinin gözdesi. Huzurlu bir hafta sonu gezisi için değerlendirebileceğiniz seçenekler arasında.

Hidiv Kasrı Nerede?

Hidiv Kasrı, İstanbul‘un Anadolu Yakası ilçelerinden Beykoz‘un Çubuklu sırtlarında yer alan bir eserdir. Eserin açık adresi şöyledir: Çubuklu Mahallesi Hidiv Yolu No:32, 34805 Beykoz/İstanbul.

Devamını Oku